Yalnız Mesajı Göster
  #1  
Eski 23-09-2007, 03:12 PM
El Muñeco
Misafir
 
Mesaj: n/a
Karizma Şimdi Günah Dudaklarımda Kaldı

Boynu bir kuğunun zerafetini andıracak kadar güzeldi.Uzun,esmer,dokunaklı…Dudaklarımla öpücükler kondurdum.Ona her dokunuşumda o meşum ‘3′ günahımdan biri geldi ve durmadan beynimi meşgul etmeye başladı.Öpmem gereken yüzlerce hücre daha varken,dinlemediler beni.Teslim oldum.Çaresiz,savunmasız ellerimi öne kavuşturdum.O an başım sola baktı,gözlerim uzağa.Ben gittim…
Belleğim oyun oynamak istiyor galiba diye düşündüm.Az sonra telefon çalacak,uzun zamandır sesini duymadığım bir arkadaşım arayacak hissine kapıldım.6.hissim kuvvetli sanırdım.Yanılmışım.Ne telefon çaldı,ne de o uzun zamandır sesini duymadığım arkadaşım aradı.Yalnız kaldığımı hissettiğim anlardaki gibi bunda da bahaneler uydurdum yine kendi kendime.Daha da kötüsü gerçekleri yalanladım..Telefon neden vardı allah aşkına.Görme duyumuzu körelten kırmızı,beyaz,siyah,yeşil lanet alet.Ne de irenç renklerin var.Rengini bulamayan kaçkınlar gibi.Hani gerçek benlikleri olmayan insanlar vardır.Ne yaparlarsa yapsınlar bir türlü kendileri olamazlar,renklerini bulamazlar.’Bilmem’siz yaşayamazlar.’Farketmez’leri yapışmıştır onlara.Kertenkele hayatları vardır onların.Durmadan nabza göre şerbet verendirler.Çoktan beyazlarını kirlettiklerinin farkında olmadan,yaprağın üstüne çıktıklarında yeşil,toprağa bastıklarında kahverengi oluverirler.Telefon da böyledir işte.Fikrince ‘O’ olduğunu sandığın kişinin ses tonuyla algılarsın,hissedersin karşındakini.O ne verirse.Tam yorumlu,şekle sokulup paketlenmiş,standlara konulup tüketiciye sunulmuş şekilde.Bir kelime kaçırsan ağzından,hemen senin kelimenin içinde bulunan harflerden oluşan başka bir sözcük üretmeye,beğenini kazanmaya,bu yolda kendini dahi satmaya hazır halde.Ki farkındaysanız bilhassa telefonda kişi birbirini üzmemeye çalışır.Kendine güvenemez çünkü.Ses tonuna garanti veremez,ne zaman alçalıp yükseleceğini bilemez.Bu yüzden insancıklar,beyaz doğduğunu unutmadan karşısındakinin hangi kelimesini çalarak süsleyip önüne atacağına iyi karar vermelidir.
Hey aylarca eroin gibi beni kendine bağlayan aletin analizini boşvermeli aslında şimdi.Ben o kuğunun boynuna bir daha dokunamadım biliyor musunuz?Ben mi bıraktım?Hayır,kaçtı…Artık eskisi kadar okşanmayan o gururlu kediler gibi terketti yuvasını başka yuvalara aç.Ağladım yalnızca ben.Çaresiz kalmıştım ve vicdanımı gözlerimden akıttığım yaşlarımla yıkamanın vakti gelmişti çoktan.Sevmiştim ama yitmiştim yüzeyde işte.
Sonra gözlerin kapalı bakmalısın gökyüzüne diye geçirdim içimden.Nasıl olsa rengini biliyorsun.Geceleri,umutsuz günlerindeki anlar kadar siyah;gündüzleri,saf melekler dizini kadar beyaz.Açma gözlerini o halde.’Anla ve git’ dedim.Olmadı…Yine de bitmedi hiçbir şey.
Birbirinin gözlerine umutsuzlukla bakmakta olan iki çift göz vardı.Karanlıkta parlıyordu.İçleri doluydu onların çünkü.Beni ele vermek isteyen göz yaşlarımın dökülmemesi için her ne kadar göz kırmamaya çaba gösterdiysem de ilk benden boşaldı yaşlar.Sarılmak istedim,hıçkıra hıçkıra ağlamak.İtti;beni itti elleriyle.O yerlerde gül yanıkları oluştu.Ardından sis bulutunun içine girip gökyüzüne uçtu.Yanında yoktum ben ve gittiğinde anladım intikamını:
‘’Senin için daha ne kadar sararıp solacağım.Beni sevmen yetmiyor bana.Arzuladığım şeye sahip olmalıyım.Lafta kalan aşk çocuklar içindir.'’diyordu sevdiğim bıraktığı ayak izlerinde.
Anlıyordum ben,hakettiği gibi sevemiyordum.O halde ben de gidiyordum…

Filiz Gülez

Bu mesaj en son " 23-09-2007 " tarihinde saat 03:13 PM itibariyle El Muñeco tarafından düzenlenmiştir....
Alıntı Yaparak Cevapla