Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Garip Olaylar » Kâhinler Biliyormuydu? Neden 2012 ?

Kâhinler Biliyormuydu? Neden 2012 ?

Garip Olaylar icinde Kâhinler Biliyormuydu? Neden 2012 ? konusu , KÂHİNLER BİLİYORMUYDU? NEDEN 2012 ? Astroloji bir hayal satıcılığı değildir. Bireylerin , grupların yada ulusların yazgılarını önceden haber vermek amacıyla gezegenlerin ve yıldızların veya daha başka etkileşimli kaynakların ; dünya ...


  #1  
Eski 03-01-2006, 04:33 PM
king tuna kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jul 2005
Konum: 3.kat"tan
Mesaj: 240
king tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant futureking tuna has a brilliant future
Question Kâhinler Biliyormuydu? Neden 2012 ?

KÂHİNLER BİLİYORMUYDU? NEDEN 2012 ?

Astroloji bir hayal satıcılığı değildir.
Bireylerin , grupların yada ulusların yazgılarını önceden haber vermek amacıyla gezegenlerin ve yıldızların veya daha başka etkileşimli kaynakların ; dünya olayları üzerindeki etkisini yorumlamak olarak ifade edebiliriz Astrolojiyi. Fakat günümüzdeki astroloji, basit ve para kazanmak amacı güden birçok insanın elinde insanları kandırma, duygularıyla oynamak şeklinde uygulanıyor.
Astrolojiye köken olarak Eski Mısır gösterilmekte. Ancak eğer coğrafi keşifler sırasında yok edilmeselerdi eski Güney ve Orta Amerika uygarlıkları olan Aztek , İnka, Maya , Olmec gibi uygarlıklarda bugün birer kaynak olarak gösterilebileceklerdi. Ancak bu medeniyetlerde yapılan astroloji çalışmaları, günümüzdeki kullanım tarzıyla ve yöntemleriyle taban tabana zıttır. Gerçek değerinden çok şeyler yitirmiştir. Hatta artık modern bilimimiz bile ispatlama noktasına gelmiştirki, en azından Güneş , insanın karakterini direkt olarak etkilemektedir. Ama bir farkla, bugünkü burç fallarında uyguladığımız "doğum günü" mantığından çok, anne karnında cenin'in oluştuğu ilk an bu etkileşimi sağlar. Ve bunu tespit etmek çok zor birşey olduğundan günümüz astrologları kla*** ve hatalı yöntemlerinde ısrar etmekteler. Üstelikte Zodyak olarak tabir edilen 12 aylık astrolojik süreç aslında her 2600 yılda bir bir ay olmak üzere kaymaktadır. Örnek verecek olursak, mesela Ağustos ayında doğmuş bir kişiyi Aslan burcunda kabul ediliyor ise, 2600 yıl sonra Başak burcundan kabul edilebilecektir. Tabii bugün bile hangisinde olduğumuz tespit edilmiyor. Çünkü kullandığımız Zodyak çizelgesi bile Sümer medeniyeti zamanında hazırlanmış.
Burç kavramı Kur'an-ı Kerim'de dahi geçmektedir, " İçinde burçları bulunan göğe and olsun. Söz verilen kıyamet gününe and olsun. Kıyamet gününe şahitlik edene ve edilene and olsun ki , insanlar öldükten sonra dirileceklerdir" (Buruc Suresi: 85/1-4)
Bu bölümde kâhinlerle ilgili bilgiler veriyor olmamız, bunların kesin doğruluğundan öte, bazı tesadüf olamayacak ortak kehanetlerinin varlığıdır ve bazı doğrulu kanıtlanmış kehanetlere sahip oluşlarıdır. Dünyada adları tanınmış kişilerin kehanetlerine yer vereceğiz. Bunlardan en ünlüsü Nostradamus ve diğerleri Edgar Cayce ve St. Malachy.
________________________________________
KAHİNLER
________________________________________
1- St. Malachy - Papalar kehaneti
Belkide bu tip kehanetlerde bulunan kişiler arasında hakkında en az bilgi bulunan ve kehanetleri belkide en sıradışı olan kişi St. Malachy olarak bilinen kişidir. Kendisi irlandalıdır, 1100 yılının hemen başında Armagh kentinde doğmuştu. Asıl adı O'Morgair'di. Mistik çalışmaların yoğun olduğu bir dönemde yetişmiş ve 25 yaşında rahip olmuştu. Ve ardındanda doğduğu kentin baş papazı oldu. O devirde "Vatis" adı verilen kahinler faaliyetlerini yaygın bir şekilde sürdürdüğü için, durugörü gibi yetenekler normal karşılanıyordu. Daha sonraları bu çalışmalar yasaklanmıştır. 1132 yılında ise, İrlanda Başpiskoposu oldu. 1138 yılında Roma'ya hacca giderken York şehrinde yeni kurulmuş olan Sistersien Tarikatı rahipleriyle tanıştı ve onlardan etkilendi. Tarikatın kurucusu St.Bernard'ın yanında kalmaya karar verdi ama Papa'nın zoruyla geri döndü.1148 yılında önceden tahmin ettiği günde öldü.
St. Malachy'nin kehanetleri II.Celestin'den başlayarak Papa olacak 111 kişinin kim olacağına dairdir. Bazı örnekler verecek olursak,
5.ci Papa Beyaz Köyden
12.ci Papa Laurent Kılıcı
22.ci Papa Mağlup Ejder
35.ci Papa Ossalı Kunduracıdan
61.ci Papa Küçük Adam'dan
71.ci Papa Orman Meleği
100.cü Papa Etrürya'daki Balnes'dan
109.cu Papa Ay'ın yarısı
110.cu Papa Güneş İşçisi
111.ci Papa Zeytin'in zaferi
Her papayı simgeleyen birkaç sözcük. Aslında herbiri o papaya ait bir özelliği temsil ediyor. Birkaç örnek verecek olursak,
35.ci Papa - Ossalı Kunduracıdan: Fransız'dır. Ossa ailesindendir ve babası kunduracıdır.
61.ci Papa - Küçük Adam'dan : III.Pie (1503) : Siena'lıdır. Piccolomini ailesindendir. Piccolo, Küçük ; Uomini : Adamlar anlamına gelir. Piccolomini birleşik kelimedir.
64.cü Papa - Florent Aslanı : VI. Adrien (1522) : Armasında bir aslan simgesi bulunan Florent'in oğludur.
109.cu Papa - Ay'ın yarısı : I. Jean Paul (1978): Papalık görevini ancak 1 ay sürdürmüştür. Göreve seçildikten sonra öldürülmüştür. Seçildiğinde ve öldüğünde yarım ay vaktiydi!
110.cu Papa - Güneş İşçisi : II.Jean Paul (1978): Dünya barışının sağlanması için harcadığı çabalardan dolayı tam bir güneş işçisi olarak yorumlanabilir. Ezoterizmde güneş sembolü, mükemmelliyeti sembolize eder. Ayrıca kendisi Polonyalıdır. Bir başka bakış açısıda Güneş işçisi latince olarak "Labore Solis" olarak yazılır ve labore sözcüğü "meydana getirme" anlamıda taşımaktadır. Yaşanan güneş tutulmaları ve alakalı olduğu öne sürülen depremlele de ilişkisi olabilir...
Ve son olarak 111.ci Papa - Zeytin'in zaferi. Henüz varolan Papa görevini bırakmadığı için kim olacağını henüz bilemiyoruz. Ancak "zeytin" barışı temsil eden bir semboldür. Barışı sağlayan veya barış ortamında göreve gelecek bir Papa olduğu ortadadır. Peki St. Malachy'nin bahsettiği Papalardan sonra ne olacak? Papalık mevkiimi bitecek yoksa, bir Papanın gelmesi mümkünmü olamayacak? Bugünkü papa olan II.Jean Paul'un iyice yaşlandığı ve hasta olduğunu düşünürsek, yeni Papa'nın 2004-2005 civarında gelecek olması muhtemeldir.
Ancak son günlerde yaşanan savaş havası, zeytinlik bir durumda şuan için ortaya koymuyor. Ancak St.Malachy'nin Papa listesinden sonra kullandığı cümle çok ilginç Hatta bizim 2012 yılı teorimizlede ilişkili olabilecek kadar ilginç. Ve bugün yaşadığımız dünyayıda andıran bir sözle başlayan bu cümle şöyle:
"Son zulüm sırasında kutsal Roma kilisesi'nin başında Romalı Peter bulunacaktır ve koyunlarını sayısız felaketlerin ortasında otlatacaktır. Bunlar sona erdikten sonra yedi tepeli şehir yıkılacak ve korkunç hakim halkı yargılayacaktır"
Son zulüm, muhtemelen bir savaş veya küresel bir bunalım, kaos ortamı gibi yorumlanabilir. Ancak son cümle daha da ilginç. Çünkü, Istanbul ve Roma şehirleri yedi tepeye sahiptir. Ve bundan sonrada korkunç hakim halkı yargılayacaktır denmiş. Korkunç hakim yaşanacak bir felaketi simgelemiyorsa, neyi simgeliyor olabilir? Muhtemelen 2012 civarındaki bir tarihte gerçekleşeceğini ileri sürebiliriz. Bugünkü Papa'nın 1-2 yıl daha devam ettiğini varsaysak 2005, "son zulüm" ve sayısız felaketler (2012'de gerçekleşebileceğini söylediğimiz felaketin öncü belirtileri olabilirler. Bunları Neden 2012 bölümümüzün 3.cü kısmında ele alacağız) 4-5 sene sürse 2010 ve ötesindeki yıllara ulaşmış oluyoruz...
Ne dersiniz? 111 Papa'da hata yapmamış bir kişi geri kalan olaylarda da hata yapabilirmi? Yapmasını ummaktan başka şansımız yok. Bir felaket belki dünyanın yaşadığı bunalım ortamının son bulmasına, yeniden bir başlangıç şansına neden olacaktır ama buruk bir yeni dönem olacaktır...
________________________________________
2- Nostradamus - En ünlüsü
Nostradamus, hakkında yazılan yüzlerce kitap sayesinde hemen hemen tanımayan kalmadı bu kişiy. 14 Aralık 1503 tarihinde Fransa'nın Saint Remy de Provence kasabasında dünyaya gelen ve asıl adı Michel de Nostradame olan Nostradamus, aslen bir tıp doktorudur. Astrolojiyle ilgilenmiş ve Mısırlılara özgü bir şifreleme tekniğinde uzmanlaşmıştır. Ki, bu şifreleme tekniğini, hem kehanetlerini elde etmede, hem de bunları kaleme alırken, dönemin engizisyon hakimiyetinde olmasının da etkisiyle tüm kehanetlerini olabildiğince zor deşifre edilebilir hale getirmiştir. Durugörü yeteneğiyle elde ettiği kehanet niteliği taşıyabilecek öngörülerini, gelecek kuşaklar tarafından kolayca anlaşılamamasını istemiştir. İnsan gelişimine zarar vereceğini düşünüyordu... Vakitleri geldiğinde anlaşılsın istemiştir ve bunu kral II.Henri'ye yazdığı mektuptada belirmiştir:
"Aradan zaman geçince ve benim dünyadan ayrılmamadan sonra, yazdıklarım, yaşadığım sürede verildiği değerden çok daha değerli olacaktır."
Gerçektende öyle oldu. Yaşamı ise pek sıradan değildi. İki çocuk sahibi oldu ve iki çocuğunu da kaybetti. 1539 yılında da karısı vefat etti. Sekiz yıl boyunca Fransa ve İtalya'da çeşitli yerlerde bulundu. Babil, Mısır ve Kalde'deki majik çalışmalar ile ilgilendi. 1544 yılındaki büyük veba salgınıyla mücadele etti. Bu dönemde kehanetlerine ve yüzlük (her biri dörtlüklerden oluşan kehanetlerin bir araya gelmesi oluşturuyordu.)
"Présages", başlığı altında toplanan kehanetlerinin son dörtlüğünde kendi ölümünü söylemişti:
" Artık yapacak bir şey kalmadı, Tanrıya gidiyorum, Bir sonrakiler, dostlar ve kan kardeşler geliyor, Yatağın yanındaki sıranın üzerinde bulunacağım, Ölmüş olacağım..." (Présages,141)
2 Temmuz 1566 sabaha karşı aynen anlattığı şekilde ölü bulundu. Ardından bıraktıkları ise,

- Yeni doğan oğlu Sezar'a yazdığı mektup.
- II.Henri'ye yazdığı mektup
- Yüzlükler. Toplam 12 adettir. 7,11 ve 12.ci yüzlüklerdeki dörtlüklerin büyük kısmını çıkarmış ve yayınlamamıştır.
- Présages 141 dörtlükten oluşur.
- Altılıklar : Altışar mısradan oluşan 58 kıta.

Şimdi mektuplarda konumuzla ilgili kısımlara yer vereceğiz,
Oğlu Sezar'a mektubu , Salon de Provence , 1 Mart 1555 :
"...Dünya'nın büyük bir keşmekeş ve sarsıntı geçireceğini söyleyince, özellikle ilim adamları da teleşlanacaklar ve çoğu bu kehanetin saçma olduğunu ileri sürecek. Seller öylesine yaygınlaşacak ki, üzeri su ile örtülmemiş tek bir bölge bile kalmayacak. Ve bu öylesine uzun bir süre devam edecek ki, zaman ve mekan belirleyen hemen tüm veriler yitirilene kadar sürecek.
Bu olaylardan önce ve hatta dev tufanın ardından, çoğu bölgeye hemen hemen bir damla yağmur bile yağmayacak. Gökyüzünden ateş parçaları ve taşlar düşecek ve düştükleri yerdeki yaşamı söndürecekler. Bunlar kısa bir zaman içinde ve son büyük kargaşadan önce yaşanacak. Çünkü hemen sonra Mars gezegeni ritmin bozacak, dönemin sonunda, dönüşüne yeniden başlayacak. İşte o zaman gezegenlerin çoğu Kova Burcu'nda toplanacaklar, diğerleri ise uzun bir süre Yengeç Burcu'nda gezinecekler...
Benim kehanetlerim gerçekleşene kadar yeryüzüne Tanrı'nın merhametinden pek fazla bir şey inmeyecek,oğlum... Ve bütün bunlar büyük kaynaşma başlar başlamaz yerine gelecek Karanlık ve şiddetli fırtına sırasında "Onları ezeceğim" diyecek Efendimiz. Onları ezecek ve üzüntü duymayacağım."

II.Henri'ye mektubu , 1558 :
" Sırada önce bir güneş tutulması var, Dünyanın ilk yaratılışından İsa'nın ölümü ve çektiği acılara, o günden bu günkü zamana kadar görülen en karanlı ve kapalı güneş tutulması. Ve Ekim ayında bir takım kaymalar olacak. Bu kaymalar öylesine etkin olacak k, Dünya'nın çekim gücünü yitirdiği, doğal dönüşünden koptuğu ve sonsuz karanlığa yuvarlandığı izlenimi verecek. Ocak-Şubat döneminde ve daha sonra, aşırı değişiklikler olacak. Yani ülkelerin şekli şemali değişiverecek. Kimi zaman büyük bir depremle, kimi zaman ilk büyük katliamdan güç kazanan ve felaket saçan kızın, yeni Babil'in egemen oluşuyla. Bütün bunlar 73 yıl ve 7 aydan fazla sürmeyecek. Sonra, kavmin arasından, o günlere değin kısır kalmış, 50.ci enlem dolaylarında Dünya'ya gelmiş biri çıkacak ve tüm Hristiyan kilisesini yenilecek. Sınırlarla bölünmüş ve parçalanmış olan insanlar arasında büyük bir barış, birleşme ve geçim ortamı sağlanacak. Bu barış çeşitli hükümetlerce öylesine perçinleşecek ki, farklı dünya görüşlerine mensup savaş çığırtkanları aşağılanarak, güçleri ellerinden alınmış bir durumda kalmaya mahkum olacaklar. Bilge rolüne çıkan kuduzun imparatorluğu da ele geçirilecek. "
Nostradamus metnin bu kısmında da, diğer kehanetlerinde olduğu gibi tarih akışını kasten birbirine karıştırmıştır. "Bilge rolüne çıkan kuduzun imparatorluğu ele geçirilecek" sözü metnin ilk kısımlarında olmalıydı. Tüm yorumcuların ortak fikri bu kehanetin Hitlerden bahsettiği şeklinde. Ve Güneş tutulması 1999 yılında gerçekleşmiş ve ardından depremler, sellerle dolu bir sürece girilmiştir. 11 Ağustos 1999 tarihindeki tam güneş tutulması NASA'nında belirttiği gibi gerçekleşebilecek mükemmel tutulmalardan biriydi. Hatta sırf bu tutulma sayesinde Güneş'in dış katmanlarının çekimleri ve bu katmanlar üzerinde araştımalar yapılabildi. Peki bu tarihten sonra neler olabilir. Bunu Nostradamus'un bazı dikkat çekici dörtlüklerinde görebiliyoruz.
" Yağmur, alışılmışın dışında güçlü ve boşanırcasına bardaktan,
Can verecek davarlar. Yanlızca kadınlar arındırılmış tehlikeden.
Dolu, yağmur, fırtına. Uzanacak Fransa halkı, serilecek yere.
Önlemek için toptan ölümünü halkın, çırpınacaklar haksız yere. "(Présage,126)

" Su baskınları Verona'dan başlayacak..." (Yüzlükler II-3)
" Kuzey kutbu'ndaki bitmez yağmurlar..." (Yüzlükler, VI-5)
" Aniden ve yeni baştan iniyor yağmur acımasız
Gökten taşlar yağıyor,
Ve ateş kaynatıyor denizi " (Yüzlükler, II-18)
" Ölüm... Fırtına ve yağmur uçuracak damı,
Kırk yıl boyunca görülmeyecek gökkuşağı
Ve kırk yılın ardından çıkacak her gün
Kupkuru topraklar andıracak çölü
Sonunda büyük tufanların varılacak farkına. " (Yüzlükler, I-70)

Son 1-2 yıllık dönemde neredeyse sel görmemiş bir toprak parçası neredeyse kalmadı dünyada. Avrupa, Asya, Amerika,Türkiye... Ve her geçen gün sıklaştığını ve mevsimlerden bağımsız olmaya başladığını görebiliyoruz. Kuzey kutbundaki buzulların 2010 yılına kadar tamamen erimiş olacağı artık bir sır değil.
Peki bizim 2012 olarak öne sürdüğümüz tarihle ilgili olabilecek kehanetleri yokmudur?
" İlahi kelam gökyüzüne ve yeryüzüne madde verecek,
Büyülü altın mistik bir görev peşinde,
Beden, can ve ruh hepsi çok kudretli.
Her şey ayaklarının altında, sanki gökyüzünün koltuğunda ." (Yüzlükler, II-2)
" Dağların yanındaki İtalya toprakları sarsılacak " (Yüzlükler, I-93)
" Yer sarsılacak, toprak inip kalkacak
Mısır ve İslam ülkeleri sarsılacak " (Yüzlükler, II-86)
" Birçok geceler boyunca Dünya sarsılacak
İlkbaharda iki gayret sarsılacak
Korent, Efes iki denizli, yüzecek " (Yüzlükler, II-86)

Bu kehanetlere göre coğrafi yapının dahi değişeceği, deprem veya başka nedenler bağlı yer sarsıntılarının olacağı, Efes gibi yerlerin değişimlere uğrayağını anlayabiliyoruz. Akdeniz , Ege ve Karadeniz'in benzer etkiler sonucunda oluşan denizler olduklarınıda okul dönemindeki derslerimizden zaten biliyoruz. St.Malachy ve Nostradamus'un kehanetleri arasında ilginç bir tesadüfte göze çarpıyor. St. Malachy yedi tepeli kentin yıkılacağından ve sayısız felaketlerden bahsediyor. Nostradamus'ta sayısız felaketlerden bahsederken, İtalya'daki bir olaydan bahsediyor. Yedi tepeli Roma kentinin, İtalya'nın başkenti olması acaba tesadüfmüdür?
________________________________________
3- Edgar Cayce - Atlantis'ten geleceğe...
1877 -1945 yılları arasında yaşamış olan Edgar Cayce, 1877'de Kentucky'de Hopkinsville yakınındaki bir çiftlikte doğdu. Okul yıllarında orta derecede bir öğrenci olmaktan öteye geçmedi. Fotoğrafçılığa başladı. Psişik özelliği 1901 yılında tesadüf olarak keşfedildi. Soğuk algınlığına bağlı olarak sesini yitirmişti. Bir sene boyunca denenen tedaviler sonuç vermedi. O devirde ipnotizma ülkede rağbet gören bir yöntemdi ve bir dostunun tavsiyesiyle denemeye karar verdi.
İpnoz başarıya ulaştı. İpnoz sırasında derin bir uykuya daldı ve tedavi şeklini kendi tavsiye ederek, ses tellerinin durumunu tarif etti. Boğazın bu bölgesindeki kan dolaşımını arttırmak gerektiğini söylemişti. İpnozu yapan kişi bunu gerçekleştirdi. Uyandığında sesi düzelmişti. Kendi tavsiye ettiği tedavi işe yaramıştı. Arkadaşları ve ailesi şaşkınlık içindeydi. Haberler yayılınca kendi üzerlerinde denenmesi için pekçok hasta etrafını sardı.İlk başlarda tereddüt etti. Tıp veya anatomi hakkında hiçbir bilgisi yoktu. İnsanları öldürme olasılığından korkuyordu. Fakat ısrarlara dayanamayarak ipnoz seanslarına devam etti. Uykuya daldığı sırada söyledikleri ve yaptıkları hakkına hiçbir bilgisi yoktu. Ve bu seanslar sırasında, tıkanmış bir dalağı, mide ülserini ve bunların kesin yerlerini, bir hamileliği, bir anemiyi, şeker hastalığını, epilepsiyi, hemen hemen o dönemde bilinmeyen tüm hastalıkları doğru şekilde teşhis ve tedavi etmişti.
Bu ipnoz seansları sonunda pekçok soruyada yanıt vermiş. Bazıları metafizik bazıları kehanet sayılacak pekçok bilgiden bahsetmiştir. 1902 ile 1945 yılları arasında, şahitlerin önünde daktiloya geçirilmiş 14000 civarında kayıt vardır. Sadece geleceğe ait değil, geçmişe özellikle Atlantis'e ilişkin bilgilerde verdi. Biz bu konulara deyinmeyeceğiz. Bizim konumuz 2012 yılına doğru olabilecekler... Şimdi bazı "okumalar" dan örnekler verelim:
" Geçiş dönemi 1958 - 1998 arasında yaşanacaktır. Bu dönem sonunda Yeni çağ başlayacaktır " (364)
Yine geldik 1999'lara. Üç kahininde benzer yılları yani 1998-1999 sonrasını Yeni çağ olarak adlandırması tesadüf olabilirmi? Devam edelim...
1934 yılında şöyle demişti:
" Yeryüzünün pek çok bölgesi alt üst olacak. İlk bölüm süresince (1958-1998) Birleşik Devletler'in batı kıyılarının fizik görünümünde değişiklikler meydana gelecek. Grönland'ın kuzeyinde körfezler ve su akımları belirecek. Karaibler Denizinde yeni kara parçaları su üstüne çıkacak... Güney Amerika, kuzeyinden güneyine kadar sallanacak ve Antartika'da, Ateş Ülke'sinin kıyıları açıklarında kara parçaları belirecek ve denizi kabarık bir boğaz meydana getirecek"
Gerçektende bu yıllar arasında Alaska'da 9.2 magnitude (http://neic.usgs.gov/neis/eqlists/USA/1964_03_28.html) büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve depremin yaşandığı bölgede coğrafi yapı gerçekten değişmiştir. 400 metre civarında bir hareketle kara yükselme hareketi yapmıştır. Denizin doğal kıyı şeridini terketmiş, bir miktar geri çekilmiştir. 1957-1998 yılları arasında Birleşik Devletlerin batı kıyılarında yaşanan depremler şunlardır: (kaynaklar: Amerika'daki büyük depremler http://neic.usgs.gov/neis/eqlists/10maps_usa.html depremlerin olduğu yerler http://neic.usgs.gov/neis/eqlists/15maps_usa.html)
Tarih Yer Magnitude
3 Mart 1957 Alaska 9.1
28 Mart 1964 Alaska 9.2
4 Şubat 1965 Alaska 8.7
10 Haziran 1996 Alaska 7.9
6 Mart 1988 Alaska 7.8
8 Kasım 1980 California 7.6
28 Haziran 1992 California 7.3
Deprem uzamanlarının ortak yorumlarına göre 7.5 ve üzeri depremler coğrafi yapı değiştirecek güçtedirler. Derelerin yatakları değişebilir, kıyılarda veya toprakta belirgin değişimler gerçekleşebilir. Ki, depremlerin büyüklüğü 8.0 ve üstüne çıkmaya başladığında bu daha da belirgindir. Edgar Cayce ayrıca, Güney Amerika'nın kuzeyden güneye sarsılacağını belirtmiş. Buda bizim Deprem Özel kısmında ele aldığımız, ölçülüm yapılan dönemde tespit edilen en büyük deprem olan 9.5 magnitude büyüklüğündeki deprem. 22 Mayıs 1960da bir deprem fırtınası şeklinde Şilide gerçekleşmiştir. 36.cı güney paralelinden, 44.cü güney paraleline kadar olan yaklaşık 1000 millik bir alanda etkili olmuştur. Coğrafi yapı belirgin bir şekilde değişmiştir... Ayrıca 1959 yılında Amerikan Jeodezi daires, Macellan Boğazı'nın kuzeyinde , Amerika kıtası'nın en güney ucunda daha önce hiç yer sarsıntısı olmamış bir bölgede önemli bir deprem meydana gelmiş olduğunu rapor etmiştir.
" ABD'nin batı kıyısındaki, aynı zamanda doğu kıyısındaki ve orta kısmındaki çok sayıda bölge altüst olacak. Önümüzdeki yıllarda Atlantik ve Pasifik'te karalar belirecek. Ve pek çok ülkenin kıyı bölgeleri sulara gömülecek. İçinde bulunduğumuz devre ait (1941) pek çok savaş alanları bile batıp gidecek.New York şehrinin çevresindeki kıyı parçalarının ve hatta bizzat şehrin kendisinin büyük bölümü kaybolup gidecektir. Ancak bu, diğer bir nesilde meydana gelecektir; halbuki Carolina ve Georgia'nın güney kısımları çok daha erken bir zamanda batacaktır " (1151-41)
Son yıllarda Kanada'nın doğusunda, New England ve New york eyaletinde yer sarsıntıları artmıştır. Harward'dan sismolog Don Leet epey endişelidir ve ülkenin doğusunda büyük bir deprem beklemektedir. Aslında New York ile ilgili kehanetine inanan pek çıkmamıştı Edgar Cayce'in.Çünkü New York uzun yıllardır deprem aktivitesine rastlanmayan bir yerdir. Ancak 1962'de Manhattan'da 14.cü caddedeki iş merkezi inşaatı sırasında yapılan jeofizik çalışmalarda, büyük bir fay hattı tespit edildi ve proje iptal edildi. Benzer bir şekilde Georgia ve Carolina içinde söz konusuydu. Ancak 1959 yılında yapılan bir sondaj sırasında, Savannah bölgesinde toprak yüzeyinin 1933'ten bu yana sekiz santimetre alçaldığını ortaya koymuştur...
" Atlantik ve Pasifik'te karalar ortaya çıkacak. Poseydia Adası, Atlantis'in sular üzerine çıkacak olan ilk parçaları arasında yer alacaktır". demiştir ve "Bu, 1968 ya da 1969'da, çok kısa bir zaman sonra olacaktır" şeklinde eklemiştir. 1963 Kasımı'nda, İzlanda açıklarındaki volkanik bir patlamanın aniden bir ada yaratmış olduğunu düşünürsek bu ifade hiçte garip gözükmemekte. Surtsey adı verilen ada bir gün zarfında on metreden fazla bir yüksekliğe ulaşmıştır ve halende varlığını sürdürmektedir. Ayrıca 1968 yılında Bimini adalarını çevreleyen ve bugün Bimin yolu adı verilen bir yapı sistemi bulunmuştur. Ve yine aynı bölgede Scott taşları olarak bilinen yapılara rastlanmıştır. Bölgedeki araştırmalar halen devam etmektedir. Eski Uygarlıklar bölümümüzde Bimini adası işlenmiştir.En ilginç kehanetlerinden biride şudur :
" Değişiklikler zamanı yaklaştıkça, içinde (Atlantislilerin) belgelerinin Tek Tanrı'nın yasasının inisiyeleri için muhafaza edilmiş olduğu bu üç yer belki de açılacaktır: Bimini adası yakınındaki tapınak yeniden su yüzeyine çıkacaktır ; Mısır'da arşivler tapınağı bulunacaktır ; ve hiç şüphesiz ki Atlantis Ülkesi'nin kalbine yerleştirilmiş olan bu belgeler de keşfedileceklerdir. Belgeler aynıdır." (5750-1)
Belkide kutup kayması olarak gerçekleşecek veya coğrafi yapıyı değiştirecek depremler olarak gerçekleşecek bu değişimler sonucunda oluşacak yer hareketleri Poseydia Adası'nın bir kısmını deniz yüzeyine çıkarabilir ya da deniz tabanına gömülmüş yapıların farkedilmesine neden olabilir. Bugüne dek olmamış olması, eğer 2012 yılı bir sonuçsa, önümüzdeki 10 sene içerisinde gerçekleşmesi gerektiği sonucunu ortaya koyar. Biminide bulunan yapılar, Keops piramitinde bulunan kapılar belkide bahsi geçen kayıtları gün yüzüne çıkaracaktır. Diğer kehanetlerine geçelim:
" Los Angeles ve San Francisco, New York'tan önce tahrip olacaklardır" San Francisco'da zaten bir deprem yaşandı ve şehir oldukça tahrip oldu. Ve artık Kuzey Anadolu Fay hattının kardeşi olarak görünen San Andreas Çatlağı'nın önümüzdeki dönem içinde California'da diğer bir değişle Los Angeles kentinin bulunduğu bölgede çok büyük bir deprem üreteceği beklentisi artık dünyadaki tüm deprem bilimcilerinin ortak söylemi durumunda. Demekki New York'taki tahribata daha vaktimiz var. Yine 2012'yi sonuç olarak alırsak, San Adreas Fay'ının hareketlenmesine pek kalmamış olmalı. İkizi olan KAF'ında istanbul'u bu dönem içinde yıkmasıda olası tabii...
"Şayet Vezüv ve Pele Yanardağları'nda büyük faliyetler oluşursa, bundan üç ay sonra Güney California kıyısı ve Tuzlu Göl ile Nevada'nın güneyi arasında kalan bölgeler, yer sarsıntılarına ve sel baskınlarına sahne olacaklardır"
" Kuzey bölgelerinde ve Antartika'da kabarmalar ve depremler, yerkürenin sıcak bölgelerinde volkanik patlamalar olacak. Kutuplar yer değiştirecek, öyle ki, soğuk veya yarı tropikal ülkeler daha tropikal olacaklar ve oralarda dev eğreli otları ve yosunlar çıkacak"
Ve şimdi vereceğimiz sözlerinde pekçok kaynakta ve kahinde olduğu gibi Yeni bir çağdan bahsetmekte:
" Büyük ümitlerle dolu yeni bir çağ yakında başlayacaktır. Görünüşe göre süregelen durum daha fazla devam edemez. 1998'den sonra bizlerin neleri beklediğini biliyormuyuz? Tüm insanlar kardeş olmaya mecburdurlar. Bunun için de hiç değilse eşitlik, kardeşlik ve anlayışın temelleri üzerine kurulmuş olan tekbir düşünce etrafında ; tek bir amaç ve tek bir umutla birleşmeleri gerekir."

________________________________________
Bu bölümdede kâhinlerin öngörülerini aktarmaya çalıştık. Söylediklerinin gerçekleşeceğine dair kesinlik olmayabilir ama aksinide söyleme şansımız yok. Bekleyip, gerçekleşip gerçekleşmediğini görmemiz gerekir. Bazı gerçekleşen öngörüleri, öngörülerinin hepsini bir kenara atmamamız gerektiğini, en azından zihnimizin bir köşesinde saklamamız gerektiğini ortaya koyuyor.
Neden 2012 bölümünün 4.cü maddesinide okumuş oldunuz. 5.ci ve son madde de bir Modern bilim dünyamızın gelecek 10 yıl için ne gibi öngörülerde bulunduğuna değineceğiz. Ve modern bilimimizin anlattığı bazı şeylerin, şu ana dek anlattıklarımızla örtüştüğünü göreceğiz.

________________________________________

Kaynaklar : (1) Kıyamet Alametleri - Ergun Candan, Sınırötesi yayınları
(2) http://home.earthlink.net/~lionlamb/POPES.HTM
(3) İnsanlığın kaderi - Edgar Cayce , Ruh ve Madde Yayınları
(4) www.usgs.gov
king tuna kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 03-01-2006, 09:55 PM
metluca kullanıcısının avatarı  
Giriş: Sep 2005
Konum: sonsuzluktan...
Mesaj: 0
metluca İtibar düzeyini kapadı
deişik bi konu walla saol abi
imza


KÖTÜLÜK KÖK SALMIŞ TOPRAKLARA,KURBANLARIN KANIYLA BESLENMİŞ ZEBANİLER..YERYÜZÜNE İNMİŞ CEHENNEM WE ŞEYTANIN KRALLII...ZEBANİLER BAŞ SEÇMİŞ ACIYLA BESLENENİ!!!

HaYaTıMıN AnLaMı

ŞiMdi Sen GidiYorSun Yaa HerkeS SaNA BenzİyecEK

[SIGPIC]http://www.arkasokak.net/signaturepics/sigpic668_2.gif[/SIGPIC]
metluca kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 03-01-2006, 10:36 PM
arrowkhan kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Nov 2005
Konum: The Shadow Realm
Mesaj: 1.468
arrowkhan İtibar düzeyini kapadı
abi güzel bir çalışma. Emeğine sağlık
arrowkhan kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 03:53 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0