Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > Eğlence & Komedi > Komik Yazılar » Best Of Haydar Dümen !
Soru: Acı biber penisi büyütür mü? Yanıt: Anüse kaçarsa her tarafın şişer Soru: Benim penisim dokuz santim. Seks shoplarda satılan ...

Cevap
  #1  
Eski 19-03-2007, 08:06 PM
El Muñeco
Misafir
 
Mesaj: n/a
Karizma Best Of Haydar Dümen ! [ +18 ]

Soru: Acı biber penisi büyütür mü?
Yanıt: Anüse kaçarsa her tarafın şişer

Soru: Benim penisim dokuz santim.
Seks shoplarda satılan vakumlardan kullanırsam veya pul biber sürersem büyür, diyorlar Acaba bu doğru mu?
Yanıt: Sevgili yavrum. Şu vakum olaylarından 30 yıldır benim de başım ağrıyor. Her önüne
gelen bunu soruyor Yahu vakumla büyüse Türkiye'de her erkeğin ya da gencin yatak
odasında bu vakum asılı durur. Bu bir şarlatanlık. Dünkü sayfamızda akademisyen arkadaşımız Teoman Kadıoğlu da bu konuyu derinlemesine yazdı. Biz gelelim pulbiber işine.
Çocuğum biberler türlü türlüdür. Toz biber, yeşil biber, çarliston, acı biber, süs biberleri pintos. Her biberin bir özelliği vardır. İçleri vitamin doludur. Yedikçe enerjin artar, bundan çeşitli organların kendine yararlı olanı alır. Ama pulbiber müthiştir. Aman Allahım o ne acılık.
Adamı öyle bir zıplatır ki bu zıplamalardan kan dolaşımın artar, bir yerlerin kabarır, şişer. Sakın bunu penisin büyümesi anlamında algılama. Kazara birkaç tanesi de anüse doğru kaçarsa yavrum her tarafın şişer, o zaman felaket başlar. Gel bundan vazgeç. Onu çiğ köftecilere bırak. Sen de bu 9 santimi kafana takma. O görevini yüzünü karartmadan yerine getirir. Bundan emin ol. Uzmanın konuşuyor!



BAŞLARKEN
Aslında her şey, yıllar önce Güzin Abla ile başladı. O zaman Güzin Abla'ya gelen sorular çok naifti. Ama soruların ortak noktası kadın-erkek ilişkileri ve cinsellikti. Aradan yıllar geçti ama bu merak hiç bitmedi.
Tabii sorular da o masumane çerçeveden sıyrılıp çok daha cüretkar olmaya başladı. Gelişen bilim ve medya sayesinde gazetelerde bu soruları bilim adamları yani, işin uzmanları yanıtlamaya başladı. Bunlardan biri de
nero-psikiyatri uzmanı Dr. Haydar Dümen...
Dr. Haydar Dümen'e gelen sorulardan çoğu da cinsel konularda Türk insanının hâlâ kulaktan dolma bilgilere sahip olduğunu gösteriyor. 15 aydır Posta gazetesinde yayımlanan okuyucu mektupları ve Dr. Dümen'in
yanıtları incelendiğinde, belki de bir sosyolojik araştırmaya konu olacak vakalara rastlanıyor. Sorular büyük oranda kırsal kesimden geliyor ve insanımızın tabuların ötesinde cinsel deneyimlerini de yansıtıyor. Ayrıca sorular, toplumumuzun ruh halini ve bu konuda arayışlar içinde olduğunu da gözler önüne seriyor. Mektupların çoğunluğu, kadınlarda bekareti kaybetme ve orgazm, erkeklerde ise penis boyuyla ve erken boşalma korkusuyla dolu. Dr. Dümen'e gelen sorularda ayrıca, eşlerin ilgisizliğinden, nasıl hamile kalınacağına kadar geniş bir yelpazeyi bulmak olası.
Radikal gazetesi olarak, Dr. Dümen'in köşesinde yayımlanan sorulardan, toplumumuzun cinsel konulara bakışını genel olarak gösterenleri seçmeye çalıştık. En ilginç olanları seçerken de insanımızın cinsel konulardaki düşünce yelpazesini yansıtmaya çalışarak, dizimizin adını 'The Best of Haydar Dümen' koyduk. Amacımız toplumu bu hassas konuda incitmek değil, bilgilendirmek...

Soru: Bu köşeyi hazırladığınız için çok teşekkür ederim. Ben bir kamyon şoförüyle nişanlıyım. Uzun aralarla beraber oluyoruz. Bana yatakta çok sert davranıyor. Ona bunu söylediğimde kabul etmiyor. Vajinamda çok ağrı oluyor. Bu durumu nasıl aşarım? Rumuz: Akıncı
Yanıt: Sevgili okurum. Nişanlınızın bir kamyon şoförü olduğunu söylüyorsunuz. Adam ağır işçi. Bütün özelliği gücünü kullanmaya dayalı. Tabii ki o arabayı durdurmak için frene, yürütmek için de gaz pedalına biraz sert basıyor. Bu sertlik onun kimliğine yansımış olmalı. Size kızması da örneğin frene bastı, araba durmazsa arabasına kızabilir. O alışkanlıktan olsa gerek. Sizi de kendisinin bir aracı gibi görüyor olmalı. Eğer böyleyse biraz işiniz zor. Benden söylemesi, sevgilerimle.

Soru: Sevdiğim kızın annesi doğumda ölmüş, o da ölür mü?
Yanıt: Bana değil, bir yolunu bulup Allah'a sormalısın
Soru: Merhaba sayın doktor Haydar Dümen. Öncellikle millete karşı cinsellik konusunda bilgi verdiğiniz ve eğittiğiniz için sizi kutlarım.
Benim de bazı sorularım var.
1) İlk gece ilişkide kadının illa altta mı kalması lazım. Yani kadın adamın altına yatacağına, adam kadının altına yatsa olmaz mı?
2) Penis kırılması nasıl olur.
Et parçası nasıl kırılır? Kırılma olayı doğruysa nasıl kırılır ve tedavisi nasıldır?
3) Kadınların sıvısı neden biter?
4) Sevdiğim kızın annesi onu doğururken ölmüş. Eğer ben sevdiğimle evlenecek olursam ki öyle görünüyor, o da çocuk doğururken ölür mü? Bunun genetik olup olmadığını nasıl anlarız? Hamileliğin ilk haftalarında aylar sonra teşkil edebilecek bir durum daha hamileliğin başında anlaşılır mı? Ne tavsiye edersiniz.
5) Bundan 100- 150 belki de 200 yıl önce insanların sperm sayıları 70-80 milyonmuş. Şimdiki nesillerin ise 15-20 milyon. Bir insanın penisine kaç tane sperm sığdırılabilir ki? Üst limite çıkartmak istesem kaç ay ya da yıl geçmesi lazım?
6) Sırtımda orman gibi tüy var ve son derece rahatsızım. Genetik
olarak çocuklarıma geçmesini istemiyorum. Lazerle operasyon geçirirsem cinsel organ olarak daha aktif olmamı sağlar mı ya da kısırlık tehlikesi var mıdır? Bu konuya hangi doktor bakar. Şimdiden teşekkürler. Hocam, sen bir numarasın.
Yanıt:
Değerli okurum,
1) İster alta yat, ister üste çık. Nerede ve nasıl yatarsanız yatın bu işi adam gibi estetik, önyargısız, ileride içinizde tatlı anılar kalacak bir biçimde uygulayın. Yol sizin, araba sizin.
2) Penis et parçası değildir. İçinde etten sünger vardır. Sünger kanla dolunca sertleşir. Birçok insanda o kadar çok sertleşir ki gene halkın deyimiyle 'kemik ya da çivi gibi olur'. Ani ve sert bir hareketle örneğin kadının üzerine düşmesi gibi bir kaza sonucu sünger yırtılır ve penis kırılır tedavisi ameliyatladır.
3) Bilmiyorum. Onu hanımla özel olarak konuşmak gerekir. Yani bazı yemeğe, bazı insanların ağzının suyu akar. Ama yemek iştah açıcı değilse bu mübarek tükürük bile kurur.
4) Değerli okurum, bu soru bana yanlışlıkla gelmiş. Bir yolunu bulup Allah'a sormalısın. Ya da ulemalara!
5) Absürtle uğraşmak absürttür. Yani saçma bir soruna verilecek her türlü yanıt da saçmadır. Nereden çıkarıyorsun 200 yıl önce spermler şu kadarmış ya da şimdi bu kadardır diye. Penis su deposu değil ki. Doldurabildiğimiz kadar sperm dolduralım. Testislerin ne güne duruyor ki? Yorulmaz işçiler gibi, kapalı cezaevleri gibi hücrelerinde durmadan sperm üretiyorlar, işleri bu. Bu nedenle belirli bir sınır koymak gibi bir olay yok.
6) Değerli okurum, sen sırtındaki orman gibi tüylerin olduğunu söylemesen de ben tahmin etmiştim. Neden diye sorarsan cinselliğe bu denli kafa yoran insanın içgüdüleri güçlüdür. Kıllar da birazcık cinsel aktivitesi gibi ya da hormon çokluğunun işareti gibidir. Yukarıdaki sözüm yanlış anlaşılmaya. Bu yanıtta benden sana: "Şimdiden teşekkür ederim, doktor sen bir numarasın" diyorsun. Eğer ayıp olmazsa, vallahi bana da öyle geliyor. Sağ ol.

Soru: Kafamdan seksi silemiyorum
Yanıt: Tüpünü doldurmana bak

Soru: Merhaba. Öncelikle sorularımızı yanıtladığınız için size teşekkür ediyorum. Ben 16 yaşında, genç bir erkeğim. Benim sorunum seksi çok sevmem. Canım her zaman istiyor. Bazen kendimden küçük kızlara ilgi duyuyorum. Onları istiyorum. Ve çok mastürbasyon yapıyorum.
Günde iki-üç defa. Zararlı mıdır? Kafamdan seksi silemiyorum. Sizce ne yapmam gerekir? Çok teşekkür ederim.
Yanıt: Sevgili yavrum. Biraz rahatla, biraz spor yap, koş. Odanda yalnız kalma. İçine kapanma. Cinsellikle ilgili resim ya da televizyon programlarına fazla bakma. Haftada üç-dört defa mastürbasyon yap. Kendini hayatın gelecek zorluklarına hazırla. Şimdiden dağarcığa ne koyarsan ileride onu kullanacaksın. Tüpünü doldurmana bak. İleride karın da, çocukların da senden bir şeyler isteyecek. Dünya seksle idare edilseydi hiç kimse yataktan çıkmazdı.
Bizler de mağara devri yaşardık.

Soru: Adımın kötüye çıkmasını istemiyorum
Yanıt: Fantezi beşamel soslu bonfile gibidir

Soru: Merhaba, ben olgun bir kadınım. Pek çok cinsel ilişkim oldu. Üç aylık sevgilimin garip fantezileri var. Hep araba, sinema gibi yakalanabileceğimiz yerlerde ilişkiye girmek istiyor.
Ben de yakalanarak oturduğumuz muhitte adımın kötüye çıkmasını istemiyorum. Ama erkek arkadaşımı da seviyorum. Onu kaybetmek istemiyorum. Sizce ne yapmalıyım?
Yanıt: Sevgili okurum. Fantezilerin sınırı yoktur. Her fantezi aşırıya doğru yol aldığında sapmanın eşiğine gelir. Ve sonra da ondan kurtulmak zorlaşır. Aslında gerekli olan ve dozunda kullanıldığı zaman zevke zevk katar. Beşamel soslu bonfile gibi. Tek başına sos yeterli olmayacağı gibi, sossuz bir bonfile de kuru gelebilir. İkisi yan yana geldiği zaman her şey mükemmel olur. Damak doymak bilmez. Mide "Daha daha" diye ister. Ama bir tabakta ceviz kadar bonfile, iki kepçe beşamel sos olursa o da çok iştah açmaz. Yani sosu kaşıklamaktan başka çare kalmaz. Partnerinizin arabada yapacağı seks fantezilerine yakalanmama koşuluyla "Olur" diyelim. Hayat sizin, yol sizin, keyif sizin, seks sizin. Bizler burada biraz gevezelik yapıyoruz.

Soru: İlişkiden sonra ölmek istiyorum
Yanıt: Canın ne istiyorsa onu yap ama başını belaya sokma!..

Soru: Merhaba Haydar bey. Benim sorunum çok büyük. Kendimden küçüklere ilgi duyuyorum ve onlarla ilişkiye girmek istiyorum. Daha önce de böyle ilişkilerim oldu. Artık buna dayanamıyorum. Artık kendimi sapık gibi hissediyorum çünkü bunun normal bir davranış olmadığını biliyorum. Ama elimde değil. Her cinsel ilişkiden sonra ölmek istiyorum. Kimseye derdimi anlatamıyorum. Lütfen bana yardımcı olun yoksa canıma kıyacağım. Rumuz: Leyla
Yanıt: Sevgili okurum. Önüne koymuş baklavaları yiyorsun yiyorsun, miden şişmiş karnın doyunca pişman oluyorsun. Bir başka zaman yeniden yiyorsun ve ardından ölmek istiyorum gibi laflar ediyorsun. Ama kendinden küçük dediğin çocukların yaşları kaç? Örneğin 11-12 mi? 21-22 mi? Yahu sen kaç yaşındasın onu bile yazmamışsın. Örneğin; sen 50 yaşındasın. 30 yaşındaki gençlere mi ilgi duyuyorsun? Bir mektup yazarken, bir uzmandan yanıt beklerken ona ayrıntılı bilgi verin ki doğru öneriler alın. Bir falcıya gittiğinizde bile yüz yüze geliyorsunuz, ananızın, babanızın adını ve yaşını söyleyecek kadar bilgi veriyorsunuz ama doktora gelince 'ben ne yapayım?' cümlesiyle bağlıyorsunuz. Ne yapacaksın. Canın ne istiyorsa onu yap. Başını belaya sokma. Bekârsan evlen. Evlenirken kendi yaşıtlarından birini seç. Eğer arkadaşların 18 yaşından büyükse sapık değilsin. Ama 15 yaşından küçükse normal değilsin bunu böylece bil.

Soru: Biz eşcinsel miyiz?
Yanıt: Kars'ın bir köyündeki suni penis olayını da ben kafama taktım

Soru: Ben Kars'ın bir köyünden 25 yaşında bir kızım. Şu zamana kadar hiçbir erkekle cinsel ilişkiye girmedim. Köydeki kız arkadaşlarımla beraber orgazm oluyorduk. Bazen takma penislerle birbirimizi tatmin ediyorduk. Biz eşcinsel miyiz? Erkeklerden de soğudum. Ne yapmalıyım?
Yanıt: Sevgili okurum. Cinsel yokluklar ve yasaklarda insan beyni sınır tanımaz. Herkes kendine göre bir çözüm yolu üretir. Bu durum anormaldir değildir, o bölüme girmeyeceğim. Ama Kars'ın bir köyünde takma bir suni penis olayını da ben kafama taktım. Güzel kızım nereden buldunuz onu? Siparişlerle mi alıyorsunuz? Çünkü bu tür kuruluşlar gazetelere ilanlar veriyorlar. Kargolarla eve teslim ediliyor. Tabii saçma sapan vaatlerle de birçok paralar uçup gidiyor. Ama bu pazarlama ya da genç kızlarımızdaki bu cesaret köylerimize kadar girmişse artık sizin ikinizin arasındaki eşcinsellik mi olayını değil, Türkiye'nin kadın ve erkek ilişkilerini kısıtlayarak hangi boyutlara doludizgin koştuğunu düşünmek durumundayım. Bana göre biz toplum olarak ve aileler olarak çoğu zaman doğruyu erdemli olanı yapmıyor, katı saplantılar ve bağnazlıklarla birçok şeyi koruduğumuzu sanırken fark edelim ki kendi kendimizi kandırıyoruz. Bütün bu söylediklerimin doğru mu yanlış mı olduğunuzu hangi ortamda yaşıyor olursanız yaşayın, gözlerinizi açın çevrenize bakın neler göreceksiniz. Ancak rahatsız olursanız gözlerinizi kapatmayın, düşünün ki hiç olmazsa Türkiye'nin geleceği kurtulsun.

Soru: Prezervatif her şeye çare mi?
Yanıt: Ailesi duyarsa başına gelecek felaketlere çare olmaz
Soru: Merhaba Haydar bey. Ben 17 yaşında bir erkeğim. Kız arkadaşım her fırsatta benimle ilişkiye girmek istediğini söylüyor. Bunu ben de istiyorum ama hamile kalmasından korkuyorum. Sizce prezervatif kullanmak her şeyin çaresi olabilir mi? Lütfen yardımcı olun.
Yanıt: Değerli yavrum, prezervatif kız arkadaşını hamilelikten korur. Ama senin sorun biraz kapsamlı. "Sizce prezervatif her şeyin çaresi olabilir mi?" diyorsunuz. Ben de o zaman yanıtlarımı sıralayayım: Kızlık zarının kanayıp kanamamasına çare olmaz. İlişkinizi kızın ailesi duyarsa başına gelebilecek felaketlere çare olmaz. Hele kızın durumu. Onu incecik prezervatif değil kurşun geçirmez yelekler bile giyse korumaz. Sonra siz alışırsınız birbirinize, daha karnınız doymadan başlarsınız ilişki ve evlilik düşleri görmeye. Sonra hayatın balyozu tepenize bir iner ki orda prezervatif çelikten bile olsa dayanamaz patlar. Aklıma geldi. Bazen kalitesiz prezervatifler ilişki sırasında da patlar. İşte o zaman hamilelik ortaya çıkar. Nereden baksanız dört tarafı kirli değnek. Sadece uçları değil ortaları da. Ben diyorum ki güzel güzel aşklı meşkli, duygusal, romantik ilişkiniz sürse de ve öteki işi zamana bıraksanız. Daha çok erken. Haa!.. Ne dersin evladım. Okuyorsan derslerine bir çalışsan iyi bir karne getirsen. Ondan sonra bu olayları düşünmeye çok zaman olacak.

Soru: Merhaba size şunu sormak istiyorum. Eşimle haftada iki veya üç kez seviştiğimizde çocukların ikiz ya da üçüz olma ihtimali artıyor mu?
Yanıt: Sevgili okurum. Birçok erkek eşiyle birlikte her gün birleşme yapar. Bu durumda bu mantığınızla çocuklar yediz mi olacak? Biraz kitap oku, bilgilen, sonra evliliğe adımını at.

Soru: Kızlık zarı yanlışlıkla yırtılır mı?
Yanıt: Hayır, bas bas bağırır, ağlar

Soru: Ben 18 yaşında bir genç kızım. Erkek arkadaşımla yüzeysel ilişkim oldu. Ben kızlık zarımın yanlışlıkla bozulmasından şüpheleniyorum.
Şu ana kadar hiç kanamam olmadı.
Ama kanama olmadan da bozuluyor diye duydum. Lütfen cevap yazın.
Yanıt: Sevgili kızım kızlık zarı yanlışlıkla bozulmaz. Bozulduğu anda "Ben bozuldum" diye haber verir. Yani bas bas bağırır, ağlar. Onun gözyaşları iki damla kandır. Ağlamadığına ve bağırmadığına göre kızsınız. Bunu kafanıza takmayın.

Soru: Pantolonuna boşaldım hamile mi?
Yanıt: Öyle spermi henüz Tanrı yaratmadı

Soru: Merhaba, size bir sorum olacak. üç gün önce sözlümle seviştim. Üzerimde giysi yoktu. Onun üzerinde blucin vardı. Ben dayamayarak pantolonun cinsel organına yakın bir yere boşaldım. Sözlüm ve ben hamile kaldığından şüpheleniyoruz. İki günden beri de midesi bulanıyor. Cevabınızı bekliyorum.
Yanıt: Sevgili okurum. Pantolondan ya da bezlerden içeri geçebilecek bir spermi Tanrı henüz yaratmadı. Spermler Amerikalıların icat ettiği beton delen füzeler gibi bir şeyleri delip geçemiyor. Spermler kendilerine uygun vajina kanalında ve ondan sonra rahim içinde döllenme borularında asfalt yolda gider gibi kayar giderler. Bunun için hiç üzülmeyin. Eşin ne hamile kaldı bu durumlarda ne de hamile kalabilir.

Soru: Aşırı istek öğretmenliğimi etkiler mi?
Yanıt: Aç gözlüsün, kendini disipline et, derslerine çalış

Soru: Haydar bey. Ben 19 yaşında bir gencim. Yazılarınızı devamlı takip ediyorum. Ben de sekse karşı aşırı bir ilgi var. Bu yüzden bunalımdayım. Öğretmenlik okuyorum. Acaba bu öğretmenlik hayatımı etkiler mi, çünkü bu sorun beni derslerimden soğutuyor. Bulunduğum ortamdan dolayı hep kızlarla iç içeyim. En samimi kız arkadaşıma karşı bile cinsel istek duyuyorum. Bir gün aynı evde kalırken onu yemek yaptığı sırada taciz ettim. O andan sonra bütün arkadaşlarım benimle ilişkisini kesti. Arkadaşsız kaldım, sosyal bir bunalım içindeyim. İnanın ki isteyerek yapmamıştım, kendime hâkim olamadım. Lütfen bana yardımcı olun. Şimdiden çok teşekkür ederim.
Yanıt: Sevgili okurum, önce kız arkadaşın geveze biriymiş. Biraz kendi gururunu tamir etmek için biraz da sen onun adını çıkarırsın diye o senden önce davranmış. Senin adını yaymış. Sen de herkese ilgi duyduğundan beyninde hayali harem kurmuşsun. Ama bunlardan bir tanesini baş kadın seçmek zorundasın. Yani bir sevgiliyi. Bu böyle olursa sen de, sevgin de, ilişkin de saygınlık kazanır. Öbür türlü hem güven vermezsin hem bir üzüm bağına girdiğinde her üzüm salkımından biraz salkım koparmak gibi açgözlü bir imaj senin kimliğini zedeler. Bana göre de biraz aç gözlüsün. Bu durumunu eğitmezsen ve disipline etmezsen evlendiğinde karının çekeceği var. Tabii ki mutluluğun bozulacak. Hadi yavrum derslerine iyi çalış.

Soru: Çığlıklarıma engel olamıyorum, ne yapmalıyım?
Yanıt: Adam hassas, dişlerinin arasına yorgan al

Soru: 28 yaşındayım ve beş ay önce kendimi hazır hissettiğim dönemde erkek arkadaşımla birlikte oldum. Onu seviyorum, cinsellikten zevk alıyorum ama orgazm olamıyorum. Nedeni ise tam doruğa ulaştığımda çığlık seslerim beni frenliyor. Erkek arkadaşım bundan rahatsız oluyor. Ancak ben bu sese engel olamıyorum. Bu güzellikten mahrum kalmak istemiyorum. Ne yapmam gerekiyor? Bana bu konuda bir çıkış yolu gösterirseniz çok sevinirim.
Yanıt: Değerli okurum, orgazm heyecanı kişiden kişiye farklıdır. Bir parça hareket, canlılık, ses ya da titreme olmasında yarar var. Çünkü bunlar erkeği motive eder. Bu tıpkı cep telefonunun titreşim yaparak sahibine "Ben çalışıyorum. Her şey yolunda" uyarısı yapması gibi. Ancak sizdeki gürültü sanırım tavan aşımı gibi, dorukları zorladığından belki de eşiniz bundan rahatsız olabilir. Öyle ya komşuların duymasını istemeyebilir.
Benim çok aydın, zeki, olgun ve eğitimli bir vajinusmus hastam vardı. İki yıldır birleşme sağlanmamıştı. Sık sık duyurduğum gibi vajinusmus olaylarını ben tek seansta yüzde 100 bitiriyorum. Bunda narkoz yok, dokunma yok, muayene yok, ev ödevleri vermek yok. Yukarıda sözünü ettiğim çiftin muayenehanede olayını çözümlediğimizde kadın yanımıza geldi. "Hocam şimdi beni üst kattaki komşum beklesin" dedi. Parmağını tavana doğru kaldırdı. "Geliyorum komşu. Bak ben sana neler yapacağım" diye konuştu. Memleketi İzmir'e esprili bir gönderme yaptı. Meğerse üst komşusu her gece cinsel birleşme yaptıklarında bunlar aşağıda hissediyorlarmış. Kimbilir onlar da mı sesliydi. Oysa karyola mı ritmik sesler çıkarıyordu bilemem. İki yıl cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyen kadını afakanlar basıyor. Onlar yapıyor ben niye yapamıyorum diye bir sinir küpüne dönmüş. Sanırım o da bir yöntem bularak üst kat komşusuyla yarışa girmiştir. Bana göre bizimkisi geçmiştir, yarışı kazanmıştır. Üsttekiler ne de olsa biraz yorulmuşdur. Değerli okurum. Çok gürültü yapma be yavrum. Adam hassas, dişlerinin arasına ya biraz yorgan al ya da önceden hazırladığın sargı bezini ısır. Ya da birleşmeden önce sakinleştirici ilaçlar al ki iyice gevşe. Ne kadar gevşesen de sen ses veren türden kadınlardansın. Doktorca fena bir şey değil ama kocanı ya kendi kulvarına çekeceksin ya da sen onun kulvarına geçeceksin. Şimdilik arasındaki çizgide koşmaya devam edin. Biraz senden, biraz ondan.

Soru: Eşim beni tatmin edemiyor, ne yapayım?
Yanıt: Eşini dinlemiyorsun, jet pilotu gibi uçuş derdindesin

Soru: Merhaba Haydar bey. Altı çocuk babası bir erkeğim. Eşimle haftada dört defa ilişkiye girmemize rağmen ben bir türlü doymuyorum. İçim içime sığmıyor. Her gün, her an, her saniye ilişkiye girmek istiyorum. Ama eşimde böyle bir istek yok. Ona kalsa ayda bir ya da iki defa olur. Eşimi çok seviyorum ama beni tatmin edemediği için dışarı çıkmaya mecbur kalıyorum. Onun bunu anlayıp benden nefret etmesinden de çok korkuyorum.
Ne olur bana yardımcı olun. Sizce ne yapmalıyım? Rumuz: Aman hoca
Yanıt: Değerli okurum, eşini seviyorum. Nasıl ki sevmem ki, altı çocuk doğurmuş, altı kere anne. Bir anne bile sevilir, anne olmak ne güzel, kutsal bir duygudur. Bu durumda ben eşini 6 kere anne olarak sevdim. Ama sevgim bitmedi, artıyor. Hiç olmazsa ayda iki kere bile olsa sana 'Evet' diyor. Sana "Adam, aklını başına topla. Oradan altı çocuk çıktı. Ben neler çektim. Duygularımı da kaybettim, fiziksel olarak da zarar gördüm. O çocukları ben büyütüyorum, yoruldum. Ama sen beni düşünmeden hâlâ bir jet pilotu gibi uçuş derdindesin. Allah sana çok güçlü bir motor vermiş, o da bana rastlamış. Ama bir gün o motorun benzininin tükenebileceğini hesap et. Akıl var, yakın var" dese. Değerli okurum, ben kadının bu mantığından da yanayım ve bu bakımdan da onu sevdim. Ama sana asla kızmıyorum. Belki de hafiften kıskanıyorum. Neden? Çünkü her erkek senin gibi olmak ister. Sakın azıp şımarma. İnsanların ölçüleri vardır. Haftada bir-iki senin yaşın için idealdir. Kadını zorlama. Dışarıdaki kadınların hepsi risk faktörüdür. Bu risk eve de taşınabileceği için, bu yazıyı okuyan bütün erkeklerin içini de gıcıklandığından onları da biraz teşvik ettiğinden hepinize 'Bir kuyudan ne kadar çok su çekersen ya da hiç su çekmezsen, kuyu kurur. Kuyunuz kurumasın, suyunuz bereketli olsun, ama huyunuz da berrak olsun lütfen. 'Aile mutluluğunuzu bulandırmayın' diyorum.
O su bulanırsa ürolog ürolog koşarsınız.

Soru: Penis, ayakkabı numarasının yarısı mı?
Yanıt: Geleceğinizi bu düşüncelerle tüketmeyin

Soru: Sevgili Haydar abi. Biz ortaokul son sınıf öğrencisi
beş kızız. Bizi bu konularda bilinçlendirdiğiniz için
teşekkür ederiz. Bir şey sormak istiyoruz size. Bir erkeğin penisinin uzunluğunun ayakkabı numarasının yarısıyla eşdeğer olduğu söylentileri
var. Bu doğru mudur?
Yanıt: Sevgili kızlarım. Mektubunuzu okurken bir hayli güldüm. Önce olayı biraz karikatürize edelim. Diyelim ki eve kız istemeye bir damat geldi. Çıkardığı ayakkabıları ona çaktırmadan biri ayakkabı numarasına baktı. Genellikle bu numarayı gören eyvah diyecektir. Çünkü erkek ayakkabıların en küçüğü 40 numara.
45 ise ne yapacağız. Belki siz ayakkabı numarasını değil ayağın boyunu soruyor ya da düşünüyor olabilirsiniz. Bir biçimde ayaklarına çaktırmadan baktığınız eh olsa olsa olsa 20 cm. O zamanda vah vah mı diyeceksiniz? Değerli okurum ve değerli okurlarım. Eller gitti aya biz hâlâ yaya. Benim duyduğum daha niceleri var. Erkeklerde burun kadınlarda ağız ölçülerinin neyi anımsattığı ya da neye eşdeğer olduğu, erkeklerdeki ellerin ve parmaklarının uzunluğu neye uyduğu. Cinselliğin akıllarda neredeyse her şeyi belirli bir şey anımsatması hepimizin farkında olmadan cinsellik denizde kulaç attığımızı gösteriyor. Sevgili kızlarımız ortaokul son sınıftasınız. Daha önünüzde uzun yıllarınız var. Bu tür işlerle uğraşmayın.

Soru: Arkadaşım korunmuyor, ben kısır mıyım?
Yanıt: Kupa asını bulmak kolay değil

Soru: Sevgili Haydar Dümen, ben 18 yaşındayım. 22 yaşında bir kız arkadaşım var. Bir senedir çıkıyoruz ve ilişkiye giriyoruz. Ancak kız arkadaşım hiç korunmuyor. Birkaç kere korunması için zorladım ama korunmak istemiyor. Anlamadığım şu: Haftada üç-dört kez ilişkiye girmemize rağmen hamile falan kalmıyor. Ben de bu sefer kendimden şüphelenmeye başladım. İçimde bir korku var. Acaba ben kısır mıyım? Çünkü televizyon ve gazetelerde görüyorum. Bir kere ilişkiye giriyorlar ve kız hamile kalıyor. Acaba bende mi bir sorun var? Kısır olup olmadığımı nasıl öğrenebilirim? Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Saygılar.
Yanıt: Sevgili yavrum, Türkiye bugünlerde bayağı bu konularda yol almış durumda. Ekonomi, sanayi, ihracat, IMF sanki biraz olumsuzluk sinyalleri veriyor gibi ama cinsellikte tam tersi. Süper gelişim sinyalleri alıyoruz. Zaten böyledir. Türk milleti olarak olumsuzluklarda en başı tutarız. Bakıyorum da 15-18 yaş arası gençler şakır şakır faaliyetteler. Bir açıdan göz yumalım ama bir başka açı da kızların gebe kalması ve istenmeyen bir çocuğun doğması. Kız arkadaşının gebe kalmaması senin şansın. Yani gebe kalsaydı da dokuz ay sonra kucağına çocuk mu verseydi? Sen de 18 yaşında bir baba olarak oğlunla parkta oyun oynamaya giderdin. Sen de bir bakıma çocuksun. Oğlun salıncakta sallanırken sen de topa bir- iki tekme atardın. Hadi bunlar bir yana oğlun da senin gibi hızlı çıkıp 18 yaşında evlenmeye kalkarsa kız istemeye gittinizde sen 36 yaşında olacaksın. 36 yaş birçok genç kızın favori yaşıdır. Kapıdan içeriye girdiğinizde kız ilk defa sizi gördüğünde şöyle bir bakıp içinden sizin için "İnşallah beni isteyecek adam budur" diye düşünebilir. İşte o zaman oyun kağıtları karışır. Kupa asını bulmak her zaman kolay değildir. Değerli okurum, otur oturduğun yerde. Başına bir devlet kuşu konmuş.
Onu kaçırma. Evlendiğinden 25-30 yaşına geldiğinde gider bir sperm sayımı yaptırırsın.

Soru: Gerdekte kan gelmezse ne yapmalıyım?
Yanıt: Senin fikrinde kan var ama pratiği zor

Soru: Merhaba Haydar hocam. Ben 20 yaşında bir gencim. Güzel bir kızı seviyorum. Kız 17 yaşında ama iki yıl önce ailevi sorunlar yüzünden gizlice iman nikâhı ile evlenmiş ve cinsel ilişkiye girmişler. Bir müddet sonra kavga edip ayrılmışlar. Ben de onu çok seviyorum. Zaten beni ilgilendiren içi, dışı değil. Zaten bu da nikâhla yapılmış. "Kızlık zarı bozulmuşsa kan gelmez" deniyor. Gerdek gecesi de ailem kanlı çarşaf isteyecektir. Annemin üzülmesini istemem. Gerdek gecesi kan gelmeyeceğine göre ne yapmalıyım? Lütfen bir yol gösterin. Düğünden önce bir tüp kan alıp gece çarşafa dökmek geliyor aklıma. Fikrim güzelse ne kadar ve neresine dökmeliyim?
Yanıt: Değerli okurum, her nedense güvercin kanı bu konuda çok konuşulur. Ama hep tavuklar kurban edilir. Kan da genellikle pıhtılaşır. Bazı çiftler kendi bedenlerini keserek kan elde ederler. Kül yutmayan ailelerde ertesi gün kadını bir bahaneyle hamama götürürler, kız olanların farkında değildir. Erkekte de benzer el, ayak kesikleri var mı dikkat edilir (Bunlar benim yaşamış ve tanık olduğum olaylar). İş bununla da kalmaz. Cinin cini aileler kanın rengini iyi bilirler. O kan biraz sulanmış, biraz saydamlaşmış pembeye çalan bir renktir. Kanlı çarşafı ben göreceğim diyen babaları biliyorum. Çünkü kararı baba verecek. Fikrine gelince; fikir güzel ama uygulaması zor. Aklıma bir akıl hastası fıkrası geldi. Bir akıl hastası arkadaşına bir roman yazdığını söylüyor. Koynundan çıkarıp romanı veriyor. Arkadaşı iki-üç gün okuduktan sonra "Romanın iyi ama, kişiler çok, konu yok" diyor. Hangisi haklı, danışmak için başhekimin odasına gidiyorlar. Başhekim "Şu romanı ben de göreyim" diyor. Adam giysinin altından çıkarınca başhekim koltuğundan fırlıyor "Hay Allah, kahretsin 15 gündür telefon rehberimi arıyordum" diyor. Değerli okurum, senin fikrinde de kan var da pratiği zor. O kan pıhtılaşabilir, sevgili eşinin neresine dökeceğini müsaade et de ben söylemeyeyim. Ama başına, göğsüne, göbeğine! filan dökme. En uygun belden aşağısıdır. Hadi gerisini bana söyletme. Nereye dökersen dök.

Soru: Ağzıma boşaldı, hamile kalır mıyım?
Yanıt: Kimse size bir şey öğretmiyor

Bu mesaj en son " 31-03-2008 " tarihinde saat 04:03 PM itibariyle El Muñeco tarafından düzenlenmiştir....
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 31-03-2008, 02:31 PM
dilay kullanıcısının avatarı
vazgeçtim bu gün herşeyden...
Arkasokaklı
 
Konum: kastamonu
Mesaj: 1.082
Blog Başlıkları: 1
dilay kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Soru: Ağzıma boşaldı, hamile kalır mıyım?
Yanıt: Kimse size bir şey öğretmiyor
imza

bu gidişin sebebi yok görünsede özünde yaşattığın acılarım var....
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 31-03-2008, 03:55 PM
__LoSt_SouL__ kullanıcısının avatarı
SeViYoRuMMMMM....
Arkasokaklı
 
Konum: CeHeNNeMDEN...
Mesaj: 395
Soru: Biz eşcinsel miyiz?
Yanıt: Kars'ın bir köyündeki suni penis olayını da ben kafama taktım

Soru: Ben Kars'ın bir köyünden 25 yaşında bir kızım. Şu zamana kadar hiçbir erkekle cinsel ilişkiye girmedim. Köydeki kız arkadaşlarımla beraber orgazm oluyorduk. Bazen takma penislerle birbirimizi tatmin ediyorduk. Biz eşcinsel miyiz? Erkeklerden de soğudum. Ne yapmalıyım?
Yanıt: Sevgili okurum. Cinsel yokluklar ve yasaklarda insan beyni sınır tanımaz. Herkes kendine göre bir çözüm yolu üretir. Bu durum anormaldir değildir, o bölüme girmeyeceğim. Ama Kars'ın bir köyünde takma bir suni penis olayını da ben kafama taktım. Güzel kızım nereden buldunuz onu? Siparişlerle mi alıyorsunuz? Çünkü bu tür kuruluşlar gazetelere ilanlar veriyorlar. Kargolarla eve teslim ediliyor. Tabii saçma sapan vaatlerle de birçok paralar uçup gidiyor. Ama bu pazarlama ya da genç kızlarımızdaki bu cesaret köylerimize kadar girmişse artık sizin ikinizin arasındaki eşcinsellik mi olayını değil, Türkiye'nin kadın ve erkek ilişkilerini kısıtlayarak hangi boyutlara doludizgin koştuğunu düşünmek durumundayım. Bana göre biz toplum olarak ve aileler olarak çoğu zaman doğruyu erdemli olanı yapmıyor, katı saplantılar ve bağnazlıklarla birçok şeyi koruduğumuzu sanırken fark edelim ki kendi kendimizi kandırıyoruz. Bütün bu söylediklerimin doğru mu yanlış mı olduğunuzu hangi ortamda yaşıyor olursanız yaşayın, gözlerinizi açın çevrenize bakın neler göreceksiniz. Ancak rahatsız olursanız gözlerinizi kapatmayın, düşünün ki hiç olmazsa Türkiye'nin geleceği kurtulsun.


ben de kafaya taktım nasıl bulmuşlar?
imza

KİMİNE GÖRE YALANIM KİMİNE GÖRE KRALIM BEN ADAMINA GÖRE ADAMIM
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 31-03-2008, 03:55 PM
GhostSoldier kullanıcısının avatarı
Editör
 
Konum: ist
Mesaj: 1.015
bu insanlar süper yaa ne biçim sorular soruyorlarkomedi resmen
imza

Dünyan öle kararsın ki,

seni aydınlatan tek ışık benim gözlerim olsun
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 31-03-2008, 06:32 PM
!!!= " ßéGuM " =!!! kullanıcısının avatarı
Yéniden Doğamayacak Kadar "Yok" oLduk ...
"" =Daa Küçüüm Beenn= ""
 
Konum: İçimdé Fırtına...
Mesaj: 6.154
gene süper wolkannnn

sabitliorummm
imza

'sussaM yalnızlık, konuşsaM ayrılık, dönseM yıkılış, dönmeseM yok oluş.. şimdi ben susuyoruM, yalnızlığa talip.. seNde sus bana sus ki, bir daha ölmeyeyiM..'

" вїя đΰ$'τΰм... кıяıŁđıм!!! "


Sén A$ksız Géçén Dünü'M ,,
Sén Ya$anMamı$ ßugünüm Vé
TakvimLérdé békLéyén ya$anacak YaRını'M'sıN..!

Git GamzéLéRi YağmuR KoKan YaRiM,,
ßén gittiğiN YérLéRdé yağMuRunuM.!
SériN, ısLatan aMa ü$ütMéyén...

●● «3 [ย] ๓ยtรยz קгєภรєร «3 ●●
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 31-03-2008, 06:53 PM
m.kidd kullanıcısının avatarı
Kartal GOL GOL GOL
" Admin "
 
Konum: Antalya
Mesaj: 4.791
m.kidd kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
gene çok enteresan sorular var. hepsini okudum. paylaştığın için teşekkürler.
imza

" Sevinmek İçin Sevmedik "

Yağmurlu bir günde görmüştüm seni.
Üstünde çubuklu formalar vardı
Bir anda vuruldum aşık oldum ben
Hayatın anlamı Siyah beyazdı...

Ölümle Yaşamı Ayıran çizgi
Siyahla beyazı ayıramaz ki...
Her yolun sonunda ölüm olsa da
Sevenleri kimse ayıramaz ki...



Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 16-04-2008, 02:30 PM
arıza girl kullanıcısının avatarı
şımarıgım,uysalım,isteyınce laf koyarım ama chook hassas ve alınganım çözemezsın benı ben zor olanlardanım :s:s
Müdavim
 
Konum: istanbul
Mesaj: 170
son derece komık sorular bunlar en cok guldugumde: Soru: Ağzıma boşaldı, hamile kalır mıyım?
Yanıt: Kimse size bir şey öğretmiyormu?
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 07:24 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0