Arkasokak Logo






Aşkta suçlu bilinçaltı

Kadın-Erkek İlişkileri icinde Aşkta suçlu bilinçaltı konusu , Aşkta suçlu bilinçaltı Sürekli 'yanlış kişilere' aşık olup hayal kırıklığı yaşayanları kader değil bilinçaltı yönlendiriyor. Alman p***olog Herman Meyer'e göre, aslında yanlış kişi diye bir şey yok, sorun, kişinin korkuları ...


Cevap
  #1  
Eski 25-02-2006, 08:08 PM
SiaL kullanıcısının avatarı
Asil Üye
 
Giriş: Jan 2006
Konum: Afyon
Mesaj: 909
SiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant futureSiaL has a brilliant future
Aşkta suçlu bilinçaltı

Aşkta suçlu bilinçaltı

Sürekli 'yanlış kişilere' aşık olup hayal kırıklığı yaşayanları kader değil bilinçaltı yönlendiriyor.

Alman p***olog Herman Meyer'e göre, aslında yanlış kişi diye bir şey yok, sorun, kişinin korkuları ile beğenmediği partnerinde kendi karanlık tarafını görmesi. Herkesin çevresinde aşkta bir türlü aradığını bulamayan kişiler var. Kiminin aşık olduğu hep evli çıkar, bir diğerinin romantik beyaz atlı prensleri ise çapkın ve zorba. "Herkes hak ettiği kişiye aşık olur" diye Türkçeleştirilebilecek 'Jeder bekommt den Partner, Den Er Verdient' kitabının yazarı p***olog Herman Meyer'in bu konuda çarpıcı bir teorisi var:

Yanlış kişi
"Yanlış kişi diye bir şey yok. Aşık olduğumuz kişileri kader belirlemez, belirli kurallar ve bilinçaltı o kişiye aşık olmamızı sağlar." "Kişi karşısındakinin evli olduğuna dair bütün sinyalleri görmezlikten gelir" diyen Meyer'e göre, genelde evli kişilere aşık olanlar, aslında ilişkiye girmek istemiyor, bağlanmaktan korkuyor, bir ilişkinin getireceği sorumluluklardan kaçıyor.

Sıkça görülen başka bir durum ise kişilerin kendilerine uymayanlara ilgi duymaları. Hareketli kadın, sakin adama, titiz adam dağınık kadına aşık oluyor.

Zıt kutupların çekimi
Meyer bunu "Kişiler eğitim ve sosyal düzey olarak kendilerine yakın, ancak karakter olarak kendisinin zıttı olan kişileri partner olarak seçiyorlar; kendilerinde bastırdıkları tarafları gördükleri kişilere ilgi duyuyorlar. Zıt kutuplar birbirini çekiyor, ancak çok az ilişkide kişiler birbirini dengeleyebiliyor. Cicim ayları geçtiğinde partnerde eskiden bizi çeken özellikler birdenbire sinir bozucu olarak algılanmaya başlıyor" diye yorumluyor. Alman uzmana bakılırsa en sağlam temelli birliktelikler, birbirlerine benzeyen karakterlerin oluşturdukları.


alıntıdır...
imza

Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 01-03-2006, 08:57 PM
Yeni Üye
 
Giriş: Feb 2006
Mesaj: 31
semender will become famous soon enoughsemender will become famous soon enough
Saolasın eline sağlık...Aşk hepimizin hayatında büyük bir yere sahip olmasına rağmen, onun hakkında çok da fazla düşünmeyiz garip bence..

Birkaç söz söylemek geldi benim de içimden:

-Sürekli adından sözedilen birine aşık olmamız çok daha kolaydır..
-Güzel özelliklere değil, genelde zaaflara aşık oluruz
-Birinin bize verdiği olumlu ya da olumsuz telkin, fikrimizin(aşkın) değişmesinde çok etkilidir.
-aşkı başlatan asıl sebepler p***olojiktir...ama aşk başlayınca bu sebepler unutulur...sadece "o" vardır...
selamlar
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 10:35 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0