Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Tarih » fatih ten önce istanbul

fatih ten önce istanbul

Tarih icinde fatih ten önce istanbul konusu , Istanbul'un üzerinde yeraldigi topraklarda yerlesim tarih öncesi çaglardan beri vardir. Ama bugünkü Istanbul'un temelleri M.Ö. 7. yüzyilda atilmistir. Yunanistan'dan gelen Megara'lilar M.Ö. 680'lerde Marmara Denizi'ni geçerek Istanbul'a ulastilar ve bugünkü ...


  #1  
Eski 04-05-2007, 09:14 PM
faho
Misafir
 
Mesaj: n/a
fatih ten önce istanbul


Istanbul'un üzerinde yeraldigi topraklarda yerlesim tarih öncesi çaglardan beri vardir. Ama bugünkü Istanbul'un temelleri M.Ö. 7. yüzyilda atilmistir.
Yunanistan'dan gelen Megara'lilar M.Ö. 680'lerde Marmara Denizi'ni geçerek Istanbul'a ulastilar ve bugünkü Kadiköy'de Halkedon adini verdikleri bir kent kurdular. “Körler Ülkesi” olarak da anilan Halkedon'un halki tarimla ugrasiyordu. M.Ö. 660'larda da Trak kökenli komutanlar Bizans önderliginde yola çikan Mega'lilarin diger bir kolu bugünkü Sarayburnu'nun oldugu yerde baska bir kent daha kurdu. Efsaneye göre Delfi Tapinagi'ndaki kahinin ögüdüne uyarak burayi seçen Megara'lilar, komutanlarinin adindan hareketle, kente “Bizantion “ adini verdiler. Bu yörede Megara'lilardan önce de bazi Trak topluluklari yasamaktaydi. Muhtemelen Megara'lilarla yerli halk kaynasmislardir.
Bizantion bir ticaret kenti olmasi ve savunma açisindan avantaj saglayan konumu nedeniyle kisa zamanda büyüdü ve parasi Yunan Kolonilerinde geçen bagimsiz ve güçlü bir site haline geldi.
M.Ö. 513 yilinda Bizantion ve Halkedon Anadolu'yu fethederek ilerleyen Perslerin eline geçti. Ama M.Ö. 489'da Persleri yenen Sparta'li komutan Pausantas, Bizantion'u Perslerden kurtardi ve M.Ö. 4777ye kadar kente egemen oldu. Bu tarihte Atinalilar kenti ele geçirdi ve Bizantion M.Ö. 4767da Atina'nin önderligindeki Delos Birligi'ne katildi. Bu birligin dagilmasindan sonra bir müddet bagimsiz kalan kent, M.Ö. 405'te Atina-Isparta savaslari sirasinda Ispartalilarin eline geçti.
M.Ö.340'da Makedonya Krali Filip (Büyük Iskender'in babasi) tarafindan kusatilan kent Arkhon Leon tarafindan savunuldu ve surlari tamir ettirildi. Fakat daha sonra bir dönem Büyük Iskender'in haleflerinin egemenligi altina girdi. M.Ö. 3189'de Büyük Iskender'in komutanlarindan Antigonos'a tabi oldu ama bu dönemde kent yine yerel yöneticiler tarafindan idare edildi.
M.Ö. 278'de batidan gelen Germen kavimlerinin akinina ugradi. Ele geçirilip yagmalandi ve haraca baglandi. Daha sonra Makedonyalilarin baskisi altinda kaldi ve M.Ö 202 yilinda bu baskidan kurtulmak için Bergama Kralligi ve Roma Kralligi'ni yardima çagirdi.
Romalilar Makedonya savaslarindan sonra M.Ö. 146'da egemenliklerini Balkanlar'a Küçükasya'ya yayarlarken Bizantion Roma'ya tabi oldu. Önceleri idari olarak varligini sürdüren kent, daha sonra Bitinya-Pontus eyeletinin bir parçasi haline geldi.
ROMA IMPARATORLUGU DÖNEMI
Bizantion'un Roma egemenligi altina girmesi biraz da kendi istegiyle olmustur. M.Ö.2.yy.da uzun sürmüs bir Bitinya-Makedonya çekismesinin odagi olmaktan bikan Bizantion, Kizikos ve Rodos'la birlikte Roma'yi yardima çagirdi ve M.Ö 146'da Roma'nin egemenligine girdi. Önceleri idari olarak varligini sürdüren kent, daha sonra Bitinya-Pontus eyaletinin bir parçasi haline geldi. Böylece 700 yillik kent devleti statüsü bitmis oldu ama önemini korumaya devam etti.
Roma idaresinde nispeten sakin bir 350 yillik devir yasayan Bizantion'u M.S 2 yy.a dek sarsan tek olay, Septimus Severus ve Pescenius Niger arasindaki savasta Pescenius'u tutmasidir. M.S 195-196'da savasi kazanan Septimus, bu ihanetin intikamini Bizantion'u yikarak ve halkini kiliçtan geçirerek alir. Ancak daha sonra sehrin tekrar insasina yardim eder. Yine de Bizantion'da Büyük Konstantin dönemine dek kayda deger bir gelisme olmamistir.
Roma imparatoru I.Kontantin 330 yilanda Bizantion'u yeni baskent olarak ilan etti. Sehir yeniden insa edildi ve “Constantinopolis” ismini aldi. I. Kostantin'in döneminde Hristiyan dünyasinin en önemli dini ve siyasi merkezlerinden biri haline geldi.
Sehir 4. ve 5. yüzyillar boyunca bazi saldirilara maruz kaldi. Özellikle Got'larin ve Vizigot'larin akinlarina ugradi. 440 yilinda Hun imparatoru Atilla sehre saldirdi. 450 yilina kadar Hunlara haraç ödendi. Özellikle 5. yüzyilda Istanbul'da mezhepler arasi tartismalar ve çatismalar yasandi ve bunlar bazen ayaklanma veya iç savasa dönüstü.
Fakat herseye ragmen Istanbul, bu süre içerisinde önemini korudu. Disaridan, özellikle Trakya'dan getirilen topluluklarin da etkisiyle, 5. yüzyilda kentin nüfusu Roma'yi asti. Bu dönemde bugünkü Galata'nin yerinde Sykai adli yari kent özellikleri tasiyan bir dis mahalle kuruldu. Gittikçe büyüyerek bir ticaret kenti haline gelen Sykai, kurulan bir köprüyle kente baglandi.
Bu esnada ise Bati Roma imparatolugu sürekli güç kaybediyordu. 476 yilinda Ostrogorlar Bati Roma Imparatoru Romulus Augustus'u tahttan indirdiler ve imparatorluk alametlerini Dogu Romu Imparatoru Zenon'a teslim ettiler. Böylece Bati Roma Imparatorlugu tarihe karisiyordu, fakat ayni zamanda da Istanbul Roma Imparatorlugu'nun tek baskenti haline geliyordu.
BIZANS IMPARATORLUGU DÖNEMI
476'da Bati Roma'nin yikilmasindan sonra baskenti Istanbul olan Dogu Roma Imparatorlugu, Bizans Imparaatorlugu'na dönüsmüs ve böylece Istanbul, bir “Roma Sehri” olmaktan çikarak doguya özgü bir Ortodoks sehri haline gelmistir.
6. yüzyilin ortalari, Bizans Imparatorlugu için dolasiyla Istanbul için yeni bir yükselis döneminin baslangici oldu. Okuma yazma bile bilmeyen selefinin aksine dindar ve egitilmis biri olan Imparator I. Jüstinyen döneminde kent mamur bir Ortodoks Hristiyan baskenti görüntüsünü kazandi. Daha önce tahrip edilmis olan Ayasofya bugünkü haliyle bu dönemde insa edildi.
543'lerde kentte görülen veba salgini halkin yarisina yakinini öldürdü. Sehir sürekli felaketlerle karsilasti. Fakat özellikle Imparator I. Jüstinyen'in kurdugu yapi Istanbul'a her türlü savasi ve felakete karsi direne kazanmistir.
7. yüzyil sonlari ve 8. yüzyil Istanbul için kusatilma yillari oldu. Yedinci yüzyilda Sasaniler ve Avarlar'in saldirisina ugrayan kenti, sekizinci yüzyilda da Bulgarlar ve Müslüman Araplar kusattilar. Dokuzuncu yüzyilda ise Ruslar ve Bulgarlar kenti ele geçirmek için saldirilar düzenlediler.
Bu arada imparatorlarin da taraf oldugu Hristiyan mezhep kavgalari siddetlendi, özellikle tasvir taraftarlari ve karsitlari biçimindeki bölünme sadece kenti degil imparatorlugu ve Hristiyan ögretisini de derinden etkiledi. Istanbul'un bu yükselme dönemi Latin istilasiyla sona erdi.
1204'de kent Haçlilar tarafindan ele geçirildi ve acimasizca yagmalandi. Ortaçagin en büyük kenti 40-50.000 nüfuslu, yoksul ve harabe bir kente dönüstü.
LATIN ISTILASI
Istanbul, Haçlilarla ilk olarak 1096'da tanisti. Imparaator Aleksios 1071'de Malazgirt'te kaybedilen topraklari alabilecegini umarak bu ilk Haçlilarin gelmesine sevindi. Sözde, Müslümanlardan alinan topraklar Bizans'a verilecek, Bizans da Haçlilari destekleyecekti. Ama Haçlilar buna uymadilar ve 1099'da Kudüs Latin Kralligi'ni kurdular. Istanbul halki Haçlilari hiç sevmedi ve sürekli tepki gösterdi. Bu arada Haçli seferleri devam etti ve dördüncü sefer, Istanbul'un isgali ve paylasilmasi ile sonuçlandi.
O dönemde Bizans'ta bir taht kavgasi yasanmaktaydi. Bunu firsat bilen Haçlilar, Venedikliler'in de yardimiyla Haliç'e girdiler. Saldiri 9 Nisan'da basladi ve 13 Nisan 1204'de sehir ele geçirildi. Üç gün boyunca benzeri görülmemis bir barbarlikla Istanbul yagmalandi ve insanlar katledildi. Ayasofya'da dahil olmak üzere bütün anitsal yapilar tahrip edildi, yüzlerce yillik yazma kitaplar yakildi. Birçok degerli Bizans eseri Avrupa'ya tasindi. Bu üç günün sonunda yagma düzenli hale getirildi ve Bizans, Haçlilarla Venedikliler arasinda paylasilarak bir Latin Imparatorlugu kuruldu.
Bu dönemden sonra Istanbul sürekli küçülmeye ve fakirlesmeye basladi. Sehrin soylu ve zenginleri Iznik'e göç etti. Latin Imparatorlugu sadece Istanbul ve yöresinde egemenlik kurabildi. Iznik (Nikia), Trabzon ve Yunanistan'daki Epiros'ta bir Bizans muhalefeti gelisti. 1254 yilina gelindiginde Latin Imparatorlugu çepeçevre kusatilmisti. Bu esnada Istanbul çok fakirlesmis hatta Latin Imparatoru II. Baudouin isinmak için sarayinin ahsap bölümlerini yakacak olarak kullanmaya baslamisti.
Nihayet 1261 yilinda Palailogos Hanedani Istanbul'u tekrar ele geçirdi ve böylece Istanbul'daki Latin dönemi sona erdi.
IKINCI BIZANS DÖNEMI
Istanbul'da ikinci Bizans Dönemi, Palailogos Hanedani'nin 1261 yilinda Istanbul'u Latinlerden geri almasiyla baslar. Ama bu dönem boyunca, Istanbul eski önem ve özelligini bir daha kazanamayacaktir.
Latinler tarafindan bütün zenginlikleri talan edilen kent,bu süreç içerisinde bir ticaret merkezi olma vasfini da tamamen kaybetmisti. Bu durumun olumsuz etkileri Ikinci Bizans Dönemi boyunca devam edecek ve bütün ticari üstünlüklerini tamamiyla Galata'ya kaptiran Istanbul, etrafi surlarla çevrili bir tarim kenti haline dönüsecektir. Bu dönem boyunca elde ettigi imtiyazlar sayesinde, Galata Istanbul'dan daha önemli bir kent haline gelmistir.
Ikinci Bizans Dönemi'nde Istanbul için olumlu bir gelisme, mezhep çatismalarinin durulmasidir. Bu dönem içerisinde Istanbul tartismasiz bir biçimde Ortodoks Hristiyanliginin merkezi durumuna gelmis, yine bu dönemde Bizans sanati en olgun dönemini yasamistir. O yillarda Kariye (Khore) Kilisesine yapilan mozaikler, Bizans sanatinin zirvesi olarak kabul edilmektedir.
Ikinci Bizans Dönemi ayni zamanda, Istanbul'un Osmanli'lar tarafindan gittikçe daralan bir çembere alinmasi ve yavas yavas fethedilmesi sürecidir. 1373'ten itibaren Istanbul Osmanli'ya haraç ödemeye basladi. 1393 yilinda Sultan Yildirim Bayezid, 1422'de Sultan II. Murad Istanbul'u kusatti, ama basarili olamadilar. Orhan Gazi'den itibaren Bogaz'in Anadolu yakasi Osmanli'nin eline geçti. Ayni sekilde, 15. yüzyilda bir kaç önemsiz kasaba hariç bütün Trakya da fethedilmis bulunuyordu.
Bu nedenle 15. yüzyilda Bizans Imparatorlari Katolik Roma'dan sürekli yardim taleplerinde bulunmak zorunda kaldilar. Fakat Papalik, otoritesi altinda birlesmesini sart kosuyordu. Bizans 1452'de bu talebe boyun egmek zorunda kaldi. Bu birlesmenin Istanbul'da Ayasofya'da kutlanmak istenmesi çok sert tepkilere ve protestolara neden oldu.
1453 Mayis'inda Istanbul'un fethedilmesiyle Bizans Imparatorlugu tarihe karisti. Fakat Istanbul için yeni ve parlak bir dönem basliyordu.
FETIH VE ISTANBUL
MÜSLÜMAN ARAPLARIN KUSATMALARI
Istanbul, müslümanlarin sefer tarihlerinin baslarindan itibaren kutsal bir hedef olagelmistir. Önce Müslüman Araplar, ardindan da Müslüman Türkler yüzlerce yil boyunca Istanbul'a seferler düzenlemisler, bunlarin bir kisminda sehri kusatmislardir. Hz.Muhammed'den rivayet edilen, Kostantiniye'nin fethine iliskin olan ve sehri fethedecek komutan ve askerlerin övüldügü hadiseler bu seferlerin düzenlenmesini tesvik eden faktörlerden olmustur.
Müslümanlarin Istanbul'u hedefleyen ilk seferi Hz.Osman'in hilafeti döneminde gerçeklesmistir. Dönemin Suriye valisi Muaviye, Istanbul'u hedef alan ilk deniz seferini hazirlamistir. Bu donanmanin 655'de Bizans deniz kuvvetlerini Fenike kiyilariindaa yok etmesi ile Müslümanlara deniz yolu açilmistir.
Müslümanlarin ilk Istanbul kusatmasi ise, 668'de Muaviye‘nin Emevi Halifesi oldugu döneminde gerceklesti. Kadiköy önünde konaklayan ordu kusatmayi 669'un baharina kadar sürdürdüyse de sehri ele geçiremedi. Salgin hastaliklardan büyük kayiplar vermesi nedeniyle geri dönmek zorunda kaldi. Ilerlemis yasina karsi sefere katilan Hz. Muhammed'in bayraktari Hz.Ebu Eyyub El-Ensari bu kusatma sirasinda sehid düstü ve surlarin dibinde topraga verildi. Bu seferden sonra, Muaviye'nin 673'de gönderdigi yeni donanma 674'de Marmara'ya girdi. 7 yil süren kusatma basariya ulasamadi.
Agustos 7-16-Eylül 717'deki Mesleme bin Abdü'l-Melik komutasindaki kusatma da basarisizlikla sonuçlandi. Istanbul önlerindeki ordu, bir yandan hava kosullari, açlik ve hastaliklar, öte yandan Bulgar çetelerinin saldirilariyla çok kayip verdi. Bazi kaynaklara göre bu kusatma sirasinda Imparator III.Leon, komutan Mesleme'nin istegi ile Müslüman esirlerin ibadeti için bir konagi mescide çevirmis, kusatmanin kaldirilmasindan sonra da Mesleme'ye kenti gezdirmistir.
Araplar'in son kusatmasi 781-782 yillarinda Abbasi Sultani el-Mehdi'nin oglu Harun komutasindaki ordu tarafindan gerçeklestirildi. Harun Bizans ordusunu Izmit'de yenerek Üsküdar'a kadar ilerledi ve sehri kusatti. Kusatma sonunda Bizans ile bir anlasma imzalayarak döndü. Daha sonra Abbasi tahtina oturan Harun er-Resid, “Er-Resid” ünvanini bu seferle almistir.
Müslüman Araplarin bunlar disinda da Istanbul'a yönelik seferleri olmustur. Ama daha sonraki bu seferlerin hiçbiri kusatmayla sonuçlanmamistir.
OSMANLILARIN ISTANBUL KUSATMALARI
Osmanli Türkleri 14. yüzyil boyunca Bizans ve Istanbul ile ilgilendiler. Fetihten çok önce, bugünkü Istanbul metropolüne dahil olan yerlesim birimlerinin, Suriçi hariç tamami Osmanli topragi haline gelmistir. Yanisira Osmanlilar bütün bu dönem boyunca, Bizans'in iç islerine de karistilar ve iktidar mücadelelerine taraf oldular. Fetihe kadar süren dönemde de sürekli Istanbul civarinda manevralar yaptilar.
1340'da Osmanli ordusu Istanbul kapilarina kadar ilerlediyse de bu bir kusatmaya dönüsmedi. Sultan I. Murad'in Çatalca'dan baslattigi sefer de Hristiyan dünyasinin olusturdugu güçlü ittifakla durduruldu.
Istanbul'un fethedilmesine yönelik ilk güçlü kusatma Sultan Yildirim Bayezid tarafindan yapildi. Imparator ile yapilan anlasma sonucu Yildirim Bayezid'in kuvvetleri sehre giremedi.
Sultan Yildirim Bayezid, bundan sonra da Istanbul üzerindeki etkisini sürdürdü. Istanbul içinde bir Türk Mahallesi, cami ve Türklerin yargilanacagi bir mahkeme kurulmasini sagladi. Osmanli'nin çikarlarini gözeterek Imparatorlarin tahta çikmasinda etkili oldu. Bu durum Türklerin ileride Istanbul'u fethetmesini etkileyen en önemli faktörlerdendir.
Sultan Yildirim Bayezid'in dönemindeki son kusatma girisimi 1400'de yapildi. Fakat Timur istilasi bu hareketi yarida biraktirdi.
Sultan Yildirim Bayezid'in oglu Musa Çelebi'nin1411'deki kusatmasi da basarisizlikla sonuçlandi. Osmanli kuvvetlerinin basarilarindan ürken Imparator, Musa Çelebi'nin Bursa'daki kardesi Çelebi Mehmed'in destegini alarak kusatmanin kaldirilmasini sagladi. Daha sonra Osmanli padisahi olan Çelebi Mehmed döneminde Istanbul'a sefer düzenlenmedi.
Fetihden önceki son kusatma Sultan II. Murad zamaninda gerçeklesti. Uzun bir hazirlik dönemine ve saglam bir stratejiye dayanan bu kusatma öncekilerden çok daha zorlu geçti. Kusatma 15 Haziran 1422'de 10 bin akincinin, Istanbul'u tasraya baglayan bütün yollari kesmeleriyle basladi. Dönemin en etkili manevi otorilerinden olan Emir Sultan'in da Bursa'dan gelerek yüzlerce dervisi ile birlikte orduya katilmasi askerin çoskusunu artirdi. 24 Agustos'da Emir Sultan'inda yer aldigi saldiri çok siddetli oldu ise de, sehrin alinmasina yetmedi. Bu kusatma Sultan II.Murad'in kardesi Sehzade Mustafa'nin isyani üstüne kaldirildi. Artik Istanbul'un fethi Sultan Murat'in oglu'na kalmistir.
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fenerbahçe 2 Puan Bıraktı ozzer Fenerbahçe 2 30-04-2007 10:06 PM
1200 yıllık tarihin ilk 10 Dünya Liderleri...... KaPGaN Tarih 4 16-03-2007 02:49 PM
Fatih Altaylı 02,02,07 [SABAH] njtbcrn Güncel Konular 1 02-02-2007 03:26 PM
Trabzon'un Fatih harekatı m.kidd Trabzonspor 1 26-01-2007 01:23 PM
PSV Eindhoven Fatih Akyel'e talip mc_sword Trabzonspor 4 14-01-2007 06:31 PM


Saat 01:35 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0