Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Aşk Bölümü » Asla sevgiyi arama
Bir akşam ayrılık haberin geldi Bıraksın peşimi artık demişsin Bu aşka tek benim kalbim mi girdi? Sevmedim demekle sen halt ...

Anket Sonuçlarını Görüntüle: Sevgiyi asla arama hakında görüşleriniz
yazıları beğendim 3 100,00%
yazıları beğenmedim 0 0%
Oylayanlar: 3. Bu ankette oy kullanamazsınız

Cevap
  #21  
Eski 18-07-2005, 02:53 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Halt Etmişsin

Bir akşam ayrılık haberin geldi
Bıraksın peşimi artık demişsin
Bu aşka tek benim kalbim mi girdi?
Sevmedim demekle sen halt etmişsin

Kullardan korkun var Allah tan yok mu?
Aşkımı nasıl da inkar etmişsin
Paraya açsın da sevgiye tok mu?
Sevmedim demekle sen halt etmişsin.

Seni insafsızın zalimin kızı
Nasıl yok yerine koyarsın bizi ?
Teninde dururken elimin izi
Sevmedim demekle sen halt etmişsin.

Ömrümü sererken ayaklarına
Öpücük kondurdum dudaklarına
Bu şiir küpedir kulaklarına
Sevmedim demekle sen halt etmişsin
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #22  
Eski 18-07-2005, 10:11 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Bekleyenler için çok Yavaş

Bekleyenler için çok yavaş,
Korkanlar için cok hızlı,
Yas tutanlar için cok uzun
Sevinenler için cok kısadır.
Ama sevenler için sonsuzluktur.
Saatler uçar,
Çicekler solar,
Yeni günler, yeni yollar
Gecer gider
Aşk kalır...

Hayat içinde neler yaşadık neler kaybettik diye düşünmek
anlamsız...Yaşanan yaşanmıştır. Doğrusu da, yanlışı da senindir. Asıl yaşamadıkların
için üzülmelisin. Asıl, hala daha "keşke"lerle vaktini geçiriyorsan, üzül.
Yinede kaçırdığın hiçbir şey yok. Çünkü her geçen gün yeni bir
başlangıçtır.
Zaman hiçbir zaman geç değildir. Zaten aşk da zaman dinlemez.
Bazen karanlıkta gelir, bazen yılların yıpratıldığı anda. Ama sen her zaman kapını
açık tutacaksın ona ki içeri girebilsin.
Bir düşün
Ne güzeldir aşık olabilmek, sevebilmek! Aşk her zaman
kolaylaştırır güzelliklerin gerçekleşmesini. Dudaklarındaki gülümsemeyi,
gözlerindeki parıltıyı birleştirir. Geriye dönüp bakmayacaksın. Yaşadığın her
olaydan ders alacaksın. Yediğin çelmelerle düştüğün yerden hemen
kalkacaksın. Üzülmeyeceksin düştüğüne. Ne kadar kötü düşersen o kadar iyi,
ne kadar cok yanarsa canın o kadar iyi. Bisiklete binmek gibi bir şey bu...
Düştükçe daha iyi binmeyi öğrenirsin. İlk düşüşünden sonrada evde pansuman için
gereken her şey hazırdır zaten...
Gecenin karanlığında gökyüzüne baktığında yıldızların
parlaklığını göreceksin. O karanlıkta bile parlayan yıldızları tutmak
isteyeceksin. O yıldızların parlaklığının geceyi nasıl aydınlattığına
şaşıracaksın. Bazen de yağmurun ıslattığı topragın kokusunu duyacaksın. Canlanan doğayı
seyredeceksin. Her geçen gün ve gece sana farklı yenilikler getirecek. Umut senden
ne kadar
yüksekteyse, o kadar yükseğe sıçramayı öğreneceksin. Sonra umudu
yakalayacaksın. Ve bir umut yakalamanın hiç de kolay olmadığını
anlayacaksın. Bu kez o umudu kaybetmemek için sıkıca sarılacaksın. Unutma,
insanlar umutlarıyla yaşarlar. Bunları yaparken hiç merak etme kaçırırım
diye bir şeyleri. Hayat sen istedigin sürece seni takip eder çünkü . Zaman
hiçbir zaman geç değildir. Zaten aşk da hep zamansız gelir...
Aniden hiç beklemediğin bir anda.......

Biz seninle ne sevdik biririmizi...
Ölümüne değil
inadına,yaşamına...
Mağrurlanırdı güller gelirken sana
pusardı dikenleri
solardı renkleri
görünce seni...
Biz seninle ne sevdik birbirimizi...
YıIrtarak geceyi,haykırırdık kjaranlığa
sarılırdık
aydınlık olan senle bana
benle sana ve yarına...
Sevdik işte birbirimizi delice,bilinçsiz
çılgınca gamsız
*****ca
bilmeden *****lığın ne olduğunu
ve yarınca...
Sevdik işte seninle birbiririmizi
yarınca
karınca,kararınca....

BELKİ NE BİLEYİM

Gidebildiği kadar gitti
Yorulup dönsün diye bekledim
Beklemeler ıslandı...
Vuslatın ne önemi vardı
Gün arası...
Gün ertesi...Bekledim
İkindi boyuna da öğle yüzüne de
Esmer hüzünler aktı...
Vazgeçtim demeyeceğim
Lakinim yalan olur ama
Unutmalara...
Çokça gidip geldim
Ağyar değdi saçlarıma
Her söz bin yara aldı
Bu kadar kanamaz dedim
Tam elimi yüreğimin ortasına koyup
Acı içtim...Hüzün de dedim belki
İçim acıdı...Çokça eksildim
Mülteci bir konukluk...
damarında soluklandım
nice tevatür kuşku vazgeçişim oldu
her sabah kuş palazı...
gözleri gözlerimde pencereme konar
belki ne bileyim gün arası...
gün ertesi...beklemeler ıslandı...
benim değil onunken bu beden
beni ondan kıskandı
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #23  
Eski 18-07-2005, 10:20 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
İtiraf

Söylemek istediğim sözler var,
anlatılacak hikayeler anılar, yapmak
istediğim itiraflar...
Gücüm olsaydı da eski suçsuzluğumu
anlatabilseydim sana. Oysa tek haykırış
nefesim kalmadı şimdi. Anlatamasam da,
yüreğime kazımışım onları, soğuk gecelere
sarılmışım. Anılarımda esen meltem rüzgarlarıyla
savrulmuşum, yorgun kaldırımları aklıma getirip,
yine uzak yollar başka yerler başka zamanlar
düşlemişim seninle beraber...

Anlatamasam da, acı verse de kopamamışım
senli günlerden. Pişman mıyım?
Asla. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmamayı
öğrendim, yıllar önce. Her ne olursa olsun,
kararlarımın arkasında durmayı...

Ama içimde karşı koyamadığım, yüreğime yayılmasını
engelleyemediğim bir duygu. Özlem...

Bana ne oluyor bilmiyorum. Eski günlerin akışlarıyla
rüzgarları dize getiren, hırçın, karşı konulmaz,
sözünden dönmez, çaresizlik içinde. Korkuyorum...

Çünkü kendime bile itiraf bu hain duygu iliklerime
işliyor ve yüreğim parçalanırcasına özlüyorum.
Nerelerde şimdi giderken içimi dağlayan gurur?

Lanet olsun ki sen beni mahvederken sana karşı
koyamayacak kadar güçsüzdüm. Benliğimi aldın benden
ve benim yaptığım en büyük hata kendimi içimden
fışkıran sevgiye kaptıramamak oldu. Bunun için şimdi
bu kadar çaresizim ve diğer insanlara karşı
böylesine katı...

Ve sana sadece bu satırlarla ulaşabiliyorum göz
yaşlarımla beraber. Artık geri dönüşü yok bunun.
Mucizeleri ise hak etmiyorum...

"Keşke" o geçse yine beraber yürüdüğümüz yollardan
diyorum, "Keşke" demekten nefret ederek. Artık o
eski halim kalmadı hiç. Gözlerimde yanan ışık
çoktan söndü. Eski coşkusu yok yüreğimin.
Bedenim, bu kendinden nefret eden ruhu taşımak
istemiyor....

Sen ne yapıyorsun hiç bilmiyorum. Biliyor olsam
bile karşına çıkacak cesaretim yok. Biliyorum,
şimdi çektiğim ne varsa hepsini hak ettim...

Ve bir itiraf....

Asla göründüğüm kadar güçlü olamadım....
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #24  
Eski 18-07-2005, 10:26 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Yüzün yok

Yüzün yok...Sesin de...Ama çok gerçeksin ve bu beni korkutuyor.Seni kontrol
etmeden yaşamak,cevabı belirsiz yüzlerce soruyu sıralıyor birbiri
ardına...Şaşıp kalıyorum ve sadece bakıyorum.Ne oluyor bana?
Hayatını başkasının ellerine bırakmayan,kontrol edemediği olayların içinde
yer almayan ben,şimdi hangi denize döküleceği belli olmayan deli bir ırmak
gibi akıyorum...
Bir yanım 'ak akabildiğince...Özgürce..."diyor ,coşkum artıyor.Böyle
düşününce yüreğime martılar konuyor,sonsuz maviliklerin kralları martılar
....Nasıl da özlüyorum seni.Özlemek epeydir unuttuğum duygulardandı.Sahi ne
güzelmiş hasret çekmek?
Soğuk iklimlere doğan kutup güneşi gibi yüreğimde buz tutmuş o tatlı heyecanı
yeniden harekete geçiriyorsun.Sanki hep vardın,oralardaydın;ama ortaya çıkış
zamanını bekliyordun.Sana dokunabilme ihtimalini düşünmek bile,bu umudu
beslemek bile damarlarımdaki kanın daha hızlı akmasına neden oluyor.Bir de
dokunsam....Bu heyecana dayanabilir mi kalbim?
"Aklıma düştüğün an diyeceğim ama,aklımda olmadığın an yok.Yani her an
seninleyim.Hiç beklemediğim anda yıldırım gibi düştün sen hayatıma .Bana
rastlayacağından çoktan umudumu kestiğim hayatın iyi sürprizlerinden birisin
sen.Hatta en iyisi,en hoşu en güzeli...
Neredeydin?Bunca yıldır nasıl sakladın kendini?Şans mı yoksa şanssızlık mı
yaşadığım?Öyle ya da böyle buldum seni,şanslıyım.Ama bu şansın bana şanssızlık
olarak geri tepme ihtimali de var.
Şimdi bunları düşünmenin sırası değil.Yaşamak istediğim her şeyi kendi
tercihimle yaşadım ben.Korkmadan...Sonunu önceden görmüş olsam bile yaşamak
istediysem eğer,gözümü bile kırpmadan attım kendimi ateşe.Tek bir an bile
yaşanacak olsa ,sadece o an için hayatımdaki her şeyi değiştirebilme gücünü
her zaman buldum kendimde.
Biliyorum şimdi de öyle olacak.Ne kadar korumak iste semde
kendimi,yürüyeceğim,sonu belirsiz karanlıkların üzerine.Hep yüreğim
aydınlattı beni,şimdi de öyle olacak.Kaçmak yakışmaz bana.Ama dur
orada...Adım atmasan da bana doğru,ben yürüdükçe sana,değiştirme
yerini.Kaçarsan ne diyebilirim ki...Gidene hiç kal demedim.Gidersen......Kendi
şansını da alıp götüreceksin beraberinde.Ve o şansın ne olduğunu asla
bilmeyeceksin...Bir soru hep kemirecek beynini..."Ya gitmeseydim..."
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #25  
Eski 18-07-2005, 10:30 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Geri Dön

Geri Dön

Ayrılık... Yeni bir hayata adımı attığım ayrılık... Ayrılık kararı verdiğimde ne
kadar üzüntülüydüm bilemezsin. Ayrılmam gerektiğini düşünüyordum. Öyleydi de...
Yürümüyordu. Daha fazla bir birimizi üzmemizin, bitmiş bir aşkı yaşatmak uğruna
aramızdaki saygının da kaybolmasına neden olmanın bir anlamı yoktu.

Ayrıldık... Seni seve seve ayrıldım. Bu ayrılık benim için yeni bir başlangıç değil,
deli divane olacağım günlerin başlangıcıydı. Bunun farkındaydım. Tek umudum bir çok
yaranın ilacı olan zamandı. Alışırım zannetmiştim yokluğuna. O büyülü sıcağından
vazgeçmek mümkün olmadı.

“Geri Dön” demek. Utanmasam, zavallı hissetmesem kendimi, korkmasam
reddedileceğimden, arkasına saklanmasam gururumun, ağzından çıkacak ilk söz olacak.
Yalvararak belki, diz çöküp önüne “Geri Dön” demek geliyor içimden...

Özlediğim gibi seni, sen de beni özlüyor musun? Senin de hatırladığında beni,
buğulanıyor mu gözlerin? Buğulu gözlerle, hasretle yolumu gözlüyor musun? Ah olur da
bir gün sen de özlersen, olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen...

Geri dön, ne olur geri dön. Hiç ummadığım bir anda birden karşımda bitiver, uzanıp
tutuver elimi... Bekleme benden utanır diyemem, ne olur geri dön...

Unutmak... Seni unutmak mümkün değil. Denedim unutmayı. Unutarak gönlümü avutmayı.
Seni unutmak istedikçe her şey bana seni hatırlatıyor. Tam unuttum derken, ortak bir
dostumuz senden söz ediyor... Unutuyorum derken, birlikte söylediğimiz şarkılardan
birisi kulağımda zonkluyor... Artık unuttum diyecekken seni görüyorum rüyamda;
sarılırım, ısıtırsın soğuk gecelerimi, süslersin hayallerimi...

Unutamamak... Her zaman aklımda olup, yanımda olmaman ve bir daha olmayacak olman.
Gelmeyeceğini, dönmeyeceğini bile bile seni kalbimden söküp atamamak. Kahreder beni.
Ağlarım hüngür hüngür saatlerce. İçin için günlerce... Utanır oldum, otobüste,
yolda, sokakta dinlediğim şarkılarda ağlamaktan. Utanır oldum..

Ben unutmak istedikçe her şey seni hatırlatır yeniden... Dinlediğim bir şarkı,
elinde bir demet gül ile başımda duran çiçekçi kız, yürüdüğümüz yollar, oturduğumuz
park; her şey seni hatırlatıyor her an. Unutamadım seni, sen de unutmadıysan, sen de
özlediysen...

Geri dön, ne olur geri dön. Hiç ummadığım bir anda birden karşımda bitiver, uzanıp
tutuver elimi... Bekleme benden utanır diyemem, ne olur geri dön...
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #26  
Eski 18-07-2005, 11:49 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Sen'le Sohbet...

Sevmek...

"Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.

"Yol" dedim.
"Alıp başını gitmek" dedi.

"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.

"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.

"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.

"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi.

"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.

"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi.

"Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi.

"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.

"Gizlemek" dedim.
"İşte, her şeyin bitimi" dedi.

"Şey" dedim.
"Sevda" dedi.

"Sevda" dedim.
"Peşinden koştuğum" dedi.

"Koşmak" dedim.
"Hayat, bir maraton" dedi.

"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi.

"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.

"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
"Aşk" dedi.

"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere"

"Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.

"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"

"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.

"Yok olunca!" dedim.
"İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.

"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi.

Durdum. Durdum. Ve sustum!

"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim.

"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!"

"Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum.

"Her yerde" dedi.

"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi.

"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.

"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi.

"Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi.

"Ya korku!" dedim.
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi.

"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu.

"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu.

"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi.

"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi.

Durdum. Durdum. Yine sustum.

"Kimsin?" diye sordum.

"SEN'im" dedi.
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #27  
Eski 18-07-2005, 11:53 PM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Ne zaman sevdim seni

Ne zaman sevdim seni,bana dünyanın bütün pisliklerini unutturan gözlerine ne zaman
vuruldum,hatırlamıyorum. Sanki bu dünyadan değildin de,bir sonsuzluktan kopup
gelmiştin. Acıların vardı,yüreğine gömmüştün.Bana hep güler yüzünü sunmuştun.
Bense hızına erişemediğim ihanetlerin, kayboluşların, yanlızlığın ortasında
sarılabileceğim, bana küçücük bir umut verebilecek birini bekliyordum. Bu bekleyiş
yoruyordu ve bazen "İşte bu"deyip yanlış kucaklarda ,yanlış rüyaların artisti
oluyordum.

Seni ilk gördüğüm gün aklımdan hiç çıkmadı;ama sanki ilk buluşmamız değildi o. Aynı
süzgeçten geçmiş,aynı sevdalara düşmüş,aynı karanlıkta yolumuzu kaybetmiştik.Bizi
birbirimize çeken de bu olmuştu.Eski bir sevdaya kaldığımız yerden başlamış
gibiydik.
Sahi hangi baharın ürünüydün sen? Hangi topraklarda tohumdun? Hangi güneş büyüttü
seni?Hangi suları içtin kana kana? Ne çok soru geliyor aklıma sana dair... Ne çok
yanıtsız soru... Yanıtlanmasınıda beklemiyorum.Bu sorular sana hayranlığımı daha da
arttırıyor benim...

Ben sana maviyi anlattım.Aşkın mavisini,yüreğin mavisini,umutların mavisini...Sense
kırmızıdan konuştun.Ateşin kırmızısını,tutkunun kırmızısını.... İşte o zaman anladım
ki ben mavileri sunarken sana,sen kırmızılarla gelecektin bana.Ve dünyada başka
hiçbir renk birbirine bu kadar uyumlu olmayacaktı.
Ne çok susamıştık konuşmaya...Özlediğimiz hayatı,birbirimizsiz zamanları anlatıp
durduk. Konuştukça tek tek yıktık bizi birbirimizden uzak tutan duvarları. Benim
için "o" sendin,senin için ben... Bunu bilmek nasıl da rahatlatıyordu bizi...
Seni var bilmek,seni yaşamak,seni yüreğimin yarısı saymak içimde tarifi olmayan bir
yaşam sevinci yaratıyor.Hayatın bütün olumsuzluklarına karşı inanılmaz bir direnme
gücü veriyor.

Artık ertelediğimiz hiçbir şey yok.Tenlerimize dokunmamız bile içimde bulunduğumuz
ortamı yangın yerine çevirebiliyor. Hayata,birbirimize aşk sunmak için gelmişiz biz
belli ki.

Doğuşumuzdaki amaç buymuş belki de...Madem ezeli bir aşk bu,madem öncesi yok,sonrası
da olmasın,bir sonsuzluğu taşısın bizi...

SENİN GELDİĞİN YERE...
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #28  
Eski 19-07-2005, 12:14 AM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Kaybettim seni bu gece

“Kaybettim seni bu gece.. Farkındayım. Sıradanlıkların içinden kurtulmuştum oysa
seninle. Şimdi bakıyorum da sıradanlıklar esir almış bizi. Çarçabuk bitip
tükenen heyecanların içinde...

Zordur severken ayrılmak. Herhangi bir şeyden, yaşadığınız şehirden, oturduğumuz
evden, eşinizden, işinizden…

Bir ağaç düşünün; budadınız, suladınız, ilaçladınız; yaprak döküşünü, çiçek
açışını izlediniz. Sonra, o ağacın artık sizin olmadığını söyledi birileri.
İçiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Çünkü, bu “sevgi”dir, “aşk”tır. Ağaç
siz, siz ağaç olmuşsunuzdur.

Ayrılık zordur. Artık size ihtiyaç duyulmayacak olması ise en ağırıdır. Bunu
sindirmek ise hiç kolay değildir. ”Aşkım, Bir tanem, Canım, Hayatım, Sevgilim”
her ne iseniz, artık değilsinizdir.

Dün yanı başınızdayken, bugün artık yoktur. Sizden kimsenin beklediği bir şey
kalmamıştır. Neyi ne kadar bildiğiniz, neler becerebildiğiniz kimsenin umurunda
değildir. Bu dünyada yalnız bedeniniz kalmıştır, ruhunuz ise kimselerin
bilmediği yerlerde…

Unutmak için akşamları erkenden yatarsınız. Yatakta uyumak için verdiğiniz savaş
onu unutmak için verdiğiniz savaşa yenik düşer. Unutamazsınız. Aklınızı yitirme
noktasına da gelseniz, unutamazsınız...

Derken eliniz telefona gider; isimler arasında dolaşırken tuşlarsınız
numaraları… İçinizde bir ses yankılanır; “Neye inanıyorsan öyle davran “…
Pehhhhhhhh…

Sonra anında vazgeçersiniz, paketteki son sigarayı da içip düşünürsünüz;
“Severken ayrılmak hakikaten ne kadar da zormuş”
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #29  
Eski 19-07-2005, 10:41 AM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
Bankacının Aşkı

Seni ilk gördüğüm an, akşam kasa sayımında
açık vermiş veznadar gibi beynimden vurulmuşa
döndüm. Uzun vadeli mükerrer bakışların altında
yıldırım teftişi geçiren bir şube müdürü gibi
şaşkınım. Allah vergisi tedavül kıymetlerın,
henüz yarı mamül emtiana, bayrak merasimindeki gibi
sıralanmış dişlerine, kırmızı bakiye veren dudaklarına
baktıkça tansiyonum mevduat grafiği gibi inip çıkıyor.
Şubeler cari hesabına dönmüş arap saçların
tasfiye tarihi belli olmayan ekstreler gibi sana
esrarengiz bir hava veriyor.İnşallah birgün
demirbaşım olursun...Seni tanıyalı kalbim, bilanço
çalışmalarına yeni başlamış muhasebe servisi gibi
karmakarışık. Pencerenin önünde koruma görevlisi
gibi dolaştığım günleri ve geceleri unutamıyorum.
Gizli ve şahsına göndermiş olduğum şifresi kapatılmamış
aşk mektuplarımı vicdanının muhaberetında kayda almadığına
üzüldüm, nazarında sanki bir isimsiz sertifika gibiyim.

Ailenize iç güveysi olarak alınma teklifini, babanın
torba kadro bulunmadığı gerekçesi ile reddetmesi beni
terfisi geçiken memur gibiperişan etti... Ailen nezdinde
bir kuruş iz kıymetı kadar değerim yok mu?
Hiddetimden o fabrikator işveren babana ne diyeceğimi
çok iyi biliyorum.

Kusuruma bakma ama zaten babanın ciğeri ile italyan
lireti arasında bir fark göremiyorum. Ama yeni memur
kıyafet yönetmenliğine uygun görünüm gömleği taşımayan
ense traşım, asalet ve kefaletim buna manidir...

Bir evet demen beni banker kuyruğunda ödeme sırası
gelmiş bir vatandaş gibi mutlu edecektir. Seni
istemekte herhangi bir usulsuzluk göremiyorum.

Yönetim kurulu kararı gibi sana aşk teklifimi her
yıl yenileyemem. Bu ilk ve son teklifimdir. Ne olursun
reddetme. Aşkımı yıllardır tahsili gecikmiş alacaklarda
bırakma. Bütün çeyizlerinin de, şu anda annenin
yediemininde bulunması yuva kurmamızi engelleyemez.

Babanın cüzdanından usulsüz yapacağın büyük montanlı
virman iki hafta balayı geçirmemize yeterli olacaktır.
Annenin boynundaki menkul kıymetlerin değeri inan bizi
iki yıl ödemesiz dönemi olan uzun vadeli kredi almiş bir
müşteri kadar rahatlatacaktır.Doğum kontrol hapı alıp
işgücü kayıbına meydan vermezsen iki yıl içinde
kayınvalidemin öngördüğü çocuk sayısı hedeflerine
ulaşacağımıza emin olmanı isterim.

Baban sağda, solda aylık dumu soruyormuş. Sana her
an aşkımın muvakat bilançosunu devre sonu beklemeden
çıkartabilirim ama korkarsın diye çıkartmıyorum. Kısa
vadeli bakkal borçlarımın çok olması -likitide
sıkıntıma rağmen- aktifimde yer alan ipimle kuşağım,
elbet bizi feraha çıkartacaktır. Düğünümüzdeki Temsil
ve ağırlama giderlerini babanın ankes limitlerinden
kullanabilsem bahtiyar olacağım. İhracat-kredi tebliğleri
gibi hergün karekter ve tutumu değişen babani görmemek
için ödeme güçlüğü içindeki bankerler gibi kaçacak
delik arıyorum. Ailenle mutabakat sağlarsam yaz ortasında
yakacak yardımı almış personel gibi
sevineceğim.

Damat aday adayı olarak ailenize giriş formumu personel
müdiresinden dönme annenin kabul etmediği haber almış
bulunmaktayım. Seninle arama 3.şahıs gibi giren şüpheli
alacaklı suratlı annene teleksli en derin tessüflerimi
bildiririm. Ailenin hükmü şahsiyeti kılığındaki şahsiyetsiz
babanada 5.icra kanalı ile en derin ve acı ıstıraplı
telbigatlarımı sunarım.......

Seni artık maliyeden vergi kaçırır gibi kaçırmaktan
başka çarem kalmadı.... Sonradan vereceğin pişmanlık
dilekçesini de mumameleye koymayacağımı bilmeni isterim....

Aktif karekterim sülalenizi zamansız amorti edecektir.
Aldığım yan ödemelerle seni prensesler gibi yaşatacağıma
söz veriyorum. İleride alacağım üçün birinide ki emekli
maaşımda sana feda olsun.



"Sen doğarken ağlıyordun herkes gülüyordu ömründe,
Sen öyle yaşaki! öldüğünde
herkes ağlasın sen gül kabrinde..."
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
  #30  
Eski 19-07-2005, 10:49 AM
zagor34 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Istanbul
Mesaj: 90
zagor34 will become famous soon enoughzagor34 will become famous soon enough
YanlizliĞim

Yalnız gecelerde, Kimsesizliği bir kenara bırakabildiği zamanlarda
Sadece düşünürken
O’nu ne kadar çok sevmiş olduğunun
Farkına varabiliyordu…
Geç olduğunu kendisi de biliyordu
Bir yola girmişti
Sonu görünmeyen
Labirenti andıran
Sadece gidişi olan
Tek yönlü bir yola girmişti…
Bu yolda nasıl ilerlenir
Onu da bilmiyordu…

Ne kadar sevmiş olduğunun farkına
Çok geç varabilmişti…
O gitmişti…
Arkasına bir kere bile bakmadan gitmişti…
Haklı mıydı?
Evet haklıydı…
Şimdi bunları düşünmenin tam zamanı diye geçirdi aklından…
Nasıl olsa
Yapacak başka bir iş de yoktu
Elinden
Sadece düşünmek geliyordu
Keşke umutsuzluğa kapılmadan düşünmeyi öğrenebilseydim
Dedi kendi kendine

Hayat ne kadar acımasızdı…
Onunlayken;
Yokluğunu hiç düşünmediği,
Aklına bile getirmediği,
Hatta O’nu bile unuttuğu zamanlarda
Hayatın ne kadar güzel olduğunu düşünürdü…
Oysa
Şimdi,
Terk edilmenin acısını sindirmeye çalışırken
Kendiyle baş başa kaldığı bir zamanda
Hayatın
Mayın tarlasına benzediğini fark etti bir anda

Üşümeye başladı
Hava ne kadar güzeldi oysa
Klimanın açık olduğunu
Yüzüne vuran
Serinlemeye başlamış havadan değil de
Gözünün daldığı yeşil noktadan anladı
Havanın ne kadar sıcak olduğunun farkına vardı biran
Ama nedense
Yalnızlığı gibi
Üşümesi de
Her geçen saniye daha da artıyordu…
Bir an gerçeğe biraz daha yaklaşır gibi oldu
Tüyleri ürperdi…
Daha çok üşümeye başladı…
Doğru düzgün düşünemiyordu bile
Nasıl olduysa üşüdüğünü fark etti.
O an
Hayatla tek bağlantısı
Üşümesi gibi geldi O’na…

Titremeye başladı
Dişleri birbirine vurmaya başladığı zaman
İsterik bir kahkaha attı…
Ardından ağlamaya başladı…
Çocukluğundan beri
İlk kez ağlıyordu
Hem de hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde…
Evet
Ağlıyordu
Ağzına
Gözyaşlarından süzülen damlaların
Tuzlu tadı geldi.
Gözleri bir saniye daha takılı kaldı yeşil ışığa…
Sonra fark etti karanlıkta oturduğunu
Üşenmeden ayağa kalktı.
Elektrik düğmesine dokunurken
Mezardan kalkmış gibi bir hisse kapıldı
Tekrar oturdu koltuğa
Sigarasını yaktı.
Derin bir nefes çekti
Terk edilmenin korkunç acısını
Bir kere daha hissetti yüreğinin en dip köşesinde…

Sigarasından derin bir nefes daha aldı.
Dumanı içinde tutarken
Gözleri
Kül olan sigaraya takıldı
Duygularını anlatamıyordu.
Kalbi çok acıyordu
Tükendiğini hissetmeye başladı
Boğulur gibi olmadan önce
İçindeki zehri dışarıya bıraktı…
Acaba kalbindeki zehri de
Böyle kolay atabilecek miydi…

Bir anda silkindi…
Kendine gelir gibi oldu…
Bir yeşil ışığa,
Bir elektrik düğmesine,
Bir de elindeki sigaraya baktı yavaş yavaş…
Tanı(ya)madığı bir el
Titrek hareketlerle
Kül tablasına doğru uzandı
Elindeki sigarayı
Yavaşça
Sanki hiç bir şeyi incitmek istemiyormuş gibi bastırdı kül
tablasına… Sigarayı yavaşça söndürdü…
Aynı kendi hayatını yavaşça söndürdüğü gibi…


Birkaç saniye daha elindeki sigaraya baktı
Sonra
Yoğun bir çaba harcayarak
Ayağa kalktı.
Son kez
Bir daha hiç gör(e)meyecek gibi
Odaya bakındı…
Sol tarafa doğru hareketlendi yavaş adımlarla…
Eli düğmeye uzandı.
Işığı kapattı.
Kalbi gibi karardı her yer…
Kapıyı usulca kapattı
Veeeeeeee
Rüzgarda savrulan yapraklar gibi
Nereye gittiğini bilmeden
Karanlığa karıştı…
imza

Kadınların Kalbi Mezar Gibidir, Giren Çıkmaz!
Erkeklerin Kalbi Bakkal Gibidir, Giren Çıkan Belli Olmaz.


zagor34 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 05:31 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0