|
#1
| ||||
| ||||
| beyazın yüreğindeki ses ve yansıması Bu hikayede tıpkı diğer hikayeler gibi, tıpkı diğer masallar gibi bir varmış, bir yokmuşla başlıyordu. Kahramanların yaşam çizgilerindeki deneyimler, tecrübeler, yaşantılar bu çizgiye getirmişti onları. Bu çizgi anlatılamayan, tanımlanamayan sadece ve sadece yaşanan AŞK çizgisiydi. Kimdi bu kahramanlar? Dünyaya geliş amaçları neydi? Yoksa kahramanlarımız birbirleri için yazılmış; çifte kavrulmuş bir badem mi? Çift sarılı bir yumurtamıydılar? Neydiler bilmiyorum ama onlar benim hayatımda tanıdığım en anlamlı çiftti. Kahramanlarımdan gerçek i anlatmalıyım önce size. Gerçek; Biraz Karadeniz, Epeyce vakur, Çokça İstanbul, Güzelliğini anlatmak zor ama gerçek in güzelliği; sözcüklerle sınırlı değil ancak hayalin ufuklarıyla sınırsızdı. Güzelliğinin sınırı yoktu ama onu anlamlandıran ona farkındalık kazandıran bir beyaz ı vardı. Beyaz; Biraz Anadolu, Hoş bir türkü, Epeyce yiğit, Çokça İstanbul, İçinde biriktirdiği özlemi, derin bir iç çekişle dile getiren bir duygu insanıydı. Bir yaz tatiliydi onları buluşturan Bir temmuz akşamıydı karşılaştıran Bir diz zedelenmesiydi beyaz ı Kumburgaz a sürükleyen Belki de tüm sebep ve nedenler tek bir sonuç için vardılar. Adı; Gerçek. İlk göz göze gelmeleriyle birbirlerinden etkilenen, birbirlerinin gözlerinin içinde kendilerini görmek için özlem duyan bir çift yürektiler. İlk göz temasının ardından her şey o kadar hızlı, her şey o kadar çabuk gelişti ki; sanki tüm site gerçek ile beyaz ı bir araya getirmek için seferber olmuştu. Bir türküyü hatırlatıyordu bu seferberlik; Sen bir yandan, Ben bir yandan, Sar beni, Leylim ley Nerden bilebilirdi beyaz bu türkünün gerçek in hayattaki türküsü olduğunu. Bir küpe, bir kolye beyaz için, içindeki güzeli süslemenin en dayanılmaz ve en güzel anıydı. Bu an, aşkların artık mektuptan bir cep telefonu mesajına döndüğü 21. yüzyıla bir adımdı. Ve gerçek beyaz bir aşk ın başlama noktasıydı. Kimse bilmemeliydi, kimse görmemeliydi, kimse hissetmemeliydi bu aşk ı. Öyle istiyordu gerçek Öyle yaptı beyaz Artık her gece uykusuz geçiyor gün gerçek ile başlıyor, gerçek ile bitiyor. Yani her an, her saniye, her dakika modern dünyanın sahte ilişkilerine inat gerçek oluyordu. Temmuz geçmiş, Ağustos böcekleri bu aşk a şahit olmuş, Eylül beyaz ın yüreğindeki ihtilali gerçekleştirmiş ve ilk buluşma gerçekleşmişti. Aylardan ekim, günlerden pazardı. Onları buluşturan bir iftar sofrasıydı. Nazar boncuklarıyla süslenmiş özel bir masaydı. Önce İstanbul un yedi tepesini simgeleyen yedi güzel gül Sonra kırk yıl hatırı kalsın diye Türk kahvesi gelmişti, gerçek ile beyaz ın masasına. Gerçek yaşadığı güzel sürprizlerin etkisiyle, hayatın ona sunduğu en güzel sürprize bakıp bu hız başımı döndürüyor beyaz dedi. Modern dünyanın hızlı bir tüketim içinde olduğu, aşkların hızla tükendiği bu çağda; bu aşk başımı döndürüyor. Yılmaz Erdoğan`ın, beyaz ın yüreğindeki sesin yansımasıyla nokta koyalım yazımıza; Sana bakmak, Bir beyaz kağıda bakmaktır, Her şey olmaya hazır. Sana bakmak, Bütün rastlantıları reddedip, Bir mucizeyi anlamaktır . "Sana bakmak, Allah`a inanmaktır." |