Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Ünlü Biyografiler » Fyodor Mikailoviç Dostoyevski
30 Ekim 1821'de Moskova’da doğdu. Tam ismi Fiodor Mihayloviç Dostoyevski. Babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. Annesinin yardımıyla ...

Cevap
<!-- google_ad_section_start -->Fyodor Mikailoviç Dostoyevski<!-- google_ad_section_end -->
Fyodor Mikailoviç Dostoyevski
Gönderen NoDRaC
19-11-2006
Fyodor Mikailoviç Dostoyevski

30 Ekim 1821'de Moskova’da doğdu. Tam ismi Fiodor Mihayloviç Dostoyevski. Babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. Annesinin yardımıyla evde başladığı eğitimini özel bir okulda sürdürdü. Babası sert ve acımasızdı. Annesinin koruyucu tavırlarına sığınıyordu. Annesini 15 yaşında kaybetti. 1837'de girdiği Petersburg Askeri Mühendis Okulu’nu bitirdi. Öğrencilik yıllarını Rus ve Avrupa edebiyatının önde gelen yazarlarının eserlerini okuyarak geçirdi. Kısa bir süre askerlik yaptıktan sonra ayrılıp edebiyatla uğraşmaya başladı. Topraklarında çalışan köylüler tarafından öldürülen babasından az bir miraz kalmıştı. İlk romanı "İnsancıklar"ı 1846'da yazdı. 1954'te basılan bu roman ilk Rus toplumsal romanı sayılır. Bu eserin basılmasından sonra ünlendi. 1846'da yazdığı ikinci romanı "Öteki" yeterli ilgiyi görmedi. Ünü giderek kayboldu. 1951 tarihli "Ev Sahibesi", 1848'de yazdığı "Beyaz Geceler" ile "Yufka Yürekli" romanları da ilgi görmedi. 1849'da yazdığı "Netoçka Nezvanova" romanı da beklenen başarıyı getirmedi.

Politikayla ilgililenmeye başladı genç liberallere katıldı. Çar 1. Aleksandr'ın güvenlik güçleri tarafından, "devleti yıkmaya çalıştığı" suçlamasıyla arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. İdama mahkum edildiler. Kendisinin kurşuna dizilmesi hazırlıklarını izlemek onda derin etkiler bıraktı. İdamdan son anda vazgeçildi, Sibirya’da 4 yıl ağır hapse ve 4 yıl askerlik yapmaya mahkum edildi. Sibirya'daki cezaevi günlerinde birlikte yaşadığı mahkumları gözlemleyerek Rus halkını daha yakından tanıma fırsatı buldu. Ancak zor koşullar nedeniyle sara nöbetleri geçirmeye başladı. Bu rahatsızlığın etkileri de birçok eserine yansıdı. 1854'te cezaevinden çıkıp askerliğe başladı. Subaylığa kadar yükseldi. 1857'de dul bir kadınla evlendi. Bu evlilik maddi sorunlarını artırdı. Tekrar yazmaya karar verdi. Askerlik cezasının da bitmesi üzerine Petesburg'a döndü. Yeni Çar 2. Aleksandr'ı destekledi. Kardeşi Mihail ile birlikte "Vremya" adlı bir dergi çıkardı. Bu dergi ve dergide yayınlanan romanları yeniden tanınmasını ve eski ününü kazanmasını sağladı. 1862'de Fransa, İngiltere ve İtalya'yı kapsayan bir yurtdışı gezisi yaptı. Aynı yıl dergi kapatıldı. Dostoyevski, Almanya'nın Wiesbaden kentine gitti. Burada kumara başladı.

Rusya'ya dönüşünde "Epoha" isminde yeni bir dergi çıkardı. 1864'te eşini ve kardeşi Mihail'i kaybetti. Borca battı. Kurtulmak için Avrupa'ya kaçtı. Wiesbaden'de kumarda bütün parasını kaybetti. Yayıncısından borç alıp 1865'te Rusya'ya döndü. 1867'de steno ile romanlarının yazımında kendisine yardım eden Anna Snitkina ile evlendi. Bir kere daha borca boğulduğu için yeni eşiyle yine yurt dışına çıktı. Yoksulluk ve para peşinde ülke ülke dolaştı. Ama romanlarını yazmayı da sürdürdü. Bir kere daha yayıncısının desteğiyle Petesburga'a döndü. Tutucu bir haftalık dergi olan "Grajdanin"in başına geçti. 1 yıl sonra bıraktı. Bu dönemde eksi itibarını ve ününü tekrar kazandı. En büyük romanı "Karamozof Kardeşleri" yazmaya 1879'da başladı. 1880'de şair Aleksander Puşkin'in ölüm töreninde konuşmayı o yaptı. Petersburg Bilim ve Sanat Akademisi'nin edebiyat bölümüne seçildi. Yaşamının son döneminde Petersburg yakınlarında küçük bir kasaba olan Staraya Russa'da yaşadı. 9 Şubat 1881'de burada yaşamını yitirdi. Günümüzde de en çok okunan yazarlar arasında yer alır. Eserlerinde iki dünya savaşı arasında yaşayan bir kuşağı rahatsız eden ahlaksal, dinsel, siyasal konuları etkileyi bir dil ve ustalıkla dile getirdi. Gözlemlerinin keskinliği, ayıntılara verdiği önem, karmakarışık yaşamından çıkardığı sağlam karakterleri ve roman kurgulamadaki ustalığıyla Avrupa'da ve ülkesinde kendisinden sonra gelen hemen tüm yazarlar üzerinde etkili oldu. Batılı ülkelerin edebiyat ve düşün yaşamında önemli bir rol oynadı. Varoluşçuluk akımının temel kaynaklarından biri sayılır.

Eserleri
Beyaz Geceler
Bir Yazarın Günlüğü
Budala
Delikanlı
Ebedi koca
Ecinniler
Ezilmiş ve Aşağılanmışlar
İnsancıklar
Karamazov Kardeşler
Kumarbaz
Netoçka Nezvanova
Ölüler Evinden Hatıralar
Suç ve ceza
Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
Yeraltından Notlar
Başkasının Karısı
Amcanın Rüyası
ROMAN:
İnsancıklar (1846)
Öteki (1846, 1978)
Ev Sahibesi (1951, 1970)
Beyaz Geceler (1934, 1983)
Bir Yufka Yürekli (1957, 1985)
Netoçka Neznanova (1937, 1964)
Stepançikovo Köyü (1948, 1973)
Ölü Bir Evden Hatıralar (1946, 1969)
Ezilenler (1957, 1982)
Yeraltından Notlar (1973, 1985)
Suç ve Ceza (1945, 1984)
Kumarbaz (1941, 1986)
Budala (1941, 1985)
Ebedi Koca (1955, 1984)
Ecinniler (1960, 1984)
Delikanlı (1946, 1985)
Karamozof Kardeşler (1940, 1984)
UZUN ÖYKÜ:
Amcamın Rüyası (1868, 1973)
GÜNLÜK:
Bir Yazarın Günlüğü (günük) 1975)

gerçektende beğenerek okuduğum çok iyi bir yazar. Eserlerini okuduğunuzda kalemindeki ustalığı anlayabiliyorsunuz...
  #1  
By mort rainey on 17-03-2007, 06:49 PM
evet ben insanların ruh halini ve hissettikelrini süper anlattıgını düşünüyorum tavsiye ederim herkese.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
By viya on 05-05-2008, 06:39 AM
Hiçbir yazara haksızlık etmek istemem ama okuduğum en iyi yazardır Dostoyevski... Elbette şahsi görüşüm bu... Kitaplarında hangi konudan söz ediyor olursa olsun insan psikolojisine değinen ve tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir yazardı... Hep söylemişimdir bir yazı, şarkı, şiir yazıldığı andan uzun yıllar sonra bir anlam ifade ediyorsa gerçek bir yazıdır,1881'de yaşamını yitirdi ama satırları hala günümüze ışık tutuyor... Rus edebiyatına da çağ atlatandır(puşkin ile)...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
By horrorpheliac on 08-05-2008, 01:49 PM
Suç ve ceza çok güzel bir eseri.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
By viya on 19-05-2008, 06:46 PM
Alıntı: horrorpheliac tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Suç ve ceza çok güzel bir eseri.
Kesinlikle katılıyorum, okurken terlediğim için ayrı bir yer edindi o kitap bende...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
By sEzzİnn on 19-05-2008, 08:04 PM
Dostoyevski eserleri bence herkesin kitaplığında bulunmalı..suç ve ceza harika bir kitap insanın sabrını sınıyor..Ölü evinden anılar beğendiğim bir başka kitap
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
By viya on 20-05-2008, 10:23 PM
Alıntı: sEzzİnn tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Dostoyevski eserleri bence herkesin kitaplığında bulunmalı..suç ve ceza harika bir kitap insanın sabrını sınıyor..Ölü evinden anılar beğendiğim bir başka kitap
Kesinlikle katılıyorum, ukalalık etmiş olur muyum bilmiyorum ama eğer okumadıysan beyaz geceleri ve her ne kadar zamanında tutmamış olsa da öteki ni okumanı tavsiye ederim.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
By sEzzİnn on 20-05-2008, 10:25 PM
Alıntı: viya tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Kesinlikle katılıyorum, ukalalık etmiş olur muyum bilmiyorum ama eğer okumadıysan beyaz geceleri ve her ne kadar zamanında tutmamış olsa da öteki ni okumanı tavsiye ederim.
hayır okumadım elimdeki kitaplar bitince okurum
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 02:58 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

Yazı powered by GARS 2.1.8m ©2005-2006