| Anket Sonuçlarını Görüntüle: Sevgiyi asla arama hakında görüşleriniz | |||
| yazıları beğendim | | 3 | 100,00% |
| yazıları beğenmedim | | 0 | 0% |
| Oylayanlar: 3. Bu ankette oy kullanamazsınız | |||
![]() |
|
#21
| ||||
| ||||
| Halt Etmişsin Bir akşam ayrılık haberin geldi Bıraksın peşimi artık demişsin Bu aşka tek benim kalbim mi girdi? Sevmedim demekle sen halt etmişsin Kullardan korkun var Allah tan yok mu? Aşkımı nasıl da inkar etmişsin Paraya açsın da sevgiye tok mu? Sevmedim demekle sen halt etmişsin. Seni insafsızın zalimin kızı Nasıl yok yerine koyarsın bizi ? Teninde dururken elimin izi Sevmedim demekle sen halt etmişsin. Ömrümü sererken ayaklarına Öpücük kondurdum dudaklarına Bu şiir küpedir kulaklarına Sevmedim demekle sen halt etmişsin ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#22
| ||||
| ||||
| Bekleyenler için çok Yavaş Bekleyenler için çok yavaş, Korkanlar için cok hızlı, Yas tutanlar için cok uzun Sevinenler için cok kısadır. Ama sevenler için sonsuzluktur. Saatler uçar, Çicekler solar, Yeni günler, yeni yollar Gecer gider Aşk kalır... Hayat içinde neler yaşadık neler kaybettik diye düşünmek anlamsız...Yaşanan yaşanmıştır. Doğrusu da, yanlışı da senindir. Asıl yaşamadıkların için üzülmelisin. Asıl, hala daha "keşke"lerle vaktini geçiriyorsan, üzül. Yinede kaçırdığın hiçbir şey yok. Çünkü her geçen gün yeni bir başlangıçtır. Zaman hiçbir zaman geç değildir. Zaten aşk da zaman dinlemez. Bazen karanlıkta gelir, bazen yılların yıpratıldığı anda. Ama sen her zaman kapını açık tutacaksın ona ki içeri girebilsin. Bir düşün Ne güzeldir aşık olabilmek, sevebilmek! Aşk her zaman kolaylaştırır güzelliklerin gerçekleşmesini. Dudaklarındaki gülümsemeyi, gözlerindeki parıltıyı birleştirir. Geriye dönüp bakmayacaksın. Yaşadığın her olaydan ders alacaksın. Yediğin çelmelerle düştüğün yerden hemen kalkacaksın. Üzülmeyeceksin düştüğüne. Ne kadar kötü düşersen o kadar iyi, ne kadar cok yanarsa canın o kadar iyi. Bisiklete binmek gibi bir şey bu... Düştükçe daha iyi binmeyi öğrenirsin. İlk düşüşünden sonrada evde pansuman için gereken her şey hazırdır zaten... Gecenin karanlığında gökyüzüne baktığında yıldızların parlaklığını göreceksin. O karanlıkta bile parlayan yıldızları tutmak isteyeceksin. O yıldızların parlaklığının geceyi nasıl aydınlattığına şaşıracaksın. Bazen de yağmurun ıslattığı topragın kokusunu duyacaksın. Canlanan doğayı seyredeceksin. Her geçen gün ve gece sana farklı yenilikler getirecek. Umut senden ne kadar yüksekteyse, o kadar yükseğe sıçramayı öğreneceksin. Sonra umudu yakalayacaksın. Ve bir umut yakalamanın hiç de kolay olmadığını anlayacaksın. Bu kez o umudu kaybetmemek için sıkıca sarılacaksın. Unutma, insanlar umutlarıyla yaşarlar. Bunları yaparken hiç merak etme kaçırırım diye bir şeyleri. Hayat sen istedigin sürece seni takip eder çünkü . Zaman hiçbir zaman geç değildir. Zaten aşk da hep zamansız gelir... Aniden hiç beklemediğin bir anda....... Biz seninle ne sevdik biririmizi... Ölümüne değil inadına,yaşamına... Mağrurlanırdı güller gelirken sana pusardı dikenleri solardı renkleri görünce seni... Biz seninle ne sevdik birbirimizi... YıIrtarak geceyi,haykırırdık kjaranlığa sarılırdık aydınlık olan senle bana benle sana ve yarına... Sevdik işte birbirimizi delice,bilinçsiz çılgınca gamsız *****ca bilmeden *****lığın ne olduğunu ve yarınca... Sevdik işte seninle birbiririmizi yarınca karınca,kararınca.... BELKİ NE BİLEYİM Gidebildiği kadar gitti Yorulup dönsün diye bekledim Beklemeler ıslandı... Vuslatın ne önemi vardı Gün arası... Gün ertesi...Bekledim İkindi boyuna da öğle yüzüne de Esmer hüzünler aktı... Vazgeçtim demeyeceğim Lakinim yalan olur ama Unutmalara... Çokça gidip geldim Ağyar değdi saçlarıma Her söz bin yara aldı Bu kadar kanamaz dedim Tam elimi yüreğimin ortasına koyup Acı içtim...Hüzün de dedim belki İçim acıdı...Çokça eksildim Mülteci bir konukluk... damarında soluklandım nice tevatür kuşku vazgeçişim oldu her sabah kuş palazı... gözleri gözlerimde pencereme konar belki ne bileyim gün arası... gün ertesi...beklemeler ıslandı... benim değil onunken bu beden beni ondan kıskandı ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#23
| ||||
| ||||
| İtiraf Söylemek istediğim sözler var, anlatılacak hikayeler anılar, yapmak istediğim itiraflar... Gücüm olsaydı da eski suçsuzluğumu anlatabilseydim sana. Oysa tek haykırış nefesim kalmadı şimdi. Anlatamasam da, yüreğime kazımışım onları, soğuk gecelere sarılmışım. Anılarımda esen meltem rüzgarlarıyla savrulmuşum, yorgun kaldırımları aklıma getirip, yine uzak yollar başka yerler başka zamanlar düşlemişim seninle beraber... Anlatamasam da, acı verse de kopamamışım senli günlerden. Pişman mıyım? Asla. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmamayı öğrendim, yıllar önce. Her ne olursa olsun, kararlarımın arkasında durmayı... Ama içimde karşı koyamadığım, yüreğime yayılmasını engelleyemediğim bir duygu. Özlem... Bana ne oluyor bilmiyorum. Eski günlerin akışlarıyla rüzgarları dize getiren, hırçın, karşı konulmaz, sözünden dönmez, çaresizlik içinde. Korkuyorum... Çünkü kendime bile itiraf bu hain duygu iliklerime işliyor ve yüreğim parçalanırcasına özlüyorum. Nerelerde şimdi giderken içimi dağlayan gurur? Lanet olsun ki sen beni mahvederken sana karşı koyamayacak kadar güçsüzdüm. Benliğimi aldın benden ve benim yaptığım en büyük hata kendimi içimden fışkıran sevgiye kaptıramamak oldu. Bunun için şimdi bu kadar çaresizim ve diğer insanlara karşı böylesine katı... Ve sana sadece bu satırlarla ulaşabiliyorum göz yaşlarımla beraber. Artık geri dönüşü yok bunun. Mucizeleri ise hak etmiyorum... "Keşke" o geçse yine beraber yürüdüğümüz yollardan diyorum, "Keşke" demekten nefret ederek. Artık o eski halim kalmadı hiç. Gözlerimde yanan ışık çoktan söndü. Eski coşkusu yok yüreğimin. Bedenim, bu kendinden nefret eden ruhu taşımak istemiyor.... Sen ne yapıyorsun hiç bilmiyorum. Biliyor olsam bile karşına çıkacak cesaretim yok. Biliyorum, şimdi çektiğim ne varsa hepsini hak ettim... Ve bir itiraf.... Asla göründüğüm kadar güçlü olamadım.... ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#24
| ||||
| ||||
| Yüzün yok Yüzün yok...Sesin de...Ama çok gerçeksin ve bu beni korkutuyor.Seni kontrol etmeden yaşamak,cevabı belirsiz yüzlerce soruyu sıralıyor birbiri ardına...Şaşıp kalıyorum ve sadece bakıyorum.Ne oluyor bana? Hayatını başkasının ellerine bırakmayan,kontrol edemediği olayların içinde yer almayan ben,şimdi hangi denize döküleceği belli olmayan deli bir ırmak gibi akıyorum... Bir yanım 'ak akabildiğince...Özgürce..."diyor ,coşkum artıyor.Böyle düşününce yüreğime martılar konuyor,sonsuz maviliklerin kralları martılar ....Nasıl da özlüyorum seni.Özlemek epeydir unuttuğum duygulardandı.Sahi ne güzelmiş hasret çekmek? Soğuk iklimlere doğan kutup güneşi gibi yüreğimde buz tutmuş o tatlı heyecanı yeniden harekete geçiriyorsun.Sanki hep vardın,oralardaydın;ama ortaya çıkış zamanını bekliyordun.Sana dokunabilme ihtimalini düşünmek bile,bu umudu beslemek bile damarlarımdaki kanın daha hızlı akmasına neden oluyor.Bir de dokunsam....Bu heyecana dayanabilir mi kalbim? "Aklıma düştüğün an diyeceğim ama,aklımda olmadığın an yok.Yani her an seninleyim.Hiç beklemediğim anda yıldırım gibi düştün sen hayatıma .Bana rastlayacağından çoktan umudumu kestiğim hayatın iyi sürprizlerinden birisin sen.Hatta en iyisi,en hoşu en güzeli... Neredeydin?Bunca yıldır nasıl sakladın kendini?Şans mı yoksa şanssızlık mı yaşadığım?Öyle ya da böyle buldum seni,şanslıyım.Ama bu şansın bana şanssızlık olarak geri tepme ihtimali de var. Şimdi bunları düşünmenin sırası değil.Yaşamak istediğim her şeyi kendi tercihimle yaşadım ben.Korkmadan...Sonunu önceden görmüş olsam bile yaşamak istediysem eğer,gözümü bile kırpmadan attım kendimi ateşe.Tek bir an bile yaşanacak olsa ,sadece o an için hayatımdaki her şeyi değiştirebilme gücünü her zaman buldum kendimde. Biliyorum şimdi de öyle olacak.Ne kadar korumak iste semde kendimi,yürüyeceğim,sonu belirsiz karanlıkların üzerine.Hep yüreğim aydınlattı beni,şimdi de öyle olacak.Kaçmak yakışmaz bana.Ama dur orada...Adım atmasan da bana doğru,ben yürüdükçe sana,değiştirme yerini.Kaçarsan ne diyebilirim ki...Gidene hiç kal demedim.Gidersen......Kendi şansını da alıp götüreceksin beraberinde.Ve o şansın ne olduğunu asla bilmeyeceksin...Bir soru hep kemirecek beynini..."Ya gitmeseydim..." ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#25
| ||||
| ||||
| Geri Dön Geri Dön Ayrılık... Yeni bir hayata adımı attığım ayrılık... Ayrılık kararı verdiğimde ne kadar üzüntülüydüm bilemezsin. Ayrılmam gerektiğini düşünüyordum. Öyleydi de... Yürümüyordu. Daha fazla bir birimizi üzmemizin, bitmiş bir aşkı yaşatmak uğruna aramızdaki saygının da kaybolmasına neden olmanın bir anlamı yoktu. Ayrıldık... Seni seve seve ayrıldım. Bu ayrılık benim için yeni bir başlangıç değil, deli divane olacağım günlerin başlangıcıydı. Bunun farkındaydım. Tek umudum bir çok yaranın ilacı olan zamandı. Alışırım zannetmiştim yokluğuna. O büyülü sıcağından vazgeçmek mümkün olmadı. “Geri Dön” demek. Utanmasam, zavallı hissetmesem kendimi, korkmasam reddedileceğimden, arkasına saklanmasam gururumun, ağzından çıkacak ilk söz olacak. Yalvararak belki, diz çöküp önüne “Geri Dön” demek geliyor içimden... Özlediğim gibi seni, sen de beni özlüyor musun? Senin de hatırladığında beni, buğulanıyor mu gözlerin? Buğulu gözlerle, hasretle yolumu gözlüyor musun? Ah olur da bir gün sen de özlersen, olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen... Geri dön, ne olur geri dön. Hiç ummadığım bir anda birden karşımda bitiver, uzanıp tutuver elimi... Bekleme benden utanır diyemem, ne olur geri dön... Unutmak... Seni unutmak mümkün değil. Denedim unutmayı. Unutarak gönlümü avutmayı. Seni unutmak istedikçe her şey bana seni hatırlatıyor. Tam unuttum derken, ortak bir dostumuz senden söz ediyor... Unutuyorum derken, birlikte söylediğimiz şarkılardan birisi kulağımda zonkluyor... Artık unuttum diyecekken seni görüyorum rüyamda; sarılırım, ısıtırsın soğuk gecelerimi, süslersin hayallerimi... Unutamamak... Her zaman aklımda olup, yanımda olmaman ve bir daha olmayacak olman. Gelmeyeceğini, dönmeyeceğini bile bile seni kalbimden söküp atamamak. Kahreder beni. Ağlarım hüngür hüngür saatlerce. İçin için günlerce... Utanır oldum, otobüste, yolda, sokakta dinlediğim şarkılarda ağlamaktan. Utanır oldum.. Ben unutmak istedikçe her şey seni hatırlatır yeniden... Dinlediğim bir şarkı, elinde bir demet gül ile başımda duran çiçekçi kız, yürüdüğümüz yollar, oturduğumuz park; her şey seni hatırlatıyor her an. Unutamadım seni, sen de unutmadıysan, sen de özlediysen... Geri dön, ne olur geri dön. Hiç ummadığım bir anda birden karşımda bitiver, uzanıp tutuver elimi... Bekleme benden utanır diyemem, ne olur geri dön... ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#26
| ||||
| ||||
| Sen'le Sohbet... Sevmek... "Sevmek" dedim. "Yoluna ölmek" dedi. "Yol" dedim. "Alıp başını gitmek" dedi. "Gitmek" dedim. Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi. "Dost" dedim. Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı. "Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi. "Yürek" dedim. "Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi. "Dünya" dedim. "Hayatın bir yüzü" dedi. "Yüz" dedim. "Ardında ne gizli bilemediğim" dedi. "Giz" dedim. "Hep çözmeye çalıştığım" dedi. "Çalışmak" dedim. "Bitmeyecek öykü" dedi. "Öykü" dedim. "Binlercesini içimde gizliyorum" dedi. "Gizlemek" dedim. "İşte, her şeyin bitimi" dedi. "Şey" dedim. "Sevda" dedi. "Sevda" dedim. "Peşinden koştuğum" dedi. "Koşmak" dedim. "Hayat, bir maraton" dedi. "Hayat" dedim. "Öyle kısa ki!" dedi. "Niçin kısa?" diye sordum. "Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi. "Yaşanması gereken ne var? " diye sordum. "Aşk" dedi. "Kaç kere?" diye sordum. "Bin kere" dedi, "Milyon kere" "Neden bir kere değil?" diye sordum. "Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi. "Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum. "Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek" "Acı çekmek mi?" diye sordum. "Evet, aşk acısında yok olmak" dedi. "Yok olunca!" dedim. "İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi. "Gerçek aşk!" dedim. "Büyük o!" dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! "Neden sustun?" diye sordu. "Yüreğim titredi sanki" dedim. "Neden?" diye sordu. "Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!" "Evet" dedi, "Büyük O!" "Nerede?" diye sordum. "Her yerde" dedi. "Nasıl?" diye sordum. "Yüreğini aç" dedi. "Yüreğimi açmak!" dedim. "Bir tebessümle bak her şeye" dedi. "Tebessüm" dedim. "Her kapının anahtarı" dedi. "Kapı" dedim. "Girmeden bilemezsin" dedi. "Ya korku!" dedim. "Bilinmeyenden korkar insan" dedi. "Ben bilmiyorum" dedim. "Neyi?" diye sordu. "Ben'i" dedim. "Sen kimsin?" diye sordu. "Ben kimim?" diye sordum. "Sevgiyle beslenensin" dedi. "Kimin sevgisiyle?" diye sordum. "Büyük O'nun" dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. "Kimsin?" diye sordum. "SEN'im" dedi. ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#27
| ||||
| ||||
| Ne zaman sevdim seni Ne zaman sevdim seni,bana dünyanın bütün pisliklerini unutturan gözlerine ne zaman vuruldum,hatırlamıyorum. Sanki bu dünyadan değildin de,bir sonsuzluktan kopup gelmiştin. Acıların vardı,yüreğine gömmüştün.Bana hep güler yüzünü sunmuştun. Bense hızına erişemediğim ihanetlerin, kayboluşların, yanlızlığın ortasında sarılabileceğim, bana küçücük bir umut verebilecek birini bekliyordum. Bu bekleyiş yoruyordu ve bazen "İşte bu"deyip yanlış kucaklarda ,yanlış rüyaların artisti oluyordum. Seni ilk gördüğüm gün aklımdan hiç çıkmadı;ama sanki ilk buluşmamız değildi o. Aynı süzgeçten geçmiş,aynı sevdalara düşmüş,aynı karanlıkta yolumuzu kaybetmiştik.Bizi birbirimize çeken de bu olmuştu.Eski bir sevdaya kaldığımız yerden başlamış gibiydik. Sahi hangi baharın ürünüydün sen? Hangi topraklarda tohumdun? Hangi güneş büyüttü seni?Hangi suları içtin kana kana? Ne çok soru geliyor aklıma sana dair... Ne çok yanıtsız soru... Yanıtlanmasınıda beklemiyorum.Bu sorular sana hayranlığımı daha da arttırıyor benim... Ben sana maviyi anlattım.Aşkın mavisini,yüreğin mavisini,umutların mavisini...Sense kırmızıdan konuştun.Ateşin kırmızısını,tutkunun kırmızısını.... İşte o zaman anladım ki ben mavileri sunarken sana,sen kırmızılarla gelecektin bana.Ve dünyada başka hiçbir renk birbirine bu kadar uyumlu olmayacaktı. Ne çok susamıştık konuşmaya...Özlediğimiz hayatı,birbirimizsiz zamanları anlatıp durduk. Konuştukça tek tek yıktık bizi birbirimizden uzak tutan duvarları. Benim için "o" sendin,senin için ben... Bunu bilmek nasıl da rahatlatıyordu bizi... Seni var bilmek,seni yaşamak,seni yüreğimin yarısı saymak içimde tarifi olmayan bir yaşam sevinci yaratıyor.Hayatın bütün olumsuzluklarına karşı inanılmaz bir direnme gücü veriyor. Artık ertelediğimiz hiçbir şey yok.Tenlerimize dokunmamız bile içimde bulunduğumuz ortamı yangın yerine çevirebiliyor. Hayata,birbirimize aşk sunmak için gelmişiz biz belli ki. Doğuşumuzdaki amaç buymuş belki de...Madem ezeli bir aşk bu,madem öncesi yok,sonrası da olmasın,bir sonsuzluğu taşısın bizi... SENİN GELDİĞİN YERE... ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#28
| ||||
| ||||
| Kaybettim seni bu gece “Kaybettim seni bu gece.. Farkındayım. Sıradanlıkların içinden kurtulmuştum oysa seninle. Şimdi bakıyorum da sıradanlıklar esir almış bizi. Çarçabuk bitip tükenen heyecanların içinde... Zordur severken ayrılmak. Herhangi bir şeyden, yaşadığınız şehirden, oturduğumuz evden, eşinizden, işinizden… Bir ağaç düşünün; budadınız, suladınız, ilaçladınız; yaprak döküşünü, çiçek açışını izlediniz. Sonra, o ağacın artık sizin olmadığını söyledi birileri. İçiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Çünkü, bu “sevgi”dir, “aşk”tır. Ağaç siz, siz ağaç olmuşsunuzdur. Ayrılık zordur. Artık size ihtiyaç duyulmayacak olması ise en ağırıdır. Bunu sindirmek ise hiç kolay değildir. ”Aşkım, Bir tanem, Canım, Hayatım, Sevgilim” her ne iseniz, artık değilsinizdir. Dün yanı başınızdayken, bugün artık yoktur. Sizden kimsenin beklediği bir şey kalmamıştır. Neyi ne kadar bildiğiniz, neler becerebildiğiniz kimsenin umurunda değildir. Bu dünyada yalnız bedeniniz kalmıştır, ruhunuz ise kimselerin bilmediği yerlerde… Unutmak için akşamları erkenden yatarsınız. Yatakta uyumak için verdiğiniz savaş onu unutmak için verdiğiniz savaşa yenik düşer. Unutamazsınız. Aklınızı yitirme noktasına da gelseniz, unutamazsınız... Derken eliniz telefona gider; isimler arasında dolaşırken tuşlarsınız numaraları… İçinizde bir ses yankılanır; “Neye inanıyorsan öyle davran “… Pehhhhhhhh… Sonra anında vazgeçersiniz, paketteki son sigarayı da içip düşünürsünüz; “Severken ayrılmak hakikaten ne kadar da zormuş” ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#29
| ||||
| ||||
| Bankacının Aşkı Seni ilk gördüğüm an, akşam kasa sayımında açık vermiş veznadar gibi beynimden vurulmuşa döndüm. Uzun vadeli mükerrer bakışların altında yıldırım teftişi geçiren bir şube müdürü gibi şaşkınım. Allah vergisi tedavül kıymetlerın, henüz yarı mamül emtiana, bayrak merasimindeki gibi sıralanmış dişlerine, kırmızı bakiye veren dudaklarına baktıkça tansiyonum mevduat grafiği gibi inip çıkıyor. Şubeler cari hesabına dönmüş arap saçların tasfiye tarihi belli olmayan ekstreler gibi sana esrarengiz bir hava veriyor.İnşallah birgün demirbaşım olursun...Seni tanıyalı kalbim, bilanço çalışmalarına yeni başlamış muhasebe servisi gibi karmakarışık. Pencerenin önünde koruma görevlisi gibi dolaştığım günleri ve geceleri unutamıyorum. Gizli ve şahsına göndermiş olduğum şifresi kapatılmamış aşk mektuplarımı vicdanının muhaberetında kayda almadığına üzüldüm, nazarında sanki bir isimsiz sertifika gibiyim. Ailenize iç güveysi olarak alınma teklifini, babanın torba kadro bulunmadığı gerekçesi ile reddetmesi beni terfisi geçiken memur gibiperişan etti... Ailen nezdinde bir kuruş iz kıymetı kadar değerim yok mu? Hiddetimden o fabrikator işveren babana ne diyeceğimi çok iyi biliyorum. Kusuruma bakma ama zaten babanın ciğeri ile italyan lireti arasında bir fark göremiyorum. Ama yeni memur kıyafet yönetmenliğine uygun görünüm gömleği taşımayan ense traşım, asalet ve kefaletim buna manidir... Bir evet demen beni banker kuyruğunda ödeme sırası gelmiş bir vatandaş gibi mutlu edecektir. Seni istemekte herhangi bir usulsuzluk göremiyorum. Yönetim kurulu kararı gibi sana aşk teklifimi her yıl yenileyemem. Bu ilk ve son teklifimdir. Ne olursun reddetme. Aşkımı yıllardır tahsili gecikmiş alacaklarda bırakma. Bütün çeyizlerinin de, şu anda annenin yediemininde bulunması yuva kurmamızi engelleyemez. Babanın cüzdanından usulsüz yapacağın büyük montanlı virman iki hafta balayı geçirmemize yeterli olacaktır. Annenin boynundaki menkul kıymetlerin değeri inan bizi iki yıl ödemesiz dönemi olan uzun vadeli kredi almiş bir müşteri kadar rahatlatacaktır.Doğum kontrol hapı alıp işgücü kayıbına meydan vermezsen iki yıl içinde kayınvalidemin öngördüğü çocuk sayısı hedeflerine ulaşacağımıza emin olmanı isterim. Baban sağda, solda aylık dumu soruyormuş. Sana her an aşkımın muvakat bilançosunu devre sonu beklemeden çıkartabilirim ama korkarsın diye çıkartmıyorum. Kısa vadeli bakkal borçlarımın çok olması -likitide sıkıntıma rağmen- aktifimde yer alan ipimle kuşağım, elbet bizi feraha çıkartacaktır. Düğünümüzdeki Temsil ve ağırlama giderlerini babanın ankes limitlerinden kullanabilsem bahtiyar olacağım. İhracat-kredi tebliğleri gibi hergün karekter ve tutumu değişen babani görmemek için ödeme güçlüğü içindeki bankerler gibi kaçacak delik arıyorum. Ailenle mutabakat sağlarsam yaz ortasında yakacak yardımı almış personel gibi sevineceğim. Damat aday adayı olarak ailenize giriş formumu personel müdiresinden dönme annenin kabul etmediği haber almış bulunmaktayım. Seninle arama 3.şahıs gibi giren şüpheli alacaklı suratlı annene teleksli en derin tessüflerimi bildiririm. Ailenin hükmü şahsiyeti kılığındaki şahsiyetsiz babanada 5.icra kanalı ile en derin ve acı ıstıraplı telbigatlarımı sunarım....... Seni artık maliyeden vergi kaçırır gibi kaçırmaktan başka çarem kalmadı.... Sonradan vereceğin pişmanlık dilekçesini de mumameleye koymayacağımı bilmeni isterim.... Aktif karekterim sülalenizi zamansız amorti edecektir. Aldığım yan ödemelerle seni prensesler gibi yaşatacağıma söz veriyorum. İleride alacağım üçün birinide ki emekli maaşımda sana feda olsun. "Sen doğarken ağlıyordun herkes gülüyordu ömründe, Sen öyle yaşaki! öldüğünde herkes ağlasın sen gül kabrinde..." ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |
|
#30
| ||||
| ||||
| YanlizliĞim Yalnız gecelerde, Kimsesizliği bir kenara bırakabildiği zamanlarda Sadece düşünürken O’nu ne kadar çok sevmiş olduğunun Farkına varabiliyordu… Geç olduğunu kendisi de biliyordu Bir yola girmişti Sonu görünmeyen Labirenti andıran Sadece gidişi olan Tek yönlü bir yola girmişti… Bu yolda nasıl ilerlenir Onu da bilmiyordu… Ne kadar sevmiş olduğunun farkına Çok geç varabilmişti… O gitmişti… Arkasına bir kere bile bakmadan gitmişti… Haklı mıydı? Evet haklıydı… Şimdi bunları düşünmenin tam zamanı diye geçirdi aklından… Nasıl olsa Yapacak başka bir iş de yoktu Elinden Sadece düşünmek geliyordu Keşke umutsuzluğa kapılmadan düşünmeyi öğrenebilseydim Dedi kendi kendine Hayat ne kadar acımasızdı… Onunlayken; Yokluğunu hiç düşünmediği, Aklına bile getirmediği, Hatta O’nu bile unuttuğu zamanlarda Hayatın ne kadar güzel olduğunu düşünürdü… Oysa Şimdi, Terk edilmenin acısını sindirmeye çalışırken Kendiyle baş başa kaldığı bir zamanda Hayatın Mayın tarlasına benzediğini fark etti bir anda Üşümeye başladı Hava ne kadar güzeldi oysa Klimanın açık olduğunu Yüzüne vuran Serinlemeye başlamış havadan değil de Gözünün daldığı yeşil noktadan anladı Havanın ne kadar sıcak olduğunun farkına vardı biran Ama nedense Yalnızlığı gibi Üşümesi de Her geçen saniye daha da artıyordu… Bir an gerçeğe biraz daha yaklaşır gibi oldu Tüyleri ürperdi… Daha çok üşümeye başladı… Doğru düzgün düşünemiyordu bile Nasıl olduysa üşüdüğünü fark etti. O an Hayatla tek bağlantısı Üşümesi gibi geldi O’na… Titremeye başladı Dişleri birbirine vurmaya başladığı zaman İsterik bir kahkaha attı… Ardından ağlamaya başladı… Çocukluğundan beri İlk kez ağlıyordu Hem de hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde… Evet Ağlıyordu Ağzına Gözyaşlarından süzülen damlaların Tuzlu tadı geldi. Gözleri bir saniye daha takılı kaldı yeşil ışığa… Sonra fark etti karanlıkta oturduğunu Üşenmeden ayağa kalktı. Elektrik düğmesine dokunurken Mezardan kalkmış gibi bir hisse kapıldı Tekrar oturdu koltuğa Sigarasını yaktı. Derin bir nefes çekti Terk edilmenin korkunç acısını Bir kere daha hissetti yüreğinin en dip köşesinde… Sigarasından derin bir nefes daha aldı. Dumanı içinde tutarken Gözleri Kül olan sigaraya takıldı Duygularını anlatamıyordu. Kalbi çok acıyordu Tükendiğini hissetmeye başladı Boğulur gibi olmadan önce İçindeki zehri dışarıya bıraktı… Acaba kalbindeki zehri de Böyle kolay atabilecek miydi… Bir anda silkindi… Kendine gelir gibi oldu… Bir yeşil ışığa, Bir elektrik düğmesine, Bir de elindeki sigaraya baktı yavaş yavaş… Tanı(ya)madığı bir el Titrek hareketlerle Kül tablasına doğru uzandı Elindeki sigarayı Yavaşça Sanki hiç bir şeyi incitmek istemiyormuş gibi bastırdı kül tablasına… Sigarayı yavaşça söndürdü… Aynı kendi hayatını yavaşça söndürdüğü gibi… Birkaç saniye daha elindeki sigaraya baktı Sonra Yoğun bir çaba harcayarak Ayağa kalktı. Son kez Bir daha hiç gör(e)meyecek gibi Odaya bakındı… Sol tarafa doğru hareketlendi yavaş adımlarla… Eli düğmeye uzandı. Işığı kapattı. Kalbi gibi karardı her yer… Kapıyı usulca kapattı Veeeeeeee Rüzgarda savrulan yapraklar gibi Nereye gittiğini bilmeden Karanlığa karıştı… ![]() Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz! Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz. |