Arkasokak Logo





Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Tarih » Yaşanmış Bir Öykü
Yaşanmış Bir Öykü (Bu yaşanmış öyküyü aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen İstanbul Moda''da oturmaktadır.) Her Türk''ün ...

Cevap
  #1  
Eski 28-08-2005, 11:00 AM
NoDRaC kullanıcısının avatarı
Tıp Dünyasında Sürünen Adam
..::AdmiN::..
 
Konum: stranger incomingfrom the past
Mesaj: 1.959
Blog Başlıkları: 3
Yaşanmış Bir Öykü

Yaşanmış Bir Öykü
(Bu yaşanmış öyküyü aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen İstanbul Moda''da oturmaktadır.) Her Türk''ün ibretle okuyacağı bu öyküyü sütunuma almakta yarar gördüm:


1957 yılında İstanbul Tıp Fakültesi''nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD''ye gitmiştim. Görev yaptığım hastahanede başımdan geçen ilginç bir hadiseyi şöyledir:


Amerika''ya gittiğim ilk yıllar... New York''da Medical Center Hospital''da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler... Yeni gelmiş doktorlar hemen doğrudan hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor. Diğer zamanlarda da laboratuvarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında. "kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?" dedim. Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı. Kolunu açtım, baktım pazusunda Türk bayrağı dövmesi var. Çok ilgimi çekti, kendisine sormadan edemedim: "Siz Türk müsünüz?"


Kaşlarını yukarıya kaldırarak "hayır" manasına bir işaret yaptı. Ama ben hala merak ediyorum. "Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?" "Aldırma öylesine bir şey işte." dedi.

Ben yine ısrarla: "Fakat benim için bu çok önemli, çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım..." Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırltı halinde sordu:


"Siz Türk müsünüz?"


-Evet Türk''üm.


İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı. Anlatmaya başladı:


"Yıl 1915.Çanakkale diye bir yer var Türkiye''de. Orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben, Avustralya Anzaklarındandım. İngilizler bizi toplayıp dediler ki: "Barbar Türkler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda. Birlik olup üzerlerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir."


Biz de inandık sözlerine ve savaşmak isteyenler arasına katıldık. Beynimizi yıkayan İngilizler Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale''ye sevk ediyormuş. Bizi gemilere doldurup Mısır''a getirdiler, orada birkaç ay talim gördük, sonra da bizi alıp Çanakkale''ye getirdiler.


Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor, gökyüzünde havai fişekler geceyi gündüze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar: Meğer bu barbarlıktan değil yüreklerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş.


Biz karaya çıktık. Taarruz edeceğiz, bizi püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz, bizi yine püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz... Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında buldum. Nasıl korktuğumu anlatamam. İngilizler bize Türkleri barbar, vahşi kimseler olarak tanıttı ya... Ama dikkat ettim, bana hiç de öfkeli bakmıyorlar, yaralarımı sarmışlar. İyice kendime gelince bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerinden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şok oldum doğrusu. Dedim ki kendi kendime: "Bu adamlar isteseler beni şu anda öldürürler ama öldürmüyorlar, beni doyuruyorlar. Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler."


Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla ''Yazıklar olsun bana'' dedim. Böyle asil insanlarla ben niye savaşıyorum, niye savaşmaya gelmişim? Bu İngiliz milleti ne yalancıymış, ne kadar Türk düşmanıymış'' diyerek pişman oldum. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki... Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye düşündüm durdum günlerce. Nihayet bizi serbest bıraktılar.


Memleketime döndüm. İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu Türk bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte."


Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: "Talihin cilvesine bakın ki o zaman ölmek üzereyken yaralarımı iyileştirerek sıhhate kavuşmama çaba sarfeden Türklerdi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarfeden bir Türk... Ne garip değil mi? Avustralya''dan Amerika''ya gelirken bir Türkle böyle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar, buna bütün kalbimle inanıyorum."


Bu sözlerin ardından nemli gözlerle "Bana adınızı söyler misiniz?" dedi. "Ömer" cevabını verdim. Merakla tekrar sordu: "Peki niçin Ömer ismini vermişler sana?"


-Babam Müslümanların ikinci halifesinin isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş.

-Senin adın Müslüman adı mı?


Ben, "Evet, Müslüman adı." deyince yüzüme baktı, doğrulmak istedi. Onun yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki: "Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Josef Miller'' şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun." "Olsun" dedim.


-Peki hekim beni Müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu?


Şaşırdım, nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti? Meğer o bunu hep düşünüyormuş da kimseyle konuşup soramadığı için gerçekleştirememiş. "Tabii" dedim. "Müslüman olmak çok kolay." Sonra kendisine imanın ve İslam''ın şartlarını anlattım, kabul etti. Hem kelime-i şehadet getiriyor, hem de ağlıyordu. Mırıldandı: "Siz Müslümanlar tesbih çekersiniz, bana da bir tesbih bulsan da ben de yattığım yerden tesbih çekerek Tanrı''yı ansam olur mu?"


Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Tanrı''yı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Sonrasında bir tesbih bularak kendisine getirdim. Hasta yatağında tesbih çekiyor, biz de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti: "Beni yalnız bırakma olur mu?"


-Ne gibi Ömer amca?

-Ara sıra gel de bana İslam''ı anlat! Sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor.


O günden sonra her gün yanına gittim, bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım. Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum, hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum:

"Doktor Ömer, lütfen 217 numaralı odaya gelin!"


Hemen yukarı çıktım. Ömer amcanın odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tesbih, açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imanıyla koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu.


Hemen başucuna oturdum, kendisine kelime-i şehadet söylettim, o şekilde kucağımda ruhunu teslim etti...

Ne yalan söyleyeyim ağladım, ağladım...

Rauf DENKTAŞ
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ya...=66&altid=4200
imza
Arkadaşlar artık lütfen kopyala/yapıştır konu açmayalım kendi yorumlarımızla konu açalım...

Arkasokakta Siyasi ve Kişiler Hakkında Konular ve Tartışmalar Yasaklanmıştır

Konu Açarken Lütfen Etiketleri Girelim
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 05-09-2005, 01:10 AM
sauronun gözü üstümüzde kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Konum: BaRaD-dÜr
Mesaj: 906
abi o kadar etkilendim ki söyliyecek bir cümle bulamıyorum
imza
"Nányë Andúril i né Narsil i macil Elendilo. Lercuvanten i máli Mordórëo.




BİRLİKLER VE GRUPLAR
BİŞİYLER PAYLAŞMAK İSTİYORSAN SEN DE GEL
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 05-09-2005, 02:28 AM
turkbeyi kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Konum: almanya / frankfurt
Mesaj: 107
abi bu yaziya kelimeler yetmiyor aciz kaliyor


yuregine saglik
imza
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِي
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
Türkce sev

Türkce düsün

Türkce yasa

Türkce öL

Cünkü Dünya Sana Hayran

senTÜRKSÜN GÖSTER gücünü ÜRKSÜN

..VATAN SEVERLER BİRLİĞİ..
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 10-09-2005, 10:58 PM
Müdavim
 
Konum: New york olsa hos olurdu
Mesaj: 69
acaba atalarımız için ne yaptık degerlere sahip cıktıkmı?? bunu sormamız lazım
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 11-09-2005, 10:36 AM
enzo kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Mesaj: 335
tüylerim diken diken oldu haaa
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 11-09-2005, 06:34 PM
[backstreet]broken kullanıcısının avatarı
Koku esastır, kişi aksesuar.
Arkasokaklı
 
Mesaj: 1.343
Ayy ellerim buz gibi oldu bu tür şeyleri hep okuyorum ama yine de tüylerim diken diken oluyo... Türklerle ve türklüğümle gurur duyuyorum...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 11-09-2005, 09:30 PM
evReN_ kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Konum: §OkAk §€®š£Ri§i
Mesaj: 960
evReN_ kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Karizma £\/®€ή_

ben bu satırların önünde diz çöküp dua ederim ya...
imza
£\/®€ή™
Biraz Deli..Azdan Çokta Serseri..

YOKUM ARTIK BURALARDA..
Alıntı Yaparak Cevapla
  #8  
Eski 17-12-2005, 10:38 PM
werty2536 kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Mesaj: 93
abi şu an tüylerim diken diken olmuş durumda yazcak bişi yok yorum yapmak yanlış
Alıntı Yaparak Cevapla
  #9  
Eski 17-12-2005, 11:32 PM
metluca kullanıcısının avatarı
SeNİ SeWioRummmMM
Yeni Üye
 
Konum: sonsuzluktan...
Mesaj: 0
metluca kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
abii yok böle bişe yaaaa!!dicek bişe bulamıorum elıne saglık kardesım yureıne saglık
şuraya bak yaaa..ınsan bu duyuguuyu nasıl annabılırkı...!
imza

KÖTÜLÜK KÖK SALMIŞ TOPRAKLARA,KURBANLARIN KANIYLA BESLENMİŞ ZEBANİLER..YERYÜZÜNE İNMİŞ CEHENNEM WE ŞEYTANIN KRALLII...ZEBANİLER BAŞ SEÇMİŞ ACIYLA BESLENENİ!!!

HaYaTıMıN AnLaMı

ŞiMdi Sen GidiYorSun Yaa HerkeS SaNA BenzİyecEK

[SIGPIC]http://www.arkasokak.net/signaturepics/sigpic668_2.gif[/SIGPIC]
Alıntı Yaparak Cevapla
  #10  
Eski 17-12-2005, 11:43 PM
GorKiparK kullanıcısının avatarı
aşık:)
Editör
 
Konum: CANIMIN İÇİNDEN
Mesaj: 1.757
çok güzel etkileyici duygulandım okurken emeğine yüreğine sağlık
imza


" " BİZ KAÇ KİŞİYİZ " "
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 10:00 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0