Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > ARKASOKAK MEKAN > Güncel Konular » Sarkozy’nin Fransa cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından!!
AB Uzmanı Can Baydarol Sarkozy’nin yumuşayıp yumuşamayacak olmasının çok önemli olmadığını söylüyor ve “Her ülkeyi olduğu gibi Fransa’yı da yöneten ...

Kapalı Konu
  #1  
Eski 08-05-2007, 01:08 PM
faho
Misafir
 
Mesaj: n/a
Sarkozy’nin Fransa cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından!!

AB Uzmanı Can Baydarol Sarkozy’nin yumuşayıp yumuşamayacak olmasının çok önemli olmadığını söylüyor ve “Her ülkeyi olduğu gibi Fransa’yı da yöneten devletler hukukudur. Sarkozy’nin Fransa Cumhurbaşkanı haline gelmesi fazla bir şeyi değiştirmez çünkü uluslararası hukuk üzerinde bir söz var; bu da AB’nin Türkiye ile başlattığı müzakereler” diyor.

Başbakan Erdoğan’ın da söylediği devletler hukuku prensibinin ortada olduğunu belirten Baydarol, “Konu Sarkozy’nin yumuşaması değil. AB içinde Fransa da müzakerelerin başlamasına onay verdi. Ayrıca ortada Ankara Anlaşması, 1963’ten bu yana kurulan bir hukuk ilişkisi var. Türkiye bu anlaşmaya bağlı olarak Gümrük Birliği’ni gerçekleştirdi. Fransa, bunlar yok gibi davranamaz. Sarkozy devletler hukuku teamüllerine uygun hareket etmek durumunda kalacak” yorumunu yapıyor.

“Elbette Sarkozy’nin görüşlerinin ve Fransa cumhurbaşkanı olmasının hiç etkisi olmaz diyemem ama durum o kadar da kötü değil” diyen Can Baydarol, önemli olanın Fransa’daki seçim değil Türkiye’nin kendi durumu olduğunun altını çiziyor ve sözlerini, “Bence biz kendi işimize bakalım” şeklinde bitiriyor.

‘SEÇİM DÖNEMİYLE İKTİDAR FARKLIDIR’

Kadir Has Üniversitesi Avrupa Birliği Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Uğur Özgöker, Türkiye’nin AB üyeliğine karşıtlığın sadece Sarkozy’de bulunmadığını, daha önce Almanya Başbakanı Angela Merkel’de de aynı tutumun gözlendiğini belirtiyor.

Özgöker, “Kişilerin fikirleri çok önemli değildir. Ayrıca seçim dönemindeki propogandaları ile iktidara geldiklerinde tutumları farklıdır. ABD’de de durum böyledir. Demokratlar da Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkaracağız, Ermeni soykırımını kabul edeceğiz diyorlar ama daha sonra Pentagon, CIA ve Yahudi lobilerinden önlerine dosyalar konuyor ve Türkiye stratejik ortağımızdır deniyor. Bunun üzerine de fikirlerini değiştiriyorlar. Örneğin ABD’de Senato ve başkan farklı kanatlardan oluyor ama ABD’nin milli menfaatleri öne çıkıyor. Halka giderken Ermeni ve Rum lobisi baskı yapıyor ve Demokrat ve Cumhuriyetçi parlamenterler, ‘Seçilirsek destek vereceğiz’ diyorlar. Ama örneğin Nancy Pelosi Ermeni soykırım tasarısındaki imzasını geri çekti. ABD’nin menfaati sözkonusu olunca akan sular duruyor” diyor.

‘SARKOZY KENDİ İÇİNDE TUTARLI’

Uğur Özgöker, Sarkozy’nin başyardımcısı Patrick Deveciyan’ın da Ermeni olduğuna ve Fransa’daki Ermenilerin toplumda yer edinmiş, iyi yetişmiş kişiler olduğuna dikkat çekiyor.

Sarkozy’nin Ermeni oylarıyla ve milliyetçilerin oylarıyla iktidara geldiğini, Le Pen destekçilerinin ikinci turda Sarkozy’i desteklediğinin altını çizen Özgöker, “Sarkozy ilk defa Türkiye’yi Akdeniz politkasının başına getirelim, içimizde değil yanımızda olsun diyor. Sosyalistler tam üyeliğe sıcak bakıyor çünkü onlar için din ve etnisite önemli değil ama sağcılar için önemli ve bu nedenle de istemiyorlar. Merkel’in de Sarkozy’nin de Türkiye’ye ikircikli bir tavır içinde olduğunu söylemek doğru değil. Tavırları kendi görüşleri doğrultusunda son derece tutarlı” yorumunu yapıyor.

‘SARKOZY’İ DE UYARANLAR OLUR’

Türkiye’nin AB için çok önemli olduğunun, Türkiye-AB ilişkilerinin nişanlılık ya da metres ilişkisi olarak tanımlanabileceğinin altını çizen Özgöker, “Hiç ayrılamazlar ama nikah da kıyamazlar. Almanlar imtiyazlı ortaklık diyor, Fransa da Akdeniz politikasının lideri diyor. Türkiye’yi elden kaçırmak istemiyorlar ama nikah da kıyamıyorlar. 2-3 ay içinde Sarkozy’nin Türkiye ile ilgili sert söylemleri değişecektir. Onu da uyaranlar olur, AB Komisyonu dün uyardı zaten. Rehn açık açık söyledi, uyardı, Sarkozy de yumuşamak zorunda kalacak ama Türkiye’yi AB’ye alacak anlamında değil” diyor.

‘TAVRI SEÇİME YÖNELİKTİ’

Uğur Özgöker, “Sarkozy’nin tavrı iç politikaya, seçime yönelik. Türkiye ile yürütülen müzakerelerin durdurulması için Türkiye’nin olağanüstü şeyler yapması, bunun üzerine Komisyon’un öneri getirmesi ve Konsey’in de oybirliğiyle Türkiye’yi AB’ye almama kararı alması gerekir. Sarkozy tribünlere oynadı ve seçimi kazandı. Bunun AB karar sürecinde hiçbir etkisi yok” şeklinde konuşuyor.

Özgöker ayrıca, Sarkozy’nin seçilmesinin hoşuna bile gittiğini söylüyor ve bunun gerekçesini de şöyle açıklıyor: “Sosyalistler yine oyalayacaklar, süreci uzatacaklardı. Bu arada da Avrupa Türkiye ile iligli Ermeni sorunu, Fener-Rum Patrikhanesi, Heybeliada’daki ruhban okulu ve Kıbrıs sorunu gibi konuları aradan çıkaracaktı. Ama baştan ilişkileri keseceğim diye gelen birine karşı Türkiye’nin eli güçlenir. Avrupa Türkiye’ye ters tavır almakla Türkiye’nin elini serbestleştirecek ve Türkiye’nin AB’ye hayır deme olasılığı artacak. Türkiye daha baımsız bir dış politika geliştirebilecek”.

‘SARKOZY’E ALLAH AKIL-FİKİR VERSİN’

Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği Merkezi Başkanı Cengiz Aktar da, Fransa’nın AB ülkeleri arasında Türkiye karşıtı grubun başını çektiğini hatırlattı. Sarkozy’nin Türkiye ile ilgili zayıf yönleri de olduğunu belirten Aktar, ABD’ye yakın olması ve Türkiye’nin de Fransa ile ciddi iktisadi ilişkilerini örnek verdi.

Türkiye’de 250 Fransız şirketi ve 4 milyar Euroluk Fransız yatırımı olduğuna dikkat çeken Aktar, Fransa’nın ikili ilişkiler ve Avrupa Birliği meselelerini ayrı tuttuğunu belirtti.

Aktar, “Sarkozy’nin bir özelliği var, bir şey söylüyor 2 gün sonra tam onun tersini söylüyor. Bir tek Türkiye konusunda bunu yapmadı. İstikrarlı gidiyor. Allah akıl fikir versin” dedi.
  #2  
Eski 08-05-2007, 01:12 PM
El Muñeco
Misafir
 
Mesaj: n/a
Siyaset & politika yasaktır !
Kapalı Konu

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 02:43 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0