Yalnız Mesajı Göster
  #1  
Eski 01-10-2007, 03:50 PM
~coffee~
Misafir
 
Mesaj: n/a
Lightbulb Atatürk'ün Ölüm Nedeni


Hafta sonu Ceyhan Mumcu' yu dinledim. Konu AB' nin Kemalizme bakışıydı.
Konuşmasına Attila İlhan' ı anarak başladı. Onun aydınlanma
etkinliklerine editörlük yaptığından söz etti. "Parola vatan, işareti
namus" sözünü yeniden gündeme getirisini anlattı. Bu söz İzmir' de
şehitlik anıtının taşında Arapça harflerle yazılmış biz sözdü. Attila
İlhan o yazının tozlarını parmaklarıyla silmiş, yeniden gündeme
taşımıştı. Konuşmasının sonunda sorular-yanıtlar bölümüne geçildi. Ceyhan
Mumcu' ya Attila İlhan' ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan
röportajda "Atatürk' ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır" dediğini
anımsattım.
"Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir
bilginiz var mı?" diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak
istiyorum:

Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada
Atatürk' e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı
gibi siroz hastası değildi. Atatürk' e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı
"kinin" yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza
dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor
Mim Kemal' dir. Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar' in ısrarı
ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden
iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı
Savarona' da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe
Sarayı’na götürülmüştü. Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları
1935' de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı.
"Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü
duyuralım” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer.
Ceyhan Mumcu' dan bunları duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düşündüm. İlk işim bu bilgiyi okurlarımla paylaşmak. Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimiz hakkındaki bu yalanla O’nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?

Okul kitaplarından Atatürk' ü çıkartmak için elinden geleni yapan AB, bu
düzeltmeyi yapmamıza izin verir mi?

Demek ki kendi kitaplarımızı kendimiz yazmak zorundayız.
En çok satılmakta olan "Şu Çılgın Türkler" kitabı belli ki bir boşluğu
dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru
bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.
Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK' ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O' nu
gözden düşüremiyor!

Mahiye Morgül
16.10.2005

ALINTI


bu yazıyı başka bir konuda gündeme getirdim ama ayrı olarak açmak istedim.
Alıntı Yaparak Cevapla