| Cat Scratch Disease (Kedi Tırmığı Hastalığı) Tanım
Hastalık gram(-) bir basilin neden olduğu zoonoz karekterli enfeksiyöz bir hastalıktır.
İnsanlarda çoğunlukla iyi huylu olan, sınırlı lenfadenopati ile karekterize olan hastalık çocuklarda yaygın olarak görülür ve sadece kedi tırmalamasıyla değil , kedi veya köpek ile temasdan sonra da görülebilir. Ancak kedi tırmalamasından sonra görülme oranı daha yüksek olduğundan kediler enfeksiyon kaynağı olarak tanınmaktadır. Hastalığın nedeni nedir?
Hastalığın etkeni konusunda değişik fikirler savunulmasına karşın Cat scratch disease geçiren hastalarda son zamanlarda Bartonella henselae ve Bartonella quinata adlı bakteriler hastalığın sebebi olarak teşhis edilmiştir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Hastalık subakut bir hastalıktır. Bulaşmadan sonra yaklaşık 2 hafta içinde papül şeklinde lezyon şekillenir. Özellikle baş ve boyun çevresindeki lenf yumrularında gelişen bölgesel lenfadenitis söz konusudur. Genellikle iyi huylu olan bu lenfadenopatiler yaklaşık olarak 1-2 ay süreyle varlığını sürdürdükten sonra sekunder bir etken yoksa kendiliğinden iyileşme sürecine girer ve bir kaç ay sonra etkinliğini kaybeder.
Ancak AIDS hastalığının söz konusu olduğu durumlarda tedavi yapılmazsa hastalık daima kötüye doğru gelişir ve hayati tehlike oluşabilir. Bulaşma nasıl olur?
Kedilerde hastalığa sebep olan değişmez etken Bartonella henselae’dir ve özellikle mayıs aylarında pireler tarafından taşınır. Bartonella quinatanı ise kaynağı bilinmemektedir. İnsanlara bulaşma nasıl olur?
İnsanlar bu hastalığı kedi tırmalaması veya ısırması ile alabilir. Ayrıca köpeklerin de hastalık etkenlerini taşıyabileceği ve bulaşmaya neden olabileceği bildirilmiştir. Risk yaratan faktörler nelerdir?
Hastalığın erken yaşlarda görülme oranı yüksektir. Özellikle yavru kediler hastalığın taşınmasında etkin rol oynar.
İnsanlarda da gençler ve özellikle çocuklar hastalığa daha duyarlıdır.
Pireler bakterilerin taşınmasında aracılık ettiğinden aşırı pire enfestasyonu görülen kediler daha fazla risk oluşturabilir.
Açık yaraların varlığı, yalama sonucu bulaşma olabileceğinden riski artıran diğer bir faktördür.
Erkekler hastalığa kadınlardan daha duyarlıdır.
Mayıs aylarında bu hastalığın görülme riski fazladır.
Bağışıklık sistemini zayıflatan ağır seyirli enfeksiyonlar örneğin, AIDS hastalığının seyri sırasında şekillenen bulaşmalarda risk daha fazladır. Hastalığın kedilerde belirtileri nelerdir?
Hastalık etkenini taşıyan ve bu etkenleri insanlara bulaştırabilen enfekte kedilerde genellikle hastalığa ait bulgular görülmez. Kediler etkeni taşıyıcı görev yaparlar. Hastalığın insanlarda belirtileri nelerdir?
Klinik olarak ilk gözlenebilen belirti tırmalanan veya ısırılan bölgede oluşan yara ve bunu takiben şekillenen deri lezyonlarıdır. Bu lezyonlar kırmızı renkte yuvarlak ve kabukludur.
Hastalığın insanlarda görülen en karekteristik belirtisi ise lenfadenopatidir. Öncelikle boyun bölgesi lenf yumrularında görülen bu değişikliğe mandibular, inguinal ve thorakal (çene, kasık ve göğüs) lenf yumrularında da rastlanabilir. Elle yapılan muayenelerde lenf yumrularındaki bu şişkinliği tespit etmek mümkündür.
Ayrıca yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi genel belirtilerin yanısıra dalakta büyüme, farenjit ve paratroid bezinde büyüme gibi spesifik bulgularda görülebilir.
Bu spesifik belirtiler yanında daha az oranda olsada encephalit, felç, saldırganlık, yüz kaslarında felç, koma gibi sinirsel belirtiler ve diş etinde, ağız içinde yaralar, ağrısız şişkinlikler tarzında konjunktival granulomlar gözlenebilmektedir. Hastalık nasıl teşhis edilir?
Hastalığın teşhisinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu her vakada deri lezyonlarının görülmeyebileceğidir.
Teşhis için en doğru sonuçlar laboratuvar testleri ile mümkündür. Bu amaçla, deri lezyonlarından örnek alınarak patolojik incelemeler yapılabilir.Kan tahlili ile de enfeksiyonun varlığı tespit edilebilir. Ayrıca biopsi yapılabilir.
Kedi tırmığı hastalığının teşhisinde en önemli adım ise kişinin hikayesinin araştırılmasıdır. Kedi ile temasın olup olmadığının öğrenilmesi kesin teşhisin konulmasında yardımcı olan temel unsurdur. Tanım
Enfekte kediler uzun süre ( 30 gün veya daha fazla) tedavi edildiğinde Bartonella henselae elimine edilebilir.
İnsanlarda da antibiyotik tedavilerine büyük oranda olumlu sonuç alınmaktadır. Çoğunlukla medikal tedaviler ile kısa sürede iyileşme görülen bu hastalık her hangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden iyileşebilir. Nadir olarak tedavi uygulanmayan bazı vakalarda kötü bir gelişme izlenebilmiştir. Ancak bu durumun bağışıklık sistemi ile ilgisi olduğunu düşündüren bulgularda gözlendiğinden direk olarak kötü seyrin nedeninin Cat Scratch Disease olduğunu düşünmek yanlış olabilir.
Lenfadenopati insanlarda sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu durum kedi tırmığı dışında enfeksiyonlar ve bazı kanser hastalıklarının seyri sırasında da sık görüldüğünden tanısının konulması ve nedenin iyi araştırılması gerekmektedir.
Kedi tırmığına bağlı olarak şekillenen lenfadenopatiler çoğunlukla tümöral karekterli değildir. Toxoplasmosis (Toksoplazma Enfeksiyonu) Tanım
Toxoplazma kedi ve diğer memelilerde ortaya çıkan ve Toxoplazma gondii isimli protozoa tarafından oluşturulan bir hastalıktır.
Son konakçısı kedigiller olan bu parazit diğer hayvanlara ve en önemlisi insanlarada bulaşabilir.
Kedilerin hastalık tarafından enfekte olmaları yiyecekler tarafından olur. Bu yiyecekler doğada bulunan kemirgenler, kuşlar veya çiğ etler olabilir. Eğer kedinin yediği kemirgen veya kuş parazit tarafından enfekte edilmişse parazit kediye geçer ve parazitin yaşam siklusu başlamış olur. Parazit kedilerin ince bağırsağında çoğalmaya başlar ve ookistleri oluşturur. Oluşan ookistler yaklaşık 3 hafta içinde dışkıyla dışarı çıkarlar ve 1 hafta içinde spor’lar oluşur. Bunlar oldukça dayanıklıdırlar ve nemli ortamda aylarca canlı olarak kalabilirler.
Bu ookistlerle enfekte olan yerlerle temas etmek hayvan veya insanların hastalığı alması için yeterlidir. Bunun dışında az pişmiş etlerin özellikle domuz, sığır ve koyun etlerinin yenmesi veya keçi sütü gibi pastörize edilmemiş sütlerin içilmesi de hastalığın alınması için yeterlidir.
Toxoplazma ayrıca kan nakli sırasında da bulaşabilir. Kedide hastalığın belirtileri nelerdir?
Hasta kedilerin bir çoğunda klinik semptom görmek mümkün değildir. Belirti görülebilenlerde ise zaman zaman ateş, halsizlik, depresyon ve iştah kaybı seçilebilen bulgulardır.
Bunların dışında solunum problemleri, pankreas yangıları, lenf bezlerinde nodül oluşumu, göz problemleri, çiğneme ve yutkunma güçlükleri, davranış bozuklukları veya felç görülebilir. Ancak bu semptomların hiç birisi hastalık için spesifik değildir ve dolayısıyla bir çok hastalıkla karışabilir.
Yavru veya genç kediler yaşlı olanlara göre daha fazla enfeksiyondan etkilenirler İnsanda hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalık insanlarda daha çok grip benzeri semptomlarla ortaya çıkar veya hiç bir belirti göstermez. Belirti görülenlerde ise baş ve boyundaki lenf bezleri şişer, kas ağrısı, baş ağrısı, ateş, sinirsel bulgular ve bulanık görme ortaya çıkan semptomlardır. Eğer hastalık beyin zarlarını etkilemişse çok şiddetli bir baş ağrısı en belirgin bulgudur.
Hastalığın insanlarda en önemli etkisi hamile kadınlar üzerindedir. Hamilelik öncesi veya hamilelik sırasında Toxoplazma ile enfekte olmuş annelerden doğan çocukların büyük bir kısmı enfekte olma riskiyle karşı karşıyadır. Enfekte olan çocuklarda beyin ödemleri veya mental gerilikler ortaya çıkabilir. Hamileliğin erken dönemlerinde enfekte olan annelerde ise düşükler görülebilir. Hastalık nasıl teşhis edilir?
Hastalığın teşhisi oldukca zordur. Serolojik testlerin mutlaka yapılması gereklidir. Kedilerin dışkılarında ookistler görülebilir. Ayrıca dokuların mikroskopik incelemesinde de Toxoplazma tespit edilebilir. Bunun dışında kan, beyin ve omurilik sıvılarından ve idrardan tespit edilebilir.
Hastalığın insanlarda tespiti ise Sabin-Feldman testi ile yapılmaktadır. Hastalıkdan nasıl korunulur?
Hastalıkdan korunmak için bir aşı yoktur. Bunun yerine hastalığa karşı önlem almak korunmanın en iyi yoludur.
Hastalık etkenleri öncelikli olarak toprakta bulunduğundan toprak ile temas sonrasında gerekli temizliğin yapılması önem taşır.
Tuvaletin temizliği ve kumunun sık değiştirilmesi de diğer önemli bir konudur. Kumun temizliği yapılırken eldiven kullanılması hastalığın insanlara bulaşmasını önlemek açısından önemlidir.
Kedilerin kuş veya fare gibi hayvanları avlaması mümkün olduğu kadar önlenmeli, pişmemiş et ve pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri verilmemelidir.
Toprakla uğraşan kişiler mutlaka eldiven kullanmalıdır. Pişmemiş sebze ve meyveler yenmeden önce muhakkak çok iyi yıkamalıdır.
İnsanlara bulaşma yollarından biri de kan transfüzyonudur. Bu nedenle kan alımı gerektiğinde kontrollü (resmi) kurumlardan kan temin edilmesi olası riskleri minumuma indirgemek yönünden gereklidir.
Hastalığın insanlara bulaşması yiyecekler ile olabildiğinden az pişmiş veya pişmemiş etlerin, pastörize edilmemiş sütlerin alınmamasına dikkat edilmelidir.
Kedinin etkeni taşıyıp taşımadığının testlerle belirlenmesi ve varlığı halinde gerekli tedavilerin yapılması özellikle bebek sahibi olmayı düşünen kedi sahiplerinin ilk yapması gereken işlem olarak söylenebilir. Salmonellosis (Salmonelloz Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Hastalığın etkeni olarak bir çok salmonella türü vardır. Fakat kedilerde en çok görülen tür salmonella typhimuriumdir. Kedilerde görülen gastroenteritisin başlıca sebeblerindendir. Hastalık nasıl bulaşır?
Başlıca hastalık kaynakları kirlenmiş sular, sığır ve ya kümes hayvanlarından yapılmış yemeklerin iyi pişirilmemesinden, bakterinin bulaştığı eşyalar, depolama veya işleme sırasında kemirgenler, böcekler ve kuşlar tarafından enfekte edilen hazır mamalar ve hayvanların toplu olarak bulundukları yerlerdir. Hastalık nasıl gelişir?
Bakteri vücuda girdikten sonra ince bağırsak, kolon ve çevre lenf yumrularında yerleşir. Ayrıca karaciğer ve dalak da enfekte olabilir. Bakteri 3–6 hafta boyunca zaman zaman vücuttan dışarı atılabilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, beslenme durumu ve çevre şartları bakterinin hastalık yapıcı etkisini belirler. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Gastroenteritis,
Kilo kaybı,
İshal (sulu veya mukuslu olabilir ve bazen taze kan bulunabilir),
Kusma,
Karın ağrısı,
Patolojik uyku hali,
Merkezi sinir sistemi septomları (aşırı heyecan, koordinasyonsuzluk, körlük ve havale)
Hamile hastalarda yavruların ölü doğumuna sebeb olabilir.
Bazı hastalar semptom göstermeden taşıyıcı olabilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Salmonella organizmaları günlük dezenfektanlarla kolayca elimine edilebilir.
Hastaların dışkıları temizlenmeli ve hijyene dikkat edilmelidir.
Hasta hayvanlarla uğraşanların ellerini iyi yıkamaları ve çevre temizliğine dikkat etmeleri gerekmektedir. Sonuç Hastalık teşhis edildikten sonra tedavi çok zor değildir. Yinede hastalığı hafife almamak ve gerekli destek tedavinin düzenli olmasını sağlamak gereklidir. Ayrıca tedavi olanların dahi bir süre daha bakteriyi dışkılarıyla attıklarını akılda tutmak faydalı olur. Hastalık insanlara bulaşabilsede basit hijyenik kurallarla bu risk minumuma indirilebilinir Echinococcosis (Kist Hydatik) Hastalığın etkeni nedir ?
Etken Echinococcus multilocularistir. Erişkin hali köpeklerde yaşayan bu parazitin kedilere bulaşması ara konakçısı olan fareler aracılığı ile olmaktadır. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Kedi veya köpeklerin dışkısı ile atılan yumurtaların ara konakçı fareler tarafından alınması ile ve vücudunda bu kisti taşıyan farenin kediler tarafından yenilmesi ile kediye bulaşır. Parazit kedilerin bağırsağında gelişerek yaklaşık 2 aylık bir sürede erişkin şeklini alır. Kedinin dışkısı ile dışarı atılan yumurtaların tekrar fareler ve kediler tarafından alınması ile siklus devam eder.
Farelerin ve fare ile beslenen kedilerin insan ile teması fazla olmadığından, insanlara bulaşma nadirdir. Ancak bulaşma olduğu durumlarda insanlarda karaciğer başta olmak üzere akciğer, periton, böbrek ve beyin gibi organlarda hidatik kist oluşturabilir. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Paraziti taşıyan kedilerde belirgin bir problem yaratmaz. Görülebilecek tek bulgu dışkı ile atılan halka veya yumurtalar olabilir. Bunlar uygun bir paraziter ilaç uygulaması ile giderilebilir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Kedilerin enfekte organları ( akciğer, karaciğer gibi ) yemesi engellenmelidir. Ayrıca bu tür sakatatlar sağlıklı da olsalar çiğ olarak verilmemelidir.
Gıda maddesi olarak tüketilen meyve ve sebzeler çok iyi yıkadıktan sonra yenilmelidir.
Kedilere pazitlerin yumurtalarına karşı düzenli olarak ilaç verilmelidir.
Bu amaçla kullanılan ilaçların kullanım aralığı hastalığı kapma riski, yaşadığı çevre ve diğer faktörlere göre değişebilsede genelde 3 ile 6 aydır. Sonuç
Kedilerin enfekte organları ( akciğer, karaciğer gibi ) yemesi engellenmelidir. Ayrıca bu tür sakatatlar sağlıklı da olsalar çiğ olarak verilmemelidir.
Gıda maddesi olarak tüketilen meyve ve sebzeler çok iyi yıkadıktan sonra yenilmelidir.
Kedilere pazitlerin yumurtalarına karşı düzenli olarak ilaç verilmelidir.Bu amaçla kullanılan ilaçların kullanım aralığı hastalığı kapma riski, yaşadığı çevre ve diğer faktörlere göre değişebilsede genelde 3 ile 6 aydır. Campylobacteriosis (Campylobacter Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Hastalığa neden olan camphylobacter jejuni dir. Kedilerde gastroenteritise neden olur. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık dışkıyla bulaşır. Organizma dışında yaşama şansı yoktur. Ancak dışkıların içinde 2-4 hafta kadar yaşayabilir. Hastalık insanlara bulaşabilirsede bu daha çok, fazla hijyenik olmayan ortamlar da geçerlidir. Hastalık nasıl gelişir?
Hastalık dışkıyla bulaşır ve kuluçla süresi 1-7 gündür. Hastanın sindirim sistemine yerleşir. Jejunum, ileum ve kolonda lezyonlara neden olur. Bölgesel lenf bezleri büyürler ve kanamaya başlarlar. Bağırsaklar kalınlaşır ve tıkanmalar görülebilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastaların çoğu semptomları göstermez,
Genç hastalarda semptomlar daha ağır seyreder,
Ateş görülebilir,
1-2 hafta boyunca ishal görülür ( zaman zaman kanla karışık olabilir ),
Kusma görülebilir Nasıl önlem alabiliriz?
Camphylobacter günlük dezenfektanlarla ( çamaşır suyu gibi ) kolayca ortadan kaldırılabilir. Hastaların dışkıları ortalıktan temizlenmeli ve hijyene dikkat edilmelidir. Hasta hayvanlarla uğraşanların ellerini iyi yıkamaları ve çevre temizliğine dikkat etmeleri gerekir. Sonuç Hastalık genellikle tehlikeli değildir. Ancak ishal gibi semptomlarla ortaya çıktığında temizlik ve bakım açısından can sıkıcı olabilir. Genç hastaların tedavisi sırasında bakımlarının dikkatli yapılması ve komplikasyonlardan kaçınılması gerekir. Rabies (Kuduz) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni rhabdovirüsdür. Davranış değişikliği, ilerleyen zamanda felç oluşan ve bütün sıcakkanlı hayvanlarda ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır. Virüs dış ortamda çok kısa bir sürede ölür. Güneş ışığı, dejenfektanlar ve ısıya karşı çok dayanıksızdır. Hastalık nasıl bulaşır?
Kuduzda bulaşma hasta kedinin ısırması veya tırmalaması ile olur. Sağlam deriye bulaşan salya kuduza sebeb olmaz. Ancak deri üzerinde yara ve berelere salya bulaşırsa mümkündür. Hastalık nasıl gelişir?
Kuduzda kuluçka süresi ısırılan bölgeye (beyne yakınlıkla doğru orantılıdır), bulaşan virüsün miktarına, virüsün hastalık yapma kabiliyetine bağlıdır. Virüs vücuda girdikten sonra dolaşım sistemine geçer ve periferal sinirler yoluyla merkezi sinir sistemine ulaşır. Burada çoğaldıktan sonra beyne ulaşır ve oradanda tükrük bezlerine geçer. Asıl hastalığı bulaştırma özelliğide bu evreden sonra başlar. Hastalığın virüs alındıktan sonra 3 hafta ile en fazla 6 ay arasında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Hastalığın belirtileri nelerdir? 1.Dönem
Genelde 2-3 gün bazende sadece bir kaç saat sürebilir.
Huzursuzluk, hayali nesnelere miyavlama, en küçük tahrikte bağırmaya başlama
Göz bebeklerinde genişleme
Göz kapakları ve göz reflexinde yavaşlama
Vücut ısısında hafif bir artış 2.Dönem
Genelde 1-7 gün sürer
Ses ve ışık uyarılarına karşı giderek artan bir tepki vardır.
Işıktan korkma, huzursuzluk
Sıra dışı cisimleri yeme
Saldırganlık (Canlı veya cansız nesneler olabilir.)
Kendi kendini yaralama olabilir
Kaslarda koordinasyon bozukluğu
Nöbetler 3.Dönem
Genelde klinik işaretlerden 2-10 gün sonra başlar ve 2-4 gün sürer
Sesin tonunda değişim
Yutma güçlüğü
Üçüncü göz kapağının aşırı büyümesi
Çene aşağı sarkar ve kedi çenesini kapatamaz
Salya akışı oldukça artar
Kafa ve boyunda felçler oluşur ve hemen sonrasında ölüm şekillenir Nasıl önlem alabiliriz?
Hastalıktan topyekün kurtulabilmek için sahipli ve sahipsiz tüm hayvanların aşılanması gerekir. Kuduz şüphesi ile bakılan hayvanlar karantinaya alınarak gözlemlenmelidir. Kuduz şüpheli bir hayvan tarafından saldırıya uğrayan insanın hemen yapması gereken şeyler şunlardır.
Isırılan bölge hemen dezenfektanlar veya sabunla temizlenmelidir.
Eğer saldırıya uğrayan kedi veya köpeğiniz ise veteriner hekiminize giderek kontrol ettirin ve tekrar aşılatın.
Saldırıya uğrayan sizseniz ve saldıran hayvanı hiç tanımıyorsanız ve karantina için bulma şansınız yoksa doktorunuzla konuşarak aşıya başlayın
Eğer mümkünse saldıran hayvanı bularak yetkililere haber veriniz. Saldıran hayvan karantinaya alınarak 10 gün kontrol edilecek ve eğer kuduz değilse size haber verilecektir. Bu durumda aşı olmayı kesebilirsiniz. Ancak hayvan bulunamıyorsa veya karantina sonucunda kuduz tespit edilmişşe aşılamaya devam etmelisiniz. Sonuç
Hastalığın ortadan tamamen kaldırılabilmesi için tüm sokak hayvanlarının kısırlaştırılması (kontrolsuz üremeyi önlemek açısından) ve aşılanması gerekmektedir. Lütfen bu konuda yapılan çalışmalara DESTEK veriniz. Bu hem kendi sağlığımız hemde toplum ve çevre sağlığı açısından çok önemlidir. Trichophytosis (Mantar) Hastalığın nedeni nedir?
Kedilerde tricophytosis’e neden olabilen bir çok mantar türü vardır. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Etkenin kıl folliküllerin de yerleşmesi ve ikincil bakteriyel enfeksiyonların devreye girmesi sonucu hastalık ortaya çıkar ve follikulitis oluşur.
Özellikle canlı tüylerde yaşayan etken, uzun tüylü kedilerde bulaşmanın kolay olması nedeniyle hızlı bir gelişim gösterir.
Hastalık daha çok genç kedilerde görülür. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık direk temas yolu ile veya mantar etkenleri ile enfekte olan fırça, kafes gibi malzemelerle bulaşır. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Çoğunlukla baş, kulak, kuyruk ve bacaklarda yerleşen trichophytosis de görülen ilk bulgu kılların kırılmasına bağlı olarak şekillenen bir tüy dökülmesidir. Dökülme sınırları belirgin lokal odaklar şeklindedir. Kaşıntı ve kızarıklıkta görülebilecek ilk bulgulardandır. Zamanla tüysüz alanların genişlemesi ve birleşmesi söz konusudur.
Ölü tüylerde yaşayamadığından sağlıklı tüylere geçiş ve hızlı bir yayılma söz konusudur. Hastalıkdan nasıl korunulur?
Hastalık daha çok, bazı hastalıklarla bünyenin zayıfladığı zamanlarda veya beslenme düzeninin kötü olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle beslenmeye her zaman olduğu gibi özel bir dikkat gösterilmelidir. Sonuç
İnsanlara da bulaşabilen zoonoz karekterli bu hastalığın tedavisinde dikkat edilmesi gereken konu, barınak ve kullanılan malzemelerin temizliği dışında diğer kediler ve insanlarla temasının kesilerek yayılmasının engellenmesidir.
Hastalık kronik bir hale geldiğinde yıllarca sürebilir. Bu nedenle bu tür vakalarda erken müdahale önemlidir. Tüylerin kesilmesi de hastalığın yayılmasının engellenmesi açısından faydalıdır. Felin Hemobartonellosis Hastalığın nedeni nedir?
Hastalığın etkeni ricketsiya sınıfından bir kan paraziti olan Hemobartonella felis’tir. Etken epicellular ricketsiyal bir parazittir ve kırmızı kan hücrelerinde (eritrosit) yaptığı hasar sonucunda hemolitik anemiye neden olmaktadır. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Kedilerin bulaşıcı anemisi olarakta değerlendirilen hastalığın oluşumunda ve aneminin derecesinde parazitin sayısı önemli değildir. Bazı durumlarda klinik olarak şüpelenilmiş olsa dahi kan frotisinde etken görülmeyebilir. Bunun nedeni doğada sürekli yenilenebilen hemobartonellanın dönüşümlü olarak parazit invazyonuna neden olmasıdır. Bu esnada bir çok etken organizma tarafından yok edilebilir.
Kedilerde hastalığın bulaşma yollarından en önemlisi kan emen parazitlerin (kene, pire gibi) taşıyıcılığıdır. Ayrıca hasta kedilerden kan nakli yapılmasıyla da hastalık bulaşabilir.
Hastalık etkeni makrofaj bakteriler ile birlikte dalak, karaciğer, akciğer ve kemik iliğinde de ertrositlerin fagositozuna neden olarak tekrarlanabilen anemilere neden olabilmektedir.
Hastalığın tekrarında stres ve kedinin kondisyonu önemli bir faktördür. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Görülebilecek ilk belirtiler iştahsızlık, depresyon, halsizlik, yüksek ateş ve kilo kaybı gibi spesifik olmayan genel belirtilerdir.
Yapılan muayeneler sonucunda mukozalarda solgunluk, dalakta büyüme tespit edilebileceği gibi hemolysise bağlı olarak sarılıkta gelişebilir.
İlerlemiş durumlarda akut olarak şekillenen bir solunum güçlüğü ve buna bağlı olarak ölüm görülebilir.
Hastalığın karakteristik belirtisi hemolitik anemidir.
Hastalığın tanısı için kan tahlili ve kan frotisi gibi laboratuvar bulgularına ihtiyaç vardır. Kesin teşhis frotide etkenin görülmesiyle yapılabilir. Sonuç
Sağlıklı bir kedide dahi normal şartlarda görülme olasılığı vardır. Hastalığın oluşmasında kedinin bağışıklık siteminin önemi büyüktür. Özellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanımı sırasında hastalığın şiddeti artabilir. Medikal olarak tedavilere olumlu sonuç alınabilmektedir. Şiddetli ve ilerlemiş vakalar bağışıklık sisteminin zayıf olduğu kedilerde ölüme sebep olabilir.
Tedavisi yapılmış ve iyileşmiş kedilerde aşılamaların düzenli olarak yapılması, stres yaratan faktörlerin kaldırılması ve bağışıklık sisteminin desteklenmesi gerekir. Echinococcosis (Kist Hydatik) Hastalığın etkeni nedir ?
Etken Echinococcus multilocularistir. Erişkin hali köpeklerde yaşayan bu parazitin kedilere bulaşması ara konakçısı olan fareler aracılığı ile olmaktadır. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Kedi veya köpeklerin dışkısı ile atılan yumurtaların ara konakçı fareler tarafından alınması ile ve vücudunda bu kisti taşıyan farenin kediler tarafından yenilmesi ile kediye bulaşır. Parazit kedilerin bağırsağında gelişerek yaklaşık 2 aylık bir sürede erişkin şeklini alır. Kedinin dışkısı ile dışarı atılan yumurtaların tekrar fareler ve kediler tarafından alınması ile siklus devam eder.
Farelerin ve fare ile beslenen kedilerin insan ile teması fazla olmadığından, insanlara bulaşma nadirdir. Ancak bulaşma olduğu durumlarda insanlarda karaciğer başta olmak üzere akciğer, periton, böbrek ve beyin gibi organlarda hidatik kist oluşturabilir. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Paraziti taşıyan kedilerde belirgin bir problem yaratmaz. Görülebilecek tek bulgu dışkı ile atılan halka veya yumurtalar olabilir. Bunlar uygun bir paraziter ilaç uygulaması ile giderilebilir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Kedilerin enfekte organları ( akciğer, karaciğer gibi ) yemesi engellenmelidir. Ayrıca bu tür sakatatlar sağlıklı da olsalar çiğ olarak verilmemelidir.
Gıda maddesi olarak tüketilen meyve ve sebzeler çok iyi yıkadıktan sonra yenilmelidir.
Kedilere pazitlerin yumurtalarına karşı düzenli olarak ilaç verilmelidir.
Bu amaçla kullanılan ilaçların kullanım aralığı hastalığı kapma riski, yaşadığı çevre ve diğer faktörlere göre değişebilsede genelde 3 ile 6 aydır. Sonuç
Zoonoz karakterli bu hastalıkdan korunmak için kedilerin antiparaziter ilaç uygulamalarının düzenli aralıklarla yapılması zorunluluktur.
Kedinizin anti paraziter ilaç uygulamalarının düzenli olarak yapılması durumunda, paraziti alma riskiniz, iyi yıkanmamış herhangi bir sebze veya meyveden alma riskinizden daha düşüktür. Toxoplasmosis (Toksoplazma Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir ?
Hastalığın etkeni toxoplazma gondii’dir.Toxoplasma yumurtaları asitlere ve deterjanlara dayanıklıdırlar. Ancak yüksek ısı ve amonyak ile temas halinde canlılığını yitirerek enfeksiyon yapma kabiliyetini kaybeder. Hastalık nasıl bulaşır ?
Hastalığın bulaşması oral yolla olmaktadır.Parazitin yumurtaları ile enfekte çiğ etlerin yenilmesi ile olabildiği gibi paraziti taşıyan kedilerin dışkısı ile bulaşmış gıdaların yenilmesiyle de olabilir. Kediler ara konakcıdırlar fakat kendileride hastalığı alabilirler. Hastalık nasıl gelişir ?
Parazit oral yolla alındıktan sonra kısa sürede bağırsak epitellerine yerleşerek çoğalmaya başlar. Daha sonra kan ve lenf yolu ile akciğer, karaciğer,lenf yumruları,beyin ve plasenta gibi organlara yayılarak buralarda yerleşip çoğalırlar. Bu organlarda yerleşerek canlılıklarını devam ettirebilecekleri gibi yangısel reaksiyonlara da neden olabilirler. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalık kedilerde çoğu zaman klinik belirti göstermez. Klinik belirti görülebilenlerde ise;
Ateş,
İştahsızlık,
Göz ve burun akıntısı,
Solunum güçlüğü,
Gastroenteritis,
Felç ve kaslarda spazm ,
Yavru atma gibi semptomlara rastlanabilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Parazitin kist ve yumurtalarının oral yolla alınarak bulaşma şekillendiğinden çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesine izin verilmemelidir.
Ayrıca periyodik olarak yapılacak analizlerle parazitin erken teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması hastalığın yayılmasını önlemek açısından faydalıdır. Sonuç;
Hastalığın tespiti oldukca zordur. Bu nedenle klinik tanı için gerekli testleri yapmak şarttır. Kedi dışkılarında eğer toxoplazma etkeni varsa ve insana bulaşması durumunda insan sağlığı için risk oluşturur. Coccidiosis (Koksidiyoz Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni kedilerde özelliklede yavrularda hastalık yapan bir protozoa dır. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık dışkıyla bulaşır. Hastalık nasıl gelişir?
Hastalık sindirim sistemine girdikten sonra büyük miktarlarda çoğalır ve daha sonra dışkıyla dışarı atılır. Dışarı atılan dışkıdaki etken tekrar ağız yoluyla alınarak hastalığa neden olur. Siklüs bu şekilde devam eder. Hastalığın belirtileri nelerdir?
En fazla görülen semptom orta veya ileri derecede ishaldir. İshalde kan genelde vardır. Çoğu zamanda kanlı ve mukuslu bir görüntüdedir. Eğer etkenin miktarı çok fazla ise semptomlar oldukca şiddetlidir.
Bu semptomlar şunlardır,
Kusma,
Kilo kaybı,
Dehidrasyon,
Yavru çok küçükse depresyon ve bilinç kaybı,
Karın bölgesinde hassasiyet, Nasıl önlem alabiliriz?
Hastalık oldukça yaygındır ve genelde dışkıyla bulaşır. Bu yüzden çevre temizliğine önem vermelidir. Ayrıca kedilerin popo kısmındaki tüylerin iyi temizlenmesine dikkat edilmelidir. Özellikle ishalli olanlar daha titiz kontrol edilmelidir. Hastalık daha çok 4-16 hafta arasında görüldüğü için, yavruların sık sık doktor kontrolundan geçirilmeleri gerekir.
Evdeki mama ve su kapları iyice temizlenmeli, her zaman taze ve temiz su kullanılmalıdır. Sonuç;
Hastalık semptomlar zamanında farkedilip tedaviye geçildiğinde tedavisi kolaydır. Ancak, çok yavru kedilerde etken sayısı fazla ve hastalık şiddetli seyrediyorsa ise ölüm olabilir. Bu hastalık sırasında dikkat edilmesi gereken bir başka faktörde bünyenin zayıflaması nedeni ile diğer viral veya bakteriyel enfeksiyonların devreye girebilmesi ihtimalidir. Salmonellosis (Salmonella Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Hastalığın etkeni olarak bir çok salmonella türü vardır. Fakat kedilerde en çok görülen tür salmonella typhimuriumdir. Kedilerde görülen gastroenteritisin başlıca sebeblerindendir. Hastalık nasıl bulaşır?
Başlıca hastalık kaynakları kirlenmiş sular, sığır ve ya kümes hayvanlarından yapılmış yemeklerin iyi pişirilmemesinden, bakterinin bulaştığı eşyalar, depolama veya işleme sırasında kemirgenler, böcekler ve kuşlar tarafından enfekte edilen hazır mamalar ve hayvanların toplu olarak bulundukları yerlerdir. Hastalık nasıl gelişir?
Bakteri vücuda girdikten sonra ince bağırsak, kolon ve çevre lenf yumrularında yerleşir. Ayrıca karaciğer ve dalak da enfekte olabilir. Bakteri 3–6 hafta boyunca zaman zaman vücuttan dışarı atılabilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, beslenme durumu ve çevre şartları bakterinin hastalık yapıcı etkisini belirler. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Gastroenteritis,
Kilo kaybı,
İshal (sulu veya mukuslu olabilir ve bazen taze kan bulunabilir),
Kusma,
Karın ağrısı,
Patolojik uyku hali,
Merkezi sinir sistemi septomları (aşırı heyecan, koordinasyonsuzluk, körlük ve havale)
Hamile hastalarda yavruların ölü doğumuna sebeb olabilir.
Bazı hastalar semptom göstermeden taşıyıcı olabilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Salmonella organizmaları günlük dezenfektanlarla kolayca elimine edilebilir. Hastaların dışkıları temizlenmeli ve hijyene dikkat edilmelidir. Hasta hayvanlarla uğraşanların ellerini iyi yıkamaları ve çevre temizliğine dikkat etmeleri gerekmektedir. Sonuç;
Hastalık teşhis edildikten sonra tedavi çok zor değildir. Yinede hastalığı hafife almamak ve gerekli destek tedavinin düzenli olmasını sağlamak gereklidir. Ayrıca tedavi olanların dahi bir süre daha bakteriyi dışkılarıyla attıklarını akılda tutmak faydalı olur. Hastalık insanlara bulaşabilsede basit hijyenik kurallarla bu risk minumuma indirilebilinir. Tetanus (Tetanoz) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni clostridium tetani bacterisidir. Hastalık sıcakkanlı canlılarda local veya genel kas spazmlarına ve bunların sonucunda da ölümlere yol açar. Hastalık nasıl bulaşır?
Enfeksiyon deriyi delen hemen hemen her tür yaralanmalarda, bazende steril ortamlarda yapılmayan cerrahi yaralarda aneorebik şartlarda yaraya yerleşir. Hastalık nasıl gelişir?
Tetanoz , bakteri exotoksininin kedinin merkezi sinir sistemine yapmış olduğu etkinin sonucudur.
C.tetani 3 toksin üretir. Tetanospasmin, tetanoz hastalığının klinik semptomlarını yaratır. Hemolysin, lokal dokuda nekroza ve c.tetaninin yayılmasına uygun ortam hazırlar. Spazmatik olmayan toksin, bu toksin hakkında tam bir bilgi olmamakla birlikte periferal felç oluşmasında katkısı olduğu düşünülmektedir.
Kedide tetanoz oluşması riski insan ve atlara göre daha azdır. Hastalığın belirtileri nelerdir?
İlk semptomlar organizma vücuda girdikten 5-21 gün sonra görülür.
Kas spazmları genellikle temporal kaslarda başlar ve kedi tetanoz kasılmasına girene kadar devam eder.
Temporal kaslardaki kasılmalar üçüncü göz kapağının düşmesine, üst göz kapaklarının yükselmesine, dudakların gerilmesine ve kulakların büzülmesine neden olur.
Spazmlar ilerleyerek nefes alma, yutkunma zorluğu ve ağız açma zorluklarına neden olur.
Yutma güçlüğü, kas felci ve uzun süre haraketsizlik sonucu beslenme yetersizliği, su ve elektrolit dengesinde bozulma ve pneumoni gibi ikincil hastalıklar ortaya çıkabilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Oluşan derin yaralanma ve berelenmeler hemen temizlenmeli ve yaranın üzeri mümkünse kapatılmadan hemen doktorla irtibata geçilmelidir. Sonuç;
Hastalık genelde 4 hafta içinde iyileşir. Ancak kaslardaki sertlik bir süre daha kalıcıdır.
Hasta bir kere iyileştikten sonra kalıcı hiç bir nörolojik semptom kalmaz.
Eğer semptomlar genelleşmişse hastanın yaşama şansı lokal semptom gösteren hastanın yaşama şansından daha düşüktür. Campylobacteriosis (Campylobakter Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Hastalığa neden olan camphylobacter jejuni dir. Kedilerde gastroenteritise neden olur. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık dışkıyla bulaşır. Organizma dışında yaşama şansı yoktur. Ancak dışkıların içinde 2-4 hafta kadar yaşayabilir. Hastalık insanlara bulaşabilirsede bu daha çok, fazla hijyenik olmayan ortamlar da geçerlidir. Hastalık nasıl gelişir?
Hastalık dışkıyla bulaşır ve kuluçla süresi 1-7 gündür. Hastanın sindirim sistemine yerleşir. Jejunum, ileum ve kolonda lezyonlara neden olur. Bölgesel lenf bezleri büyürler ve kanamaya başlarlar. Bağırsaklar kalınlaşır ve tıkanmalar görülebilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastaların çoğu semptomları göstermez,
Genç hastalarda semptomlar daha ağır seyreder,
Ateş görülebilir,
1-2 hafta boyunca ishal görülür ( zaman zaman kanla karışık olabilir ),
Kusma görülebilir Nasıl önlem alabiliriz?
Camphylobacter günlük dezenfektanlarla ( çamaşır suyu gibi ) kolayca ortadan kaldırılabilir. Hastaların dışkıları ortalıktan temizlenmeli ve hijyene dikkat edilmelidir. Hasta hayvanlarla uğraşanların ellerini iyi yıkamaları ve çevre temizliğine dikkat etmeleri gerekir. Sonuç
Hastalık genellikle tehlikeli değildir. Ancak ishal gibi semptomlarla ortaya çıktığında temizlik ve bakım açısından can sıkıcı olabilir. Genç hastaların tedavisi sırasında bakımlarının dikkatli yapılması ve komplikasyonlardan kaçınılması gerekir. Nocardiosis (Nokardiyazis Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Necordiosis kedilerde akıntılı deri yaralarına, göğüs boşluğunda sıvı toplanmasına ve yaygın enfeksiyonlara sebeb olabilen bir hastalıktır. Bakteri toprakta oluşur ve aktinomycetales grubundandır. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık etkeni vücuda yaralı veya çizik deriden, ağız yoluyla veya solunum yoluyla girer. Hastalık nasıl gelişir?
Bakteri vücuda yerleştikten sonra lenf bezleri, thorax, deri veya merkezi sinir sistemine yerleşir. Hastalığın belirtileri nelerdir? Derideki hastalığın belirtileri, deri üzerinde iyileşmeyen bir yara vardır ve genel olarak bu yara ülserleşmiş bir yara haline dönüşür. Eğer hastalık göğüs boşluğuna yerleşmiş ise hastada solunum sıkıntısı ve kilo kaybı oluşur. Hastalığın yaygınlaştığı durumlarda ise ateş, burun ve göz akıntıları, kaşeksi (aşırı zayıflık) ve nörolojik semptomlar görülebilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Hastalığı önlemek için mümkün olduğu kadar yaralanma ve berelenmelerin önüne geçmeye çalışılmalıdır. Eğer yara bere oluşmussa hemen temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Yaraların gerekli dezenfeksiyonu yapılmadan üzerleri kapatılmamalıdır. Sonuç
Eğer hastalık yaygınlaşmışsa ve pyothorax (göğüs boşluğunda sıvı toplanması) oluşmussa hastanın iyileşme olasılığı genellikle fazla değildir. FeSFV (Kedilerin Çoklu Eklem İltihabı) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni retrovirüsdür. Hastalık Feline Syncytium-Forming Virus (Kedilerin ilerleyen çoklu eklem iltihabı)olarak adlandırılır. Hastalık nasıl bulaşır?
En büyük bulaşma sebebi ısırık yaralarıdır. Plasanta yoluylada bulaşma olabilir. Serbest dolaşan kediler ev kedilerine göre daha büyük bir risk altındadır. Hastalık nasıl gelişir?
Hastaların çoğu klinik belirti göstermezler. Ayrıca hastaların çoğunda FeLV ve FIV enfeksiyonlarıda bulunabilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalığın tipik bir belirtisi yoktur.
Kronik ilerleyen hastalık genelde 2-5 yaş arası kedilerde görülür. Bu hastalarda eklemlerde şişme ve zor yürüme görülür. Nasıl önlem alabiliriz?
Özellikle bir çok kedinin bir arada yaşadığı ortamlarda dikkat edilmeli ve hastalık belirtisi gösteren hastalar ayrı yerde bakım ve gözetim altında tutulmalıdır. Sonuç;
Hastalığın bilinen şu an için belirli bir tedavisi yoktur. Yapılan destek tedavi geçici olarak hastayı rahatlatabilir. ENFEKSİYONLAR Feline Panleukopenia (Kedi Gençlik Hastalığı) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni virüsdür. (Parvovirüs) Hastalık nasıl bulaşır?
Kediden kediye yada hastalıklı kedilerin enfekte ettiği ortamlardan bulaşır. Bulaşma oranı oldukça yüksek bir hastalıktır. Virüs çevre şartlarına oldukça dayanıklıdır. Bu yüzden hastalıklı kedinin yaşadığı ortam sık sık dezenfekte edilmelidir. Hastalık nasıl gelişir?
En çok 2-6 aylık kedilerde görülür. Kedilerde mide ve bağırsak mukozalarında ciddi iltihaplanmalara yol açar. Hamile kedilerde düşüklere veya ölü doğumlara neden olabilir. Doğum öncesi veya doğum sonrası enfeksiyonlar göz ve merkezi sinir sistemini etkileyebilirler. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Genelde ateş 40-41 C civarındadır
Depresyon ve kilo kaybı görülebilir.
Yemekle ilgisi olmayan safralı kusma görülebilir.
Hastalığın ilerki safhalarında ishal ortaya çıkabilir.
İnce bağırsağın "ip gibi" kıvamı vardır ve deri üzerinden elle yapılan muayenede acı verir.
Eğer semptomlar ciddiyse ve sekunder enfeksiyonlar varsa ölüm olabilir.
Hamile kedilerde düşük veya ölü doğum görülebilir.
Yavru kedilerde beyinciğin lezyonlarına bağlı olarak ataksi (cerebral ataxia) semptomları görülebilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Bilinen tek önlem aşılamadır. Yavru kediler hastalık riski taşıyan diğer kedilerden ve dış ortamdan, aşılar bitene kadar uzak tutulmalıdır. Sonuç;
Çok küçük yavrularda hastalık öldürücüdür. Daha büyük yavrularda eğer bir komplikasyon olmazsa hastalığın öldürücü etkisi azalır. Ancak hastalığı atlatanlar 20-30 gün daha zaman zaman virüsü yaymaya devam ederler. Feline Viral Rhinotracheitis (Bulaşıcı Kedi Nezlesi) Hastalık etkeni nedir?
Hastalığın etkeni felin herpesvirustur. Kedilerin üst solunum yollarında lokalize olan ve çok bulaşıcı viral bir hastalıkdır. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalık öncelikle solunum yolu ile bulaşır. Bundan başka hamile ve aşısız olan kedilerde hastalık plasenta yolu ile de yavrulara bulaşabilmektedir. Hastalık nasıl gelişir?
Hastalık hırıltılı solunum, öksürük, gözyaşı akıntısı, salya ve kilo kaybı ile karekterizedir. Genellikle yüksek ateş ile seyreden hastalığın klinik bulgularının şekillenmesi kısa sürede olur. Hastalık kedinin yaşına, etkenin hastalık yapıcı gücüne ve vücudun savunma sisteminine bağlı olarak akut ve kronik form olarak iki şekilde görülebilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalık akut ve kronik olarak iki formda incelenebilir. Akut form;
Yavru kedilerde özellikle şiddetli enfeksiyonlar ve ölüm ile seyreden akut formda, ilk şekillenen karekteristik belirtiler hapşırık, göz yaşı ve burun akıntısıdır. Bir iki gün içinde göz yaşı ve burun akıntısı bakteriyel enfeksiyonların etkisi ile iltihaplı yapışkan bir karekter kazanır. Bu nedenle burunda tıkanmalar ve göz kapaklarında yapışmalar şekillenir.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde alt solunum yollarındada enfeksiyon oluşur ve hasta her hapşırıkta etrafa ifrazat saçar. Yemek yeme isteği ortadan kalkar ve hasta halsizdir. Solunum güçleşir ve hırıltılıdır.
Akut formda, gözde ülseratif keratitis odakları şekillenir ve bu odakların birleşmesi ile oluşan yaygın ülseratif lezyonlar viral rhinotracheitis de karekteristik bir belirtidir. Kronik form;
Çoğunlukla akut formun bir komplikasyonu şeklinde gelişir. Klinik bulgular aynı olmakla beraber şiddet ve seyirleri farklı görülür. Aksırıklar nöbetler halinde olur ve burun akıntısı süreklilik arzeder. Nasıl önlem alabiliriz?
Aşı uygulamaları bu hastalıktan korunmanın tek ve en etkili yöntemidir. Özellikle yavruların yaklaşık 2 aylık olduklarında aşılanması ve her yıl aşı tekrarlarının düzenli olarak yapılması gereklidir.
Hastalık etkenini almış kediler diğer kedilerden ayrılmalı ve genel hijyen kurallarına uyulmalıdır. Hastalara uygulanan tedavinin inatcı bir şekilde sürdürülmesi gerekir. Çünkü hastalık kronik bir karakter almaya çok müsaittir.
Kronik hale dönüşmüş hastalık durumunda hastaların, özellikle soğuk havalarda dışarı çıkmalarına izin verilmemelidir. Aksi halde sekunder enfeksiyonlar devreye girerek hastalığın şiddetini artırabilir.
Çoğunlukla doğar doğmaz hastalığa yakalanan yavrularda ölüm oranı yüksektir. Sonuç;
Hastalık yetişkin kedilerde, sekunder enfeksiyonlar gelişmediği sürece öldürücü değildir. Ancak hastanın yaşam kalitesi oldukca düşük olabilir.
Yavru kedilerde tedavi tamamlandıktan sonraki bir ay içinde hastalık nüks etmezse hemen aşılamaya geçilerek bağışıklık oluşturulmaya çalışılmalıdır. Feline Leukemia Virus (Kedi Lösemisi) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni virüstür. ( Retrovirüs ) Hastalık nasıl bulaşır?
Virüsün bulaşması genelde uzun süreli yakın temaslar sonucu olur. Virüs dezenfektanlar karşısında çok dirençsizdir. Hastalık nasıl gelişir?
Genel olarak hastalık küçük yaşlarda bulaşır. Hastalık vücutta tümör oluşumlarına yol açar ve kedilerin kemik iliğini baskı altına alarak bağışıklık sistemlerinin çökmesine neden olur. Vücut savunması güçlü kedilerde hastalık korkusu fazla değildir. Ancak bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmayanlar hastalığı alabilir ve bağışıklık sistemi iyice azaldığında hastalık kendisini gösterebilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Üreme bozuklukları
İdrar kaçırma
Alt çene kemiği lenf yumrularında lymphadenopati
Sekunder enfeksiyonlar nedeni ile immunosuppresion
Geri dönüşümsüz anemi
Loykosarcom oldukça sık olarak görülür.
Kemik iliğinde ciddi azalma Nasıl önlem alabiliriz?
Aşılamaların zamanında ve düzenli olarak yapılması gerekir.
Hasta kedileri diğer enfeksiyonlardan, ısırık yaralarından ve solunum hastalıklarından korumak gerekir.
Bağışıklık sistemi zayıflamış kedileri inaktif aşılarla aşılamak gereklidir. Aksi halde aşının kendisi hastalığa neden olabilir.
Sık sık doktor kontrolünden geçirilmeleri gerekir. ( sistemik enfeksiyonlar yönünden ) Sonuç;
Hastalık çoğu kez yavru döneminde bulaşır. Ayrıca stres yavruların hastalığa yakalanma risklerini artırır. Bu yüzden yavruların aşılamaları bitmeden dışarı bırakılmaları sakıncalıdır. Hastalık genelde çok uzun süreli bir seyir izler. Hastalıktan ölüm sebebi bağışıklık sistemi zayıf olduğu için sekunder enfeksiyonlardır. Bu yüzden oluşabilecek tüm semptomlar gözlenerek hemen önlem alınmalıdır. Feline Calicivirus (Kedilerin Viral Solunum Yolu Enfeksiyonu) Hastalık etkeni nedir?
Özellikle yavru kedilerde ani ölümlere neden olabilen bulaşıcı viral bir hastalıktır. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalığın özellikle solunum yolu ile bulaşması çabuk ve kolay yayılmasına neden olmaktadır. Ayrıca etken kedilerin tüm vücut atıklarında (salya, burun akıntısı, göz yaşı,idrar, dışkı) bulunabileceğinden bulaşma kolay olmaktadır.
Calicivirus enfeksiyonlarına aşılanmamış genç kediler arasında sıklıkla rastlanmaktadır. Hastalık nasıl gelişir?
Hastalığın etkeni olan calicivirusların çok sayıda tipinin olması, kedilerde farklı hastalık belirtilerinin görülmesine neden oluşturmaktadır.
Caliciviruslara bağlı olarak kedilerde ;
Bronşitis
Bronkopnömoni
Enteritis gibi hastalıklar gözlenebilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Etkenin alınmasından kısa süre sonra ani olarak gelişen iştahsızlık ve yüksek ateş ilk belirtilerdir. Bu durumu takiben şekillenen durgunluk , göz yaşı ve burun akıntısı yanında ağız çevresinde, dil, damak, burun boşluğu ve pati altlarında ülseratif yaraların oluşmasıda karekteristik belirtilerdir. Ayrıca patilerde ülserli yaralar dışında yangı ve buna bağlı olarak topallama da görülebilir.
Calisiviruslar; kedilerde alınan virusun tipine bağlı olarak akciğerde pnömoni’ye neden olabilir. Bu durum özellikle yavru kedilerde depresyon, kusma ve ani ölümlere neden olmaktadır. Nasıl önlem alabiliriz?
Hastalığın önlenmesi için en önemli şey aşılamadır.
Hastalığın ani gelişmesi ve herhangi bir spesifik tedavinin olmaması, hastalığın önlenmesinde koruyucu hekimliği ön plana çıkarmaktadır. Bu nedenle en etkin korunma yöntemi aşılamadır.
Hastalık etkenini almış kediler diğer kedilerden ayrılmalı ve genel hijyen kurallarına uyulmalıdır. Sonuç;
Hastalık görüldüğünde; oluşabilecek komlikasyonları önlemek ve destek tedaviyi düzenli sürdürmek şarttır.
Çoğunlukla hastalığa yakalanan yavrularda ölüm oranı yüksektir. Aujesky (Yalancı Kuduz) Hastalık etkeni nedir?
Yalancı kuduz virüsü herpes virüs gurubundandır. Hastalık nasıl bulaşır?
Genelde domuzların hastalığıdır. Kedi ve köpeklere domuzların yaygın olarak bulunduğu bölgelerde bulaşma olabilir. Hastalık nasıl gelişir?
Virüs vücuda girdikten sonra sinir uçları yoluyla merkezi sinir sistemine ulaşır. Buradan beyne giderek buradaki sinir dokusunda iltihaplanmalara sebeb olur. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Davranışlardaki ani değişim,
Nefes zorluğu,
Aşırı salya salgısı,
İshal,
Kusma,
Genelde başta, ayaklarda, boyun ve omuzlarda şiddetli kasılmalar görülür,
Eritem ve ülseratif deri yaralarına yol açan kaşıntı,
Kısmi felç, felç ve ses kısılmalarına neden olan cranial sinir zararları,
Nöbetler ve sonrasında gelen ölüm. Nasıl önlem alabiliriz?
Çiğ domuz ürünlerinin kedilere verilmemesi gerekir.
Hastalığa karşı aşılama genellikle domuzların yaygın olarak bulunduğu bölgelerde yapılmaktadır. Sonuç;
Hastalığa yakalandıktan sonra fazla yapılacak bir şey yoktur ve ölüm beklenen sondur. Feline Immunodeficiency Virus (Kedi Aids'i) Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni lentivirüsdür. Hastalık kedi aids’i olarak da bilinir. Hastalık nasıl bulaşır?
Hastalığın bulaşma şekli genelde ısırık yarasıdır. Bu nedenle hastalığın erkek kedilerde görülme olasılığı dişi kedilere oranla kat kat fazladır. Hastalık nasıl gelişir?
Genelde 4 yaşından büyük kedilerde görülür. İlk bulaşmadan 7-8 ay sonra bile semptom görülmeyebilir. Bu dönemi etkileyen faktörler olarak çevre, genetik, bağışıklık ve beslenme sayılabilir. Ayrıca sekunder enfeksiyonlar hastalığın ortaya çıkışını veya seyrini yakından etkiler. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Akut, kronik ve gizli dönemlerde semptomlar farklılık gösterir. Akut dönem,
Ateş, halsizlik ve keyifsizlik genelde vardır.
Lymphadenopaty görülür
İshal görülebilir
Anemi görülebilir Gizli dönem,
Akut dönemi takiben ortaya çıkar. Ancak bu dönem hakkında çok fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Yumuşak lymphadenopaty mevcuttur. Kronik dönem,
Ağız iltihabı (Stomatitis), diş eti iltihabı (gingivitis) ve periodontitis belirgin semptomlardır.
Kronik iyileşmeyen ishal
Sebebi bulunamayan aşırı zayıflama ve ateş
Kalıcı üst solunum yolları enfeksiyonları
Sekunder enfeksiyonlardan etkilenmede artış
Davranışlardaki ani değişiklikler, psikotik davranışlar ve nöbet gibi nörolojik belirtiler gözlenebilir. Nasıl önlem alabiliriz?
Şu anda bu hastalık için mevcut bir aşı yoktur. Bu nedenle kedinizin başıboş bir şekilde ortalıkta dolaşmasını önlemelisiniz. Eğer kavga sonucu bir yaralanma olduysa yarayı dezenfekte ederek veteriner hekiminizle görüşmelisiniz. Sonuç;
Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Yapılan tedavi destekleyici tedavidir ve genelde sekunder enfeksiyonların etkisini ortadan kaldırarak hastanın yaşam kalitesini yükseltmeye çalışmaktan ibarettir. Heartworm (Kalp Kurdu) Hastalığın etkeni nedir?
Hastalığa neden olan parazit Dirofilaria immitis’dir. Parazitin larva formu kanda, ergin formu kalp’de yaşar. Hastalık nasıl bulaşır?
Etken sivrisinekler tarafından taşınır. Ülkemizde pek sık görülen bir hastalık değildir. Bizim için önemi yurtdışından gelen (Amerika, Avustralya, Güney Avrupa gibi) köpekler veya kedilerle ülkemize taşınmasıdır. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Klinik semptomlar parazitin yoğunluğuna göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak şu semptomlar görülür.
Öksürük,
Sürekli olmayan solunum güçlüğü,
Patalojik uyku hali,
Kilo kaybı,
Kusma,
Hastalığa özel olmayan nörolojik semptomlar ,
Ani ölüm, Autoimmun Hemolitik Anemi (AIHA) Hastalığın nedeni nedir?
Hastalık; antikorların bağlanması sonucu, kan hücrelerinin (eritrositler) yıkımlanması ve buna bağlı olarak kansızlık şekillenmesi olarak tanımlanabilir.
Hemolitik anemi, primer veya sekunder nedenlerle gelişebilir. Primer olarak şekillenen olaylarda yapısal olarak değişime uğramış eritrositlere karşı vücudun antikor üretmesi söz konusudur. Sekunder nedenlere bağlı olarak gelişen olaylarda ise çeşitli ilaçlar, bazı hastalıklar ve kimyasal maddelerin etkisi ile değişime uğramış olan eritrositlere karşı antikor üretimi söz konusudur.
Her iki şekilde de oluşan antikorların, eritrositleri yıkımlaması sonucu hastalık gelişmektedir.
Bazı hastalıkların varlığında bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı antikor üretmesi ve buna bağlı olarak da hastalığa sebep olması mümkündür. Özellikle kedilerde leucemia ve hemobartonella felis enfeksiyonlarında bu durum söz konusudur. Hastalığın hazırlayıcı nedenleri nelerdir?
Hamilelik, yaralanmalar, operasyonlar ve bazı enfeksiyonların varlığında hastalığın oluşumu daha kolaydır. Ayrıca herhangi bir hastalık durumu ve stres hastalığın şiddetinin artmasına neden olabilir.
Hastalığın görülme oranında bahar aylarında artış olabilir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Hastalığın oluşum mekanizması, eritrositlerin antijen (bağışıklık sistemini uyaran madde) özelliği kazanması ve bağışıklık sisteminin buna karşılık antikor (savunma maddesi) üretmesidir. Bu bazı ilaçların etkisi ile bağışıklık sisteminin uyarılması, immun kompleks şekillenmesi ve otoantikor sürecinin başlaması olarak üç şekilde olabilir.
Bazı protein yapısındaki maddeler veya ilaçlar direkt olarak kendileri bağışıklık sistemini uyaramaz ancak vücuda verildiğinde antikorlar ile birleşerek bağışıklık sistemini aktif hale getirebilirler. Hapten olarak adlandırılan bu maddeler vücuda verildiğinde eritrositler ile birleşerek antikor üretimine neden olur. Oluşan antikorlarda eritrositlerin yıkımlanmasına neden olabilir. Bu mekanizma ile şekilenen autoimmun hemolitk anemilerde antikorla kaplanmış olan eritrositler dalak, karaciğer ve kemik iliğinde sisteme ait hücreler tarafından dolaşımdan uzaklaştırılır ve bu hücrelerin içinde yıkımlanır.
İkinci mekanizma olan immun kompleksin oluşumunda ise, bazı ilaçların vücuda verildikten sonra antikorlar ile birleşerek kompleks oluşturması söz konusudur. Oluşan bu immun kompleksin eritrositlere bağlanması ve emilmesinden sonra eritrositin yapısı bozulur ve yıkımlanır. Bu şekilde gelişen anemilerde kan dolaşımındaki eritrositlerin yıkımlanması ve anemiye neden olması söz konusudur.
Otoantikor sürecin başlaması ile oluşan mekanizmada ise immun globulin denilen ve bağışıklık sisteminin üyeleri olan antikor özelliği taşıyan maddelerin üretiminin sistem tarafından başlatılması söz konusudur. Bu antikorlar eritrositlere bağlanarak yıkımlanmasına neden olur. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Klinik olarak ilk gözlenen belirti hareketlilikte azalmadır. Genel bir durgunluk hali vardır. Zamanla depresyon, iştahsızlık ve zayıflama gibi belirtilerde gözlenebilir. Ayrıca mukozalarda solgunluk ve taşikardi (kalp atım sayısında artış) de tespit edilen ilk belirtilerdir.
Eğer hastalık damar sistemi dışında şekillenmiş ise yani karaciğer dalak gibi organlarda eritrositlerin yıkımlanması söz konusu ise bu organlarda büyüme şekillenebilir.
Ancak hastalık dolaşım sistemindeki eritrositlerin yıkımlanmasına bağlı olarak şekillendiyse ateş, kusma ve ileri durumlarda sarılık gibi belirtiler tespit edilebilir.
Bağışıklık sisteminin otoantikor üretiminin artması ile şekillenen anemiler genellikle kulak kuyruk ve burun gibi vücudun az damarlı yani dolaşımın zayıf olduğu bölgelerde siyanoz veya nekroz gibi deri lezyonlarının şekillenmesine neden olabilir. Ayrıca trombosit sayısının azalması söz konusuysa peteşiyel kanamalarda görülebilir.
Hastalığın klinik belirtilerinin görülmesi ancak hastalığın ilerlemiş safhalarında olduğundan sistemik olarak check-up amaçlı yapılan kan tahlillerinin erken teşhis yönünden faydası vardır. Sonuç
Kan tahlili ve özel testler ile teşhisi yapılabilen bu hastalığın iyileşme süreci diğer immun sistem hastalıkları ile komplike olup olmamasına bağlı olarak değişir.
Tedavisi uzun süreli ve zahmetlidir. Medikal tedavi dışında dalağın operatif alınması ve böylece eritrosit yıkımlanmasının önlenmesi gibi bir yöntemde denenebilir.
Hastalığın gelişimi; karaciğer, böbrek hasarlarının da şekillenmiş olduğu ilerlemiş formlarında ve immun trombositopeni ve sistemik lupus eritromatosis ile komplike olduğu durumlarda genellikle kötüdür. Myasthenia Gravis Hastalığın nedeni nedir?
Kedilerde nadir görülür. Edinsel olarak sinir sistemindeki reseptörlerin yani sinirsel ileti algılayıcıların blokajı veya doğmasal olarak reseptörlerin azlığına bağlı olarak şekillenen sinir ve kas sistemi ile ilgili bir hastalıktır. Reseptörlerin bloke edilmesinde immun sistem tarafından salınan otoantikorların etkin olması nedeniyle de bağışıklık sistemi hastalığı olarakda kabul edilmektedir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Hastalık doğmasal veya edinsel olarak şekillenebilir. Edinsel form, reseptörlerin otoantikorlar tarafından bloke edilerek işlev yapamaması sonucu gelişir. Sinirsel uyarıların iletilmesinden sorumlu olan reseptörlerin bloke edilmesinde etkin rol oynayan otoantikorların timus tarafında salgılandığı görüşü kabul görmektedir. Antikorların reseptörleri bloke etmesi sonucu kaslara gerekli olan sinirsel iletiler ulaşamadığından kasların fonksiyonunu yapamayarak güçsüzleşmesi ve zamanla zayıflaması söz konusudur.
Doğmasal formda ise resptörlerin azlığına bağlı olarak sinirsel iletilerin yeterli alınamaması söz konusudur. Hastalık hangi ırklarda sık görülür?
Doğmasal forma, Siamese ve Domestic Short-Haired ırkı kedilerde daha sık rastlanır.
Edinsel forma ise Abyssinians ve Somali ırkı kedilerde daha sık rastlanır. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Kedilerde görülebilecek en belirgin bulgu anormal yürüyüştür. Başlangıçta hafif olan topallama zamanla artış gösterebilir.
Vücudun tüm kaslarında zayıflık, titremeler ve buna bağlı bir halsizlik, hareketlerde isteksizlik görülür. Göz kapaklarının kapatılamaması ve boyun kaslarının zayıflığı nedeniyle başın aşağı doğru tutulması gibi kassel belirtiler yanında mide içeriğinin ağıza geri gelmesi ve ses kaybı gibi belirtilerde görülebilir. Sonuç
Hastalığın teşhisi klinik bulgulara, röntgen bulgularına ve kan analizlerine göre yapılır. Edinsel form’da kan serumu analizlerinde otoantikorların tespit edilmesi mümkündür. Bu durum hastalığın nedeni konusunda ayırıcı olabilir çünkü kongenital formda böyle bir durum söz konusu değildir.
Semptomları gidermeye yönelik bir tedavi amaçlanmalıdır. Erken dönemlerde teşhis edildiğinde başarı şansı daha yüksek olabilir.
Klinik belirtileri kedilerin organik fosforlu insektisitlerle zehirlenme vakaları ile benzerlik gösterebilir. Bu nedenle dikkatli bir gözlem gerekir. Discoid Lupus Erythematosus Hastalığın nedeni nedir?
Kedilerde oldukça nadir görülen bir hastalık olan discoid lupus erytromatosus burun üzerinde, eritem ve pigment kaybı ile karekterize bir hastalıktır. Hastalığın nedeni tam olarak belirlenmemiştir. Ancak güneş ışınlarının yaptığı hasarlar hastalığın oluşumunu kolaylaştırmaktadır.
Discoid lupus erythematosis, immun sistem hastalığı olan sistemik lupus erythematosus’un hafif formu olarak değerlendirilmektedir.
Genetik faktörler, ilaçlar ve immun sistem bozuklukları hastalığın şekillenmesinde rol alan faktörlerdir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Burunda dermatitis belirtileri ile başlayan ilk lezyonlar hafif bir eritem tarzındadır. Hastalığın ileri dönemlerinde bu lezyonlar ülserleşebileceği gibi doku kayıplarına da neden olabilir. Bu dönemde güneş ışınlarının yarattığı hasar çok fazladır ve mümkün olduğunca sakınılmalıdır.
Hastalık uygun tedavi yapılmasına karşın inatçı bir seyir izleyebilir ve iyileşme süreci uzun olabilir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalığın karekteristik belirtileri burun üzeri, burun boşluğunda şekillenen eritem, ülser ve pigment kayıplarıdır. Bölgede başlangıçta pullanma ve kabuklanmalar görülebilir. Hastalığın kronikleşmesi durumunda lezyonlu bölgelerde kıl dökülmesi ve doku kayıplı yaralar oluşabilir. Benzer lezyonlar kulak kepçesi, göz çevresi ve ayaklarda da şekillenebilir. Sonuç
Genel ve lokal olarak uygulanan medikal tedavilere çoğunlukla olumlu sonuç alınabilir. Ancak hastalığın diğer deri hastalıklarından ayırımının yapılması gerekir. Tam bir teşhis için özel testlerden yararlanılmalı ve güneş ışınlarından korunmaya dikkat edilmelidir. Systemic Lupus Erythematosus Hastalığın nedeni nedir?
İskelet sistemi, deri, böbrekler, sinir sistemi başta olmak üzere bir çok sistemi etkileyen bir immun sistem hastalığıdır.
Hastalığın nedeni tam olarak belirlenememiş olmasına karşın, genetik faktörler, immun sistem bozuklukları, ilaçlar gibi bazı faktörlere bağlı olarak şekillendiği görüşü hakimdir. Hastalığın oluşumunda viral etkenlerin de rol oynadığı ve hastalığın başlamasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Hastalığın oluşumunda, Tip 1 ve Tip 2 olarak adlandırılan iki gen etkindir. Tip 1 geni hastalığa yatkınlık oluşturur, Tip 2 ise hastalığın tipini belirler. Bu iki genin birlikte yaptığı etkiyle sistemik lupus erythematosus başlar. Dolaşım sisteminde antijen antikor kompleklerinin artması veya eritrosit, lökosit ve trombositlere özgün antikorların artışına bağlı olarak immun sistemde şekillenen bozulmalara bağlı olarak bağışıklıkla ilgili yanıtların oluşumunda aksamalar şekillenir. Bu nedenle bağışıklık sistemi gerekli olan düzende çalışamaz ve bir çok farklı otoantikor üretimine neden olur. Bunun sonucunda vücutta pek çok sistem olumsuz etkilenir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalığın klinik olarak görülebilecek ilk bulguları, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama gibi diğer immun sistem hastalıklarında görülebilecek genel belirtilerdir. Ancak hastalığın spesifik belirtileri vücudun etkilenen sistemlerine bağlı olarak farklılıklar gösterebilir. Hastalığın seyri sırasında zaman zaman iniş çıkışlar gösteren değişken bir ateş sürekli olarak tespit edilebilir belirtilerden biridir.
İskelet ve kas sisteminin etkilendiği durumlarda görülebilecek karakteristik bulgu yürüme bozuklukları ve topallamadır. Eklemlerde şekillenen yangıya (polyarthritis) bağlı olarak zamanla bu belirtiler daha da artabilir.
Deri lezyonları çoğunlukla yüz bölgesi, kulak, ayaklarda şekillenir ve dermatitis formundadır. Oluşan lezyonların simetrik oluşu dikkat çekici bir belirtidir. Kedilerde özellikle ağız içinde ülserler ve konjunktivitis şekillenmektedir.
Derideki bu lezyonlar bakteriyel bir deri enfeksiyon şeklinde gelişir ancak genellikle antibiyotik tedavisine olumsuz cevap verir.
Hastalık genellikle otoimmun hemolitik aneminin gelişmesine neden olur. Sıklıkla görülen bu durumda mukozalarda solgunluk, deride, ağız içi ve diş etlerinde nokta şeklinde kanama odakları şekillenebilir. Zamanla sarılık da şekillenebilmektedir.
Böbreklerin etkilendiği durumlarda klinik olarak görülebilen belirgin bulgu kanlı bir idrarın varlığıdır. Çoğunlukla glomerulonefritis şekillenmektedir.
Hastalığın yaygın olmayan ancak spesifik belirtileri ise pleuritis (gögüs boşluğunu ve akciğerleri örten zarın yangısı), merkezi ve çevre sinirlerde hasar veya yangı, kalp kası ve kalp zarında yangı ve vücudun tüm kaslarında yangı ve güçsüzlüktür. Sonuç
Hastalık vücutta bir çok sistemi etkilediğinden klinik belirtiler oldukça değişken ve çeşitli olabilir. Bu nedenle teşhisi oldukça güçtür. Hastalığın teşhisi için özel testlerden faydalanılmalıdır.
Kedilerde tedavisi çoğu zaman başarısız olan bir hastalıktır. Özellikle böbreklerin etkilenmiş olduğu ilerlemiş vakalarda böbrek yetmezliği ve üremi şekillenmesine bağlı olarak ölüm şekillenmektedir.
Erken dönemlerde tespit edilmesi hastalığın gelişiminde olumlu sonuç alınması yönünden faydalıdır. Tespit edildiği andan itibaren hastalar herhangi bir bakteriyel enfeksiyondan korunmalıdır Immun Thrombocytopenia (Trombosit Azalması) Hastalığın nedeni nedir?
Kanda trombosit sayısının azalması olarak tanımlanan hastalık immun sistem bozukluklarına bağlı olarak görülebileceği gibi diğer immun sistem hastalıklarının seyri sırasında da görülebilir.
Kedilerde köpeklere oranla daha az gözlenmektedir ve cinsiyet, ırk gibi nedenlere bağlı bir yatkınlık söz konusu değildir.
Hastalığın oluşumunda pek çok faktör etken olmakla birlikte dalak, karaciğer ve kemik iliği gibi bağışıklık sisteminde temel işleve sahip organlarda antikor seviyesinin yükselmesi veya kemik iliğinde trombosit üretiminin azalmasına bağlı olarak şekillenmektedir.
Bu mekanizmanın aksamasında, viral enfeksiyonlar, bazı ilaçlar ve tümörler etkin rol oynamaktadır. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Bağışıklık mekanizması kompleks halinde çalışan bir sistemdir. Bu nedenle trombocytopeni çoğu zaman diğer immun hastalıklarla birlikte gözlenmektedir.
Trombosytopeniye ait bulgular görüldüğünde oluşum mekanizması aynı olan ve birlikte görülen otoimmun hemolitik anemiye ait bulgularda araştırılmalıdır.
Genellikle klinik belirtilerin görülmeye başladığı ve aneminin ilerlediği durumlarda tespit edilen trombosytopeni durumlarında kanda belirli bir düzeyin altına inmiş olan trombosit sayısının artırılması amacıyla uygulanan medikal tedavilere olumlu cevap alınabilir.
Nadir olarak tedavilere olumlu sonuç alınamayan vakalarda dalağın alınması gibi operatif bir yönteme baş vurulabilir. Ancak operasyona rağmen nükslerin görülmesi ve oluşabilecek komplikasyonları nedeniyle pek tercih edilmeyen bir yöntemdir. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Klinik olarak gözlenen ilk bulgular zayıflık ve halsizliktir. Trombositler kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin oluşum mekanizmasında etkin rol oynadığından azalması durumunda burun kanaması, deride nokta şeklinde küçük kanama odakları veya idrarın kanlı olması gibi çeşitli kanama belirtileri gözlenebilir.
Kanamaların şiddetli olduğu ilerlemiş durumlarda mukozalarda solgunluk, demir eksikliği ve benzer anemi belirtileri de şekillenebilir. Sonuç
Hastalık klinik belirtiler yanında, trombosit faktör testi ve immunofloresan testi gibi özel testlerle kolayca tespit edilebilen ve medikal olarak tedavisi mümkün bir hastalıktır. Esansiyel Yağ Asitleri Eksikliği Hastalığın nedeni nedir ?
Oluşumundaki birincil neden esansiyel yağ asitlerinin yetersiz olduğu gıdalar ile beslenmedir.
Yağların yapısında bulunan ve doymamış yağ asitleri olarak bilinen linoleik asit (omega 6) ve linolenik asit (omega 3) vücutta sentezlenemediklerinden esansiyel yağ asitleri olarak tanımlanırlar. Vücut fonksiyonlarında arakidonik aside çevrilerek etkin rol oynarlar.
Gıdalar ile dışarıdan yeterli düzeyde alınamadığı durumlarda, karaciğer hastalıklarında, bağırsaklarda yetersiz emilimde, enzim yetersizliği veya yokluğu gibi bir nedene bağlı olarak oluşabilen yağ asitlerinin eksikliğin dolayı çeşitli metabolik bozukluklar görülebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Kedilerde; linoleik asidi bir çok metabolik aktivitede etkin rol oynayan arakidonik aside dönüştüren sentez sistemi yetersizdir. Bu nedenle kedilerin gıdasında yeterli düzeyde arakidonik asidinde bulunması gereklidir. Esansiyel yağ asitlerinin oranının vücutta belli düzeyde olması fonksiyonların düzenli olabilmesi için zorunludur. Aralarındaki dengenin çeşitli nedenlere bağlı olarak bozulması metabolik işlevlerde aksamalara neden olur. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Özellikle yavrularda gelişim geriliği ilk gözlenebilen belirtilerdendir. Yağlı bir tüy yapısının varlığı dikkat çekicidir. İleri yaşlarda spesifik belirti aşırı zayıflamadır.
Kedilerde esansiyel yağ asitlerinin eksikliğine bağlı olarak görülebilecek belirtiler;
Deride pullanma, hiperkeratosis, tüy dökülmesi,
Karaciğerde yağlanma ve dejenerasyon,
Yaraların iyileşme süresinin ve kanın pıhtılaşma süresinin uzaması,
Östrus düzensizlikleri ve yavru ölümleri gibi çok çeşitli olabilir. Sonuç
Her kedinin esansiyel yağ asitlerine olan ihtiyacı fizyolojik özelliklerine göre farklılık gösterebileceği gibi yaşa bağlı olarak da farklılık gösterebilir.
Kedilerin diyetinde bulunması gereken esansiyel yağ asitleri yanında arakidonik asidin de gıdalar ile dışarıdan alınması ve yeterli düzeyde bulundurulması gereklidir. A Hypervitaminosis (A Vitamini Fazlalığı) Hastalığın nedeni nedir ?
A vitamininin sürekli ve yüksek miktarlarda alımına bağlı olarak şekillenir. Özellikle bazı balık türleri ve karaciğer gibi A vitaminince zengin gıdaların fazla verilmesi nedeniyle şekillenir. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Vitamin A, vücutta görme fonksiyonları, epitel hücrelerinin büyümesi yanında kemik ve diş gelişimi için gerekli bir vitamindir. Beta karotenden sentezlenebilir. Ancak kediler bu sentezlemeyi yapamadıklarından direkt A vitamini olarak alınmalıdır. Kemiklerin eklem yüzeylerinde kondroblastların gelişimini sağlaması yanında kemiklerde osteoblastik aktivitenin uyarılmasını sağlayan bir vitamin olduğundan fazlalığı halinde kemik dokuda anormal gelişimlerin oluşumuna neden olmaktadır. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Klinik olarak, halsizlik, sürekli uyku hali, diş etlerinde ödem ve boyun bölgesinde ağrı ilk görülen bulgulardır. Tüyler karışık ve mat görünümlü boyun gergin bir şekildedir.
Hastalık özellikle boyun ve sırt vertebralarında dejenerasyonlar ile karekterizedir. Özellikle genç hayvanlarda iskelet sisteminde deformasyonlar dikkat çekici bulgulardır. Uzun kemiklerde kısalmalar ve eklemlerin birleşme yüzeylerindeki hasarlar radyografi ile kolayca tespit edilebilir.
Kemik yapıdaki deformasyonlara bağlı olarak kırılmalar ve topallık sık görülen bir bulgudur. Ayrıca gingivitise bağlı olarak diş etlerinde çekilmeler ve diş dökülmeleride görülebilir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Kedilerde görülen A vitamini fazlalığının temel sebebi çoğunlukla karaciğer ile beslenmeleridir. Bunun önlenebilmesi için kedilerin gıdalarındaki karaciğer miktarını kademeli olarak düşürmek ve diğer gıdaların alınmasını sağlamaktır. Anorexia (İştah Kaybı) Hastalığın nedeni nedir ?
İştah, hipotalamusta açlık ile ilgili merkez tarafından kontrol edilir. Bu merkezin, hormonlar, korku, heyecan, ağrı, enfeksiyonlar, yangısel bozukluklar ve midenin dolgunluğu gibi bir çok faktörün etkisiyle deprese edilmesiyle iştah azalır veya tamamen kaybolabilir. Ayrıca yemeği beğenmeme gibi bir durumda da anorexia şekillenebilir. Gerçek anorexia olarak tanımlanan bu durum açlık merkezini uyarımına yönelik medikal tedaviler ile gıda değişiklikleri ile giderilebilir.
Kediler yemekleri konusunda oldukça seçicidirler ve gıda değişikliklerinden pek hoşlanmazlar. Bu nedenle kedilerde iştahsızlık daha sık olarak görülebilir.
Disfaji olarak adlandıran yutma güçlüğü gibi bir durumda ise yeme isteği olmasına karşın yutmadaki güçlük veya ağrı gibi bir nedene bağlı olarak yemek yiyememe ve açlık durumu söz konusudur. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Açlık merkezini inhibe eden toksemi, enfeksiyon, yangı, tümöral oluşumlar, heyecan, ağrı, korku, mide ve bağırsakların aşırı doluluğu veya yabancı cisimler gibi durumlarda iştah kaybı söz konusu olabilir.
Bazende hiç bir neden olmaksızın yemeyi reddedebilir. Bu durum size karşı yapılan protesto olabileceği gibi yemeği beğenmemesine bağlı da olabilir. Böyle bir durumun giderilmesi için alışkın olduğu lezzette bir gıdaya geçilmesi sorunun giderilmesine yardımcı olabilir. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Yemeği reddetme ve kilo kaybı klinik olarak görülebilen ilk ve en önemli bulgudur.
Açlık merkezinin inhibe edilmesi veya yutma güçlüğü nedeniyle vücut tarafından alınan protein ve enerji kaynaklarının yetersizliğine bağlı olarak hızlı ilerleyen bir kilo kaybı şekillenir. İlerleyen durumlarda protein enerji metabolizmasındaki bu yetersizlik nedeniyle immun yetmezlik, anemi, halsizlik gibi birçok sistemik bozukluğun şekillenmesi söz konusudur.
Açlığa bağlı olarak, normal zamanlarda bağırsaklardan emilen glikoz seviyesinde azalma buna bağlı olarakta kanda glikoz seviyesinde düşme olur. Glikoz’un rol aldığı normal vücut fonksiyonlarının devamının sağlanabilmesi için karaciğerdeki glikoz depoları kullanılır. Açlığın devamı halinde karaciğerdeki glikoz depoları kullanıldığından glikoneogenesis başlar ve amino asitler kullanılır. Zincirleme olarak gelişen bu metabolik bozukluklar sonucunda; tüm fonksiyonlarda azalma, halsizlik, kilo kaybı ve ilerleyen durumlarda kaslarda aşırı zayıflık görülebilir. Gerekli destek ve tedavi yapılmaz ise ölüm şekillenebilir. Sonuç
Anorexia bir çok hastalığın seyri sırasında görülebilen klinik bir bulgu olarak değerlendirilmesine rağmen, beyincikdeki açlık merkezinin dejenerasyonuna bağlı olarak şekillenen ve ölümlere neden olabilen bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle uzun süreli iştahsızlık olaylarında muhakkak veteriner hekimize danışınız. Eclampsia (Gebelikde Kalsiyum Yetmezliği) Hastalığın nedeni nedir ?
Kanda kalsiyum oranının düşmesi (Hipokalsemi)ile karekterize bir metabolizma hastalığıdır.
Hastalığın nedeni vücudun kalsiyum metabolizmasının bozulması ve bu nedenle oluşan kalsiyum yetersizliğidir. Doğumu izleyen ilk haftalarda süt salgısının artışı, bağırsaklardan yeterli kalsiyum emiliminin veya kemiklerde yeterli kalsiyum üretiminin olmaması gibi nedenlerle kanda kalsiyum oranının düşmesi sonucu şekillenebilir.
Kedilerde çok nadiren ortaya çıkar. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Artan kalsiyum ihtiyacı vücuttaki kalsiyum depolarının tüketilmesine neden olur. Vücutta azalan kalsiyuma karşın özellikle laktasyon nedeniyle sürekli bir kalsiyum tüketimi vardır ve kalsiyum yetersizliği belirginleşerek klinik semptomlar gözlenebileceği gibi kanda ölçülebilen kalsiyum oranı düşer. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Solunumun sıklaşması, kusma, huzursuzluk ve titremelerin görülmesiyle birlikte ileri dönemlerde konvulsiyonlar, bacaklarda kasılmalar, kollaps ve koma halide görülebilir. Genellikle ağızda ve gözde kuruluk, beden ısısında ve nabızda artış vardır. Tedavide gecikilen ilerlemiş vakalarda ölüm şekillenebilir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Gebelik ve laktasyon döneminde annenin beslenmesine dikkat edilerek kalsiyum yönünden dengeli gıdalar ile beslenmesi hastalıktan korunma yönünden önemlidir. Ancak dikkat edilmesi gereken konu aşırı kalsiyumun da metabolizma üzerine olumsuz etkiler yapabileceğidir. Özellikle gebelik döneminde aşırı kalsiyum partiroid hormonunun salgılanmasını baskılayabilir.
Bu gibi sakıncaların önlenmesi için iyi kalitede ve dengeli bir mama ile beslenmesi çok önemlidir. Sonuç
Hastalık bazı vakalarda oldukca tehlikeli olabilir. Bu nedenle hamilelik,doğum ve laktasyon sırasında veteriner hekiminizle diyolog içinde bulunmanız istenmeyen durumların önüne geçmek açısından önemlidir.
Klinik belirtilerin görülmesi durumunda yavrular anneden ayrılmalıdır. Yavruların anneyi emmeye devam etmesi iyileşmenin gecikmesine neden olur. Kedilerde Taurin Eksikliği Hastalığın nedeni nedir ?
Taurin kediler için esansiyel olan bir aminoasittir. Vücutta kolesterolün regülasyonu, safra tuzu oluşumunda ve retinal fonksiyonlarda görev yapar. Yetersizliği vücutta çeşitli metabolik bozukluklara ve retinal dejenerasyona neden olabilir.
Vücuttan idrar ve dışkı ile atılabildiği gibi özellikle laktasyon döneminde sütle de atılır. Kedilerde taurin vücutta sentezlenemez ve mutlaka dışarıdan gıda ile takviye edilmesi gereklidir.
Kediler de taurin eksikliğinin asıl nedeni gıdalar ile yeterli taurin alınmamasıdır. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Taurin eksikliğine bağlı olarak pek çok metabolik bozukluk gözlenebilir. Bu belirtiler çoğunlukla, Retina, üreme sistemi, kalp kası ve immun sistemde görülür.
Özellikle gözlerde, retinal bozukluklar ve dejenerasyonlar spesifiktir. Çoğunlukla çift taraflı ve simetrik şekillenen lezyonlar taurinin eksikliği devam ettiği sürece artma özelliğindedir.
Gebelik ve emzirme döneminde taurin eksikliğine bağlı olarak, yavru gelişiminde gerilik, zayıf yavrular dışında anomaliler, ölü doğum ve yavru atmalar görülebilir.
Taurin eksikliğine bağlı olarak kalp kasının etkilenmesi nedeniyle, kalbin dilatasyonu yani genişlemesi söz konusudur. Buna bağlı olarak da kalbin fonksiyonlarında bozulmalar görülebilmektedir.
İmmun sistemin etkilendiği durumlarda, bağışıklığın baskılanması dirençsiz yavrular ve sinirsel fonksiyonlarda aksamalara neden olabilir.
Ayrıca, yavru kedilerde iskelet sisteminin etkilenmesine bağlı olarak büyümede yavaşlama taurin yetersizliğine bağlı olarak görülebilecek belirtilerden biridir. Sonuç
Taurin, hayvansal kökenli gıda maddelerinden kolayca sağlanabileceğinden kedilerin beslenmesinde protein kaynağı olarak hayvansal protein kaynaklarının yeterli düzeyde bulunması önemlidir. Günümüzde bir çok hazır mamanın içinde bir kedinin ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde taurin bulunmaktadır.
Burda hatırlatmakta fayda gördüğümüz bir diğer konuda bazı kedilerin köpek mamaları ile beslenmesi ve bununda ciddi taurin eksikliklerine yol açmasıdır. Çünkü köpek mamalarındaki protein oranı kedi mamalarına göre daha düşüktür. Kedilerde Tiamin (B 1 Vitamini) Eksikliği Hastalığın nedeni nedir ?
B 1 vitamini karbonhidrat metabolizmasında görev yaptığından vücudun bu vitamine ihtiyacı diyetteki karbonhidrat seviyesi ile paralellik gösterir. Eksikliğinin başlıca nedeni diyetle yetersiz alınması, fazla karbonhidrat alımına bağlı olarak açığın artması veya gıdanın hazırlanışı sırasında uygulanan ısı işlemi ile yıkımlanmasıdır.
Ayrıca çiğ balık ve bazı bitkisel gıdalarda bulunan tiaminaz enzimide B 1 vitamininin yıkımlanmasına neden olabileceğinden tiamin eksikliği görülebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Tiamin eksikliği hızla gelişen ve tedavisinde gecikildiğinde kısa sürede ölümlere neden olabilen bir problemdir. Hastalığın gelişmesi eksikliğin süresine bağlı olarak üç bölümde incelenebilir. İndüksiyon evresi, Kritik evre, Terminal evre, Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Eksikliği halinde bulunduğu evreye göre spesifik belirtiler görülür. İndüksiyon evresi; eksikliğin oluşumunun ilk haftalarıdır. Belirtilerin görülmesi yaklaşık iki hafta sonra olur ve iştahın azalması ilk görülen klinik bulgudur. Daha sonraki haftalarda bu durum ilerler, kusma ve tam bir iştah kaybı şekillenir. Bu aşamada arka bacaklarda ataksiler ve buna bağlı olarakta yürüme güçlüğü şekillenebilir. Kritik evre; ani gelişen ve sinirsel bozuklukların görüldüğü evredir. Çoğunlukla duruş bozukluğu, ataksi ve pupillaların genişlemesi en belirgin bulgudur. Ayrıca titremeler ve başın yukarı doğru kıvrık tutulması gibi belirtilerde görülebilir. Terminal evre; tedaviye cevap vermeyen gecikilmiş evredir. İlerleyen zayıflama ile birlikte güçsüzlük ve halsizlik şekillenir. Çoğunlukla da bir kaç gün içinde ölüm görülebilir. Sonuç
Hastalığın gelişimi gibi tedaviside hızlı sonuç verir. Ancak kritik evreyi geçirdiğinizde tedaviye olumlu cevap alamayabilirsiniz. Obesity (Aşırı Şişmanlık) Hastalığın nedeni nedir ?
Kedinin vücut ağırlığının cinsiyet ve yaşına göre normal sayılan ortalama ağırlığının % 15 ile % 25 üzerine çıkması obesite olarak tanımlanır. Kedilerde daha az olarak görülen obesite, oluşum nedenine göre;
Endojen obesite,
Eksojen obesite olarak iki gruba ayrılır. Endojen obesitenin; birincil nedenleri metabolizmada değişikliğe neden olan hipotroidizm ve diabetes mellitus gibi hastalıklardır.Bu tür obesitenin giderilebilmesi için neden olan asıl hastalığın tedavisi gerekir. Eksojen obesitenin; şekillenmesinde birincil etken beslenme bozukluğudur. Aşırı miktarda gıda tüketimi veya kalorisi yüksek gıdalarla beslenme nedeniyle şekillenebilir. Bunların dışında obesitenin gelişmesine etki eden çeşitli faktörler vardır. Bu faktörlerin başında, yaşlanma veya kısırlaştırma gibi aktivitenin azalmasına neden olan faktörler gelir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda hormon metabolizmasındaki değişiklikler ve hareketsizlik nedeniyle gıdalarla alınan besinlerin yakılamaması ve depolanması obesite oluşumuna neden olmaktadır. Ayrıca alınan gıdanın içerdiği enerji payının aynı kalmasına karşın aktivitenin azalması da depolanan yağ miktarının artmasına neden olur.
Ayrıca öğün arası beslenme de obesitenin şekillenmesine etki eden faktörlerden biridir. Normal gıdası ile aldığı yaşam ve enerji payının dışında fazladan alınan bu gıdalar vücut tarafından harcanamadığından depolanır ve obesite şekillenir. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Vücudun ihtiyacı olan enerji; karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması ile sağlanır. Bu besinlerin alınan gıdalardaki oranlarının fazlalığı yanında metabolizmada oluşan bir aksamaya bağlı olarakta obesite şekillenmesi söz konusudur.
Obesite, vücutttaki yağ hücrelerinin sayıca ve hacim olarak artışına bağlı olarak şekillenir. Bir kedinin vücut yağlarının sayısal oluşumu büyüme döneminde olduğundan bu dönemde beslenmenin önemi büyüktür. Yağ, protein ve karbonhidrat oranı dengeli olmadığı taktirde oluşan fazlalık yağ hücreleri şekline dönüşür ve depolanır. Sayısal artışın fazlalığı ileri dönemlerde obesitenin şekillenmesin de en büyük etkenlerden biridir. Zaman içinde kilo artışı bu yağ hücrelerinin hacimsel genişlemesine neden olur ve obesite şekillenir. Yağ hücrelerinin sayısal olarak fazla olması kilo vermenin zor olmasına neden olur.Çünkü yağ hücrelerinin sayısında bir değişiklik olmadan hacimsel olarak küçülmesi söz konusudur. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Kilo artışı görülebilen ilk bulgudur. Kedilerde özellikle arka bacakların arasında ve karın bölgesinde yağ birikimi karekteristik bulgudur. Zamanla yağlanmanın artışı bel bölgesindeki dolgunluk ve gövdenin silindirik yapısı karekteristik bir görüntüdür. İleri obesite durumlarında artan yağ tabaka nedeniyle kaburgaların dahi görülmemesi söz konusu olabilir.
Her ne kadar kediler fazla kiloyu çok iyi tolore edebilselerde ileri vakalarda artan kilo artışına bağlı olarak omurlarda özelliklede omurlar arası disklerde problemler, artritis ve nadir olarak yürüyüş bozuklukları görülebilir.
Özellikle iran kedileri şişmanlamaya oldukca yatkındırlar ve bu nedenle diyetlerine özel bir dikkat gösterilmelidir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Kilo almayı önlemek için gösterilecek çaba, fazla kilonun neden olduğu problemleri gidermek için gösterilecek çabadan daha fazla değildir. Bu nedenle kilo artışının baştan önlenmesi sorunların yaşanmaması için alınacak en iyi önlemdir. Bunun için tüm kedilerin diyetlerine dikkat edilmeli, yemek saatleri dışında yemek verilmemelidir. Şişmanlık belirtilerini ilk gördüğünüz anda her zaman olduğu gibi veteriner hekiminize danışmalı ve kediniz için en uygun olan beslenme rejimini belirlemelisiniz. Sonuç
Obesite; kilo artışı ve yağlanmaya bağlı olarak fiziki bir bozukluğa neden olması yanında konjestif kalp yetmezliği, şeker hastalığı, infertilite ve kabızlık gibi bir çok metabolik ve fizyolojik bozukluğa predispozisyon yaratacağından kontrol altında tutulması ve önlem alınması gereken bir durumdur.
Şişman kedilerin birden bire günlük yiyeceklerini reddetmeleri ve artan bir iştahsızlık periyoduna girmeleri Hepatik Lipidosis hastalığını akla getirmelidir. Bu nedenle böyle bir durumla karşılaşıldığında veteriner hekime danışılmalıdır. Rachitism (Raşitizm-Kemik Gelişimindeki Yetersizlik) Hastalığın nedeni nedir ?
Hastalığın oluşmasının nedeni özellikle büyüme döneminde kalsiyum, fosfor ve D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik yapının yetersiz gelişimidir. Kedilerde genellikle daha az görülür. Hastalığın gelişimi nasıldır ?
Kalsiyum, fosfor ve D vitamini birbirlerinin etkisini destekleyen, işlevini artıran bir mekanizma ile çalışır. Bu nedenle herhangi birinin eksikliği kemik metabolizmasında aksamaya neden olabilir.
Kediler özellikle süt emme döneminde D vitaminini depolayabilme ve daha ileri dönemlerde kullanabilme yeteneğine sahip olduklarından raşitzm nadir görülen ve hafif ve yavaş gelişen bir hastalıktır.
Kalsiyum’un kemiklerde aktif hale gelmesi, D vitamini etkisiyle paratiroid hormon tarafından sağlanır. D vitamininin eksikliği halinde paratiroid hormon kalsiyumun kemiklerde yerleşmesini sağlayamaz ve vücut sıvılarında kalsiyum düzeyi artar. Bu durumda özellikle büyüme döneminde demineralizasyona neden olur.
Fosfor, kemiklerin kalsifikasyonunda kalsiyum ile birlikte çalışır ve kalsiyum/fosfor oranının 2/1 olması normal düzen için gereklidir. Bu dengenin herhangi bir mineral lehine bozulması kemik gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Kalsiyumun, fazla alınması halinde kanda artan miktarın düzenlenmesi için organizma tarafından kemiklerdeki fosfor iyonları geri alınır ve kalsiyumla birleşerek atılımı sağlanır. Fosforun fazla alınması halinde ise bu kez kemiklerden kalsiyum alınarak benzer işlem gerçekleşir. Her iki durumda da kemik doku etkilenir ve normal gelişimini sağlayamaz.
D vitamininin görevi, kalsiyumun bağırsaklardan emilimini, kalsiyum ve fosforun vücutta tutulmasını ve kemik dokuya geçişini sağlamaktır.
Eksikliği halinde bu işlevlerde aksamalar ve dolayısıyla da kemik gelişiminde yavaşlamalar olacağından raşitizmin şekillenmesine neden olur. Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Hastalığın karekteristik belirtisi, özellikle uzun kemiklerde eğilme ve dokunulduğunda duyulan ağrıdır. Kemiklerin epifiz kısımlarında, kıkırdak dokunun artması, genişlemesi, kalınlaşması ve buna bağlı olarakda kemiğin normal gelişiminin engellenmesi söz konusudur.
Kedilerde taş, toprak gibi gıda olmayan maddeleri yeme nadirde olsa rastladığımız klinik belirtilerden biridir.
Ayrıca diş gelişim bozuklukları, diş değişimlerinin gecikmesi gibi belirtiler görülebileceği gibi omurgada eğrilik, sırtta kambur duruş, belin sarkıklığı, X veya O bacaklık gibi kemik gelişimi ile ilgili bozukluklar görülebilir.
Çoğunlukla ağrı tespit edilir. Ağrı nedeniyle hasta yürümekten kaçınır.
Kemik yapı bozulduğundan büyüme yavaşlamışdır ve kemik dokuda ciddi deformasyonlar söz konusudur. Bu nedenle kemik kırıkları çok rahatlıkla oluşabilir.
Yavru kedilerde konstipasyon ile birlikte parapilaji de görülebilir. Hastalıkdan nasıl korunulur ?
Yetersiz ve dengesiz beslenen yavruların en temel problemlerinden biri olan bu hastalık dikkat edilmediğinde üzücü sonuçlara neden olabilir. Kırıklar veya kalıcı kemik eğrilikleri görülebilir. Bu yüzden özellikle gelişme döneminde beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca D vitaminin (D3) derinin granulosa katında sentezlenmesi nedeniyle yavruların güneş ışınlarından yararlanmasına dikkat edilmelidir.
Ayrıca hamilelik sırasında annenin iyi beslenmesi doğacak yavruların daha sağlıklı olmalarını sağlayacaktır.
Raşitizme maruz kalmış yavruların, tedavi sırasında haraketlerinin kontrol altına alınması istenmeyen kırıkların oluşmasını önlediği gibi hastalığın ilerlemesini engellemek açısından da önemlidir. Sonuç
Büyümede duraklama ve gelişim geriliği gibi spesifik bir bozukluğa neden olan raşitizmin tedavisinden daha çok oluşumunu önlemek gereklidir. Bu nedenle korunma amacı ile annenin gebelik döneminden başlayıp yavrunun büyüme dönemini kapsayan süreçte beslenmeye dikkat etmeli, yeterli ve dengeli bir beslenme sağlanmalıdır.
Raşitizim belirtilerinden birinin veya bir kaçının görüldüğü durumlarda hemen veteriner hekiminizle irtibat kurarak acil önlem almalısınız. Mandibula Kırıkları (Alt Çene Kemiği Kırığı) Hastalığın nedeni nedir?
Kedilerde özellikle trafik kazaları ve düşme nedeniyle şekillenen çene kemiği kırıkları oldukça sık şekillenmektedir. Çene kemiğine gelen küt darbeler, köpekler ile kavga ve diş çekimi esnasında da şekillenebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır?
Darbe nedeniyle mandibulanın değişik yerlerinde kırık şekillenebilir. Örneğin sağ ve sol çene kemiğinin birleşim yeri olan symphysis bölgesinde veya gövde olarak tanımlanan öğütücü dişler hizasında kırıklar şekilenebilir.
Bu kırıklar darbenin şiddetine bağlı olarak parçalı veya basit kırıklar şeklinde olabileceği gibi açık kırık veya kapalı kırıklar şeklinde de oluşabilir.
Kedilerde alt çenenin kırıklarına çoğunlukla çene eklemine yakın bölgede ve symphysis bölgesinde açık kırıklar şeklinde rastlanmaktadır. Hastalığın belirtileri nelerdir?
Klinik olarak ağızın kapatılamaması ve ağızdan sal |