| Nurbanu Sultan Nurbanu Osmanlı İmparatorluğunun en görkenli dönemi olan 16yy da ‘şehzadeler şehri’ Manisa’da 2. Selim ile gözdesi Nurbanu’nun yaşadığı büyük aşk romanı.
Roman, aşk romani olma özelliginin yaninda Teoman Ergül’ün yüzlerce kaynaktan yararlanarak şehzadelerin yetki ve sorumluluklarini nasil kullandiklari,sarayin iç ce dişindaki insanlarin günlük yaşantilarina,Yahudi toplulugunun imparatorlukta nasil etkin bir konuma geldigine,tekke ve taht kavgalarina işik tutuyor.
Kitap Hürrem Sultan’ın o zamanların en namlı cariyesi olan Yahudi asıllı Nurbanu’yu oğlu Selime göndermesi ile başlıyor.Hürrem Sultanın oğlu Selim’e yazdığı mektupta cariye Nurbanu’yu şöyle anlatıyor.
“ Sana gönderdiğim Nurbanu ,gelmiş
geçmiş cariyeler arasinda güzellikte
misline az rastlanır cilve edada
mümtaz ,naz ve niyazda serefnaz
bir afettir. ”
Kitap aslında birçok şey öğretti bana .Örneğin haremde cariyelere gerçekten ilim ve bilim konusunda sonderece kaliteli bir eğitim veriliyormuş.
Nurbanu geldiği Manisa hareminde diğer tüm kızlardan farklı,güzel ve zeki olduğunu kanıtlar ve Selimin gözdesi olur.Üç kız çocuğundan sonra geleceğini yıkılmaz kılan bir erkek doğurur.
Hürrem Sultan ve Kanuni Sultan Süleyman oğulları Selimi tahta en uzak isim olarak görmekteydiler.Fakat Hürremin en büyük (üvey) oğlu Mustafa’yı bir menfaat meselesi yüzünden öldürmesi üzerine ,Selim kendini azda olsa tahta yakıştırmaya başlar.Bunda Nurbanu’nun çok büyük etkisi vardır. |