
05-05-2008, 07:50 PM
|
 | Arkasokaklı | | Giriş: Nov 2007
Mesaj: 590
| |
Alıntı:
tarafından gönderildi
"Bir türlü istediğim gibi davranmıyor!"
Bambaşka iki kişilik, farklı hayatlar... Bir araya gelip, uzlaşmak o kadar kolay mı? Doğrularınız arasında ortayı bulmak, onu olduğu gibi, günahıyla sevabıyla kabul etmek... Zor, çok zor... Birini sevdiğimizde, onun kendi hayatına dair, bizim pek de görmek istemediğimiz huyları, davranış biçimleri bizi nasıl da huzursuz eder. Asla onun da kendine ait bir dünyası olduğunu kabul edemeyiz. Her şeyi kendi açımızdan düşünür, "ben bu durumda şöyle yapardım" der, onu suçlarız. Sıklıkla da, onda gördüğümüz hatalar, zaten bizde var olanların yansımalarıdır; karşımızdaki kişi aracılığıyla kendimizi eleştiririz. Başkalarına kusur bulmak ne kadar da kolay değil mi? Kendimize olan güvenimiz azaldığı ölçüde, mükemmel bir ilişki arayışımız da artar. Çünkü böylece, mükemmel bir insan seçerek kendimize olan güvenimizi telafi yoluna gideriz. Aslında mükemmel gördüğümüz biri tarafından seçilmek içindir bütün yapılan.
Sanırım insanlığı ortak problemi bu. Yani kişiyi olduğu gibi kabullenmek yerine beynimizde yarattığımız kalıba sokmaya çalışıyoruz. Olmayınca da karşımızdakini suçluyoruz.
Benim genel problemime gelince;
Alıntı:
tarafından gönderildi
"Yoksa ben deli miyim?"
Bazen bu olasılığı bile göz önünde bulunduruyoruz! Çünkü paranoya paranoya paranoya... "Neden böyle söyledi, neden ben öyle dediğimde böyle söylemedi, bana niye öyle nefret edermiş gibi baktı, ben olsam böyle derdim, eyvaaaah bize neler oluyor?" Asıl size neler oluyor? Şöyle derin bir nefes alın, arkanıza yaslanın. Her şey yerli yerinde. Ama , o iki sihirli sözcüğe bağlı...
Kesinlikle bu. Bu kadar iyi anlatamazdı başka hiç bir şey Haklıydın Hep Sen, Acılar Bedava
Mecburduk Hep Uzaktan Bakmaya
Çok Yorgunum Ben Eski Bir Saat Gibi
Hırpalandım İstanbul Gibi... |