Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Edebiyat » Fecr-İ Atİ Edebİyati (1909-1912)
20 Mart 1909 tarihinde İstanbul’da biraraya gelen sanatçılar 1910 yılında bir bildiri yayımlayarak kendilerini kamuoyuna tanıtırlar. Bu, edebiyatımızdaki ilk bildiridir ...

Cevap
  #1  
Eski 27-12-2007, 12:58 AM
greenpain kullanıcısının avatarı
Önsokaktan soluk soluğa kan ter içinde koşarak kaçıp gelen adamın DOSTU...:)
Editör
 
Konum: ankara
Mesaj: 559
greenpain kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Fecr-İ Atİ Edebİyati (1909-1912)

20 Mart 1909 tarihinde İstanbul’da biraraya gelen sanatçılar 1910 yılında bir bildiri yayımlayarak kendilerini kamuoyuna tanıtırlar. Bu, edebiyatımızdaki ilk bildiridir (24 Şubat 1910, Servet-i Fünun).



Bildirilerinde, edebiyatın ciddiye alınması, Batı edebiyatının daha yakından tanıtılması, düşünce ve edebiyat konularında koferanslar düzenlenmesi, bir Fecr-i Ati kurulması gibi amaçlarının bulunduğunu açıklarlar.



Geçmişte kaldığını söyledikleri Servet-i Fünun anlayışını eleştirmekle birlikte onların da bir adım ötesine gidememişlerdir.



Konu, biçim, dil ve anlatım yönünden Servet-i Fünunculardan hiçbir farkları yoktur. Onlar, serbest müztezatı biraz daha serbestleştirmişler ve Servet-i Fünuncuların tam kavrayamadığı sembolist şiirin güzel örneklerini veren şairler yetiştirmişlerdir. Bunun dışında edebiyatımıza bir yenilik getirememişler bu nedenle de özentici, taklitçi bir topluluk olarak eleştirilmişlerdir.



Bu toplulukta yer alan kimi sanatçılar bireysel bir anlayışı devam ettirirken (Ahmet Haşim gibi) pek çoğu da “Milli Edebiyat” hareketine katılmış ve bu anlayışla ürünler vermişlerdir.



Fecr-i Ati Sanatçıları:



Ahmet Haşim, Aka Gündüz (Enis Avni), Ali Canip Yöntem, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Fuat Köprülü, Refik Halit Karay, Celal Sahir, Faik Ali......



AHMET HAŞİM (1884-1933): Fecr-i Ati topluluğunun en başarılı santçısı olan Ahmet Haşim topluluk dağıldıktan sonra çalışmalarına bireysel olarak devam eder.



Şairin yaşamı santını derinden etkiler. Bu nedenle şiirlerinde çocukluk anıları, aşk ve doğa konularında yoğunlaşır. Karamsar yaklaşımı onun belirgin özelliğidir. Şiirlerinde ağır ve süslü bir dil kullanmasına rağmen nesirlerinde daha açık ve nispeten yalın bir dil vardır.



Piyale adlı şiir kitabının önsözünde şiir anlayışını şöyle açıklar: “Şiirin asıl özelliği ‘duyulmak’tır. Şiirin dili musiki ile söz arasında ve sözden ziyade musikiye yakındır. Yani bu dil, bir açıklama vasıtası olmaktan ziyade bir telkin vasıtasıdır ve şiirde musiki anlamdan önce gelir. Bu bakımdan kelimeler, şiire, anlam değerlerinden çok musiki değerleriyle girerler. Şiirin anlam bakımından açık olması zaruri değildir. Şiirin doğduğu yer şuuraltıdır. Konu ise sadece terennüm için bir vesiledir”.



Şiirde musikiyi ön plana alan, anlam açıklığını ikinci plana atan, mısralarda geniş ve akıcı bir telkin yeteneği arayan ve şiirin kaynağını bilinçaltında bulan bu anlayış ile sembolizmin şiir anlayışı arasında yakınlıklar vardır. Ancak sembolist şiirin asıl unsur olan sembol, Haşim’in şiirlerinde yoktur. Onun, anlamı anlaşılmayan veya değişik yorumlara elverişli bulunan şiirleri pek azdır. Bu bakımdan Haşim’i sembolist bir şair olarak kabul etmek pek güçtür.



Haşim’in şiirine en uygun anlayış tarzının, empresyonizm olduğu kabul edilebilir. Gerçekten şiirlerinde dış dünyaya ait gözlemlerinin kendi iç dünyasında yarattıığı izlenimleri aksettirmesi bu anlayışın en açık göstergesidir.



Göl Saatleri’nin küçücük ve manzun “Mukkadime”si de empresyonizmin özlü bir ifadesinden başka bir şey değildir.



Eserleri:

Şiirleri: Göl Saatleri, Piyâle

Nesirleri: Gurebâ-hane-i Lâklâkan, Bize Göre

Gezi Notları: Frankfurt Seyahatnamesi
imza

"Rüzgar ne kadar sert eserse essin kayadan alıp götüreceği tozdur"
Silgi kullanmadan çizgi çizme sanatına HAYAT denir....
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 27-12-2007, 07:15 PM
!!!= " ßéGuM " =!!! kullanıcısının avatarı
Yéniden Doğamayacak Kadar "Yok" oLduk ...
"" =Daa Küçüüm Beenn= ""
 
Konum: İçimdé Fırtına...
Mesaj: 6.178
saoll gelecek sene çok işime yarıcakkk seviyorum edebiyatııı
imza

'sussaM yalnızlık, konuşsaM ayrılık, dönseM yıkılış, dönmeseM yok oluş.. şimdi ben susuyoruM, yalnızlığa talip.. seNde sus bana sus ki, bir daha ölmeyeyiM..'

" вїя đΰ$'τΰм... кıяıŁđıм!!! "


Sén A$ksız Géçén Dünü'M ,,
Sén Ya$anMamı$ ßugünüm Vé
TakvimLérdé békLéyén ya$anacak YaRını'M'sıN..!

Git GamzéLéRi YağmuR KoKan YaRiM,,
ßén gittiğiN YérLéRdé yağMuRunuM.!
SériN, ısLatan aMa ü$ütMéyén...

●● «3 [ย] ๓ยtรยz קгєภรєร «3 ●●
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Servet-İ FÜnun Edebİyati (edebİyat-i Cedİde) (1896-1901) greenpain Edebiyat 1 27-12-2007 07:14 PM
TÜrk Edebİyati greenpain Edebiyat 1 09-12-2007 03:44 PM
Halk Edebİyati greenpain Edebiyat 1 09-12-2007 03:42 PM


Saat 01:10 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0