Yalnız Mesajı Göster
  #2  
Eski 25-01-2008, 04:28 PM
!!!= " ßéGuM " =!!! kullanıcısının avatarı
!!!= " ßéGuM " =!!! !!!= " ßéGuM " =!!! Çevrimdışı
"" =Daa Küçüüm Beenn= ""
 
Giriş: Jul 2007
Konum: İçimdé Fırtına...
Mesaj: 6.328
!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute
CEP TİYATROSU
20. yüzyıl döneminde, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde, mimari, drama ve oyunculuk yönünden yeni bir tiyatro biçimi olarak yer almış tiyatro. Antoine'ın Theatre Libre, Lugne-Poe'nin Theatre de I'Oeuvre tiyatrolarının öncülük ettiği Cep Tiyatrosu, Almanya'da Reinhardt'ın oda oyunları biçiminde görülmüş; 1907'de, Stockholm'de ise, Strindberg'in oda tiyatrosu anlayışına bağlaşık olarak yer almıştır. Strindberg'e göre, küçük tiyatro, sahne ile izleyici arasında doğrudan bir bağlantı kurulmasına olanak sağlıyor, büyük sahne kurma kaygısını ortadan kaldırıyordu; küçük oyun biçiminde (oda oyunu), dış eylem gereksizleşiyor, natüralist sahne düzeninden kurtularak simgesel, yalın sahne düzenine geçilebiliyordu; oyuncular, büyük oynama yerine, yalın, küçük, iç eylemi anıştırmalarla verecek bir oyunculuk biçemini geliştirebiliyorlardı. Tiyatronun toplumsal işlevine karşıt seçkici estetikçilikle eleştirilen Cep Tiyatrosu, küçük sanat tiyatroları, oda tiyatroları olarak günümüzde de geçerliliğini ve özelliğini korumaktadır.

CEZVİT TİYATROSU
XVII.yüzyıl ortasından XVIII. yüzyıla değin süregelen dinsel öğreti tiyatrosu. Barok tiyatro biçemini benimsemiştir. Luther'in din reformuna karşı gerçekleştirilmiş olan ve yalnızca katoliklere özgü gerici bir tiyatro anlayışıdır.

COMEDİA (İSP.)
İspanyolcada, tam uzunlukta 'oyun' anlamında kullanılmıştır. XVII. yüzyıl İspanyol tiyatrosunun altın çağına ilişkin olan Comedia kavramı. Bunun alttürleri vardı. Bunlardan biri, Lope de Vega'nın buluşu olan ve çeşitli serüvenleri içeren comedia de capa y espada'dır. (Pelerin ve Kılıç Oyunu).

COMMEDİA DELL'ARTE
16. yüzyıl İtalyan halk tuluat tiyatrosu. Ortaya çıkış tarihi kesinlik kazanmamış olmakla birlikte, 16. yüzyıl ortalarında, Venedik ve Lombadiya'da, yergili gülünç tek kişilik gösterilerden kökenlendiği, Atellan farsı ile mimus özellikleri taşıdığı, ortaçağ jonglörleri ile soytarılarının bir uzantısı olduğu belirtilen Commedia dell'arte'nin ilk oluşum evresi, Ruzzante ve Calmo gibi oyuncuların, belli bir zanni tip içinde, Güney İtalya'daki karnaval günlerinde oynadıkları farslardır. Daha sonra, bütün kent tiplerini içerecek biçimde gelişme gösteren Commedia dell'arte, çokoyunculu halk tuluat tiyatrosu toplulukları biçimini almıştır. Doğaçlama komedyaları olan Commedia dell'arte, içinde belli düğüm ve uğrak noktalarının yer aldığı, gevşek kurgulu öykü ve eylem örgüsü çevresinde, meslekten oyuncularca, bütün bütüne doğal etmenlere dayalı anlatım araçlarıyla, doğaçlama olarak geliştirilip çeşitlendiriliyordu. Burada önemli olan tema ile oyun kişileriydi. Bu önemli, maskeli oynayan oyun kişileri, her iki aşığın uşakları olan zanni'ler; başlıcalıklada, Bergamo'nun bir kasabasından gelip, Venedik'te hizmetkâr olarak çalışan, üstünde baklava desenli bir giysi, başında tavşan ya da tilki tüyü takılı, geniş kenarlı bir başlık, yüzünde siyah deriden yarım bir maske ve elinde tahta bir pastav bulunan Ariecchino'ydu. Öbür zanni'ler, köylü Truffaldino, kurnaz ve fettan Brighella ve Pulcinella'ydı. Aşıklar, ezgiciler ve dansçılar gibi önemsiz sayılan kişiler dışında, öbür önemli kişiler şunlardı: (Atellan farsındaki pappus ve dosennus'un bir uzantısı olan) yaşlılar; aldatılan koca ya da baba, zengin Venedikli tüccar Pantolene; şarlatan okumuş, Bolognalı hukukçu, hekim ya da filozof Dottore; hep bir İspanyol olan palavracı asker (miles gloriosus) Capitano ile Scramuccia ; Arlecchino'nun eşi, açıkgöz hizmetçi kadın Colombina; Toscanalı aşıklar Florindo ve Isabella. (Bu tipler, Avrupa'daki hemen hemen bütün komik tiplerin belirleyicisi olmuştur: Almanya'da Hanswurt; Fransa'da Pierrot, Arlequin, Colombine, Polichenella, Scranouche; İngiltere'de Punch ile Judy; İspanya'da Gracioso). Commedia dell'arte, değişik sanatsal ve edebi geleneklerin bir karışımı olmuştur. Antik Roma komedyası (Plautus) ile Rönesans edebi komedyası olan commedia erudita, akrobasi ve soytarı (saltimbachi) sözsüz oyunu (mimus), Commedia dell'arte'de bir araya gelmiştir. Önemli olan, konunun özgünlüğü değil, bilinen bir olayın biçimsel olarak çeşitlendirilmesiydi; karşılıklı konuşmalar kadar, ara sözsüz oyunlar da (lazzi) çok yetkin, usta işi, uyumlu ve zekice olmalıydı; eylem, olaylar örgüsü ve dolantı, yalın olmakla birlikte, çeşitli olasılıklarla zenginleşmeliydi. Oyunlar, açık havada, halkın içinde ufak bir yükselti üstünde oynanıyordu. Commedia dell'arte repertuar tiyatrosu topluluklarının çekirdeğini gezginci, meslekten oyuncu aileler oluşturuyordu; senaryolar ve lazzi'ler bu kişilerce düzenleniyordu. En önemli Commedia dell'arte toplulukları arasında şunlar sayılabilir: Accessi, Confidenti, Desiosi, Fideli. Bu topluluklar, İspanya, Fransa, İngiltere saraylarında temsiller vermişler, özellikle Fransa'da uzun süreli kalarak, comedie İtalienne adını almıştır. Rönesans'ta halkın yaratıcı gücünün, halkın dilinin ve ince zekâsının, toplumun yüksek ve alt kesim insanlarına bakışın tiyatrodaki anlatımı haline gelen Commedia dell'arte, Avrupa'da comedie İtalienne yoluyla Moliere ile Viyana halk tiyatrosu üstünde doğrudan etkili olmuş; her ülkede oranın özgül kimliğine bürünmüştür. Ancak, oyunculuk tekniğinin gittikçe incelmesine ve yetkinleşmesine karşın, oyun dağarının sürekli yinelenmesi, doğaçlama sanatının gitgide kurallık ve biçimsellik kazanması, kökeninde kuralları yıkıcı ve yaratıcı olan Commedia dell'arte'nin sönükleşmesine, yüzeyleşmesine yol açmıştır. 19. yüzyıldan sona eren Commedia dell'arte'yi Goldoni ve Gozzi yaşatmak istemişlerdir. Commedia del'arte'nin Altın Çağ İspanyol tiyatrosu ile klasik Fransız komedyası, yer yer de Shakespeare ve Ben Jonson üstünde olduğu kadar; grotesk tiyatro ile çağdaş İtalyan tiyatro yönetmenleri, özellikle de Strahler üstünde büyük etkisi olmuştur. İtalya dışında ise, "yeniden tiyatrolaştırma" hareketi içinde, Avusturya ve Almanya'da Reinhardt, Rusya'da Meyerhold, Tayrov ve Vaktangov, Fransa'da Copeau, Dullin ve Barrault, Commedia dell'arte'den yararlanmışlardır.

COMMEDİA ERUDİTA (İT.)
Belli bir metinle oynayan İtalyan karakter ve dolantı komedyası. Roma komedyası örnek alınarak saraylarda oynanan komedya türü.

CORRAL SAHNE
Altın Çağ İspanyol tiyatrosu sahne biçimi, avlu sahne.

CURCUNA
Geleneksel Türk tiyatrosunun bir sözsüz seyirlik oyun biçimi; dansla yapılan sözsüz oyunlara verilen ad. Dans ile güldürünün bir araya geldiği Curcuna, kaba ve gülünç giyimli; çirkin, tuhaf maskeli ve sivri külahlı Curcunabazlar tarafından oynanırdı. Curcuna'dan sonra, kol oyunlarına geçilirdi. Curcuna, ortaoyununun gelişmesine önayak olmuştur

ÇEVRESEL TİYATRO
Oyuncu ve izleyicilerin oyun yeri ile çevreyi ortak paylaştıkları tiyatro. Bu anlamda, gerçekçi geleneklere bağlı çerçeve sahneden önce tüm tiyatro biçimleri, Çevresel Tiyatro kavramı içinde yer alır. Çevresel Tiyatro, tiyatro yapıları içinde değil, (sokak, pazaryeri, vb. gibi) insanların yaşadıkları çevrede, ya da izleyici yerinin önünde gerçekleştirilir. ABD'de, günümüzde, Çevresel Tiyatro, ya kendine özel "çevreler" yaratmakta, ya da tiyatro yeri olarak doğal çevreyi kullanmaktadır. Çevresel Tiyatro'nun kuramcısı ve uygulayıcısı Richard Schechner, Çevresel Tiyatro için şu ilkeleri geliştirmiştir. 1.Yaşam ile sanat arasındaki geleneksel ayrım kaldırılmalıdır; 2. Tüm mekân, oyun yeri olarak izleyici için kullanılmalıdır; 3. Bütün bütüne değişime uğratılmış ya da önceden bulunmuş bir yerde oynanmalıdır; 4. Birkaç odak noktası olmalıdır; 5. Oyuncu temsilin öbür görsel-işitsel öğeleri kadar önem taşımalıdır; 6. Söz, sahnelemede belirleyici etmen olmalıdır.

ÇİN TİYATROSU
Büyük ölçüde simgelere başvurarak ezgi, dans, akrobasi ve sözsüz oyun sanatlarını birleştiren ve seyirciye Doğu tiyatrosuna özgü göstermeci nitelikleriyle yönelen tiyatro.Şiirli konuşmaları ve simgelerden oluşan bir dekoru vardır. Oyuncular rolü yaşayıp canlandırmazlar, onu yansıtırlar. Seyirci rolün ne olduğu ile değil, nasıl oynandığı ile ilgilenir. Sovyet yönetmen Meyerhold, sonra da Epik tiyatro kuramcısı Brecht, ünlü Çinli oyuncu Mei Lang Fan yoluyla Çin tiyatrosundan etkilenmişlerdir.

ÇOCUK OYUNU
Çocuklar için düşünülmüş, eğlendirirken eğitmeyi hedefleyen oyun.
imza

Yapacak Hiç ßir $éy Yok
Gitmék İstédi Gitti
Hém AnLıyorum Hém Çok Acı
Ték TarafLı ßİTTi,,
...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér...

ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,,
Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti...
Alıntı Yaparak Cevapla