Arkasokak Logo





Ülkenin batisindaki küçük bir mahallenin bir sokaginin neredeyse tamami ressamlardan olusmaktaydi. Bu mahallede, üç katli bodur bir tugla yigininin tepesinde ...

Cevap
  #1  
Eski 17-09-2006, 12:09 AM
muku1982 kullanıcısının avatarı
aşka mahkum olmaaa....!
Asil Üye
 
Konum: izmir
Mesaj: 371
Dikkat son Yaprak

Ülkenin batisindaki küçük bir mahallenin bir sokaginin neredeyse tamami ressamlardan olusmaktaydi. Bu mahallede, üç katli bodur bir tugla yigininin tepesinde iki kiz arkadasin stüdyolari bulunmaktaydi. Alt katlarinda ise yasli bir ressam otururdu.

Günlerden bir gün kiz arkadaslardan biri zatürree hastaligina yakalandi.
Genç kiz günden güne eriyordu. Bir gün, arkadasi resim yaparken
o da yataginda pencereden disari bakiyor ve sayiyordu...

Geriye dogru sayiyordu; "Oniki" dedi, biraz sonra da "onbir"; arkasindan
"on", sonra "dokuz"; daha sonra, hemen birbiri ardina "sekiz" ve "yedi".
Arkadasi merakla disari bakti. Sayilacak ne vardi acaba?
Görünürde sadece kasvetli, bombos bir avlu ile alti yedi metre ötedeki
tugla evin çiplak duvari vardi. Budakli köklerinden çürümüs,
yasli mi yasli bir asma, tugla duvarin yari boyuna kadar tirmanmisti.

Dönüp arkadaisna "Neyin var?" diye sordu. Hasta kiz fisilti halinde" alti" dedi.
"Artik hizla düsüyorlar. Üç gün önce neredeyse yüz tane vardi.
Saymaktan basima agri giriyordu. Ama simdi kolaylasti.
Iste biri daha gitti. Topu topu bes tane kaldi simdi."
"Bes tane ne?" diye sordu arkadasi. "Yapraklar, asmanin yapraklari.
Sonuncusu da düsünce, ben de mutlaka gidecegim. Hissediyorum bunu."

Arkadasi ona saçmalamamasini söyleyip içmesi için çorba götürdü.
Fakat o: "Iste bir tanesi daha gidiyor. Hayir, çorba filan istemiyorum.
Bununla geriye dört tane kaldi. Hava kararmadan sonuncusunun da düstügünü
görmek istiyorum.. Ondan sonra ben de gidecegim." diyerek cevap verdi.

Genç kiz uykuya daldiginda arkadasi da alt katta ki yasli ressama
ziyarete gitti. Bu sirada yaprak olayini da anlatti yasli adama.
Yukari çiktiginda arkadasi uyuyordu. Ertesi sabah hasta kiz hemen
arkadasina perdeyi açmasini söyledi. Ama hayret! Hiç bitmeyecekmis
gibi gelen upuzun gece boyunca araliksiz yagan yagmur ve siddetle esen
rüzgârdan sonra, bir asma yapragi hâlâ yerinde duruyordu.

Sapina yakin taraflari hâlâ koyu yesil kalmakla birlikte, testere agzi gibi
tirtilli kenarlarina ölümün ve çürümenin sari rengi gelmis olan yaprak,
yerden alti yedi metre yükseklikteki bir dala yigitçe asilmis duruyordu.

"Bu sonuncusu" dedi hasta kiz."Geceleyin mutlaka düser diye düsünmüstüm.
Rüzgâri duydum. Bugün düsecektir, o düstügü an ben de ölecegim."
Agir agir geçen gün sona erdiginde onlar, alacakaranlikta bile, asma
yapraginin duvarin önünde sapina tutunmakta oldugunu görebiliyorlardi.

Derken siddetli yagmur tekrar basladi. Hava yeteri kadar aydinlanir
aydinlanmaz, genç kiz hemen perdenin açilmasini istedi. Asma yapragi
hâlâ yerindeydi. Genç kiz, yattigi yerden uzun uzun yapragi seyretti. Sonra
arkadasina seslendi. "Münasebetsizlik ettim. Benim ne kötü bir insan
oldugumu göstermek istercesine, bir kuvvet o son yapragi orada tuttu.

Ölümü istemek günahtir. Simdi biraz bana çorba verebilirsin." dedi.
Aksamüstü gelen doktor ayrilirken; simdi alt kattaki bir hastaya
bakmam gerekiyor. Yasli bir ressammis sanirim. O da zatürree.
Yasli adamcagiz çok agir bir durumda, kurtulma umudu yok ama
daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldiriliyor dedi.

Ertesi gün doktor : "Tehlikeyi atlattiniz, siz kazandiniz." dedi.
O gün ögleden sonra arkadasi artik iyilesmis olan arkadasina alt kattaki
yasli adami anlatti. Yasli adam iki gün hastanede yattiktan sonra ölmüs.

Hastalandigi günün sabahi kapici onu, odasinda sancidan kivranirken
bulmus. Pabuçlari, elbisesi bastan asagi sirilsiklam, her yani buz gibi bir
haldeymis. Öyle korkunç bir gecede nereye çiktigina akil sir erdirememisti
kimse. Sonra, hâlâ yanik duran bir gemici feneri, yerinden sürüklene
sürüklene çikarilmis bir portatif merdiven, bir de üstünde birbirine
karismis sari, yesil boyalarla bir palet ve saga sola saçilmis bir kaç firça
bulmuslar. O zaman o son yapragin sirri da çözüldü. Rüzgâr estigi zaman
bile yerinden oynamayan yaprak, yasli ressamin saheseriydi. Yasli adam,
son yapragin düstügü gece oraya bir yaprak resmi yapip yapistirmist
imza

"içinde sakladınmı , o içinde saklandığın baharı demli bir çay tadında?Ben o uzak kentten ve o uzak zamanlardan sana çevirdim yolumu...Yorgun geleceğim..."
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 17-09-2006, 01:42 PM
horrorpheliac kullanıcısının avatarı
Bura zaten bende gözükmüyor.
Psychosocial
 
Konum: istanbul...
Mesaj: 4.369
Blog Başlıkları: 5
hikaye hoş da bunun yeri aşk bölümü oraya taşııorum bi dahakine daha dikkatli ol tmm mı
imza



Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz…

Bu gece kimse bizi durduramaz.
Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz.
Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz.
Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik,
Ve tekrar ölüye döndük.
Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha,
Daha güçlü,
Fethedip yolumuza devam ediyoruz!
(Evil Has No Boundaries)
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 01:04 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0