Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Evcil Hayvanlar » Çok bulunan kedi türleri

Çok bulunan kedi türleri

Evcil Hayvanlar icinde Çok bulunan kedi türleri konusu , Kıvırcık Saçlı Kediler: Rex Türleri Tüm rex kedileri kıvırcık tüylere sahiptir, fakat bunlar arasında Devon ve Cornish türü farklı yerlere sahiptir. Türün bu karakteristik özelliğine iki farklı mutasyona uğramış gen ...


Cevap
  #1  
Eski 19-02-2006, 01:04 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Çok bulunan kedi türleri

Kıvırcık Saçlı Kediler: Rex Türleri


Tüm rex kedileri kıvırcık tüylere sahiptir, fakat bunlar arasında Devon ve Cornish türü farklı yerlere sahiptir. Türün bu karakteristik özelliğine iki farklı mutasyona uğramış gen sebep olmuştur.

Türün Kökenleri
Kıvırcık tüylü kedilerin başka yerlerde, farklı zamanlarda ortaya çıkmış olması mümkün; fakat tarihte kayıtlı ilk örneği 1946 senesinde Berlin’de görülmüştür. Bu siyah bir dişi dokak kedisiydi. Kedicik savaş sonucu bombalanmış, yıkılmış bir hastane enkazı içinde bulunmuştu. Kurtarıldı ve Lammchen (Lambkin) adı verildi. Böylelikle Avrupa’da Alman Rex denilen türün kurucusu oldu. Öyle görünüyor ki, Lammchen 1951 yılında bir yetiştirici tarafından keşfedilip starlık mertebesine ulaşana kadar sessiz ve sakin bir ev kedisi hayatı yaşadı. Oğullarından biri olan Fridolin ile çiftleştirilmişti. Bu beraberlikten Alman Rex yavruları ortaya çıktı.


Cornish Rex
1950 yılında Kallibunker adında kıvırcık tüylü bir çiftlik kedisi dünyaya geldi. İngiltere’nin Cornwall şehrinde bir tavşan yetiştiricisi olan Nina Ennismore, tavşanların mutasyonlar sonucu böyle kıvırcık olabildiklerini biliyordu. Kallibunker’in de böyle bir mutasyon geçirmiş olabileceğinin farkına vardı. Bayan Ennismore bu kıvırcık tüylerle oldukça ilgilendi ve sonunda genetik biliminde uzman olan bir arkadaşına danıştı. Böylelikle Kallibunker yetişkinliğe ulaşınca annesiyle çiftleşti ve mavi tekir erkek bir Rex kedisi dünyaya getirdi. Kedinin adı Poldhu idi. Poldhu da Amerika da Rex’lerin üremesine bizzat önayak oldu.



Devon Rex
Devon Rex, İngilterenin Devon şehrinde meydana gelen bağımsız spontane bir mutasyon sonucu 1960 yılında ortaya çıktı. Kurtarılmış bir sokak kedisiyle, terkedilmiş bir madende bırakılmış gariban bir Rex tüylü erkek sokak kedisiyle çiftleştirildi. Bu eylem sonucunda ortaya çıkan kıvırcık tüylü yavru erkek, Kirlee, ilk başta bir Cornish Rex ile çiftleşti. Çünkü her ikisinin de genetik olarak uyumlu olduğuna dair bir inanç vardı. Ne var ki, sonucun hiç de öyle olmadığı ortaya çıktı. İlişkinin sonunda gayet düz tüylü kediler ortaya çıkmıştı. Bu olaydan sonra Devon Rex, ayrı bir tür olarak yetiştirildi. Hepsi de Kirlee’nin torunları idi.

Karakteristik Özellikleri
Cornish Rex’in tüyleri ile Devon Rex’inkiler arasında ufak farklar vardır. Devon Rex’in tüyleri daha kısadır. Devon Rex’in kocaman kulakları vardır. Cornish Rex, iyi kemikli ve zarif bir kedidir. Narin ve uzun bir yapısı vardır. Bacakları uzun, düzdür. Patileri küçük ve ovaldir. Tüyleri kısa fakat yoğun, iç içedir. Ideal olarak vücudunun her tarafında kıvrım kıvrımdır. Hatalı tür örneklerinde tamamen keldirler, ki bu bahsedildiği gibi hatalı üretim sonucu ortaya çıkmıştır. Aslında tüyleri kıvırcıktır. Bıyıkları da kıvırcıktır. Kulakları geniş, kafadan oldukça yüksek ve uçlara doğru yuvarlaktır. Gözleri oval ve orta boyda olur. Kuyruğu ise uzun, incedir ve sonuna toğru bir noktada incelir.



Devon Rex’in orta boy bir vücudu vardır, göğüsü geniştir ve uzun, ince bacakları vardır. Kuyruğu da uzun, düzgündür. Arka bacakları ön bacaklarına göre daha uzundur. Patileri küçük ve ovaldir. Tüyleri dalgalı ya da kıvırcık olur. Vücudunun her yeri böyledir. Bıyıkları ve kaşları bazı türlerde çok kısadır ya da yoktur, ama bunlar da hatalı üretim sonucunda oluşur. Aslında uzun ve kıvrıktır. Kafası narin bir boyunun üzerindedir ve tepesinde düz, aşağıya doğru yuvarlaktır. Kulakları alçak ve büyüktür. Tabanları oldukça geniş, uçlara doğru yuvarlak olmak üzere incelir. Gözler büyük, oval, birbirinden ayrı ve hafif eğimlidir.

Renk Çeşitleri
Kıvırcık tüyler ve renkler için olan Rex genleri birbirinden farklı oldukları için teoride pek çok rengi olabilir. Si-Rex denilen Siyam renkli Devon bile vardır. Bu Amerika kökenlidir.



Huyu Suyu
Rex kedileri bir ev kedisi olarak benzer özelliklere sahiptirler ve harika dost olurlar. Devon Rex’ler bir kedi, bir maymun ve “Yaramaz Çocuk” arasında varlıklardır. Oyuncu ve afacandırlar. Sosyaldirler ve pek çok yönden köpek gibi davranışları vardır. Her yere ev arkadaşlarıyla birlikte giderler ve hatta kuyruklarını zevkle oradan oraya sallarlar. Uzun bacakları onlara müthiş bir çeviklik ve akrobatik yetenek sağlar. Ayrıca bezgin halden anında fırlayıp müthiş hızlı bir takip eylemine geçmek konusunda ustalardır. Bu özellik de onları çok verimli avcılar yapar. Rex’lerin meraklılığı ise efsanevidir. Çok boşboğazdırlar ve gürültülü bir hırıltıları vardır.


Bakımı
Bu kediler nadir olarak tüylerini değiştirirler, bu yüzdendir ki az bir fırçalamaya ihtiyaç duyarlar. Fakat, tüyleri dağınık ve hassas olduğundan aşırı sıcak ve soğuktan korunmalıdırlar. Dışarıya soğuk ya da sıcak havada çıkartılmamalı, kışın ısıtılmamış odalarda bırakılmamalıdırlar. Bir Rex’i sevmek alışkın olmayan için şaşırtıcı bir deneyim olur. Bunun nedeni tüylerinin sıcak oluşudur. Aslında, Rex’in normal vücut ısısı diğer kedilere göre sadece bir derece civarında yüksektir.Bu onlara daha yüksek bir metabolisma, ve dolayısıyla inanılmaz yüksek bir iştah kazandırır. Üç ila altı arası yavru yaparlar ve doğan yavrularda kıvırcık tüyler belli olur. Bu ufaklıklar da ayağa kalkar kalkmaz meraklarını ve canlılıklarını sergilemeye başlarlar.



imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 19-02-2006, 01:07 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Fransa'nın Yerli Kedisi: Chartreux


Fransa’nın yerli kedisi olan Chartreux, İngiliz Kısatüylüsü'ne (British Shorthair) çok benzer, fakat bazı farkları da vardır.

Türün Kökenleri:
Chartreux kedisinin ismini, Carthusian adındaki bir manastırdan aldığı söylenir. The Grande Chartreuse 1084 yılında Fransa’nın güneydoğusundaki Grenoble’de kuruldu. Bir öyküye göre bu kediler manastıra Haçlı seferlerinden dönen şövalyeler tarafından getirilmişti. Bir başkasına göre bir grup keşiş 17. yüzyılda Afrika’daki Good Hope Körfezine gitmişler ve beraberlerinde bir çift kedi getirmişlerdi. Aslına bakılacak olursa kedilerin ismi dışında bu manastır ile herhangi bir bağlantıları yok, ama bu isim o zamanın Fransız sokaklarında bilindiği ta 16. yüzyıldan beri manastırla birlikte anılmıştır.

Fransız yazar Colette, bu kediden kitaplarında sevgiyle bahsetmiştir. Bundan çok daha önce şair Joachim du Bellay bir mektubunda Chartreux kedisini tasvir etmiştir, ki kendisi 1500’lü yıllarda yaşamıştır.


56 milyon insan ve bir o kadar da canlının hayatını kaybettiği II. Dünya Savaşı sonrasında Chartreux, tıpkı müzelerde bulunan paha biçilmez eserler gibi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Ne var ki, yetiştiricilerin 30 yıl süren çalışmaları sonucunda eski haline getirildi. Bu süreç çok zorlu oldu.

Karakteristik Özellikleri

Chartreux kedileri yüzündeki tebessüm ifadesiyle meşhurdur. Bu kedilerin vücudu geniş, iyi yapılı ve sağlamdır. Büyük, kaslı omuzlara sahiptirler. Erkekle dişi arasında çok belirgin bir büyüklük farkı vardır. Erkek olan kedi çok daha iridir. Ucuna doğru oval bir şekilde sivrilen kuyrukları orta uzunluktadır. Tüyleri Amerikan Kısatüylü kedisinden daha uzun olabilir. Dişilerde erkeklere göre daha ince ve ipeksidir. Çift katmanlı, sık, yumuşak ve çok az yüne benzeyen tüyleri vardır. Kafaları büyük ve enlidir fakat yuvarlak değildir. Burunları kısa ve düzdür. Yanakları dolgun, çene kemikleri oldukça güçlü olur. Boyun kısmı kısa ama güçlüdür. Kulaklar normal boyda olup uçları hafifçe yuvarlanmıştır. Gözleri çok etkileyici bir turuncu ile altın rengi arasında değişir, fakat en orjinali daha belirgin turuncu olanlarıdır. Yüzlerinin geneline bakıldığında yumuşak, gülümseyen bir ifade olduğu görülebilir.


Renk Çeşitleri
Tüy renkleri gri-mavinin her tonu olabilir. Vücudunun uç noktalarında bu parlaklık hafifçe vurguludur. Vücudunun her tarafı dengeli bir renk tonuna sahip olmalıdır. Patilerinin altı gül rengi, burunları ise gümüş grisidir.

Huyu Suyu
Chartreux kedileri etkileyici bir mevcudiyeti olan kedilerdir. Bu kedilerle aynı evi paylaşan insanların dediğine göre pek çok köpek davranışına sahipler. Bir Chartreux kedisi bol bol egzersiz yapar, bir şey attığınızda geri getirir ve bir tehdit hissederse sahibini gözü kara bir şekilde korur. Buna karşılık sakin ve oyun oynarken nazik bir kedidir. Gerekmedikçe miyavlayarak boşboğazlık etmez.


Yavruları dayanıklı olur ve genelde üç yıl içerisinde fiziksel olgunluk düzeyine ulaşırlar. Elbette, bu tüm kedilerde olduğu gibi çevre koşullarına bağlıdır. Tüy bakımı ise pek fazla tarak gerektirmeyecek kadar kolaydır. Parmaklarınızı her gün tüylerinin arasından geçirip fazlaları alırsanız pırıl pırıl olurlar.



imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 19-02-2006, 01:12 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
İskoç Kıvrık Kulak (Scottish Fold)


Bu kediler en çok farklı kulakları ve kendilerine tatlı, saf bir ifade veren geniş yuvarlak gözleri ile tanınırlar. Kulakları ileri ve aşağı katlanmıştır. İyi huylu ve sevecen kedilerdir.

İskoç Kıvrık Kulak’a ismini veren kıvrılmış kulaklar, kendiliğinden gelişen bir mutasyon sonucu ortaya çıkmış. 19. yüzyılda bir denizci tarafından Çin’den Avrupa’ya getirilen kıvrık kulaklı bir kedi olduğu yönünde hikayeler vardı, fakat bu söylentiler çok fazla dayanmadı. Bugün İskoç Kıvrık Kulaklı kedisi bağlantısız, orjinal sayılmaktadır.


Türün Kökenleri
Bir çiftçi 1961’de, Tayside-İskoçya’da çalıştığı çiftlikte kulakları öne doğru kıvrık bir yavru kedi buldu. Kedinin kulakları tıpkı bir yavru köpeğinki gibi öne yatıktı. Adı Susie olan bu beyaz kediciğin kökeni bilinmiyordu. İki yıl sonra yavruladı ve iki tane daha kıvrık kulaklı kedi ortaya çıktı. William Ross adında bir çoban bu kediciklerden birini alarak adını Snooks koydu, ve onu resmi olarak tescil ettirdi
.


Ne yazık ki, yetiştirme programı kısa zamanda zorluklarla karşılaşmaya başladı. Kıvrık Kulakları yine Kıvrık Kulaklarla çiftleştirmek kalın uzuv ve kuyrukların yüksek oranda gelişmesiyle sonuçlandı. İlk başlarda, bunlar türün talep gören özellikleri oldu. Sonra bazı aklı başında insanlar çıkıp da bunların kemiksel anormallikler olduğunu ve kedilerin hareketlerini sınırladığını duyurdu. Bu ve kıvrık kulakların hijyen sorununa – ki İskoç kedisi yetiştiricileri buna hararetle karşı çıkıyorlardı - değinen insanların baskısı sonucu yetiştirme programının neredeyse tamamen terkedilmesine sebep oldu. Ne var ki, sonraları Kıvrık Kulaklar’ın İngiliz Kısatüylü’ler ile çiftleştirilmesi sonucu doğan yavruların yarısının anormalliği olmayan, sağlıklı kediler olduğu keşfedildi.



Özellikleri
İskoç’lu bu kedilerin vücudu orta boyda, yuvarlak ve dayanıklıdır; omuzları ve popo kısmı geniştir ve iri bir göğsü vardır. Güçlü ve yoğundur. Kuyruğu diğer kedilere oranla biraz daha az esnektir, fakat tabanında kalın olmak üzere ucuna doğru sivrilen orta boy bir kuyruğu vardır. Kısa, kalın boynunda duran kafası iri ve yuvarlaktır. Kulaklar birbirinden oldukça ayrıdır ve kesinlikle öne doğru katlanırlar. Bu kıvrıklık derecesi küçük, sıkı ve geniş, gevşek olmak üzere üç farklı türde olabilir. Kulaklar uçlara doğru yuvarlak hatlar çizerler. Narin bir yapısı olan burnu kısa vegeniştir. Yanaklar dolgundur. Yuvarlak bıyık bezleri vardır. Çenesi ise yapılı ve iyi gelişmiştir. Gözleri yuvarlak, açık ve birbirinden oldukça aralıklıdır. İskoç Kıvrık Kulak’ın tüyleri kalın, yoğun, kısa ve yumuşaktır.
Bu türün çikolata, leylak ve benekli türü haricinde her rengi vardır. Gözleri tüy rengine uygun olur.


Huyları
Hiç şüphesiz çalışkan çiftlik kedileri geçmişlerinden olsa gerek, İskoç Kıvrık Kulak kedileri sağlıklı ve hastalığa dayanıklı bir kedi olarak ün yapmışlardır. Ayrıca vahşi birer avcıdırlar, ve onlara bu yeteneklerini pratik edebilmeleri için sürekli fırsat verilmelidir. Ev hayvanı olarak, “tek kişi’ye bayılırım gerisini ise severim” tarzı bir hayvan olurlar.

Bu kedilerin çok komik ve tuhaf şekillerde oturma ya da yatma huyları vardır – sırtları üzerinde yatmak, “Buda” pozisyonunda oturmak, küçük ayı postu halı gibi yere serilmek gibi. Küçük, kıvrık kulakları alışılmadık derecede etkileyicidir, alışılmış ortalama bir kediden bile daha çok şey anlatabilirler. Çok kullanmadıkları yumuşak, cıvıl cıvıl bir sesleri vardır.

Çoğu İskoç kedisi, neredeyse her türlü ev ortamına rahatlıkla ayak uydurabilirler. Gürültücü çocukların ve köpeklerin olduğu bir odada da tek bir insanın yaşadığı sessiz bir oda kadar rahat olurlar. Genellikle değişik ortamlarda panik olmazlar ve diğer hayvanlara göre kendilerini müthiş ayarlayıp alışırlar.

İskoç Kıvrık Kulaklı kedileri çok ilgi beklemeyen kedilerdir. Temiz bir çevre, uygun bir beslenme ve cömert dozlarda sevgi gösterileri istedikleri yegane gereksinimlerdir.



Bakım
Hafif haftalık bakım gerekli olan bir bakım şeklidir, fakat kulaklar her hafta mitlere karşı kontrol edilmelidir. Koyu kahverengi bir yağ tabakası, bu hastalığın belirtisidir. Bu durum ciddi değildir. Her üç ev kedisinden ikisi hayatları boyunca bu belirtileri geçirirler, fakat veteriner ilgisi gerektirir.

Alışılmış İskoç Kıvrık Kulak yavruları üç ya da dört tane olur. İlk önceleri, kıvrık kulaklı kedi yavruları normal kulaklı olanlardan ayrılamazlar, fakat üç ila dört haftalık bir zamana geldiklerinde kıvrılma başlar ve kedicikler olgunlaştıkça derece derece artar.
imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 19-02-2006, 01:19 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Habeş Kedisi


Kehribar gözleri, kaplan yüzü,
Ormanları anlatır; göze görünmeyen bir resmi,
Ya da kurak Habeş Çölü’nü,
Yani küçük kedimin hiç bulunmadığı bir yeri.
Genizden gelen mırıltısı, patisiyle sarılması,
Beni daima izleyiş şekli,
İşte kalbimin merkezindeki sevgi yuvası,
Yani küçük kedimin her zaman yaşayacağı evi.
Jean Gorton

İlk görüşte tanınabilen Habeş Kedisi, eşsiz noktalı tüy deseni ile en popüler kedi türlerinden biridir. Asil bakışlara sahip olan bu güzel kedi türü tamamen doğal bir türdür ve benzersiz tüy desenini tek dominant mutant gen olan Ta’ya borçludur. Bunun sonucunda iki, ya da tercihen üç şerit koyu noktalı işaret, veya her tüyde ayrı koyulaşma oluşur. İdeal olarak koyu kısım tüylerin yüzeyine daha yakındır. Habeş’ten başka Ta genine sahip olan diğer bir tür ise sadece uzun tüylü Somali’dir.

Uluslararası Habeş Kedisi Yetiştiricileri’nin yayınladığı (Carolyn Osier) kitapta şöyle denmiştir:
“Habeşler yaratılmış en zeki hayvanlardan biri olmalılar. Bir Habeş Kedisi, çok insan odaklı bir kedidir. Asla bir kucak kedisi değildir, fakat insanlarla olmayı seven, onların ne yaptığını bilmek ve yardım etmek isteyen bir kedidir. Belki de en sadık kedi türüdür. Kısa adıyla Aby’i bir kez evlat olarak edindiniz mi, bir daha asla sizi kimsenin anlamadığından yakınamayacaksınız. Habeş Kedileri insanları onlara yaptırmak istedikleri şeyleri yapmaları konusunda eğitmekte çok başarılıdırlar...”



Türün Kökeni
Habeşlerin kökeni hakkındaki gerçeği tam olarak saptamak zordur. Antik Mısır eserlerinde resmedilmiş olan kedilerle Habeş’ler arasında bazı benzerlikler görmek mümkündür. Bu gerçek, türün atalarının Afrika vahşi kedisi, Felis libyca veya orman kedisi, Felis chaus ile Antik Mısır üzerinden bağlantılı olduğu teorisini güven verici bir şekilde desteklemektedir. Bu görüş Antik Mısır ve Habeş’in (artık Etyopya olarak bilinir) arasındaki bağlantıyla daha da güçlenir. Bu iki ulus verimli Nil Nehri dolayısıyla bağlantılıydılar ve önemli ticaret ortaklarıydılar; ayrıca antik çağlarda uzun zaman dilimleri boyunca politik müttefiklerdi. Mısır hiyerogliflerinde de gördüğümüz gibi, bu kedilerin statüsü tahıl ambarlarını koruyabildikleri için bir hayli yüksekti. Eriştikleri değerli seviye sonucunda binlerce hanedan üyesi ile beraber mumyalanmışlardır.

Bazı kesimler günümüz Habeş Kedisi’nin yaratımında bir yetiştirici parmağı olduğundan şüphelenmektedir. İleri sürdükleri görüşe göre, günümüz Habeş Kedileri, İngiliz Kısa Tüylü Kedileri’nden seçici bir yetiştirme yapılarak ortaya çıkmışlardır. Habeş Kedisi’nin şov örneklerinde gizlenmiş, fakat daha az mükemmel olan türlerinde belirgin olan bir tekir türü olduğu doğrudur. Karakteristik tekir “M” şekli alında silik bir şekilde bellidir.



Kesin olarak bilinen şey ise, 1868 yılında Habeş ile yapılan İngiliz savaşından dönen bir askerin, anavatana dönerken yanında Zula isimli bir Habeş kedisi getirdiğidir. Bilindiği kadarıyla, bu Habeş Kedisi’nin Avrupa’da ilk kez tanınmasıdır; fakat bu noktadan sonra iz soğumaya başlar. Zula ile ilk kez İngiltere’de 1882 yılında Habeş (Abyssinian) olarak kaydedilen kedi arasında kesin bir bağlantı yoktur. Bu ilk kez tanındığına kendisine verilen pek çok isimden sadece biriydi. Rusyalı, Yabani Tavşan Kedisi, Cunny, ya da İngiliz Noktalı (British Ticked) gibi isimler aldı. Sonuncusu 1900’lu yıllarda İngiliz kedi klüpleri tarafından resmi isim olarak algılandı ve bir süre öyle kaldı. Belki de bu, Habeş Kedisi’nin bazı yaratıcı kedi yazarlarının iddia ettiği gibi ‘Tanrıların Kedisi’ olmadığının, aslında İngiliz Saat Kulesi kadar İngiliz olduğunun bir kabulüydü. Bununla beraber, gerçekler 19. yüzyılın sisleriyle birlikte kaybolup gitmiştir.


Habeş Kedisinin Özellikleri
Habeş kedisi orta boylu bir kedidir; Siyam Kedisi’nin ‘aşırı’ vücut tipi olmadan narin ve elastik fakat sağlam ve kaslıdır. Yetişkin bir Habeş Kedisi, görünüş olarak asil, tavır olarak ağırbaşlıdır. Dişiler erkeklere göre daha hareketli olurlar. Küçük, oval patileri olan bacakları ince ve iyi-kemiklidir. Habeş Kedisi’nin ayakta duran karakteristik pozu onu sanki parmaklarının üstünde yürüyormuş gibi gösterir. Kuyruğu başlangıçta kalındır fakat ucuna gittikçe inceleşir. Kökte geniş olan ve uçlarında güzel tüyleri olan kulakları büyük ve sivridir. Badem şekilli gözleri birbirlerinden oldukça ayrı ve eğimlidir. Tüyleri kısa, fakat her bir tüye iki ya da üç koyulma şansı verecek kadar uzundur. Güzel, yumuşak dokulu, yoğun ve esnektir. Vücuttaki açık fon üzerine duran koyu iz sayısı dengeli olmalıdır.


Renk Çeşitleri
Orjinal Habeş Kedisi, farklı renklerde karşımıza çıkar. Her ne kadar Kedi Yarışmalarında Amerika ve Avrupa arasında ufak tefek ayrılıklar olsa da, sonuçta gerçek Habeş Kedisi belli renklerde bulunur. Güzeller güzeli Habeş Kedileri Alışılmış (Kırmızı), Kırmızımsı Kahverengi, Mavi ve Yumuşak Açık Kahverengi (Karaca veya geyik yavrusu rengi – Ç.N.) ’dir.

Alışılmış (Ruddy), siyah veya kahverengi noktacıklar ile bezenmiş ve daha soluk bir alt tüy katmanına sahip zengin bir turuncu-kahverengi tüydür. Omurga boyunca daha koyu bir gölgesi vardır, fakat vücudun alt tarafında, göğüste veya bacakların iç kısımlarında herhangi bir noktalama ya da desen yoktur. Patilerin yumuşak olan alt kısımları siyah ya da koyu kahverengidir. Kulakların ve kuyruğun uçları aynı koyu renkle tonlanmış gibidir. Burun derisi tuğla kırmızısıdır. Gözler mümkün oldukça zengin ve derin renkli olur. Bu renkler altın, yeşil ya da ela olabilir.

Kırmızımsı Kahverengi (Sorrel), çikolata kahverengisi ile noktalanmış ve şeftali rengi bir alt tüy katmanı olan zengin bir kırmızıdır. Pati altları pembedir, çikolata kahverengisi parmak aralarından arka bacaklara doğru ortaya çıkar. Burun derisi gül pembesidir.



Mavi daha derin bir mavi ile noktalanmış ve vücudun alt kısmında, göğüste ve bacakların arka kısımlarında hoş bir krem rengi olan sıcak, yumuşak bir mavi rengidir. Kuyruk ucu, mavinin daha derin gölgelenmiş bir haliyle bezenmiştir. Pati altları mavidir; daha derin bir mavi gölgesi parmak aralarından başlar ve hafifçe patilerin gerisine uzanır. Burun derisi koyu pembedir.

Açık Kahverengi, ya da Karaca (Fawn), ise açık kakao kahverengisi ile noktalanmış sıcak gül-beji bir tüy rengidir. Pati altları pembedir, parmaklarının arası açık kakao kahverengisidir. Burun derisi de pembedir.

Huy ve Davranışları
Habeş Kedileri, yabancılara karşı olan dikkatli ve mesafeli tutumları ve kralsı tavırlarına rağmen çok sıcak kanlı kedilerdir. Kedilerde neredeyse hiç bulunmayan bir özellikeri olarak, sahibiyle eşit olarak davranıldığı sürece eğitime gayet güzel tepki verirler ve birşeyleri getirme, oyun oynama gibi eylemleri öğrenebilirler. Konforlu bir tasmayla yürümeyi kolayca kabul ederler; bu yüzden kedisini gezdirmek isteyenler için ideal bir kedidir.


Bakım
Hafif, alçak sesleri ve açıkca belli olduğu üzere bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji kaynakları vardır. Fakat, bolca ilgi beklerler ve hali hazırda onlarla ilgilenmek için ayıracak vaktiniz yoksa, sizi kendileriyle oynamaya zorlama eğilimleri vardır. Çoğu Habeş Kedisi, aynı doğumdan kardeş kedi yavruları hariç tutulursa, arkadaş olarak insanları kedilere tercih eder. Habeş Kedileri uzun süre boş bırakılan evler için kesinlikle uygun değildir.

Tüy bakımı ve fırçalama hafif olmalıdır, fakat en az haftada bir olmak üzere mümkün olduğunca sık yapılmalıdır.

Anne kediler diğer kedilerle karşılaştırıldığında “kızgınlık” döneminde göreceli olarak sessizdirler. Ortalama dört tane yavrularlar. Yavru kediler koca kafalı ve iri olma eğilimindedirler, bu yüzden doğumlar zor olabilir. Habeş Kedileri vahşice koruyucu annelerdir, fakat yavrular sessiz olup kayboldukları takdirde ağlamama olasılıkları olduğu için, dikkatle gözetim altında tutulmalıdır. Bu sevimli yavrular çabucak gelişirler. Henüz erken yaşta korkusuz ve oyuncu olurlar, fakat tam Habeş Kedisi tüyleri 18 aylık olana kadar gelişmez.
imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 19-02-2006, 01:22 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Ankara Kedisi


Ankara kedisi, kökeni çok eskilere dayanan ve zaman zaman tartışmalara neden olan, zarif, dünyevi olmayan, güçlü ve dikkafalı bir türdür. Saf ve doğal bir kedi türü olmasının yanı sıra Türkiye’nin ulusal hazinelerinden biri olarak görülür. Ankara kedisi pek çok kişi tarafından orjinal uzun tüylü kedi olarak kabul edilir.

Eski adıyla Angora olan Ankara, ipeksi, zarif desenli ve uzun postlu hayvanların evi olarak bilinir. Ankara kedileri hala Türkiye’nin köylerinde ve kırsal yerlerinde, yüzyıllardır neredeyse hiç değişikliğe uğramadan dolaşmaktadırlar. Bu kadar zaman boyunca hayatta kalmalarını sağlayan özellikleri, oldukça içgüdülerine bağlı ve son derece zeki olmalarıdır. Günümüzde, özgür yaşamak yerine insanlarla yaşamaya alışmış olsalar da, kendilerine özgü güçlü kişilik özelliklerini korurlar. Bir ankara kedisi beslemiş ya da görmüş olan biri bu gerçeği bilir.



Eskiden Angora olarak bilinen Ankara’da ortaya çıkan Ankara kedisi, Avrupa’da görülen ilk uzun tüylü kedi olarak bilinir. 10. yüzyılın başlarında Viking’ler tarafından Avrupa’ya getirildikleri ve bu yüzden günümüz uzun tüylü kedilerinin ataları oldukları bilinmektedir. Bugünkü Ankara kedisi, varlığını 60’lı yıllarda kendisinden Amerika’ya, sonra da Avrupa’ya ithal edilen Ankara Hayvanat Bahçesi gibi kuruluşlara borçludur.

Ankara Kedisi 16. yüzyılın sonlarında bilimadamı Claude Fabri de Peirese ile birlikte Fransa’ya varmıştır. Vücudunun güzel ve oryantel yapısı kısa zamanda popüler olmasını sağlamıştır. 1868 yılında bir İngiliz yazar tarafından, “genellikle boyun kısmında uzun, gümüşe çalan muhteşem ve farklı tüylere sahip güzel bir kedi” olarak tanımlanmıştır. Bu türün beyaz rengi, türünün gerçek temsilcisi olarak görüldüğünden, beyaz kediler için Ankara Hayvanat bahçesi tarafından bir üreme programı başlatılmıştır.

Ankara kedisi, Türkiye’de çalışan Amerikalılar tarafından 1962 yılında tekrar keşfedildi. O zamanlarda tam 45 yıldır kontrollü bir üretim programı uygulanıyordu. Ankara kedilerinin kökeni Türkiye’ye göç edip, büyük olasılıkla Manul Kedisi’nden türemiş evcil kedilerini beraberlerinde getiren Tatar’lara kadar inebilir.



Ankara kedileri çok zeki, cesaretli ve sahiplerine bağlı kedilerdir. Evde çıkılmamış hiçbir dolap, açılmamış hiçbir kapı bırakmayan, kendilerine ait atletik bir zarafetleri vardır. Sosyal ve oyuncu kedilerdir. Oldukça yaramaz (hırçın) olan kuzenleriyle kıyaslandıklarında genellikle iyi huyludurlar. Yaşadıkları coğrafi konum dolayısıyla sudan pek hoşlanmazlar; ki bu durum Van kedilerinde tam tersidir.

Ankara kedisi, sahibiyle hayatınının ve evinin her yerinde birlikte olmak ister. Birlikte yaşadığı kişiye derin bir sevgi duyar ve karşılığında da aynı sevgiyi almaktan hoşlanır. Sahibi nerede olursa olsun ve ne yaparsa yapsın, yaptıklarından haberdar olmak için yanında olur. Sahibini oldukça abartılı sevgi gösterileriyle ödüllendirir, fakat bir kez birşeyi yapmaya niyetlendiği zaman, en akıllı insan bile onu yolundan geri çeviremez. Yaptığı herşeyi ustalık ve çeviklik ile yapar.

Hem erkeği, hem de dişisi harika ve sorunsuz üreyen kedilerdir. Sağlıklı, yapılı kedi yavrularına çok az zorlukla sahip olurlar ve onları yetiştirirken sevgi ve kur yaparlar.
Zeki ve çevik olmasının yanı sıra bazen de çabuk sinirlenen bir kedidir. Sahiplerine istediklerini yaptırmak için onları beceriyle kullanabilecek kadar akıllıdır. Bir Ankara kedisi sahibine oyun oynamayı, susadığı zaman musluğu açmasını ya da tüm dolaplarınızı kilitlemeyi öğretebilir (o küçük patileri inanılmaz derecede yetenekli olabilir).

Ankara kedisinin vücudu uzundur. Uzun bacaklara, uzun bir kuyruğa ve yine uzun ve kaslı, narince yapılanmış bir gövdeye sahiptir. Çok düzgün bir kemik yapısına sahiptir ve zarif bir görüntüsü vardır. Erkek kediler dişilerden büyük olabilir. Uzun bacaklarının arkala tarafları, önlerinden daha uzun olur. Parmaklarının arasında küçük tüyler bulunan, küçük ve yuvarlak patileri vardır. Mevsime göre uzunluğu değişen tüyleri vardır. Günümüzde pek çok değişik renk tüylü Ankara kedisi vardır. En iyi tüylere sahip Ankara kedileri, genellikle üç yaşını geçmiş kedilerdir. Bakılıp tarandıklarında daha da etkileyici tüylere kavuşurlar. Geniş ve badem şekilli gözlere sahiptirler ve renkleri bakır, mavi, altın, yeşil ve ela olabilir. Geniş ve sivri uçlu, dik kulakları vardır. Orta boyda bir buruna sahiptirler. Kuyruklarını yürürken vücut hizasında tuttukları görülür.

imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 19-02-2006, 01:26 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Mısır Mau Kedisi


Antik Mısır dilinde Mau, kedi demektir. Bu güzel ve çekici yaratığı incelemek yaşayan bir kutsal kalıntıya bakma şansı demektir.

Mısır Mau kedisinin geçmişini incelemek uygarlığın başlangıcına, insanlarla kedilerin arasındaki ilk bağın kurulduğu zamana yolculuk etmek gibidir. M.Ö. 3000 yılından kısa bir süre sonra yapılmış Mısır resimleri, kedileri balık avlanmaya yardım eden, avlanan ve fare yakalayan evcil hayvanlar olarak gösterir. Nil nehri üzerinde bulunan Teb şehrinde, yaklaşık M.Ö. 1400 tarihlerinde yapılmış olan çeşitli duvar resimleri, benekli kedileri ördek avı gezilerinde rol alırken tasvir eder. Bu resimlere göre Mısır Mau kedileri yabani av kuşlarını bataklıklardaki saklanma yerlerinden çıkarmakla ve bir başka daha az mümkün olan hikayeye göre, geri getirmekle görevliydiler.



Kedi kafalı Mısır tanrıçası Bastet dişiliğin, özellikle de çocuk doğurmanın sembolüydü. Onun temsilcileri olan kediler de kutsal varlık olarak tapıldılar, kanunlar tarafından korundular ve bu dünyadan göçüp gittiklerinde de pek çok yas tutan insanı geride bıraktılar. Bir kediyi kasıtlı bir şekilde öldüren insanlar çabuk ve acımasız bir ölümle cezalandırıldılar. Kazayla bir kedinin ölümüne neden olanlar ise rahipler tarafından belirlenen inanılmaz büyük para cezalarına çarptırıldılar. Bir insanın kendi kedisi öldüğü zaman, sahipleri de bir yas işareti olarak kaşlarını traş ederlerdi ve dostlarını kendi elleriyle mumyalayıp, kediler için ayrılmış kutsal ve çok önemli mabetlere gömerlerdi.

Türün Kökenleri
Teb’deki daha da eski (M.Ö. 1850-1650) bir mezar içinde sırla kaplanmış topraktan yapılmış benekli bir kedi heykelciği bulundu. Mısır Ölüler’in Kitabı, noktalı bir kedinin bir yılanı ya da sürüngeni öldürdüğünü gösteren pek çok papirus içerir. Ünlü Mısır Ölüler Kitabı yaklaşık M.Ö 1100 yıllarında yazılan ve çeşitli “büyüler” sayesinde ölümden sonraki yaşama geçişi güvenli sağlayan bir eserdir.


Mısır sanatında çizgili tekir gibi diğer türler yaygın olduğu halde, benekli kedinin varlığını ve yaygınlığını kanıtlayacak kadar çok eser günümüze dek ulaşmıştır. Afrika vahşi kedisi zaman zaman benekli türlerle ortaya çıkar, bu da Felis libyca’nın Mau kedisinin kökeninin en azından bir kısmı olduğunu gösterir. Uzmanların görüşü, yukarıda belirtilen tarihi kalıntılar arasındaki zaman diliminde bu kedilerin avlanma, dostluk ve Tanrıça ayinleri için tamamen evcilleştirildiği yönündedir. Böylece, Mau türünün yapı taşları yaklaşık 3500 yıl geriye uzanır diyebiliriz.

Mau kedisi artık kuzey-doğu Afrika’da yaygın bir evcil kedi türü, ayrıca Kaire’de de hala rastlanılan tanıdık bir sokak kedisi. Türün Batı dünyasında tanınmasını sağlayan ise Prenses Troubetskoy adında bir Rus prensesi. Herşeye müdahele etmeye bayılan bilim adamları bu asil kedinin huyunu değiştirip daha medeni yapmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. Çünkü Mısır Mau doğal bir kedi türüydü; vahşi ve tetikteydi. Ayrıca diğer kedilerden daha sert tabiata sahipti ve yabancı ortamlarda müthiş huzursuz oluyordu – şovcuların işine gelmiyordu açıkcası.


Özellikleri
Mau’nun belirgin özelliği fonuyla kontrast oluşturan benekli tüyleridir. Koyu noktaları yuvarlaktırlar ve eş aralıklarla dizilmiştir. Bu ideal ölçüleri olsa da genellikle rastgele dizili olurlar ve bazen çizgi oluşturabilirler. Bacaklar ve kuyruk daha koyu bir renk ile çizgi çizgidir.

Mau’nun vücut tipi dayanıklı, fakat uzun, orta boy, zarif ve kaslıdır – Habeş kedisinde olduğu gibi. Genel izlenim ortaya her an tetikte, enerjik ve hükmeden, asil bir görüntüsü çıkartır. Arka bacaklara önlere oranla daha uzundur. Patileri oval şeklindedir. Orta uzunluktaki kuyruğu tabanda kalın, ucuna doğru hafifçe incedir. Kafası hafifçe yuvarlatılmış, iyi yapılı bir üçgen şeklindedir. Alın, yanak ve profil çizgileri zariftir. Kulakları geniş ve tetiktedir; birbirinden oldukça ayrıdır, tabanları kalın uçları hafif incedir. Gözlere geniş, badem şeklindedir ve yukarıya, kulaklara hafifçe eğimlidirler. Tüm tüy renkleri için ideal göz rengi üzüm renginde olanıdır, ama kehribar rengi olanı da yaygındır. Tüyleri parlak, ipeksi ve güzeldir, fakat yoğundur ve dokunulduğunda yaylanır. Orta uzunlukta olur.

Eski Mısırlılar’ın “bokböceği” işareti olarak anılan “M” şekli kafasında belirgin olmalıdır. Tüy deseni noktalar arasında dengeli bir kontrast oluşturur. Dört farklı renk çeşidi bulunur: gümüş, bronz, duman ve kurşun.

Tabiatı
Mau, bol egzersiz isteyen, inanılmaz derecede aktif ve çevik bir kedi olmasının yanında kendi başına bırakılmaktan da hoşlanmaz. Bu kedi için ideal bir ev türü, güneşten ve yağmurdan korunan geniş çatılı, bahçeli bir evdir (Gerçi bu bizim için de ideal bir ev türüdür.) Nasıl olursa olsun Mau ev içinde bırakılmamalıdır, hareket sağlanmalıdır. Çok zekidir ve hafızası da çok iyidir; kendine mandallanmış kapıları ve pencereleri açmak gibi pek çok numara öğretecektir. Mau kedisi kendini bir kişiye bağlar ve genellikle o kişiyi kollar ve yabancılardan korur. Sesleri çok güçlü değildir, alışılmış konuşma şekilleri bir cıvıltı gibidir.
Bakımı
Sadece ölü tüyleri ayıklamak için hafif bir tarama gerekir, fakat böyle yakışıklı tüyleri her zaman güzel tutmak hoş olacaktır, ayrıca Mau da ilgiden hoşlanır. Söylenilene göre erkek Mau’lar da dişiler kadar yavrularla ilgilidirler ve onları eğitirler. Yavru kediler de doğdukları andan itibaren benekli tüylerine kavuşurlar


imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 19-02-2006, 01:30 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Manx Kedisi


Efsanelerden Günümüze Uzanan Patiler
Kuyruğu olmayan Manx kedisi efsanelerle bütünleşmiş bir kedidir. Hakkında pek çok hikaye anlatılmıştır. Bunlardan biri 1588 yılına, İspanyol donanmasının galip İngiliz filosundan kaçtığı döneme kadar uzanır. Söz konusu donanma İskoçyanın kuzeyinden dolanarak İrlanda Denizine iner, fakat geçirdiği bir kaza sonucu kıyıya yakın bir yerlerde parçalanır. Gemideki İspanyol kedileri yüzerek karaya çıkmayı başarırlar ve orada bir koloni kurarlar; bu adanın adı ise Man Adasıdır. Ne yazık ki bu hikayeyi doğrulayacak bir gemi enkazına ve kuyruksuz İspanyol kedisine ait herhangi bir kayıda rastlanmamıştır.

Orta Çağda geçen bir başka efsaneye göre, adayı ellerinde bulunduran Viking savaşçıları, kedilerin kuyruklarını miğferlerine süs yapmak için çalmışlardı, ve anne kediler bu alçakça davranışı engellemek için yavrularının kuyruklarını ısırmaya başlamışlardı. Bir de Man Adası’nın Vikinglerden önceki sakinleri olan Kelt’lere ait olan efsane vardır. Onların geleneğine göre bir kedinin kuyruğuna basan biri, habis kişi olarak suçlanarak engerek yılanlarına sokturulurdu. Derken halkın inanışına göre ilahi bir önlem olarak kediler kuyruksuz doğmuşlardı ki Keltler bu makus kaderden kurtulsunlar.



Manx kedilerinin kökenine dair biyolojik olarak imkansız sınıfına giren fikirler içinde bir kedinin bir tavşanla çiftleştirilmesi vardır. Bu görüş kedinin kuyruğunun tavşana benzemesinden çıkmıştır. Son olarak da ilahi bir efsanevi figür olarak Nuh’la ilişkilendirilmişlerdir. Efsaneye göre, kediler Nuh’un gemisine varan en son hayvanlardı, çünkü özgür tabiatları dolayısıyla acele etmeyi gerekli görmemişlerdi. Kopan tufandan kaçmak için sabırsızlanan Nuh ise gemisinin kapılarını erkenden kapayıp kedilerin kuyruklarının kopmasına neden olmuştu.

Secerenin Kurulması
Genetik bilim bize daha az romantik ama daha fazla tutarlı bir bilgi sunmuştur. Manx kedisi, adada birkaç yüzyıl önce ortaya çıkan dominant bir gen mutasyonu sonucu ortaya çıkmıştı. Man Adası izole bir adaydı, çünkü ancak 19. yüzyılın sonunda turistik bir ada olarak kullanılmaya başlandı. Bu yüzden Manx kedi türü rahatsız edilmeden sağlıklı bir biçimde gelişti. Adada bilinen kuyruksuz kedilere ait kayıtlar en az 1820’lere dayanır. 19. yüzyılın son yarısında kedi hayranları tarafından “keşfedilen” bu kedilerin 1901 yılında İngiltere’de bir klübü kuruldu.
Kral 8. Edward’ın bir Manx sahibi olması ülkede türe dair ilginin artmasına sebep olduğu düşünülür. Amerikan kedi severler bu kedicikleri 1930’lu yıllarda keşfettiler, ve her zaman olduğu gibi, durumu o kadar aşırı boyutlara taşıdılar ki, Man Adası hükümeti adadaki kedilerin geleceği için büyük bir korkuya kapıldı. Sonuç olarak 1960 yılında hükümet tarafından karşılanan bir yetiştiricilik evi kuruldu. Günümüzde hala çalışmaktadır, fakat artık hükümet tarafından yürütülmemektedir. Man Adası’nda Manx kedisi, paraların, pulların üzerine basılan ve resimlerde, mücevherlerde ve seramiklerin üzerinde sıkça görülen çok önemli kültürel bir semboldür. 13. yüzyılda Marco Polo’dan tutun da 19. yüzyılda Darwin’e kadar pek çok gezgin güneydoğu Asya’da kuyruksuz kediler gördüklerini söylemişlerdir. Fakat türün orjinal kaynağı Man Adasındaki kedilerdir.

Manx kedisinin gelişimini sağlayan dominant “M” geni son derece dengesiz ve tahmin edilemezdir. Bu yüzden Manx kedilerinin yetiştirilmesi inanılmaz derecede zordur. Çoğu zaman yavruların anne karnındayken hayata gözlerini yumduğu olur. Kuyruksuz Manx kedilerinin haricinde tam kuyruklu Manx kedileri de vardır.



Özellikleri
Manx kedisinin iki katmandan oluşan bir tüy yapısı vardır: kalın, pamuksu bir iç tabaka ve parlak, çok uzun olmayan ve sert bir üst tabaka. Pek çok rengi vardır. Gözleri tüyleriyle uyumlu olur. Göz renkleri arasında mavi, portakal veya karışık (mavi/portakal) renkleri bulunur.

Orta boyda, yuvarlak bir vücuda sahiptir. Arka ayakları ön ayaklarından uzundur. Omuzları kaslıdır. Kafası yuvarlak ve büyüktür, yanak kemikleri ise oldukça gelişmiştir.Güçlü bir çenesi vardır. Kulakları kafaya yakın tarafta geniştir, üste çıktıkça daralır. Gözleri geniş, yuvarlak bir yapıya sahiptir ve orta boydaki burnuna hafif bir açıyla durur. Kuyruksuz uzun tüylü kedilere Cymric adı verilir.


Huyları ve Bakımı
Bir Manx kedisi yavrusu seçmek bir sürü zorluklar içerir ve uzman bir veteriner tavsiyesine başvurulması gerekir. Manx kedileri koşarken hafif seken, tavşana benzer bir şekilde koşarlar, fakat yürürken gayet normaldirler. Ayakta dururken de kedi gibi dururlar, tavşan gibi bir pozisyon almazlar. Bir Manx kedisi evcil hayvan olarak çok şirin bir tercihtir.

Manx kedileri sadık, sevgi dolu ve sessizdirler. İlgi çekmek için avazı çıktığı kadar miyavlamak yerine mırıldarlar. İlk tanışmalarda temkinlidirler ve eğer çok ses varsa ya da ani hareket yapılırsa fazla heyecanlanabilirler. Manx’lar özellikle tek bir kişi tarafından ilgilenildiklerinde kolaylıkla eğitilebilirler ve sahiplerini bile korurlar. Ailenin bir parçası olmayı severler ve evde yalnız bırakılmaktan hiç hoşlanmazlar. Bu yüzden gün içinde bomboş olan çalışan insanların evleri için pek uygun kediler değildirler.



Hayret verici bir diğer özellikleri ise, kuyruğun kedilerin hareketlerinde ve dengelerinde oynadığı hayati rol göz önünde bulundurulduğunda, kuyruksuz oluşunun Manx kedisinin tırmanma ve avlanma yeteneğini azaltmayışıdır. Bu kediler müthiş iyi ve istekli fare avcılarıdırlar. Manx kedilerinin dışarıyla ilişkisi olması iyi birşeydir.

Manx kedilerı genelde iki ile dört arasında yavru doğururlar. Yavru kediler çok hassastır ve çok özenli bir bakım isterler. İlk haftalar boyunca sağlıklı görünen yavru kedilerde bile ölüm görülür. Fakat sağ kalan yavru kediler çok hızlı bir şekilde tüm ömürleri boyunca sürecek afacan ve sağlıklı bir oyunculuk yeteneği geliştirirler.


imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #8  
Eski 19-02-2006, 01:31 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Japon Kıvrık Kuyruk



Japon Kıvrık Kuyruk Japonya, Kore ve Çin’de en az 1000 yıldır evcil bir kedi olarak bilinir. Bu kedinin adından Japon edebiyatında ilk bahsedilişi, bir özel öğretmenin yaklaşık 1000 yılında İmparatoriçe’ye yazdığı yazıda görülür. Kıvrık Kuyruk, Japon tablolarında ve diğer tarihi eserlerinde sıkça karşımıza çıkar; ayrıca Tokyo’daki Gotokuji Tapınağın’da patisini kaldırmış bir şekilde resmedilmiştir. Bu “iyi şans” demektir.

Türün Kaynağı
Genellikle çok hoş bir şekilde işaretli olan bu kedi türünün en muhteşem özelliği, ona ismini veren merak uyandırıcı kuyruk yapısıdır. Ne var ki, bu bir melezlik ya da mutasyon sonucu oluşmamıştır. Japon Kıvrık Kuyruk tamamen doğal bir türdür. Kısa kuyruğu familyasından kaynaklanan bir zayıf gen sonucu ortaya çıkmıştır ve yetiştirilirken bu kuyruğu korumanın tek yolu sadece saf Topkuyruk’tan Topkuyruğa olan çiftleştirilmedir. Manx kedilerinde olduğu gibi bir genetik sorun söz konusu değildir.

Bu tür Kuzey Amerika’da tanınmasına rağmen İngiltere’de tanınmaz. Bu tür Japon’ya da alışılmış bir kedi türü olarak geçer, fakat üç renkli (beyaz, kırmızı, siyah) kaplumbağa desenli olanları pek bir sevilir. Amerikalı’ların “calico” dediği bu tür, Japonya’da üç tüylü anlamına gelen Mi-Ke (Miikey) olarak adlandırılır. Hikayesi ise Japonya’ya güneydoğu Asya’dan gelen ilk kedilerin siyah, sonra gelenlerin beyaz, ondan sonra gelenlerin ise turuncu (kırmızı) olduğunu söylemektedir. Bu kedilerin o zamanki asil hanımların en sevdikleri tür olmuştu. Hatta bu durumu o kadar ileri boyutlara taşımışlardı ki, bu kedinin ipek çiftliklerindeki fare avcılığı görevini yerine getirememesi sonucu ipek endüstrisini tehlikeye girdi. Sonuç olarak imparator 1602 yılında kedilerin çiftliklere geri yollanması konusunda bir emir verdi. Mi-Ke’nin resimleri ve desenleri genellikle dükkanların penceresinde karşılama sembolü olarak kullanılılır.

Diğer üç renkli kediler gibi, geleneksek Mi-Ke Kıvrıkkuyruk çoğunlukla dişi olur. Doğal erkek Kıvrıkkuyruklar kırmızı ve siyah rastgele işaretlerle bezenmiş bir beyaz renginde olurlar, fakat diğer çeşitler de zamanla tanıtılmıştır.

Özellikleri
Kedinin kuyruğu genellikle yaklaşık 5 santim uzunluğundadır; halbuki düzleştirilmiş olsa bu uzunluğun iki katı olabilir. Çarpıklığı dışadoğru uzayarak bir pon-pon oluşturan güzel tüyleriyle örtülmüştür.

Vücüdu orta boydur; uzun ve çok fazla eti olmayan, fakat şekilli ve iyi bir kas yapısana sahip bir vücuttur. Omuzları kalça genişliğindedir. Bacakları uzun, narin ve yüksektir, ama zayıf ve çelimsiz bir görünüş vermez. Arka bacakları ön bacaklarından uzundur, fakat yatık birşekilde durdukları için kediye arkası kalkık olmayan düz bir görünüm katarlar. Kuyruk dik durur. Kafası, kulak uçlarından çeneye kadar eşkenar bir üçgen şeklindedir. Nazik bir eğimi olan göz seviyesinde uzun bir burnu vardır. Kulakları geniş, dik ve etkileyicidir; birbirlerinden oldukça ayrıdırlar ve ileri doğru eğimli görünürler. Gözleri geniş, oval ve yana yatıktır. Daima geniş ve dikkatli görünürler.

Japon Kıvrıkkuyruk’un tüyleri orta uzunlukta, yumuşak ve alt katmanı olmayan ipeksi bir dokuya sahiptir. Kuyruk kısmında daha diğer taraflarından daha uzun olduğu görülür.

Karakter Yapısı
Kıvrıkkuyruk, uzun bir geçmişe sahip olan doğal bir tür olarak dayanıklıdır ve tabiatında var olan herhangi bir sağlık sorunu yoktur. Alçak bir sesi vardır, fakat onu geliştirilmiş bir miyavlama ve mırklama dili olarak sıkça kullanır. Kıvrıkkuyruklar sevecen birer dost olurlar ve sahiplerini genellikle patilerini sallayarak karşılarlar. Kapalı kalmayı sevmezler ve dışarıyla ilişkilerinin olmasını isterler; ayrıca eğer mümkünse çok zevk aldıkları yüzme eylemini gerçekleştirebilecekleri bir havuza da bayılırlar. Yetiştiriciler Kıvrıkkuyruğun başka türlerle eşleşebildiğini, fakat bu iş için kendi türünden bir eş tercih ettiklerini söylerler. Tarağa takılan alt katmanı olmadığı için bakımı oldukça kolaydır. Genellikle dört yavru doğururlar. Yavru kedicikler normal olarak çok sağlıklı olurlar ve diğer pek çok türe göre daha çabuk gelişirler.
imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #9  
Eski 19-02-2006, 01:33 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Devon Rex Kedisi



İnsanlar tarafından 'hatalı' olarak üretilen bir başka tür kedi de rex kedisidir. Bu kediler, mutasyondan doğan bir genetik kusur sonucu kürklerinde hatalar ortaya çıkmıştır. Bu zavallı hayvanların vücutlarındaki tüyler, algılama için gerekli burun kılları dahil, kısa ve incedir. Hatta vücutlarının bazı bölgelerinde kılsızlık görülebilir. Kulakları normalden daha uzun, kafalarına oranla kocamandır.
imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #10  
Eski 19-02-2006, 01:36 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
İngiliz Kısa Tüylü Kedisi


Muhtemelen en eski İngiliz kedi türü olan İngiliz Kısa Tüylü Kedi’nin ataları eski Roma evcil kedisine kadar uzanır. Bu tür ilk olarak fiziksel gücü ve avcılık yeteneği sayesinde beğenilmiştir, fakat kısa bir zaman sonra sakin tavırları, dayanıklılığı ve insana olan sadakatı ile aynı oranda değer verilmiş ve benimsenmiştir. Bir çocuktan kedi resmi çizmesini istediğinizde, genellikle bu kediciğe benzeyen bir kedi çizer.

Zeki, sevecen, şefkatli ve sakin olduğu için, bir İngiliz Kısa Tüylü Kedisi’ne bakmak zevktir. Bir deyişe göre bu tür tipik olarak İngiliz’dir: güçlü bir karakter ve ketum bir tabiat. İlgilenilmekten çok hoşlandığı halde diğer türlere göre daha az ilgi bekler. Çok otoriter değildir ve çalışan insanlara oldukça uygun bir kedidir.

Önemli ayrıcalıklarından biri ise çok çeşitli renk ve desenlerde olmasıdır. Bu cümle her ne kadar yeni bir nevresim takımı reklamı gibi olsa da, gerçekten de geleneksel sabit renklerden tekirlere, dumanlı noktalılardan kaplumbağa kabuğu desenlilere kadar çok geniş bir yelpazeleri vardır. Ne var ki, tüm bu çeşitlerin arasında kla*** mavi her zaman popüler olmuştur.



Tarihte Ufak Bir Yolculuk
İngiliz Kısa Tüylü Kedileri batı Avrupa evcil, çiftlik ve vahşi kedileri ile uzaktan akrabadır. Vaktiyle kimi yetiştirici bu türü “çok sıradan” olarak tanımlamıştır. Fakat, gerçekte diğer daha egzotik türlerde olduğu gibi, türün mükemmelleştirilmesi için çok daha fazla zaman harcanmıştır.

Romalılar 2000 yıl önce Avrupa’dan geçerken yiyecek stoklarını korumaları için yanlarında kediler getirmişlerdi. Ayrıca, Romalı gezginlerin kedileri hem evcil yoldaşlar, hem de fare ve zararlı mahlukat önleyiciler olarak besledikleri bilinmektedir. Hiç kuşkusuz bu evcil kedilerin bazıları, Romalıların kuzeybatı Avrupa’yı işgal ettikleri 400 yıl boyunca ortalarda bolca bulunan Avrupa vahşi kedileri ile çiftleştirilmişlerdi. Sokak kedilerinde ve İngiliz Kısa Tüylü Kedilerinde görülen “Kla***” lekeli tekir deseninin bu çiftleşmeler sonucunda meydana gelen mutasyondan kaynaklanığına inanılır.

Romalıların evcil kedileriyle vahşi kedilerin çiftleşmeleri sonucu aşağı yukarı bugüne benzeyen, fakat daha uzun bacaklı ve ince olan Kısa Tüylü kedi, değişik renk ve desenlerde ortaya çıktı. Hiç kuşkusuz, o zamanlarda evcil ve çiftik kedileri arasında bazı seçici ve dikkatli yetiştirme çalışmaları yapılmıştı. Örneğin, sıkı bir fare avcısı olan bir annenin, tüm av tecrübelerini yavrularına aktardığı ve böylece iyi avcılardan oluşan bir soyun yaratılabildiği kolayca anlaşılabilir. İngiliz Kısa Tüylü kedilerinin sakin ve sessiz tabiatları, ev için sessiz kedilerin seçimiyle yapılan yetiştiricilik sonucu ortaya çıkmış olabilir. Fakat bütün bunlar kedi sahiplerinin bireysel çabalarıydı; organize bir kedi yetiştiriciliği ve tür standartları yoktu.



Bu türün babası sayılan Harrison Weir, İngiliz evcil kedisini tek başına tanıtmıştır ve tescilli bir tür statüsüne yükseltmiştir. 1871 yılında ilk kedi şovunu düzenlediğinde, İngiliz Kısa Tüylü kedileri gururla kendilerini göstermişlerdi. Bu kedilerin iyiliği için büyük bir tutkuyla çalıştı ve insanları yetiştiricilik konusunda yazılarıyla eğitti.

Bakım
İngiliz Kısa Tüylü Kedisi sessiz ve neredeyse hımbıllık derecesine varana kadar sakindir. İyi bir aile kedisidir ve oynamaktan çok hoşlanır, ancak biraz düşünmek için kendi başına bırakılmak istediği zamanlar da olur. Oturma odanızda lüzumsuz yere akrobatik hareketler yapmaz ve sesi de alçaktır. Bu kediler zekaları ile dikkat çekerler, böylelikle ev ortamına çok iyi uyum sağlarlar. Her hafta fırçalamak tüylerinin bakımı için yeterli olur. Anneler kolayca yavrular, fakat yavru sayıları pek kestirilemez: kimi zaman sadece bir tane yavrularken, bazen dört ya da daha fazla sayıda kedicik dünyaya getirdikleri görülür. Yavru kediler de genellikle sağlıklı, dayanıklı ve bir an önce ayağa kalkıp hayatlarına devam etmek konusunda hevesli olurlar. Yoğun tüyleri sayesinde alışılmadık derecede sağlam ve soğuk havaya dayanıklıdırlar; ayrıca sayısız değişik hava koşullarında yaşamış sayısız jenerasyondan miras kalan bir güçleri vardır.


Özellikleri
İngiliz Kısa Tüylü Kedisi’ni tanımlayacak en iyi kelime “heybetli”’dir. Sağlamlığı ona görkemli, hafif soğuk bir hava verir, fakat gerçekte ideal bir ev arkadaşıdır. Bununla birlikte güçlü olması de sadece görünüşten ibaret değildir. Vücut yapısı kısa ve ağır kemiklidir. Geniş ve kaslı omuzları, geniş bir göğüsü, kısa fakat güçlü bacakları ve düz bir arkası vardır. Patileri yuvarlak, sıkı ve derli topludur. Kuyruğu kısadır ve dibinde kalınken uçlara doğru incelir. Özellikle erkeklerde göze çarpan kısa ve sağlam boynunun üzerindeki kafası geniş ve yuvarlaktır. Burnu düz, kısa ve geniştir. Yanakları ise tombuldur. Kulakları düz ve uçları yuvarlaktır. İç kulağının dibi gözün dışına gelecek şekilde oranlı olarak kafasının üzerinde dururlar. Gözleri geniş yuvarlak ve ölçülüdür, ayrıca cingöz ve etkileyici bir bakışla bakarlar.
Çevrelerine iyi uyum sağladıkları için köpeklerle ve diğer kedilerle araları iyidir. Çocuklara karşı çok sakin ve sabırlı olurlar, dolayısıyla çocuklar için iyi bir kardeştirler. Tabiatlarındaki dengeli, sakin tutum, kendileri dışındaki ufaklıklara hoşgörü ile yaklaşmalarını sağlar.

imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 09:44 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0