Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Aşk Bölümü » Sorduklarım Sustuklarımın Bedelidir
Kadın adamın yüzüne alaycı bir ifadeyle bakıp söyleniyordu kendi kendine. Adam da denize doğru dönüp bir şeyler fısıldıyordu kendi yüreğine. ...

Cevap
  #1  
Eski 09-07-2006, 04:49 PM
subzero_eren kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: izmir
Mesaj: 262
subzero_eren kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla Send a message via Skype™ to subzero_eren
Sorduklarım Sustuklarımın Bedelidir

Kadın adamın yüzüne alaycı bir ifadeyle bakıp söyleniyordu kendi kendine. Adam da denize doğru dönüp bir şeyler fısıldıyordu kendi yüreğine. Yüreğinin kana bulandığını hissettiği anlarda yüzünü gökyüzüne çevirip ağlıyordu. Kadın tutsak bir edayla adamın elini tutuyor, yüreğinin üzerine bastırıyordu. Adam yaralarının sarıldığını hissederek rahatlamış bir ifade alıkoyuyordu yüzüne. Kadın sinsice gülümsüyordu bıyık altından. Ama adam huzuru bulmuş gibi, kendinden emin soruyordu kadına:

- Beni ne kadar seviyorsun?

Kadın yine aynı edalarla adamın elini göğsünden itip; onu hiç sevmediğini söylüyordu. Arkasından fahişe bir kahkaha atıp, denize tükürüyordu. Böyle geçiyordu her gün. Adam hiç yılmıyordu sevmekten. Kadın her gün denize tükürüyor, adam her gün kadına tapıyor, kadın yine her gün onu sevmediğini söylüyordu…

Adam kadını anlamaya çalışıyor, kadın adamı anlamamakta ısrar ediyordu. Adam biraz anlaşılmak için ısrar ediyor, kadın ise yüzüne ***** ifadeler takınıyordu. Her ifadede binlerce muamma ve içerisinde yürek yandıran birer çığlık, her birinde ayrı dilde ayrı birine duyulan, ayrı bir nefret doluyordu…

Kalpler kararıyor, adam yıpranıyordu. Yine de kadını anlamaya çalışıyordu. Adam hiçbir şey ifade etmiyordu kadına. Sonra yağmur yağıyordu, Ankara’ya. Sokaklar ıslanıyor, gökyüzü ağlıyor, ifadeler değişiyor, herkes koşuyordu. Adam ise yalnızca kadını seviyordu. Kadını anlamaya çalışıyordu. Kendi kendine soruyordu…

Sorduklarının arasında canını bu kadar yakan bir aşka neden bu kadar sadık kaldığı, neden bu kadar acı çekmesine rağmen hala vazgeçemediği, neden kendini bu kadar ***** hissettiren bu ilişkiyi yürütmeye çalıştığı yer alıyordu ve daha aklını kurcalayan yüzlerce soru…

Günler geçiyor, adam bir kez daha farklı bir cevap arayışıyla kadına soruyordu:

- Beni ne kadar seviyorsun?

Kadın usanmadan yine aynı cevabı veriyordu. Adam, gülümsüyordu. Gülümsemek çözüm getirmiyordu susuşlarına ama yine de adam bir şeylerin değişmesini umuyordu. Sanki gözlerini onda açmıştı, sanki gözlerini onda kapayacaktı. Sanki o kadından başka kimsesi yoktu bu fani ve katlanılması zor dünya. Belki de hiç kimsesi olmadığı için vazgeçemediği bu sevdayı kalbinden atmaya korkuyordu adam…

Adamın kadını sevmesi ya da kadının adamı aşağılaması hiçbir şeye çözüm getirmiyor ama yine de zaman böyle geçiyordu onlara. Belki de zamanın böyle geçmesi dokunmuyordu her ikisine de…

Onların ağırına gitmeyen şeyler nedense bu şehre dokunuyor, gökyüzü ağlıyor, içimiz içimize sığmıyordu. Ama neden onu bu kadar seven ve onu bu kadar sevmeyen iki insan hala birlikte zaman geçiriyor, neden hala birbirlerinden vazgeçmiyor biz hiç anlayamadık. Ne bu şehir ne de biz bu şehrin insanları bu garip bilmeceyi çözemedik ama onları da kendi hallerine bırakamadık. Hala gözlerimiz üzerlerinde ve onlar hala hiç değişmeden öylece birbirlerini seviyorlar, birbirlerini sevmiyorlar…
imza


ÇaKaL GiBi dOsTuN OLaCaĞıNa AsLaN GiBi dÜşMaNıN oLsUn.......!


BLuE GrUbU
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 12:38 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0