
10-08-2007, 03:26 PM
|
 | Yeni Üye | | | |
Alıntı:
faho tarafından gönderildi
kamu binalarından degildi o meclisteki askeri kıyafetli tabloydu..
ve vekil de sunu ifade etti ATATÜRK ün askeri kıyafetli olması meclis anlamsızlıgını vurguluyo...
kolaymı yoksa ?
mesela ben sınıftayken onu hicbir babayigit indiremez (atatrk un resmini ) !
kıslada gibiyiz..yani askerlere laf attı aklınca...savunmuyorm yanlıs !
ama su da yanlıs :
soyle bi kanı var elit tabaka turkyede : ulkeyi asker kurdu o yonetir Resimin indirilmesini isterken akpnin bu durumu gözettiğini zannetmiyorum ama şöyle bir durum var.
M.Kemal Atatürk cumhurbaşkanı olduktan sonra gazetelerde mareşal üniformalı resimlerinin basılmasından hep rahatsız olmuş ve siyaset ile uğraşan biri olarak asker kimliğinin gündeme gelmesinden rahatsız olmuştur. Yani artık postallarını ve üniformasını çıkarmış bir devlet ve fikir adamıdır. Artık da şapkalı ve takım elbiseli , kravatlı resimlerinin yayınlanmasını istemiştir.
Ama akp nin tavrının bununla alakası yoktur. bugün anayasadaki kemalizm sorgulanıyor. İnsanların kulaklarını alıştırıyorlar tıpkı şu meşhur "yavaş yavaş ısınan sudaki kurbağanın sıcağı farketmemesi" hikayesi gibi...
Kemalizmi sivil olmayan bir öğe olarak tanımlıyorlar neymiş sivil bir anayasa yapmak gerekmiş.
kemalsit ilkelrden hangisi sivil özellikte değil?
etnik milliyetçiliğin arttığı insanların kafataslarının ölçüleri yüzünden öldürüldüğü dünyada ulusalcılık mı sivilleri ilgilendirmiyor
rejimin tartışıldığı hatta cumhurbaşkanı için aranan niteliklerin "dindar olduğu bir ülkede, cemaatlerin her alanda örgütlendiği oruç tutmayıp namaz kılmayanların dövüldüğü hatta öldürüldüğü bir ortamda laiklik mi bizi ilgilendirmiyor?
yoksa hemen her kamu alanında kadrolaşmanın olduğu ve insan haklarının gözetilmediği bir türkiyede halkçılığı mı gereksiz görüyoruz?
ekonomik krizlere girip çıktığımız milyonların işsiz olduğu milyonlarca borcu olan ülkemizin devletçiliğe mi ihtiyacı yok?
ya da sürekli ilerlemeden gelişmeden yenilikten bahseden ve halkın refahını gözeten cumhuriyetçilikle devrimciliğe mi ihtiyaç duymuyoruz? |