Biliyor musun önüme gelen herkesi sevdim ben, önüme çıkan herkese kalbimden parçalar verdim, küçük küçük, büyük büyük parçalar... Sonra karşılık da beklemedim çoğu zaman. Onlar sevdi, ben bir parça daha çıkarıp verdim kalbimden, onlar beni sevmedi, ben yine de bir parça daha verdim hepsine... Küçük küçük, büyük büyük....
Geçmişimde kalan her kişi de kalbimden de bir parça kaldı sonra...
Ve biliyor musun, işte bu yüzden sevemiyorum seni. Hissetmiyorum kalbimi, ne dindirebiliyorum içimdeki o sert fırtınayı, ne de vazgeçebiliyorum özgürlük düşkünü serseriliğimden...
Rüyalarımda bir sevgili görüyorum bazen biliyor musun? Ona sarıldığımda huzur hissettiğim, rüya bu ya; yürürken inanmazsın uçtuğum, o konuştuğu an dünyadaki tüm seslere kulaklarımı tıkadığım bir sevgili görüyorum rüyalarımda.
Sonra uyanıyorum ve kahvaltıya uzak ilk sigaramı yakıyorum.
Başlıyorum düşünmeye; kimdi rüyamdaki o sevgili diye.
Sonra hayatımdaki herkesi tek tek yerleştiriyorum o rüyaya...
Ve hiçbiri oturmuyor o resme, o eşsiz sahneye...
Hatta sen bile...
İşte bu yüzden, sevemiyorum seni...
Biliyor musun önüme gelen herkesi sevdim ben ve her birine kalbimden parçalar verdim küçük küçük, büyük büyük.
Ve şimdi kalbimin kimde kaldığını bile hatırlamıyorum. Sadece kaybettiğimi biliyorum kalbimi, sahipsiz, hükümsüz...
İşte ben hep bu yüzden gidiyorum...
Zaman kalbimi arama zamanı...
Elveda...
Yine esti yazayım dedim, bu çıktı. İdare edin artık
