|
#1
| |||
| |||
| Oldukça yoğun bir sabah.. Tahminen saat 8:30 da seksenlerinde,yasli bir adam basparmağındaki dikişleri aldirmak üzere içeri girdi. Çok acelesi olduğunu söyledi, zira saat tam 9:00 da bir randevusu varmis. Onun canli titresimlerini hissettim adeta, kendisine oturmasini söyledim. Çünkü tedavisinin bitmesi ve onun birisini görmesi en azindan bir saat sürerdi. Saatine baktığını görünce, baska bir hastam da olmadığı için yarasi ile ben mesgul oldum. Tetkik ettigimde yaranin çok güzel iyilestigini görünce doktorlardan birisine bantlari açmasini ve yeniden sarmasini söyledim. Yaranin tedavisi esnasinda konusmaya basladik. Bu kadar acelesi olduguna göre acaba bu sabah bir doktorla mı randevusu oldugunu sordum. Bana hayır diye cevap verdi. Bana bakimevine gidip eşi ile kahvalti etmek için acelesi oldugunu söyledi. O zaman eşinin sıhhatinin nasıl olduğunu sordum. Bana orada uzun bir süredir kaldığını ve Alzheimer hastalığının bir kurbani oldugunu nakletti. Konusurken yarasini da sarmış bulundum ve karısı onu beklerken biraz da geç kalmis olmasindan dolayi acaba eşiniz endişe duyar mı dedim. Bana beş seneden beri onun kim olduğunu bile bilmediğini ve kendisini tanımadığını söyledi. Şaşırmıştım. "sizi tanimadığı halde yine de her sabah onu görmeye mi gidiyorsunuz?" . elimi okşayarak gülümsedi. O beni tanimiyor ama ben halen onun kim olduğunu biliyorum" dedi. |
|
#2
| ||||
| ||||
| güsel bi seyh teşekkür ederim ![]() |
|
#3
| |||
| |||
| paylasım için tşklr ![]() |