|
#1
| ||||
| ||||
| NORFOLK TABURU VE TARİHİMİZDEKİ YOZLAŞMA Çanakkale Savaşı muhakkak ki Türk ve Dünya tarihinin en önemli olaylarından birisi ve aynı zamanda hakkında en çok efsane üretilenidir. Gelibolu muharebelerinde uydurulan hurafelerden birisi de Norfolk taburunun öyküsüdür. Öyküye göre Çanakkale Savaşları için özel olarak eğitim görmüş Norfolk taburu savaşta stratejik bir bölgeyi ele geçirecekleri sırada beyaz bir bulutun içinde kaybolur. Daha sonra söz konusu bulut gökyüzüne yükselerek uzaklaşır. Bir daha da Norfolklardan haber alınamaz. (Norfolk taburunun hikâyesi daha farklı bir şekilde 1999 İngiltere yapımı “All the King’s Men” adlı bir filme konu olmuştur. Filme göre Norfolk taburu Türkler tarafından esir alınmakta, Türkler esir İngiliz askerlerinin başlarına kurşun sıkıp öldürmekte, yaralı olanları ise bir eve kapatıp yakmaktadır.) 12 Ağustos 1915’te Norfolkların başına ne gelmişti? Bu sorunun cevabı savaş tarihinde yazılıdır. Bu muharebede Türk tarafını kumanda eden 36.Alay kumandanı Binbaşı Münip Bey’in 13 Ağustos 1915 tarihinde verdiği rapora göre arazi üzerinde 300’e yakın ceset tespit edilmiş, yaralılarla birlikte 35 İngiliz askeri esir alınmıştır. Türk tarafında ise 1’i subay olmak üzere 61 şehit, 4’ü subay olmak üzere 169 yaralı bulunmaktadır. Bu sayıları yabancı kaynaklar doğrulamaktadır. Bir daha izi bulunamadığı iddia edilen Norfolk taburundan geriye 300’e yakın ölü ve 35 esir kalmıştır. Ayrıca Norfolk taburuna mensup Teğmen George Steward Fawkes’in ve diğer esirlerin kendi el yazılarıyla Türklere verdikleri ifadeler bulunmaktadır. İfadelerinde nasıl esir düştüklerini ve Türklerin kendilerine iyi davrandıklarını yazmışlardır. Genelkurmayın Atase belgeleri izlenerek burada tutsak alınanlar ile yaralananların tedavi süreçleri hakkında bilgi alınabilir. Yukarıdan da anlaşılacağı gibi Norfolklar ne bir bulutun içine girip kaybolmuş, ne de BBC’nin hazırladığı filmdeki gibi katledilmişti. Eldeki belgeler Norfolkların kendilerini Türk birliklerinin arasında bulduğunu ve esir düştüklerini göstermektedir ama nasıl olmuşta özel bir birlik savaş esnasında böylesine büyük bir hata yapabilmişti? Aslında Norfolk taburunun tek özelliği Yüzbaşı Frank Reginald Beck’di. Yüzbaşı, Kral V.George’un arkadaşı ve Sandringham arazisinin sorumlusuydu. Doğal olarak kralın ilgisi, olaya ilginin boyutlarını değiştirmişti. The Eastern Daily Press, Daily Mail, Weekly Dispatch gibi gazeteler sürekli Norfolk taburunun, Yüzbaşı Beck’in ve tabur komutanı Albay Beauchamp’ın kahramanlıklarından bahsediyorlardı. Albay Beauchamp 14 Kasım 1914’te Norfolk taburunun komutanlığına getirilmişti. Albay, Sudan ve Güney Afrika’da süvari olarak hizmet etmiş, 58 yaşında 1906 yılında emekli edilmişti. Piyade olarak hiç görev yapmamıştı ve savaş alanında hiç deneyimi yoktu. Albay Beauchamp Ekim 1914’te Norfolk ve Suffolk tugayı komutanı Tuğgeneral R. Boyard’ın “taburda halihazırda komutanlığa subay bulunamadığı” gerekçesiyle Norfolkların komutanlığına getirilmişti. Yani gazetelerde yazıldığı gibi “korkusuz kişiliğiyle kahramanlık yaratan bir lider” değildi. Görüldüğü gibi Norfolk taburunun niteliği ve savaş alanındaki akıbeti ile ilgili anlatılanların gerçeklerle hiçbir bağlantısı yoktur. İnsanların kendileri için önemli olan olayları abartarak anlatmaları insan doğasının bir özelliğidir, ancak olayları bilimsel anlamda inceleyen insanların kamuoyunda doğru olarak bilinen yanlışları düzeltmeden tekrar kamuoyuna sunması kimsenin tasvip edebileceği bir davranış olamaz. Son günlerde popüler olan, anlatılanları hiçbir tarihi kayıta dayanmayan, kendilerini tarafsız tarih araştırmacısı olarak nitelendiren kişilerin yazdığı sözde tarih kitaplarında; küçük bir araştırma sonucu gerçek hikâyesini öğrenebileceğimiz Norfolk taburunun öyküsü gibi basit bir olay bile çeşitli hurafelere dayandırılarak insanlara sunulmaktadır. Bu tür kitaplarla tarihimizin anti-laik kesimler tarafından bilim dışı yollarla yanlış anlatılıyor olması aşikârdır. Özel bir televizyon kanalının çocuklar için hazırladığı Çanakkale Savaşı hakkındaki bir filmde ulu önderimiz Atatürk’ün adının hiç geçmemesi bu tür davranışların kasti olarak yapıldığının en büyük kanıtıdır. Geçmişe ait bilgi ve belgelere dayanılmadığı zaman başımıza ne gibi işler açılacağını “Sözde Ermeni Soykırımı” meselesinde öğrenmiş bulunmaktayız. Gelecekte bu tür olayların yaşanmaması için Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlı olan herkesin tarihine sahip çıkması en büyük gerekliliktir. Burak AKOVALI *Norfolk taburu hakkındaki bilgiler Erol Mütercimler’in “Korkak Abdul’den Coni Türk’e: Gelibolu 1915” adlı kitabından alınmıştır. Bu mesaj en son " 09-08-2006 " tarihinde saat 02:10 AM itibariyle Catalyurek tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| ||||
| ||||
| helal olsun cok guzel yazmışsın abi |
|
#3
| |||
| |||
| paylaşım için tşkr güzel çalışma |
|
#4
| |||
| |||
| paylaşımın için saol... |
|
#5
| ||||
| ||||
| paylaşım için saol |