Felsefe & Psikoloji icinde İbrani Hikayesi konusu , İBRANİ HİKAYESİ Bir zamanlar dağda, kızgın günesin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış. "Bu hayattan bıktım artık...Yontmak!...Bu yakıcı güneş!...AH!.. Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada ...
![]() |
|
#1
| ||||
| ||||
| İBRANİ HİKAYESİ Bir zamanlar dağda, kızgın günesin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış. "Bu hayattan bıktım artık...Yontmak!...Bu yakıcı güneş!...AH!.. Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde her şeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım." diye söylenir dururmuş yontucu... Bir mucize eseri olarak dileği kabul olunur ve yontucu o an güneş olur. Dileği kabul edildiği için çok mutludur. Fakat tam ışınlarını etrafa yaymaya hazırlandığı sırada ışınlarının bulutlar tarafından engellendiğini fark eder. "Basit bulutlar benim ışınlarımı kesecek kadar kuvvetli olduklarına göre benim güneş olmam neye yarar!" Diye isyan eder. "Mademki bulutlar güneşten daha kudretli bulut olmayı tercih ederim.'' O zaman hemen bulut olur. Dünyanın üzerinde uçuşmaya baslar, oradan oraya koşuşur, yağmur yağdırır fakat birdenbire rüzgar çıkar ve bulutları dağıtır. "Ah, rüzgar geldi ve beni dağıttı, demek ki en kuvvetlisi o öyleyse ben rüzgar olmak istiyorum." diye karar verir. Ve dünyanın üzerinde eser durur, fırtınalar estirir, tayfunlar meydana getirir.Fakat birdenbire önünde kocaman bir duvarın ona mani olduğunu görür. Çok yüksek ve çok sağlam bir duvar. Bu bir dağdır. "Basit bir dağ beni durdurmaya yettiğine göre benim rüzgar olmam neye yarar." Der. O zaman dağ olur. Ve o anda bir şeyin ona durmadan vurduğunu hisseder farkına varır ki, kendinden daha güçlü olan şey, onu içinden oyan şey... Küçük bir mermer yontucusudur ... ![]() Tüm hakları keyfimin kahyasına aittir... Z&E “Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin...... Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaksa, ölüm hoş geldi, safa geldi!” E.C.G Bu mesaj en son " 18-09-2008 " tarihinde saat 10:22 PM itibariyle Frottce tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| ||||
| ||||
| harika bir hikaye canım ya.insanlar niye bu kadar aç gözlü anlamış değilim.bi evim olsa derler evi alırlar bide arabam olsa derler onuda alırlar.arkasından sürekli bişeyler isteyip dururlar.doyumsuz nu insanlar doyumsuz ![]() kızgınlıkla söylenmiş iki cümleyi affedemiyorsan eğer, o cümleleri kuranın sana niye kırıldığını bilmiyorsun demektir.... BONCUK GÖZLÜMMMM ÖW£Q!WWW |
|
#3
| ||||
| ||||
| insanların hepsinin değil tabi, bence ne olmak istediklerini bilmemelerinden kaynaklanan bi durum bi. Herşeyin kendine göre bir zorluğu vardır elbet... Hikaye çok çok güzel. Paylaşım için sağol ![]() Sedece Şeytan'ın vesveselerini duyuyorsanız - delisiniz. Sedece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız - peygambersiniz. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor, Sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız... |
|
#4
| |||
| |||
| güzel bee iimiş tşkr |
|
#5
| |||
| |||
| çok güselmiş gerçekten aç gözlü insanlarız **** bulup **** aramak gibi bişey bizimkisi |