|
#1
| ||||
| ||||
| “Kaçtım!” Nereye kaçtığını, neden/kimden kaçtığını ya da daha ne kadar kaçabileceğini bilmeden kaçtı. Aklındaki tek şey benliğine mezar olacak o yeri ve cellâtlığını yapacak o insanları terk etmesi gerektiğiydi. Geri dönmek zorunda kalacağını biliyordu. İdama mahkûm ve hayatında ağzına sigara sürmemiş bir suçlunun birkaç dakika kazanabilmek için sigara istemesi gibi, ne kadar geç yüzleşirse o kadar iyi olacağını düşündü. Kendi kendisini kapana kıstırmıştı ve bunun farkında bile olmadan kaçabileceğini sanarak koştu; karşısında kendisinden bir duvar bulana ve orada durması gerektiğini anlayana kadar; çünkü bu kaçış yalanını sonsuza dek sürdürme niyetindeydi. Aslında kendisinden kaçtığını anlaması uzun sürmüştü. Ve anladığında kendini oracıkta bırakma isteği belirdi. Belki bir ağaca kazıyabilirdi kendini; sonra da arkasına bile bakmadan terk ederdi benliğini. Ağaç kabuklarının, ağıt yakarak tüm yaşlarını dökmüş gözleri gibi kuruduğunu gördüğünde “belki bir taşa yazarım derdimi” diyebildi. Yanında duvarını gördü sonra, orada bırakabilirdi kendini. İbret olurdu hem gelen geçene cezasını nasıl çektiği. Kötü emellerine alet etmek istemezdi ama sokakta oynayan çocukluğundan esinlendi, hani şu ruhu gibi parçalanmış kiremitlerle kendisine seksek çizerek tatmin olan. Kendi içindeki yıkıntıya inat kurulan yapıların arta kalan kiremitlerinden birini aldı eline. Keskindi kenarı, oracıkta bileklerini kesip bu acıya son verebilirdi, hem deniz de karşısındaydı, hani deniz manzaralı bir ölüm düşlemişti ya kendisine. Yapamadı ama, o deniz manzarasıyla daha kimlerin kendilerine hayat kuracaklarını merak ediyordu, hem tatlıydı canı da çok. İçindeki acıya sonsuza dek katlanmak pahasına, fiziksel acıya cesaret edemedi. Duvarın ıssız ve etkili bir köşesini ararken de, fark etti lanet olası kiremidin iz bırakmadığını. Ve yolundaki bütün gülleri kıskanıp koparmıştı. Güllerle yazmayı denedi, büyük tezat oluşturacağına aldırmayarak içindeki ısırgan otlarıyla. Anlamış gibi yardımcı da olmadılar güller ruhundaki apansız kaşıntıya. Fırlatıp attığında hepsini, elinde bir diken kalmıştı yalnız ve son çaresi zehirli kanı zararsız. Yardı sadece parmak uçlarını; dedik ya canı tatlıydı. Yapabilirim umuduyla da sadece tek bir kelime yazdı. “Kaçtım!” Delirmişçesine koştu sonra. Denize doğru koştu. İnsan olan her yerden kaçarak, ıssız bucaksız denize vardı. Hiç düşünmeden yürümeye başladı. Oldu olası sevmezdi yosunları, ama bu defa ayakkabıları ve pantolonu koruyacaktı. Kimse gibi rahatsız edemeyeceklerdi onu. Üşüyor muydu? Ne fark ederdi ki?! Zaten deniz manzaralı ölümü için zatürre olmayı planlamamış mıydı? Yavaşça ilerledi; soğuktan titrese de, dengesini bozmaya çalışan taşlara meydan okurcasına ilerledi. Dalgalar onu da alıp gider miydi ki? Çıktı tekrar, üşüyeceğini bile bile; deniz manzaralı ölüm planını eksiksiz uygulamalıydı. Korktu ama nedense, geri dönme zamanının geldiğini hissetti sanki. İçinde o hep eylemlerini engelleyen korkak benliğine küfretti. Yine de bir şey değişmeyecekti; ayakları da aynı korkaklıkta çıkıp dönüş yolunu tutmuştu çoktan çünkü. Deniz manzaralı ölüm hayallerini ise dalgalar alıp götürmüştü. Dönüş yolunda duvara kanıyla yazdığı yazıyı gördü. “Kaçtım!” Yazdıklarımın çok karamsar tarzda olduğunun farkındayım ama bu hayata bakış açısıyla ilgili bir şey sanırım. Korkutucu bir hikaye olduğunun da farkındayım, umarım ucube gözüyle bakmazsınız bana. Ama baksanız da ne fark eder ki? Bir de bu kadar üstad arasında yazılarımı göndererek haddimi fazlasıyla aşıyorum biliyorum ama, paylaşmayacaksam da bir anlamı yok diye düşünüyorum. Beğenirsiniz umarım... ![]() Bu mesaj en son " 24-05-2008 " tarihinde saat 12:53 PM itibariyle Frottce tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| ||||
| ||||
| ewet biraz fazla karamsar olmuş okurken nefes alamadığımı hissettim bi çıkış yolu yok gibi...ama bunu bi yazıyla hissettirmek herkesin yapabileceği birşey değildir....çok teşekkürler aramıza katılman ve bize uzun yazılarını okuma şansını vermen beni çok mutlu etti... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() "Rüzgar ne kadar sert eserse essin kayadan alıp götüreceği tozdur" Silgi kullanmadan çizgi çizme sanatına HAYAT denir.... |
|
#3
| ||||
| ||||
| Yazılarım uzun oluyor maalesef çünkü derdimi kısa anlatabilme yeteneğine sahip değilim. Bir de sürekli hikaye tarzında yazıyorum somut olmak zorunda hissediyorum kendimi, soyutluk pek algılayabildiğim bir şey değil. Ben de burada olmaktan çok mutluyum, demiştim daha önce buraya gelmeden bırakmıştım yazmayı. Arkasokak yine yazmaya teşvik etti. Umarım biraz olumlu şeyler yaşar ve daha sevimli şeyler yazabilirim. ![]() Bu mesaj en son " 27-05-2008 " tarihinde saat 06:31 PM itibariyle Frottce tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#4
| ||||
| ||||
| erenin de dediği gibi okurken nefesimin kesildiğini hissettim aslında pek etkilenmem yazılardan ama gerçekten çok güzel olmuş emeğine&kalemine sağlık...paylaştığın için SaOL... ![]() Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat... Gerçekler sancı yapıyor, az bir düş alıp döneceğim....! !! lllll PeNTaGRaM lllll !! |
|
#6
| |||
| |||
|
Alıntı:
greenpain tarafından gönderildi
ewet biraz fazla karamsar olmuş okurken nefes alamadığımı hissettim bi çıkış yolu yok gibi...ama bunu bi yazıyla hissettirmek herkesin yapabileceği birşey değildir....çok teşekkürler aramıza katılman ve bize uzun yazılarını okuma şansını vermen beni çok mutlu etti... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılıyorum dostuma... |
|
#7
| ||||
| ||||
| Mükemmelsin ![]() ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
|
#9
| ||||
| ||||
| Ölüm...Bi ara çok düşünmüştüm sanırım :s Bence harika bir yazı olmuş,Ellerine,yüreğine saglık ![]() ![]() Bugün renksiz bir hayatın buruk bir cümlesiyim ben... |
|
#10
| ||||
| ||||
| Çıktı tekrar, üşüyeceğini bile bile; deniz manzaralı ölüm planını eksiksiz uygulamalıydı. Korktu ama nedense, geri dönme zamanının geldiğini hissetti sanki. İçinde o hep eylemlerini engelleyen korkak benliğine küfretti. Yine de bir şey değişmeyecekti; ayakları da aynı korkaklıkta çıkıp dönüş yolunu tutmuştu çoktan çünkü. Deniz manzaralı ölüm hayallerini ise dalgalar alıp götürmüştü. Dönüş yolunda duvara kanıyla yazdığı yazıyı gördü. “Kaçtım!” Yüreğine & Ellerine sağlıkk... gerçekten güzel olmşşş... hem bilmelisinki bizimle paylaşman bile çok önemli birşey... önemsiz olamazlar hiçbir şekilde... ![]() ![]() 'sussaM yalnızlık, konuşsaM ayrılık, dönseM yıkılış, dönmeseM yok oluş.. şimdi ben susuyoruM, yalnızlığa talip.. seNde sus bana sus ki, bir daha ölmeyeyiM..' " вїя đΰ$'τΰм... кıяıŁđıм!!! " Sén A$ksız Géçén Dünü'M ,, Sén Ya$anMamı$ ßugünüm Vé TakvimLérdé békLéyén ya$anacak YaRını'M'sıN..! Git GamzéLéRi YağmuR KoKan YaRiM,, ßén gittiğiN YérLéRdé yağMuRunuM.! SériN, ısLatan aMa ü$ütMéyén... ●● «3 [ย] ๓ยtรยz קгєภรєร «3 ●● ![]() |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Darağacında Üç Fidan İdamları | ~coffee~ | Tarih | 1 | 18-03-2008 12:42 AM |
| İçimdeki Deniz (The Sea İnside Me) | NoDRaC | Sinema | 3 | 12-03-2008 10:31 PM |