Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Aşk Bölümü » Uçurum - Can Dündar
Uçurum - Can Dündar Geceyarısıydı. Arabadaydım. Radyo Maydonoz'da Selim gazete köşelerinden internet'e yayılmış bir öyküyü anlatıyordu. Kulak kesildim: "Bir sonbahar ...

Cevap
  #1  
Eski 29-10-2005, 12:46 AM
PsiCo-PaTh kullanıcısının avatarı
Olmayan Bölümünün Sorumlusu
Asil Üye
 
Konum: 43 - Çini Diyarı
Mesaj: 213
PsiCo-PaTh kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Uçurum - Can Dündar

Uçurum - Can Dündar

Geceyarısıydı.

Arabadaydım.

Radyo Maydonoz'da Selim gazete köşelerinden internet'e yayılmış bir öyküyü anlatıyordu. Kulak kesildim:

"Bir sonbahar günü Londra'daki doktor muayenehanesinin bekleme odasında oturan adam, yaprakların dökülmesini hüzünlü bir gülümsemeyle seyrediyordu. Biraz sonra muayene odasında doktor, teşhisi açıkladı kendisine:

'-Bay Winkelman, beyninizde bir ur var. Hemen ameliyat olmalısınız'.

Yüz hatları gerildi Winkelman'ın:

'-İngiltere'de bu ameliyatı yapabilecek doktor var mı' diye sordu.

'-Amerika'da yaşadığınıza göre orada olmanızı öneririm' dedi doktor; 'Zaten sizi ameliyat edebilecek tek operatör olan Charles Wronkow da orada yaşıyor'.

Winkelman teşekkür edip ayrıldı. Otele giderken derin derin düşünüyor ve yere dökülen yaprakları ayaklarıyla yavaşça itiyordu.

Birkaç gün sonra gazeteler tanınmış Amerikalı operatör Charles Wronkow'un İngiltere'de tatilini geçirirken intihar ettiği haberini verdiler.

Polis, böyle tanınmış bir doktorun neden 'Winkelman' adı altında, Londra'nın yoksul bir mahallesindeki otelde kaldığını merak ediyordu".


* * *

Bu öyküyü dinlediğim gecenin sabahında gazeteler Reve Favaloro'nun intihar haberini duyurmuşlardı.

Favaloro, 1967'de bulduğu by-pass yöntemiyle kalp ameliyatlarında bir çığır açan ve milyonlarca hastayı kurtaran Arjantinli cerrahtı. Buenos Aires'teki muhteşem villasında kalbine sıktığı tek bir kurşunla son vermişti hayatına....

Milyonların kalbine giden kanalları açan bir insanın, kendi yüreğindeki tıkanmaya deva bulamaması ve sonunda onu kurşunlayarak susturması ne trajik bir final...!

Bütün bir salonu gülmekten kırıp geçirdikten sonra çekildiği makyaj odasında sessizce ağlayan bir palyaço gibi... çevremize yaydığımız ışıktan biz nasiplenemeyiz çoğu zaman...

İnsanın sözü geçmez, gücü yetmez bazen kendine...

En güzel aşk filmlerinde oynayan kadın, alabildiğine mutsuzdur bakarsınız...

Diline doladığı herkesin iç dünyasını kalemiyle didikleyen yazar, kendi içindeki keşmekeşi tariften acizdir.

Cemaate iman telkin ederken içten içe Tanrıyı sorgulamaya başlamış bir din adamı kadar çaresiz, kıvranır insan...

Yalnızlık korkusunu bastırmak için ömrü boyunca sayısız kadına tutulmuş bir Kazanova'nın sonunda anavatanı yalnızlığa dönmesi,

...ya da cehennemi bir cephede gün boyu askerlerine cesaret aşılayan kumandanın gece karargahta korkudan titremesi gibi,

...en yakından tanıdığı zaafı, en güvendiği yanına yakıştıramaz insan:

...ve kendini en bildiği yerinden vurur:

Kalpse kalp; beyinse beyin...

...bir kurşunla durur.


* * *

Çünkü en beteridir kendiyle savaşanların, kendine yenilmesi...

İnanmadan din adamı olarak kalamazsınız; sevmeden aşık rolü oynayamaz, cesaretsiz savaşamazsınız; beyninizde bir urla beyinlere deva, kalbinizde kanayan bir yarayla kalplere şifa taşıyamazsınız.

Bu kuşatmayı yarmak için o "zaaf"larınızı yok etmek zorundasınızdır; çoğu kez kendinizden vazgeçmek pahasına...

İnsan, kendine rağmen gider o zaman...

...gençliğinde nice cana kıydığı kılıcının üzerine karnıyla yatıveren yaşlı bir Samuray savaşçısı ya da intihar için artık hükmedemediği tanıdık bir mikrofonu seçen Zeki Müren gibi, ölümü beklemeden onun kollarına koşar.

Bazen uluorta, bazen yapayalnız,

...uçsuz bucaksız bir boşluğa akar...

Malum; "uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da senin içine bakar."



Can Dündar
imza

'' There are two kinds of people in the world, my friend: Those with a rope around the neck, and the people who have the job of doing the cutting... ''

"Geri kalmış insanla,Medeni insan arasında en belirgin fark şudur; Biri yaşamak için öldürür diğeri sömürmek için yaşatır"





PsiCo-PaTh=Paylaşım



Kendinize İyi Bakın Arkasokakçılar...Şimdilik Aranızdan Ayrılıyorum
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 29-10-2005, 01:25 AM
macchu_picchu kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Konum: istanbul
Mesaj: 78
macchu_picchu kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
dostum yazı çok güzel...paylaştığın için çok saol...
imza

< SUDA YAN, ATEŞTE BOĞUL...>

Az KuLLaNıLmıŞ, 1923 ModeL AB'ye UyumLu Bir Ülke...
Almak İçiN HemeN BAşVuRuN...Satış Sorumlusu: R.T.ERDOĞAN...

Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 29-10-2005, 03:28 AM
MuRSeaTH kullanıcısının avatarı
Yeni Üye
 
Konum: Ankara
Mesaj: 13
bu güzel yazı için teşekkürler bacanak...
imza

Ne Ölümü İste Ne Ölümden Kork

ARKASOKAK ASLANLARI
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 30-10-2005, 09:49 PM
tuchE kullanıcısının avatarı
Yes, I am falling... how much longer 'till I hit the ground?
Asil Üye
 
Konum: ?!?!?!?!?!.......
Mesaj: 838
zaten can dündar çok kaliteli bi yazar paylaşmn için çok saol.
imza

Çocuktum Hep kardan adamlar süslerdi düşlerimi Büyüdüm Hep kandan adamlar oydular yüreğimi Çocuktum Hep ölümsüz aşkları okurdum masallarda Büyüdüm Ne aşklar satıldı o körkütük masalarda Çocuktum Şerefti itibardı bütün kapıları açan anahtar Büyüdüm Hiçbir güç tanımadım para kadar Çocuktum Saçlarından yakalardım ümitleri Büyüdüm
Ezberledim bütün ihanetleri Çocuktum Yaşam bir yağmur gibi düşerdi avuçlarıma Büyüdüm Şimdi hep çocukluğum geliyor aklıma...
Sakın
Sen büyüme çocuk!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 04:00 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0