|
#1
| ||||
| ||||
| "Deli Vedat abi..." Vedran Runje, sempatikliği ve sıcakkanlılığı ile siyah beyazlı takımın adeta neşe kaynağı... Yüzünden eksik olmayan gülümsemesi, Türkçe kelimeleri öğrenmedeki başarısı ile kendini kısa sürede sevdiren Hırvat kaleciye takımdaki herkesin bir hitap şekli var; "Vedran Abi" ya da "Vedat Abi..." Siyah beyazlı takımda herkesin "çılgın", "deli-dolu" dediği Runje, kendisini kalede rahat hissettiğini, sinirlense bile bunu belli etmemeye çalıştığını belirterek, "Sinirlenirsem, herkesi sinirli yaparım. O nedenle sahada en sakin olması gereken kişi benim" dedi. Beşiktaş Dergisi’nin eylül sayısına konuşan Hırvat file bekçisine, takım arkadaşları sordu, o yanıtladı. Ortaya işte şu keyifli röportaj çıktı... Murat Şahin: "Genelde ’kaleciler deli olur’ yakıştırması vardır. Bana da hep söylüyorlar. Sence bu yakıştırmayı neden yapıyorlar?" Vedran: "Benim ülkemde de kalecilere ’Deli’ derler. Bence de öyle..." Ali Güneş: "O saç stilini çok mu aradın?" Vedran: "Babam çimleri biçerken ben bahçede uyuyordum. Kalktığımda saçlarım böyleydi. Maalesef babam beni görmemiş!" Mustafa Doğan: "Sahada bu kadar deli olanlar evde eşlerinin yanında kuzu gibi olurlar. Sen de öyle misin? Vedran: "Normal olan bu değil mi? Ben evde hiçbir şeye karışamam. Bizim evde de patron eşimdir." Baki: "Ava çıkmayı çok sevdiğini biliyorum. Sana tesislere yakın bir yere avlanmaya gidelim desem, bana güvenir misin? Bir de karşımıza ayı çıksa ne yaparsın?" Vedran: "Tamam seni çok seviyorum, birlikte iyi vakit geçiriyoruz ama ormanda ayıyla karıştırıp seni de vurabilirim!" Gökhan Güleç: "Futbol kariyerinde hiç gol attın mı? Atmayı ister misin? Vedran: "Genç takımdayken bir kez penaltı kullandım ama gol atmak beni mutlu eden bir şey değil. Benim asıl işim gol yememek. Hem ben gol atmayı istesem bu takımda Gökhan ne yapacak?" Ali Kalaylıoğlu: "Hayatında en çok sevindiğin veya en çok mutlu olduğun an hangisidir?" Vedran: "5 yaşındaki oğlumun doğduğu gündü. Arkadaşlarım bana ’deli-dolu’ diyor ama ben şu anda çocuk gibiyim. Oğlum doğduktan sonra tamamen değiştim. Hırvatistan’da ya da Belçika’dayken farklıydım, Marsilya’ya gidince ’kuzu’ gibi oldum. Çocuğum olmadan önce beni tanısaydınız, ’çılgın’ halimi görürdünüz." |
|
#2
| ||||
| ||||
| az alta hemen hemen aynı konu açılmış http://www.arkasokak.net/showthread.php?t=36761 |
|
#3
| ||||
| ||||
| abi başlıklar cok farklı oldugu için dikkat etmemişim |