Arkasokak Logo
Kayıtsız, hoş geldiniz.





Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Edebiyat > Makaleler » Türkçeye karşı sorumluluğumuz
Güngör Evren, 18 Kasım 2000- Cumhuriyet-Bilim Teknik Cumhuriyet'te ve Bilim Teknik ekinde Türkçe üzerine tartışmalar açılmasını, görüş ve önerilerin dil ...

Cevap
  #1  
Eski 06-01-2008, 01:58 AM
greenpain kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Nov 2007
Konum: ankara
Mesaj: 559
greenpain is a splendid one to beholdgreenpain is a splendid one to beholdgreenpain is a splendid one to beholdgreenpain is a splendid one to beholdgreenpain is a splendid one to beholdgreenpain is a splendid one to behold
Dikkat Türkçeye karşı sorumluluğumuz

Güngör Evren, 18 Kasım 2000- Cumhuriyet-Bilim Teknik
Cumhuriyet'te ve Bilim Teknik ekinde Türkçe üzerine tartışmalar açılmasını, görüş ve önerilerin dil getirilmesini sevinçle, karşılıyorum. Ben de bu yazı ile tartışmalara katılmak ve görüşlerimi belirtmek istiyorum.
Dilin en önemli özelliği, kuşkusuz, düşünme aracı olmasıdır. Bu bağlamda düşünmeyi çıkarımlar yapılması, kavramlar ve önermeler arasında bağlantılar kurulması, yani derin ve yaratıcı düşünceler üretilmesi, özellikle soyut kavramları özümsenmesi olarak algılamak gerekir. Gerçekten yetersiz ve karmakarışık bir dille duru bir düşünceye varılması olanaksızdı.
Bir toplumu ulus yapan başların en güçlüsü dildir. Toplumun pek çok özellikleri, yaşayışı, gelenekleri, dünya görüşü, yaşam felsefesi, inançları, bilim-teknik ve sanata olan katkıları dilin gelişmişlik düzeyinden etkilenir ve o toplumun diline yansır. Mümtaz Soysal'ın "Yabancı dil öğrenmenin kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiş olması, anadili koruma, geliştirme ve yüceltme diye bir ulusal görev yaratmıştır. Yoksa, yalnız Türkçe değil, Türkçe'yle birlikte bütün bir kimlik de kaybolup gidecek ..." kaygısını dile getirmesi boşuna değildir.
W. Von Humboldt'a göre "düşünceyi yaratan ve ileri götüren dildir ve dilin engellendiği yerde düşünce de engellenmiş olur: "Dolayısıyla, ancak dilini oluşturan, yücelten bir ulus gerçek bir düşünce etkinliği gösterebilir. Dili ilkel kalmış bir ulus kültür yaşamında da ilerleme gösteremez. Doğan Aksan "Bu benim anadilim bir denizdir, derinliğiyle, gözün erişemeyeceği genişliğiyle, sınırsız gücü, güzellikleriyle..." diyerek sevgiyle tanımlıyor Türkçe'yi. Bu Türkçe'nin yükseköğretim ve bilimsel etkinlikler için yetersizliğinden söz edilemeyeceği yıllardır bu alanlarda Türkçe olarak yürütülen çalışmalardan (227. yılını Türkçe öğretimle sürdüren İTÜ'den) açıkça ortadadır. Bedia Akarsu da bu görüşü destekliyor: "Felsefenin en güç anlaşılır konularını bile rahatlıkla işleyen felsefecilerimiz az değil, bilim adamlarımız herkesin rahatlıkla anlayabileceği terimler ve sözcüklerle dile getiriyorlar araştırmalarının sonuçlarını: "Dil uzmanı Ömer Demircan konuya şu sözlerle açıklık getirmeye çalışıyor: "Türk dili gerek yapısal olanakları, gerekse anlamlama ve türetme zenginliği bakımından her düzeyde öğretim ve her alanda bilimsel anlatıma yetecek ölçüde gelişmiştir. Bu görüşlere karşılık "Türkçe'nin öğretim ve bilim dili olarak yetersizliğini ileri sürenler de vardır. Bu savın doğru olduğu varsayılırsa, yapılması gereken Türkçe'yi öğretim ve bilim alanında kullanıp işleyerek öğretim ve bilim dili olarak güçlendirmektir. Çünkü bir dilin yetersizliği değil, işlenmeyen bir dilin gelişememesi, zayıflaması, giderek evde ve sokakta basit bildirişimler için kullanılabilen kısıtlı bir dil haline dönüşebilmesi söz konusudur.

Bana göre, Türkçe'nin öğretim, bilim ve kültür dili olabilmesi konusunda öğretim üyelerinin ve bilim adamlarının ciddi görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Atatürk'ün dil devriminin temel amacı da Türkçe'yi öğretim ve bilim dili olarak güçlendirmektir Bu nedenle, Türkçe ile ilgili her türlü tartışmanın yararına inanmakla birlikte, dikkatleri yalnız sözcükler üzerine yoğunlaştırmanın isabeti tartışılabilir. Aslolan düşüncelerin en anlaşılabilir ve etkin biçimde, Türkçe'nin kurallarıyla ve özellikleriyle açıklanabilmesidir. Bu yaklaşım içinde olabildiğince Türkçe sözcükler kullanmanın daha uyumlu ve güzel dinlenmesi okunması zevk veren, üstelik yalnız "elit" değil, herkesin anlayabileceği bir anlatım sağlayacağından kuşku duymuyorum. Böyle bir çabada birleşme için hiçbir engel düşünemiyorum. Bu nedenle, "elit" için yazma savında olanların "bilimsel olmayan" yerine "gayri ilmi" de değil, "yamalı bohça"yı uyumsuz renkteki ipliklerle tutturmayı yeğleyerek "gayrıbilimsel" gibi bir sözcük türetmelerini anlayamıyorum. Her yurttaşın Türkçe üzerine görüş belirtme ve eleştirme hakkı vardır. Bilim adamlarının bu hakkı yanında Türkçe'nin öğretim ve bilim dili olarak zenginleşmesine ve güçlenmesine çaba gösterme görev ve sorumlulukları da bulunmaktadır. Umuyorum ki bu anlayışta ve Türkçe üzerine konuşurken tutarlı ve sorumlu davranmaya özen göstermek gereğinde görüş ayrılığımız olmayacaktır.

Kaynaklar:1. Demircan, Ö., "Dünden Bugüne Türkiye'de Yabancı Dil", 1988.
2. Aksan, D., "Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim)", Türk Dil Kurumu Yayınları, 1977. 3. Akarsı, B., "Wilhelm Von Humboldut'da Dil-Kültür Bağlantısı, 1984.
4. Başkan, Ö., "Bildirişim (İnsan-dili ve ötesi), Bilimsel Sorunlar Dizisi, 1988.
5. Aksan, D., "Türkçe'nin Gücü ', Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1987.
imza

"Rüzgar ne kadar sert eserse essin kayadan alıp götüreceği tozdur"
Silgi kullanmadan çizgi çizme sanatına HAYAT denir....
greenpain kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 24-03-2008, 04:26 AM
viya
Misafir
 
Mesaj: n/a
Bu konu güzelmiş
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 24-03-2008, 06:33 PM
!!!= " ßéGuM " =!!! kullanıcısının avatarı
"" =Daa Küçüüm Beenn= ""
 
Giriş: Jul 2007
Konum: İçimdé Fırtına...
Mesaj: 6.331
!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute
saollll...
imza

Yapacak Hiç ßir $éy Yok
Gitmék İstédi Gitti
Hém AnLıyorum Hém Çok Acı
Ték TarafLı ßİTTi,,
...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér...

ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,,
Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 25-03-2008, 07:02 PM
__LoSt_SouL__ kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Mar 2008
Konum: CeHeNNeMDEN...
Mesaj: 395
__LoSt_SouL__ will become famous soon enough__LoSt_SouL__ will become famous soon enough
herkes duyarlı olsa bu konuda keşke(en çokta ben)
imza

KİMİNE GÖRE YALANIM KİMİNE GÖRE KRALIM BEN ADAMINA GÖRE ADAMIM
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 14-06-2008, 10:17 PM
POCOHONTAS kullanıcısının avatarı
Yeni Üye
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 43
POCOHONTAS will become famous soon enoughPOCOHONTAS will become famous soon enough
Evet kesinlikle katılıyorum Türkçe'nin öğretim, bilim ve kültür dili olabilmesi konusunda öğretim üyelerinin ve bilim adamlarının ciddi görev ve sorumlulukları bulunmaktadır, hatta sadece onların değil Türk olan Türk olduğunu savunan her bireyin. Ama bugünlerde ben, Türkçe' nin bilimsel bir dil olmasını, geliştirilmesini ve yeni sözcükler türetilmesini bir yana bıraktım, var olanların Türkçelerini kullanalım da, bu bile büyük bir ilerleme olur bizim için, diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Nedir? bu yabancı sözcük kullanma merakımız, anlamıyorum doğrusu. Dünyada bizim kadar, dilini yabancı dillerden geçme sözcük öbekleriyle, allayıp pullayan bir millet daha var mıdır? merak ediyorum doğrusu . Güzel Türkçemiz, gün geçtikçe biraz daha bozuluyor ve bizler bunun önüne geçebilmek için biraz olsun çaba göstermiyoruz.

Bugün İngilizce kursunda hoca 'kozmopolit' ile 'sofistike' kelimelerinin, Türkçe karşılığını söyleyemedi. Dilimize öylesine yerleşmiş ki, günlük hayatta birebir kullanıyoruz, Türkçe karşılığını biz bile hatırlıyamıyorsak vay çocuklarımızın haline ...

Bakın lütfen! şu saflığımıza basit bir örnek, Meclisi 'parlemento' yaptık,vekili 'parlementer. Halbu ki;
'parlementer' İtalyanca kökenli bir kelime olup 'laf üreten' demektir. [ bugünlerde tek yaptıkları iş bu nasıl olsa... demeyin ] biz yine de Türkçe karşılığını kullanmak zorundayız. 'Parlemento' yerine de Atatürk'ün adını koyduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi demek zorundayız.

Değerli büyüğümüz, Oktay Sinanoğlu bu konuda büyük mücadeleler vermiş ve vermeye de devam etmektedir, kendisine sonsuz teşekkürler ediyor ve Bye Bye Türkçe isimli kitabından Türkçe karşılığı olduğu halde, inatla kullanmaktan kaçındığımız bazı kelimeleri yararlı olur düşüncesiyle yazıya eklemek istiyorum, umarım yararlı olur.

ambulans = can kurtaran
trend = gidiş, gidişat
erozyon = toprak kayması
Parlemento = meclis
Parlementer = millet vekili
kabine = bakanlar kurulu
medya = basın yayın
dizayn = tasarım
fastfood = taze yemek
servis = hizmet
fltre = süzgeç
mobil = gezgin
brifing = bilgilendirme
miting = toplanım
star = yıldız
sosyal = toplumsal
sprey = püskürteç
pozisyon = durum,konum
reyting = sıralama
catering = ikram
final = son sınav
alternatif = seçenek
legal = yasal
İllegal = yasadışı
organize etmek = düzenlemek
provokasyon = kışkırtma
resepsiyon = kabul
deklarasyon = beyanname
döküman = belge
konsensus = mutabakat
ambargo = yaptırım
aktivite = etkinlik
sponsor = destekçi
sektör = kesim
izolasyon = yalıtım
agresif = saldırgan
dekorasyon = süsleme
antik çağ = eski çağ
proses = süreç
aktif = etkin faal
pasif = edilgen
galeri = sergi
spesial = özel

Biz bunları zaten bilyoruz, ne demeye yazdın bu kadar şeyi, dediğinizi şimdiden duyar gibi oluyorum
Evet, sorun da bu ya, biliyoruz; ama kullanmıyoruz, hatırlamakta yarar var ne dersiniz.
imza

Evrende sayılabilen herşeyi sayıp, sonuçatan kendimizde sayılabilenleri çıkaralım; sonra da geriye yaslanıp kendi büyük küçüklüğümüzü seyredelim.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 15-06-2008, 04:41 AM
viya kullanıcısının avatarı
Yönetici
 
Giriş: May 2008
Konum: Bandırma
Mesaj: 2.525
viya İtibar düzeyini kapadı
Alıntı: POCOHONTAS tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Evet kesinlikle katılıyorum Türkçe'nin öğretim, bilim ve kültür dili olabilmesi konusunda öğretim üyelerinin ve bilim adamlarının ciddi görev ve sorumlulukları bulunmaktadır, hatta sadece onların değil Türk olan Türk olduğunu savunan her bireyin. Ama bugünlerde ben, Türkçe' nin bilimsel bir dil olmasını, geliştirilmesini ve yeni sözcükler türetilmesini bir yana bıraktım, var olanların Türkçelerini kullanalım da, bu bile büyük bir ilerleme olur bizim için, diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Nedir? bu yabancı sözcük kullanma merakımız, anlamıyorum doğrusu. Dünyada bizim kadar, dilini yabancı dillerden geçme sözcük öbekleriyle, allayıp pullayan bir millet daha var mıdır? merak ediyorum doğrusu . Güzel Türkçemiz, gün geçtikçe biraz daha bozuluyor ve bizler bunun önüne geçebilmek için biraz olsun çaba göstermiyoruz.

Bugün İngilizce kursunda hoca 'kozmopolit' ile 'sofistike' kelimelerinin, Türkçe karşılığını söyleyemedi. Dilimize öylesine yerleşmiş ki, günlük hayatta birebir kullanıyoruz, Türkçe karşılığını biz bile hatırlıyamıyorsak vay çocuklarımızın haline ...

Bakın lütfen! şu saflığımıza basit bir örnek, Meclisi 'parlemento' yaptık,vekili 'parlementer. Halbu ki;
'parlementer' İtalyanca kökenli bir kelime olup 'laf üreten' demektir. [ bugünlerde tek yaptıkları iş bu nasıl olsa... demeyin ] biz yine de Türkçe karşılığını kullanmak zorundayız. 'Parlemento' yerine de Atatürk'ün adını koyduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi demek zorundayız.

Değerli büyüğümüz, Oktay Sinanoğlu bu konuda büyük mücadeleler vermiş ve vermeye de devam etmektedir, kendisine sonsuz teşekkürler ediyor ve Bye Bye Türkçe isimli kitabından Türkçe karşılığı olduğu halde, inatla kullanmaktan kaçındığımız bazı kelimeleri yararlı olur düşüncesiyle yazıya eklemek istiyorum, umarım yararlı olur.

ambulans = can kurtaran
trend = gidiş, gidişat
erozyon = toprak kayması
Parlemento = meclis
Parlementer = millet vekili
kabine = bakanlar kurulu
medya = basın yayın
dizayn = tasarım
fastfood = taze yemek
servis = hizmet
fltre = süzgeç
mobil = gezgin
brifing = bilgilendirme
miting = toplanım
star = yıldız
sosyal = toplumsal
sprey = püskürteç
pozisyon = durum,konum
reyting = sıralama
catering = ikram
final = son sınav
alternatif = seçenek
legal = yasal
İllegal = yasadışı
organize etmek = düzenlemek
provokasyon = kışkırtma
resepsiyon = kabul
deklarasyon = beyanname
döküman = belge
konsensus = mutabakat
ambargo = yaptırım
aktivite = etkinlik
sponsor = destekçi
sektör = kesim
izolasyon = yalıtım
agresif = saldırgan
dekorasyon = süsleme
antik çağ = eski çağ
proses = süreç
aktif = etkin faal
pasif = edilgen
galeri = sergi
spesial = özel

Biz bunları zaten bilyoruz, ne demeye yazdın bu kadar şeyi, dediğinizi şimdiden duyar gibi oluyorum
Evet, sorun da bu ya, biliyoruz; ama kullanmıyoruz, hatırlamakta yarar var ne dersiniz.
Bu konuya özel olmayarak, genel bir biçimde yorumlarını okuyorum ve hepsi üzerinde çalışılmış yorumlar bence... Tebrik ve teşekkür ederim..
viya kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 15-06-2008, 07:25 PM
POCOHONTAS kullanıcısının avatarı
Yeni Üye
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 43
POCOHONTAS will become famous soon enoughPOCOHONTAS will become famous soon enough
Rica ederim Sevgili Viya,
Karınca kararınca birşeyler yapmaya çalışıyorum işte, yararlı olabiliyorsam ne mutlu
imza

Evrende sayılabilen herşeyi sayıp, sonuçatan kendimizde sayılabilenleri çıkaralım; sonra da geriye yaslanıp kendi büyük küçüklüğümüzü seyredelim.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #8  
Eski 06-07-2008, 10:15 AM
viya kullanıcısının avatarı
Yönetici
 
Giriş: May 2008
Konum: Bandırma
Mesaj: 2.525
viya İtibar düzeyini kapadı
Alıntı: POCOHONTAS tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Rica ederim Sevgili Viya,
Karınca kararınca birşeyler yapmaya çalışıyorum işte, yararlı olabiliyorsam ne mutlu
Evet fazlasıyla yararlı oluyorsun bence, elbette bu tür bir kanıya varmak, daha doğrusu böyle bir tespitte bulunmak benim haddime değil, nacizane fikrimin içimde kalmayıp , siteye yansımış olmasını diliyor ve bunu yapıyorum... Hepsi bu...
Birçok ayrı bölümde birçok yorumunu gördüm, birkaçını iş yoğunluğu nedeniyle geçmek zorunda kaldım ve bunu yaparken rahatsız oldum, neyse ki sonradan dönüp tekrar okudum... Bilgi dağarcığın (ne demekse) ciddi anlamda çok iyi, hal böyleyken yararlı olduğun bir gerçek, nitekim ben de birşeyler öğreniyorum yazdıklarından...
Sağol.
viya kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Vatana karşı işlenen suçlara dokunulmazlık ayarı NoDRaC Güncel Konular 4 12-12-2007 04:30 PM
Kartal, Ailton`a karşı xyzal Beşiktaş 1 19-07-2007 01:36 PM
ronaldinho'ya karşı oynayan defans oyuncuları elgizli Komik Yazılar 2 16-04-2007 03:00 PM
"Barbar Türkler'e karşı zehirli gaz kullanalım" Catalyurek Güncel Konular 2 28-03-2007 06:03 PM
şifali Bitkiler Hakkinda Bilgi Alalim GeCe Sağlık Bölümü 0 13-04-2006 06:11 PM


Saat 04:00 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0