Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Mustafa Kemal Atatürk » Atatürk'e Yazılmış Şiirler
ADINA YAZDIĞIM ŞİİRLERDEN Mavi bir aydınlık doğuyorsa yüreğime Mutlu bir geleceğim varsa Özgürsem yenilmemişsem güç giriyorsa bileklerime Sendendir. Saban ardında ...

Cevap
  #1  
Eski 17-07-2006, 09:13 AM
ScarFace kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: En Güzel Şehirden...
Mesaj: 1.411
ScarFace kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Atatürk'e Yazılmış Şiirler

ADINA YAZDIĞIM ŞİİRLERDEN

Mavi bir aydınlık doğuyorsa yüreğime
Mutlu bir geleceğim varsa
Özgürsem yenilmemişsem güç giriyorsa bileklerime
Sendendir.

Saban ardında gülüyorsa çiftçinin gözleri
Demiri daha iyi dövüyorsa eller
Güçlüyse uyanıksa kıvançlıysa
Seni düşündüğümdendir

Övgüler yazıyorsa bütün şairler
Düşüncelerdeysen diller seni söylüyorsa
İlk adını öğreniyorsa çocuklar
Büyüklüğündendir.

Yas tutuyorsak milletçe her on Kasımda
Ağlıyorsa yüreğimiz susamışsak yanmışsak
Destanlar söylemişsek büyük adına
Sana inandığımızdandır.

Ethem YAZGAN



GÜNEŞ DOĞARKEN

Ulu Kurtarıcı’ya

Esaret acısı bir kabus gibi
Çökmüştü biçare omuzlarına;
Hepsinin bunalmış, ezilmiş kalbi

Ümitsiz bakıyor gözler yarına.

Şu yanda yaralı bir delikanlı,
Ötede matemli taze bir dul var.
Bütün gözle yaşlı, ufuk dumanlı,
Her göğsün altında bir yara kanar…

Bu kadar elemli bir günde doğdun,
En büyük Türklüğün büyük güneşi!
Zulmü parçaladın, zalimi koğdun,
Söndürdün bayrağa salan ateşi.

Yaralar sarıldı, yaşlar silindi,
Parladı zulmetten eriyen gözler;
Her kalbe ümidin ışığı sindi,
Ümitle gülmeğe başladı her yer.

Çelikten kolunla tuttun elinden,
Kaldırdın mustarip, hasta vatanı.
Cihan! Hayretle bak! Tarih, eğil sen!
Et ati, kemali “Kemal”de tanı!…

Halide Nusret ZORLUTUNA


ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.
Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.
Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.


V

Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!
Savaş girer gibi yetiş bize!
Yetiş bize, çöllerde bile olsan
İnanç doldur, güç doldur içimize!

Bin kere yurdumuzu kurtaran!
Bir görseydin ağlardın hâlimize!


Kuşun kanadında türküler
Kemal Paşanın gönlüne vardı,
Cevabından önce kendi geldi.

VI
Bir gemi yanaştı Samsuna sabaha karşı
Selâm durdu kayığı, çaparı, takası,
Selâm durdu tayfası

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil!
Sarılan anayurda
Kemal Paşanın kollarıydı.

Selâm vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadenizin hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemal Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi.
Erzuruma kadar.

Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa
Atının teri kurumadan
Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde

VII

Bir selâm gibi gitti Erzuruma,
Bin selâm gibi geldi Sivasa Erzurumdan.
Dağlar alçaldı yol vermeğe,
Temizlendi ılkımından karından.

Analar bacılar yola döküldü,
Cephane taşıdı arkasından.
Irmaklar suyundan faydalattı,
Ağaçlar daldasından.

Yer gök inledi bir yol daha
Kurtuluş savaşından.
...
Düşman koymuş meydanları kaçıyordu.

XI

Kattı Kemal Paşanın ordusu düşmanı uğruna
Pişman eti anasından doğduğuna.
Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,
Veryansın etti topçu,
Veryansın etti piyadeler.

Kattı Kemal Paşanın ordusu sürdü gitti,
Yetiştikçe vurdu düşmana.
Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana
On beş günde İzmiri dar buldu,
Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

Kaçtı gemiler.
Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı,
Ahmetler, Bekirler, Aliler,
Mahmutlar, Kâzımlar, İsmailler
Peşlerinden yettiler,
Diz çöküp Kordonboyuna
Ta yürekten çekip tetiği
Gemilere yaylım ateş ettiler.

Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!
Atının teri kurumadan
Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde.

XII

Sana borçluyuz ta derinden!
Çünkü yurdumuzu sen kurtardın,
Hasta, yorgun düşmüştük,
Yaralarımızı iyice sardın.

Yiğittin, inanç doluydun yapıcıydın,
Sanatkârdın, denizler kadar engin;
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin.

Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
Yüzyıllar boyunca geri kalmış;
Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış.

Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden;
Bilgiyle, inançla, çoşkunlukla
"Öğün, çalış, güven!"

Sana borçluyuz ta derinden!
Işığısın bu yurdun.
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize,
Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun.

Hürriyeti sen yaydın içimize,
Halkçıyız dedin halk içinden,
İnançta hür yetiştirdin bizi,
Borçluyuz sana ta derinden!
Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,
Bu milleti temiz ellerin.
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemallerin!

XIII

Davullar zurnalar döğende
Biz seni hatırlarız!

Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız!

Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda.

Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük Kemal Paşa!
Ölümsüz insan! Şanlı Atatürk!

Cahit KÜLEBİ


AĞIT

Ağlayalım Atatürk’e,
Bütün dünya kan ağladı.
Süleyman olmuştu mülke,
Geldi ecel, can ağladı.

Doğu, batı, cenup, şimal
Aman Tanrı bu nasıl hal?
Atatürk’e erdi zeval,
Memur, mebusan ağladı.

Atatürk’ün eserleri,
Söylenecek bundan geri,
Bütün dünyanın her yeri,
Ah çekti, vatan ağladı.

Fabrikalar icat etti,
Atalığın ispat etti,
Varlığın Türk’e terketti,
Döndü çarh, devran ağladı.

Bu ne kuvvet, bu ne kudret,
Varıdı bunda bir hikmet,
Bütün Türkler, İnönü İsmet,
Gözlerinden kan ağladı.

Tiren hattı, tayyareler.
Türkler giydi hep karalar,
Semerkant’la Buharalar,
İşitti her yan ağladı.

Siz sağ olun Türk gençleri,
Çalışanlar kalmaz geri,
Mareşal’in askerleri,
Ordular, teğmen ağladı.

Zannetme ağlayan gülmez,
Aslan yatağı boş kalmaz.
Yalınız gidenler gelmez;
Her gelen insan ağladı.

Uzatma Veysel bu sözü,
Dayanmaz herkesin özü,
Koruyalım yurdumuzu,
Dost değil, düşman ağladı.

Aşık Veysel ŞATIROĞLU







Onu tarihe sorun, yoktur eminim bir eşi,
O güneş yüzlü,güneş sözlü, güneşler güneşi!
Sözü halkın dilidir, gözleri hakkın ateşi,
O güneş yüzlü, güneş sözlü güneşler güneşi!

Yurdu sarmıştı karanlık, onu yırtıp atan O.
Soğuyan kanlara bir başka hareket katan O.
Kararan gözleri bir lahzada aydınlatan O.
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!

İnkılap ordusu nur ordusunun rehberidir,
Milletin şehperidir, memleketin şehperidir,(1)
Onu beklerdi vatan bunca zamandan beridir,
O güneş yüzlü, güneş sözlü güneşler güneşi!

Ayrılıp Çankaya’dan Hazret-i Gazi geliyor,
Saçının haznesi zulmetleri ok ok deliyor,
Şehre kalbindeki tarihi alıp yükseliyor:
“Bu güneş yüzlü,güneş sözlü,güneşler güneşi!”

Yusuf Ziya ORTAÇ




Alev olmuş yanıyor göz yaşımız
Bu hazin meş’aleler üstünde.
Uyuyor en yüce can yoldaşımız
Böyle hicranla tutuşmuş günde.

Uyuyor... Uykusu hiç bitmeyecek,
Ölü bir milleti var eyleyenin.
Onu makber bile incitmeyecek,
Ruhu tunçtur, gece yoktur diyenin.

Geceden doğdu ışıklar saçarak,
Vatanın gündüzü, Türk’ün özü, O.
Ölemez böyle sabah, böyle şafak,
Tarihin şan dolu en son sözü O.



MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜM

Daha dün gördüm Mustafa Kemal’i...
Işıl ışıldı sabah güneşinde,
Mavi gözlerinde vatan parlıyordu,
Vatan parlıyordu yine.

Daha dün gördüm Mustafa Kemal’i...
Kolları çepeçevre sarmış vatanı,
Nabzını yokluyordu milletinin,
İçinde eski günlerin heyecanı.

Daha dün gördüm Mustafa Kemal’i...
Dudaklarında gülüyordu vatan
Bir zafer türküsü O’nun dilinde,
İçinde O vardı bir yandan.

Daha dün gördüm Mustafa Kemal’i...
Daha dün ışıklar içinde,
Yudum yudum içmiş memleket sevgisini,
Yudum yudum sinmiş her yere.


Mustafa CANPOLAT

ATATÜRK

Atatürk dedim iptida
Önümü ilikledim.

Nasıl söylerim öldüğünü
Atatürk’üm karşımda.
Yatmış uyumuş karlar üstüne
Kalpağı başında.

Nasıl söylerim öldüğünü
Çenesine uzanmış eli
Atatürk’üm çıkar Kocatepe’ye
Dalgın, düşünceli.

Nasıl söylerim öldüğünü
Elinde beyaz tebeşir
Geçmiş tahta başına
Atatürk’üm ders verir.

Nasıl söylerim öldüğünü
Başında yeni şapkası
Yola çıkmış yürümüş
Kalabalık arkası.

Nasıl söylerim öldüğünü nasıl
Bir ışık vurmuş yüzümüze
Atatürk’üm bakıyor besbelli
Çekidüzen verelim üstümüze.


İhsan DEMİRASLAN



GAZİMİZE

Gel! Seni genç, ihtiyar ellerinde taşısın;
Sevinçten ağlıyoruz, gözümüzün yaşısın!
Kara günlerimizde bize can yoldaşısın.
Sen dünyalar durdukça bu milletin başısın.

Yeniden şan ver bize, yeniden can ver bize,
Sensin Reisicumhur, bu şeref yeter bize!
Görün ey nur bakışlım! Yüzünü göster bize,
Gel! Seni genç ihtiyar ellerinde taşısın!

Sen sağken gönlümüzün ufku değil bulutlu,
Sana da kutlu olsun bugün, bize de kutlu!
Halka böyle saadet, böyle talih ne mutlu,
Sevinçten ağlıyoruz, gözümüzün yaşısın!

Gönlümüz gamlı değil, kalbimiz küskün değil,
Bu düğün yeryüzünde görülmüş düğün değil,
Ey yüceler yücesi! Dün değil, bugün değil,
Sen dünyalar durdukça bu milletin başısın.


Yusuf Ziya ORTAÇ



ATATÜRK

Atatürk’üm eğilmiş vatan haritasına
Görmedim tunç yüzünde böylesine geceler,
Atatürk neylesin memleketin yarasına
Uçup gitmiş elinden eski makbul çareler...
Nerede İstiklal Harbi’nin o güzel günleri,
Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi,
Hiç sanmam öyle ağarsın bir daha tanyeri
Atatürk’üm ben ölecek adam değildim der.
Gir hemşehrim, git kardeşim toprağına yüz sür.
O’dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür.
Resimlerinde bile melül mahzun düşünür
Atatürk’üm kabrinde rahat uyumak ister.

Cahit Sıtkı TARANCI






ŞU SONSOZ KOŞU

Samsun’a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçesinin güzel gülünü.
Biz sonsuz bir sabahtayız... O uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara kalesinde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

19 Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı.
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.


Ceyhun Atıf KANSU



ASIRLARCA

Ufkunda doğacağım, ufkunda batacağım,
Asırlarca yazsam hep seni anlatacağım.
Ben de giyersem eğer bir gün deha tacını
“İstersen çiğne” diye önüne atacağım...

Söndüğünü görsem de bin “meşale emel”in
Ebediyet yolumuz, öyle elimizde elin...
Ak düşen saçlarınla nur kattığın heykelin
Hamuruna harç diye kanımı katacağım.

Yansam da masalların “Aslı - Kerem”i gibi,
Bu aşk ölmez öyle her gönül veremi gibi!
Şöhretin okyanuslar aşarken gemi gibi;
Ben dalga gibi ayak ucunda yatacağım...
Asırlarca yazsam hep seni anlatacağım!


Behçet Kemal ÇAĞLAR



ATATÜRK’E

Kara toprak diye en hissiz ayaklar hatta
Basamaz toprağa, toprakta cenazen varken,
Ne büyüksün ki huzurunda küçüktür matem,
On sekiz milyon adam tek kişidir ağlarken.


Mithat Cemal KUNTAY



BÜYÜK GAZİ’YE

Sen ki hilkat denilen ummanın
En büyük incisisin,
O, bu ulvi vatanın talihinin
En güzel yıldızıdır;
Bir dehaet ki güneşten yüksek,
Ve semavat ile ünsiyeti var.

Sen dururken ona gelmez noksan.
Kaplıdır toprağı zırhınla senin;
Hep rehakar değil ey Gazi,
Bu müsellah vatanın sen hem de
Ebedi bekçisisin.

Bu mesalip – zede cemiyyete sen
Yeniden bir vatan ettin ihda
Görüyor şevk-i tuluunla senin
Yeni bir iyd-i zafer İstanbul;
Kendi asar-ı dehanın belki
Sen de hayretçisisin.
Kainatlarda tecelli buyuran
Halik’ın sende o hasiyyeti var.


Abdülhak Hamid TARHAN



BİR RESİMDE ATATÜRK

İzmir’e girişini Atatürk’ün
Bir kahve duvarındaki resimde gördüm

Bir ılık güz öğlesinde
Şanlı haki urbası üstünde

Koymuştu kılıcını içine kınının
Yürüyordu arasında sevgili halkının

Ayağında Anadolu’dan getirdiği toz
Bir inanç gözlerinde tükenmez

Alabildiğine insan kalabalığı ardı
Bir aydınlık geleceğe bakıyordu

Işıktı sevinçti türküydü
Görseydiniz o resimde Atatürk’ü

Sabahattin Kudret AKSAL

ATATÜRK İÇİN

Tuttun elimizden, çıktın sefere
Kurtardın vatanı, milleti Atam
Serdin kör denilen talihi yere,
Zaferdir savaşın nimeti Atam.

Dağlar altımızda at oldu bizim,
Sen dedin: - Uyan Türk... Açıldı gözüm,
Sakarya suyunda yununca yüzüm,
Bilindi Türklüğün kıymeti Atam.

Duyarım, dalgalar sahili döver,
Sen sade bir paşa olaydın eğer
Yine kalbimizde alacaktın yer,
Sensin bu vatanın ziyneti Atam.

Bir eşin var mıydı civanmertlikte?
İyi ettik sana “Ata” dedik te,
Sevgin göğsümüzde, eller tetikte,
Sendin bize Tanrı himmeti Atam.

Her Türk olan “Atam” der de tutuşur,
İşitir emrini, derdi yatışır,
Kafi, bu teselli ona yetişir;
Sana layık olmak niyeti, Atam!


Osman ATİLLA



MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.
Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasımlarda
Fatihler Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.


Halim YAĞCIOĞLU



KAHRAMAN

Gölgen bir nur işledi güneşe vardığı gün;
Seni gördük sesimiz Hakka yalvardığı gün,
Seni gördük bir mazi dağları sardı ses ses,
Bir Akdeniz dalgası buldu içinde herkes.
Sana çıkar bu yurdun ararsak son yolu da.
Kutlu bir tanrı oldun Anadolu’da.
O kadar eskisin ki şimdi ruhumuzda sen,
Bulursun bu sevgide asırları istersen.
Ararsan bakışından uzun ovalar erir,
Dinlersen gönül denen yüce dağlar ses verir.
Bir dünya, bir millete düşman olduğu zaman
Sana büyük hızını verdi nabzındaki kan...
Dört sınırın ucunu getirdin bir araya,
Dört bucak sevgisini topladın Ankara’ya.
Sesin, bir tılsım gibi, yurdu dolaştı yer yer,
Ve senden öyle keskin hız aldı ki gönüller,
Yüzyılda giden vatan bir anda geri geldi...
Sonra sanki ruhunda kartal sesleri geldi;
Sanki yeni bir ışık süzüldü gözlerinden
Ve bir fert, tek başına, bir millet yarattın sen.
Bastığın yer tarihten yer alırmış, yok değil:
Bir gününe bir tarih bağışlasak çok değil!
Çok değil, kanımızın rengini süze süze,
İsmini döğmelerle işlesek göğsümüze...
Çok değil göğsümüzün içine çizsek seni.
İsterse bundan sonra ufuk yansın, gök yansın;
Çünkü sen bu milletin umduğu kahramansın...
Gölgen bir nur işledi güneşe vardığı gün;
Seni gördük sesimiz Hakka yalvardığı gün.


imza

İstanbul Grubu


Çalışmadan,yorulmadan öğrenmeden rahat yaşama yollarını alışkanlık haline getirmiş Milletler,
evvela Haysiyetlerini,ve daha sonra İstiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar.


YILLARCA KAHROLSAK DERTTEN KEDERDEN!! BILSEKKI KELLEMIZ KOPAR BEDENDEN!! ASKIMIZ HARBIDEN HEMDE DERINDEN!! ASLA VAZGECMEYIZ BEŞİKTAŞ SENDEN!!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 26-07-2006, 02:55 AM
langweilig kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: izmir
Mesaj: 263
teşekkürler
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 26-07-2006, 11:53 AM
samuray kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: japonya
Mesaj: 507
güzelmiş...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 26-07-2006, 03:14 PM
Erciyes--Erkilet kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: Şu an Ankara
Mesaj: 1.011
çok iyi...
imza



Ne zaman gelecek o büyük gece
Tur atacağız Sivas Caddesinde
Şampiyon olunca 40 gün 40 gece
İnleyecek her yer ''KAYSERİ'' diye...







ARKASOKAK KAYSERİLİLERİ
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 01:18 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0